Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Borsa İstanbul

YORUM: Fon skandalında Erdoğan niye geri adım attı?

Atilla Yeşilada

Atilla Yeşilada

1 Ekim 2026

YORUM: Fon skandalında Erdoğan niye geri adım attı?

Türkiye sermaye piyasalarını sarsan fon skandalında hükümet küçük yatırımcıların zararını sınırlamak için kritik bir adım atıyor. Yeni plana göre 1 milyon TL ve altında yatırımı bulunan tasarruf sahiplerine anaparaları kadar ödeme yapılması, daha büyük yatırımcılara ise ilk aşamada 1 milyon TL’ye kadar avans verilmesi öngörülüyor. BIST 100 haberlere güçlü tepki verdi ancak güven krizinin sona erdiğini söylemek için henüz erken.

Türkiye’nin sermaye piyasalarında son yılların en büyük güven krizlerinden birine dönüşen fon skandalında hükümet, küçük yatırımcıların mağduriyetini gidermeye yönelik yeni bir ödeme mekanizmasını devreye sokmaya hazırlanıyor.

Bloomberg ve BloombergHT tarafından aktarılan bilgilere göre, tasfiyesine karar verilen 100’ün üzerindeki yatırım fonunda kilitli kalan yaklaşık 20 milyar dolarlık kaynağın bir bölümünün yatırımcılara geri ödenebilmesi için alışılmışın dışında bir sistem üzerinde çalışılıyor.

Planın en önemli unsuru küçük yatırımcı.

Portföy büyüklüğü 1 milyon TL veya altında bulunan yatırımcılara ilk aşamada yatırdıkları anapara kadar ödeme yapılması öngörülüyor.

Daha büyük tutarda yatırımı bulunan tasarruf sahiplerine yapılacak ilk ödeme ise 1 milyon TL ile sınırlandırılacak.

Ödemeler avans niteliğinde olacak

Söz konusu ödemelerin nihai tazminat olmadığı, fonların tasfiye süreci tamamlandığında yatırımcıların hak edeceği kesin tutardan mahsup edilecek bir avans niteliği taşıdığı belirtiliyor.

Bu mekanizma özellikle küçük tasarruf sahiplerinin aylardır devam eden belirsizlikten mümkün olduğunca hızlı biçimde çıkarılmasını amaçlıyor.

Fonların tasfiyesinden elde edilecek kaynakların yanı sıra kamu kaynaklarının da sistemin finansmanında kullanılıp kullanılmayacağı kritik önem taşıyor.

BloombergHT tarafından aktarılan bilgiler, kamu kaynaklarının da ödeme mekanizmasında rol oynayabileceğine işaret ediyor.

Eğer bu gerçekleşirse, fon krizinin çözümünde hükümet yalnızca düzenleyici ve hukuki süreçlere değil, doğrudan finansal desteğe de başvurmuş olacak.

Olağanüstü kazanç sağlayanlara “gönüllü iade” çağrısı

Planın en sıra dışı bölümlerinden biri ise fonlar çökmeden önce pozisyonlarını kapatarak çok yüksek kazanç elde eden yatırımcılara yönelik.

Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre SPK, kamu kontrolündeki Birleşik Fon Bankası bünyesinde “İsteğe Bağlı İade Hesapları” oluşturdu.

Amaç, fonların çöküşünden önce çıkış yaparak olağanüstü kazanç elde eden yatırımcıların bu kazançların bir bölümünü gönüllü olarak geri vermelerini sağlamak.

Toplanan paranın fonlarda mahsur kalan diğer yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılması hedefleniyor.

Böylece fonların tasfiyesinden elde edilecek gelirlerin yanında, kriz sırasında olağanüstü kazanç sağlayan yatırımcılardan gelecek gönüllü iadeler de mağdurlar için kullanılabilecek.

Erdoğan mağduriyet sorununu kapatmak istiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan salı günü ekonomi bürokrasisiyle fon krizini görüşmüş, toplantının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında üst düzey bir koordinasyon mekanizması oluşturulmuş ve Devlet Denetleme Kurulu da sürece dahil edilmişti.

Ancak ilk aşamada yatırımcıların zararlarının nasıl ve ne zaman karşılanacağı konusunda net bir çözüm açıklanmamıştı.

Bizim değerlendirmemize göre Erdoğan yönetimi, fon skandalının siyasi maliyetinin giderek büyüdüğünü görerek küçük yatırımcı mağduriyetini hızla ortadan kaldırma yolunu seçti.

Çünkü sorun artık yalnızca sorunlu fonlara doğrudan yatırım yapan yaklaşık 455 bin kişiyle sınırlı değil.

Fon balonunun patlamasının ardından Borsa İstanbul’da yaşanan satış dalgasında toplam piyasa değerindeki kayıp dolar bazında yaklaşık 96 milyar dolara ulaştı.

Dolayısıyla kriz, fon yatırımcılarının çok ötesine geçerek yaklaşık 7 milyon kişilik hisse senedi yatırımcı ekosistemini etkileyen bir güven sorununa dönüştü.

Daha büyük bir güven krizi önlenebilir mi?

Ödemelerin hızlı yapılması halinde hükümetin önündeki en büyük risklerden biri önemli ölçüde azaltılabilir.

Fon krizinin uzaması ve yatırımcıların paralarına ulaşamaması, zaman içinde yalnızca hisse senedi ve yatırım fonlarına değil, TL cinsi diğer tasarruf araçlarına yönelik güveni de zedeleyebilirdi.

Özellikle para piyasası fonlarından daha büyük çıkışlar yaşanması ve güven kaybının TL mevduata kadar yayılması finansal istikrar açısından çok daha ciddi bir sorun yaratabilirdi.

Küçük yatırımcıya hızlı ödeme yapılması bu bulaşma riskini azaltabilir.

Ancak bunun için ödemelerin yalnızca hızlı değil, mağdurlar tarafından adil ve yeterli bulunması gerekiyor.

Yatırımcı şikayetlerinin devam etmesi halinde fon krizinin yarattığı toplumsal ve siyasi rahatsızlık da ortadan kalkmayacaktır.

Hukuki cephe daha da karmaşıklaşıyor

Yatırımcıların zararlarının karşılanması konusunda önemli bir adım atılırken skandalın hukuki boyutu ise giderek genişliyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 26 hisse senedindeki olağandışı fiyat hareketlerini incelediğini açıkladı.

Soruşturmanın bu kadar geniş bir hisse grubuna yayılması, özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlere yatırım yapan tasarruf sahipleri açısından yeni bir belirsizlik yaratıyor.

Yatırımcılar, hangi şirketlerin soruşturmalardan etkilenebileceği, hisselerde işlem kısıtlamaları uygulanıp uygulanmayacağı veya bazı şirketlerin yönetimine kamu tarafından kayyum atanıp atanmayacağı konusunda endişe duyuyor.

Bu nedenle mağdurlara ödeme yapılması fon krizinin önemli bir bölümünü çözebilse bile, soruşturmaların sermaye piyasası üzerindeki etkisi henüz sona ermiş değil.

Borsa ilk tepkiyi güçlü verdi

Piyasanın yeni gelişmelere ilk tepkisi ise olumlu oldu.

BIST 100 endeksi gün içinde güçlü alımlarla yükselerek saat 17.00 itibarıyla yüzde 3’ün üzerinde prim yaptı.

Bu hareket, yatırımcıların küçük tasarruf sahiplerine ödeme yapılmasını ve hükümetin fon krizinin finansal sisteme yayılmasını önlemeye yönelik daha aktif bir politika benimsemesini olumlu karşıladığına işaret ediyor.

Ancak bir günlük yükselişten hareketle krizin sona erdiğini söylemek mümkün değil.

Fonların tasfiye sürecinin ne kadar hızlı ilerleyeceği, yatırımcıların gerçekte ne kadar para geri alacağı, kamu kaynaklarının ne ölçüde kullanılacağı ve 26 hisseye uzanan soruşturmanın hangi şirketleri etkileyeceği önümüzdeki günlerin temel soruları olacak.

Erdoğan yönetimi küçük yatırımcı mağduriyetini çözmek için sonunda önemli bir adım attı. Şimdi kritik sınav, kararın ne kadar hızlı ve ne kadar adil uygulanacağı.

Fon krizinde 1 milyon TL’ye kadar küçük yatırımcıların anaparalarının ödenmesi gündemde. BIST 100 haberlere yüzde 3’ün üzerinde yükselişle tepki verdi.

FÖŞ, KARAR

Paylaş