Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Dünya Ekonomisi

FÖŞ yazdı:  Bir şeyler kırılacak

Atilla Yeşilada

Atilla Yeşilada

14 Eylül 2026

FÖŞ yazdı:  Bir şeyler kırılacak

Pazartesi 16:00.  Asya ve Avrupa borsaları satıcılı, ABD vadelileri sert satışlara işaret ediyor. Piyasalarda hava aniden bozulurken, bu kez sancılar oldukça uzun süre, mesela ABD ara seçimlerinin sonuçları belli oluncaya kadar sürebilir.

 

Yılbaşından bu yana global ekonomi çeşitli şoklara marzu kaldı, ama büyüme temposunu yitirmedi.  Yapay Zeka (YZ) furyasının başlamasından bu yana hisse sentlerinin de bu dirence katılması bende yeni bir hipotez uyandırdı.  Global krizler finansal sistemden başlayabilir, ama reel sektör de hastalığa kapılacak kadar kırılgan değilse, bir halt olmuyor.

Bu kez endişeliyim, çünkü piyasaları sürekli yukarı iten hissiyat 3 değişik yönden bozulurken, tüm ivmenin göbeğinde oturan YZ hikayesi kalıcı olarak kirlenmiş olabilir.

 

Nedir bu şoklar ve niye aniden karalar bağladım?

 

Husi saldırısı Hürmüz Krizi’ni bölgeselleştirdi

 

Yemen’de Husiler beklenmedik bir Blitzkrieg’le ülkenin tüm Kızıldeniz kıyısını ele geçirdiler, hatta Bab-el-Mandep’ı kontrol eden birkaç adaya da çıkarma yaptılar. Husiler sadece Suudi Arabistan bayraklı gemileri yasaklayacaklarını beyan etseler de, büyük nakliyat şirketleri Bab el Mandep’i kullanmaya cesaret edemez. Ek olarak, Cuma günü Suudi Arabistan Kızıldeniz’e yakın dev bir petrol rafinerisinde üretimi durdurduğunu açıkladı. Halihazırda dünyada günde 10 milyon varile yakın arz eksiği var.

Hürmüz’de ise hiçbir gelişme yok. İran uğradığı çok ağır beşeri ve maddi kayıplara karşın Trump’ın Cumhuriyetçilerinin ara seçim kaybetmesi için boğazı kapalı tutup benzin fiyatlarını yükseltmekte kararlı. Artık enerji piyasası uzmanlarının Hürmüz’ün gelecek sene ortalarına kadar normal seyrüsefer akımına dönmeyeceğine dair yorumlarının çoğaldığını izliyorum.

Dolayısıyla dünya, Kuzey Yarımküre’de kışa çok az rafine ürün ve doğal gaz stokuyla giriyor. Eğer UEA gelecek sene petrol talebinin daralacağı tahminini yayınlamasa, Brent çoktan $120/varili görürdü. Nitekim fiziksel teslim Brent yeniden $120/varile çıktı bile. Avrupa’nın doğal gaz stokları tarihi düzeylerde düşük, ABD’de bile dizel kıtlığı başlıyor.

Bana göre, Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi’ni kaybedecek ve Kongre’den Trump’a ABD askeri varlığını çekmesi için yoğun baskı ve şantaj gelecek. Şantaj ne ola derseniz, Temsilciler Meclisi onayı olmadan ABD Hazinesi bütçe harcaması yapamıyor. Bir başka deyişle, çoğunluğun aksine, ben gelecek yıl petrol fiyatlarında çok kapsamlı düşüşler bekliyorum. 2027 yazına doğru Brent yeniden $50/varile düşerse şaşırmam da, kışı krizisiz atlatabilir miyiz?

 

Zaten, enflasyon bağlamında artık çok geç diyebilirim. ABD’de ilk kez bir anket enflasyon beklentilerinin çıpasını yitirdiğini işaret ederken, Yİ-ÜFE – TÜFE farkı da boru hattında fiyat baskılarının biriktiğine işaret ediyor.

 

Yapay Zeka hikayesi üstünde kara bulutlar

 

Anthropic’de bir iç güvenlik sorumlusu Yapay Zeka’nın (YZ) insanlığı yok etme riskinin en az %10 olduğunu ve patronların bunun bilincinde olmasına rağmen tedbir almadığını iddia ederek istifa etti. Benzer suçlama ve istifalar daha önce de yaşanmıştı, ancak bu kez skandal çok kötü zamana denk geldi, çünkü Anthropic’in YZ ajanlarının komutları dinlemeyerek şirketleri hacklediği, suçlarını ustaca gizledikleri ve aralarında suç işlemek için işbirliği yaptıkları ortaya koyuldu. Belki, hikayenin burada noktalanması dahi YZ hikayesini çok zedelemezdi, ama Cuma günü ChatGPT, SpaceX ve Anthropic patronları bir süre model geliştirmeye mola verilmesini kabul edeceklerini beyan ettiler. Acımasız bir rekabet ortamında gittikçe artan dış fonlama ihtiyacını karşılamak için sürekli yeni ve gelişmiş modeller piyasaya sürmek zorunda olan dev YZ şirketlerinin paniğe kapılması, tehlikenin gerçek olduğunu anımsatıyor. Açıkçası, ne siyasetçiler ne de kamu bürokrasisi YZ hikayesine tam vakıf değil. ABD yeni modellere moratoryum ilan etse, Çin’i işbirliği yapmaya ikna eder mi, hiç bilmiyoruz. Dolayısıyla, yaklaşan tehlikeye karşı nasıl tedbir alınacak tam bir muamma.

Fakat, bu vakanın piyasa ve ekonomi boyutu gerçekten ürkütücü. Neredeyse iki yıldır, Wall Street ve Güney Kore ve Tayvan gibi Gelişmekte Olan Ülke hisselerini sürükleyen YZ hisseleri ve tedarikçileri. Yeni modellere moratoryum koymak, hisselerde çöküşe neden olabilir. Daha da kötüsü, satış dalgası hisselerle sınırlı kalmaz, YZ ilişkili şirketlere bol kredi veren private credit endüstrisi ve portföylerinde bu tür enstrümanların ağırlığını artıran sigorta şirketleri arasında batıklara neden olabilir.

 

Makaleyi fazla uzatmamak için detayına girmedim, ama linkteki World Economic Forum Raporu’nda, 2026 global büyümenin büyük kısmının YZ harcamaları ve yatırımlarından kaynaklandığını okuyacaksınız. Yani, global ekonomi göründüğü kadar dirençli değil, teknolojik bir devrimin trenine binenler tüm dünyayı sırtında taşıyor. YZ şirketlerinin veri merkezi türü yatırımları azaltması küresel bir büyüme şokuna neden olabilir.

 

Yüksek faiz çağına girdik

“Bir şeyler kırılacak” başlığını uzun zamandır sükunetle takip ettiğim dünya ekonomisinde kriz veya çalkantıya neden olacak vakaların artması yüzünden attım. Hürmüz Krizi ve YZ hikayesini anlattım, ama çok daha kalıcı bir tehlike düşük faiz döneminin geride kalmış olması. Bu gözlem hem kısa, hem de uzun vadeli faizler için geçerli.

AMB Eylül PPK’da 25 baz puan faiz artırarak, büyük merkez bankalarının sıkılaşma döngüsünün kapısını araladı. Vadeli piyasalara göre, yıl bitmeden bir faiz artırımı daha gelecek. BoJ bu ay kesinlikle faiz artıracak, yıl sonuna kadar bir 25 puan daha artırmaya zorlanabilir. ABD TÜFE umulduğu kadar kötü değildi, ama petrol ve emtia şokundan çekinen Fed’in de gelecek hafta faiz artırması olasılığı %85. Daha da kötüsü, birçok uzman Fed’in en az 3 kez faiz yükseltmesi gerekeceğini iddia ediyor. Özetle, getiri eğrisinin kısa ucunda bir rahatlama beklemek çok zor. Repodan 2 yıl vadeye kadar tüm faizler belki de 2027 boyunca yükselecek.

Velakin, asıl tehlike hem ipotek pazarı, hem de tüm küresel borçlanma için kıstas teşkil eden ABD 10 ve 30 yıl vadeli tahvillerinde. 10 yıl vadeli tahvillerin getirisi “arıza çıkartacak düzey” olarak belirlenen %5’le flört ediyor. 30 yıl vadeli getiri henüz %5.26, ama Scott Bessent’in tahvil geri alım planı olmasa, %5.5’u aşabilirdi. Hatırlatayım 30 yıl vadeli getiride kritik sınır %6.

Şunun da kuvvetle altını çizeyim. Kısa vadeli faizlerin yükselmesi ve enerji şoku ancak kısmen uzun vadeli faizlerdeki sıçramayı izah ediyor. Asıl neden, tüm G7’de patlayan kamu borcu/GSYH oranı. Üstelik, kamu borcunun kontrol altına alınması demokratik siyasetin imkanları dışında. ABD’de Trump seçim kazanmak için takribi maliyeti $1 trilyona varacak ailelere $5 bin nakit hediye etmeyi vadetti. Tüm dünyada savunma harcamaları artacak, bunlara iklim değişikliği hasarlarını bertaraf etmek için yapılacak harcamalar da eklenecek. Çin’in durumu içler acısı. Kamu desteği olmadan ekonomi ayakta durmuyor.

 

İşte bu yüzden yüksek faiz çağına girdik ve 2027’de enflasyon kontrol altına alınsa da, bu dönemden kaçış yok diyorum.

 

Tek başına faizlerin yükselmesi küresel bir krize neden olmayabilir, kamu daha yüksek faiz ödemeye hazır olduğu sürece, fonlar memnuniyetle alım yapıyor. Ancak, faiz şoku YZ şokuyla birleşirse, orta ölçekli bir kriz ihtimali %50’yi aşar.

 

Çok dikkat, komşuda pişen bize de düşer.

Paylaş