Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Ekonomi

'Ayrı telden detone ekonomi...'

Çetin Ünsalan

Çetin Ünsalan

19 Ağustos 2026

'Ayrı telden detone ekonomi...'

Ekonomi okuması yaparken insan gülsün mü, ağlasın mı, kızsın mı karar veremiyor. Bir tarafta sahayı iyi bilenlerin gördüğü gerçekler öte tarafta rakamlar, hemen akabinde gelen Bakan’ın bu rakamlar üzerinde klasik yorumu ve mesela döviz kurunun değeriyle ilgili TİM Başkanı’nın öte taraftaki çıkışı. 

Hepsini tek tek okuyorsanız bir anlam ifade etmiyor. Aslında elbette gerçeklikle karşılaştırdığınızda orada da bir amana çıkıyor ama herkes yaşananların o kadar farkında ki, olumlu ya da olumsuz etkisi olmuyor. Fakat tüm açıklamaları, verileri, gelişmeleri ve gerçeklikleri eş zamanlı analiz ettiğinizde ortaya çıkan kakofoniyi net bir biçimde görebiliyorsunuz. 

Enflasyondan geçim düzeyine kadar her konuya bunu adapte etmek mümkün. Ama son yapılan açıklamalar üzerinden örnekleyeyim. Ülkede bir işsizlik verisi açıklanıyor. Üstelik işsizliğin düşüşü müjdelenerek… 

İkinci çeyrekte TÜİK verisine göre işsizlik geriliyor ve yüzde 7,9 olduğu belirtiliyor. Çok uzağa gitmeden aynı bülten içerisinde yüzde 25’lerin üzerinde NEET’i olan ülkede genç nüfustaki işsizliğin de yüzde 13,9 olduğuna dikkat çekiliyor. 

Çelişki burada da bitmiyor. Farklı bir kurum değil, aynı kurum, üstelik aynı bülteninin içinde geniş tanımlı işsiz oranının da yüzde 29,9 olduğuna dikkat çekiliyor. Aradaki fark, tüm çelişkilerden arındırsanız bile yüzde 22… 

Yani açıklanan işsizlik rakamının üçle çarpılarak bulunan oranda yok sayılan, ama gerçekte evine ekmek götüremediği gerçeği ortadan kalkmayan insanınız var demektir. Bunu aynı bültende itiraf edip, sonra da işsizliğin düştüğünü açıklamak nasıl bir mantık ürünüdür; inanın bugüne kadar çözemedim. 

Hadi diyelim ki istatistik kurumudur ve tartışmalı da olsa bir veri açıklamıştır. Aslında veri yüzyılında böyle bir başlığın bile başlı başına tartışma konusu olması gerekir, ama ülkemizde bu kadar ciddi bir yaklaşımdan çok uzak bir görüntü var. 

Bizler rakamları tartışıyoruz da, veri ekonomisinin öne çıktığı bir çağda verinin nasıl hatalı olabileceğini ya da bunun akıllara bile gelmesinin problem olduğunu konuşmuyoruz. Neyse geçtim bunu da bir kalem. 

TÜİK bu açıklamayı yaptı kenara çekildi. Gerçekçi bulundu mu? Sokağa çıkıp sorun gerçekçiliğinin nasıl tartışmalı olduğunu görürsünüz. Ama esas problem, bu denli tartışmalı bir rakamı, hatta işsizlik söz konusu olduğu için yaşanan gerçekliği Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in doğru kabullenişle, övünme vesilesi yapmasına ve sanki hayatın gerçeği bulmuş gibi konuşmasına ne demeli? Tartışmalı olan bir anda veri iken, karar verici tartışmalı hale gelmez mi? Sizce bu çok daha büyük bir problem değil mi? Elbette bu da yok sayılıyor. 

Şimdi tüm bunlar olurken, aynı gün, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, bir fuar açılışında konuşuyor. Dövizin enflasyon kadar değerlenmemesinin etkilerini anlatıyor. Bu arada bu açıklama herkesin her şeyin farkında olduğunun da kanıtı. Ama o meseleyi başka bir yazının konusu yapalım. 

Asıl çarpıcı olan, o konuşmada, yani mal ya da hizmet ihraç ederek Türkiye’nin kasasına 400 milyar dolar koyan üreticinin yaptığı değerlendirmedeki şu ifade: “Tekstil ve hazır giyimde ciro, güç ve istihdam kaybı yaşanan süreç’… 

Ayrıca bu durumun hemen hemen her sektörde olduğunu biliyoruz değil mi? Lakin çarpıcı olan ne? Türkiye’nin en çok istihdam yaratan, hatta istihdam başına yatırım miktarı en düşük olan sektörün işsizliğin göstergesi haline gelmesi. Aynı gün, aynı bültendeki çelişkiler ve aynı gün biri ekonominin diğeri ihracatın başındaki iki ismin ortaya koyduğu gerçeklik. Sizce rakam mı, hayat mı gerçek?

 

cetinunsalan@yahoo.com

Paylaş