Dolar/TL49,94
0.07%
Euro/TL55,96
0.32%
Gram Altın6.410,89
0.90%
BIST 10011.014,26
1.35%
Brent Petrol$112,82
1.82%
Gümüş/Ons$50,72
3.17%
Gedik Yatırım
Dünya

FÖŞ yazdı: ABD seçimleri Türkiye için hayati önem taşıyor, neden?

Atilla Yeşilada

Atilla Yeşilada

30 Ekim 2026

FÖŞ yazdı: ABD seçimleri Türkiye için hayati önem taşıyor, neden?

Bir önceki makalemde siyaset hakkında çok önemli mülahazalarda bulunurken, dünyanın, hatta Güneş Sistemi’nin 8 köşesine yayılmış (Plüton artık gezegen değil, MSCI “Frontier Markets” statüsüne düşürdü) milyarlarca takipçime bugün Türkiye ekonomisi 2026-2028 kehanetlerimi sunacağımı açıkça ve cesurca deklare ettim. Velakin, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında haklı bir coşkuya gelip, Ata’mın hatırasına şişeyle aşk-nefret ilişkimi bir kademe yukarı taşıyınca, ensemin üstündeki karanlık dehlizde birkaç sağ kalan nöron ateşlendi ve bana “Yazamazsın, önce Fon Skandalı’nın ekonomiye olumsuz etkisini hesaplayacaksın” diye bağırdı.

 

Haklılar da. Linkteki makalede okuyacağınız üzere, ekonomide bezginlik 3Ç’de sürdü, ama bunda Fon Skandalı’nın etkisi var mı? “Ekonomi çöktü, 150 milyar dolar zarar var” diye ahkâm kesmek kolay da, benim gibi veri görmeden kıçını kaldırmayan eski kafalı bir ekonomist için Fon Skandalı’nın etkileri henüz veriye yansımadı.

 

Bir hafta önce hiçbir etkisi olmaz havalarındaydım. Bu süre zarfında güvendiğim ve özel sektörden iyi bilgi alan gazeteci dostlarım bana korku hikâyeleri anlattı ve kararsızlaştım.

 

Siz bu satırları okurken MÜSİAD-SAMEKS Bileşik PMI bana hangi yolu seçmem konusunda ilk ipuçlarını verecek. Ama karar vermeme yarayacak iki çok önemli veri pazartesi yayınlanıyor. İSO–S&P Global PMI ve Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi’nde, eğer mevcutsa, Fon Krizi’nin semptomları muhakkak gözükür.

 

Bu yüzden, en az ekonomi kadar önemli bir konuda fikirlerimi sizinle paylaşacağım. ABD ara seçimleri hakkında tonlarca makale yazıldı, bir kısmını da linkte göreceğiniz üzere ParaAnaliz’de paylaştık. Ancak bunlar seçimleri ABD’nin iç dinamikleri veya jeopolitik ilişkiler çerçevesinde ele alıyor, Türkiye açısından çok kısa değiniyor. Bu makalede bu eksiği kapatacağım.

 

Demokratlar kazanırsa Türkiye nasıl etkilenir?

 

Önce dolaylı etkilerden başlayalım. Eğer tahmin ettiğim gibi Demokratlar (DEM, Cumhuriyetçiler = CUM) Kongre’nin iki kanadını da kazanırsa, Trump topal ördek durumuna düşecek.

 

Finansal piyasalar açısından önemli bir belirsizlik ve kaos unsuru fiyatlamadan çıkacak. ABD doları değer kazanacak, ABD tahvil getirileri de bir miktar gerileyebilir, çünkü DEM kontrolünde bir Senato’da bütçe harcamalarını kısmak daha olası.

 

Bu kombinasyon Türkiye için az miktarda negatiftir, çünkü euro/doların değer kaybı TCMB’nin güçlü TL politikasını zorlaştıracağı gibi, bazı FX tahvili olan şirketlerin de refinansmanda zorluk çekmesi sonucunu doğurabilir. Parite etkisi, ihracatın AB pazarında biraz daha zorlanması sonucunu getirebilir.

 

Öte yanda, yeni Kongre Trump’ın Ukrayna Savaşı’nda zımnen Putin’i desteklemesini veto eder, Ukrayna’ya istihbarat, silah ve finansman akımı yükselir. Türkiye açısından en iyi senaryo, savaşın kazananı olmadan birkaç yıl daha sürmesi. Doğru, tahıl fiyatları biraz yükseliyor, ama Rusya Orta Doğu ve Güney Kafkasya coğrafyasında bizimle rekabet edemiyor.

 

DEM Kongre’nin Trump’ı Netanyahu’dan desteğini çekmeye zorlaması, hatta bu konuda Türkiye’ye yarayacak başka adımlar atması da olası. Özetle, Netanyahu’nun kurulacak bir Millî Birlik Hükümeti’nde yer almaması ve/veya Eisenkot’un başbakanlığa atanması askerî gerginlik riskini düşürür.

 

İran Savaşı: Önce kötü, sonra iyi haberler

İran Savaşı konusu biraz nüanslı. DEM, İran’la savaşın derhal sonlanması için bastıracak, ama yeni Kongre üyeleri ocakta yemin ediyor. Bu süre zarfında Trump’ın bir kez daha İran’a şiddetli bir saldırı emri vereceğine ve petrol fiyatlarının 130 dolar/varili aşmasına neredeyse kesin gözüyle bakıyorum.

Ama ocaktan sonra işler lehimize gelişecek. İran’ın DEM kontrolünde bir Kongre’yle savaşı sürdürmesi için neden yok. Gelecek yılın baharında Hürmüz ve Bab-el-Mandeb trafiğe açılabilir, acayip bir iyi huylu petrol şoku yiyebiliriz.

 

Ayrıca Trump’ın yetkileri kısıtlanırsa, İran’la ticareti durdurmamız ve/veya kara sınırını ablukaya almamız gibi fikirler raftan iner. Yeni Kongre, muhtemelen İsrail’e Gazze’de barış için baskı yaparak hem vicdanlarımızda hem de dış siyasette ağır bir yük oluşturan bu insanlık faciasını sona erdirebilir. Kesin değil, ama daha olası.

 

CAATSA yaptırımları kalkar mı?

 

Birçok düşünür, DEM Kongre’nin CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasını veto edeceği görüşünde. Katılmıyorum.

 

DEM tarihî olarak Türkiye’ye soğuk bakar, ama şartlar çok değişti. Artık bu bölgede Türkiye’nin iş birliği olmadan politika icra etmek çok güç. Ankara, yeni Kongre’yi tatmin etmek için insan hakları ihlallerini biraz azaltmak, F-16 siparişini resmileştirmek gibi birtakım “fedakârlıklar” yapmak zorunda kalacak, ama sonunda CAATSA kalkacak. Fark, DEM Kongre Türkiye’nin F-35 programına dâhil edilmesine cevaz vermez.

 

ABD’yle ilişkilerimizi CAATSA boyutuna indirgemek de doğru değil

 

ABD artık Orta Doğu’dan çekilecek. Tüm dikkatini Asya-Pasifik bölgesine adayarak Çin tehlikesiyle baş etmeye çalışacak. Ama ABD giderken geride barışı veya onun menfaatlerini garantiye alacak ittifaklar/yapılar bırakmak peşinde.

 

Yeni Kongre’nin Türkiye ve İsrail-Kıbrıs Rumları-Yunanistan arasındaki bir dizi ihtilafa nasıl bakacağını şimdiden kestiremem, ama Ankara’nın ABD’deki diplomatik faaliyetlerini dördüncü vitese alması ve Kongre’de yeni dostlar kazanması şart.

 

Ya Cumhuriyetçiler kazanırsa?

 

Ya CUM kazanırsa, ya da en azından Senato CUM’da kalırsa? Maalesef bu senaryo, en azından bizi ilgilendiren konularda Trump’ı durdurmaya yetmez.

CAATSA çok daha çabuk kalkar, ama İran savaşının sürmesi ve bize ABD’ye destek vermemiz için baskı artar. Petrol fiyatları da iyimser senaryoma nazaran çok daha uzun süre üç haneli seviyelerde seyredebilir.

 

Sonuç: Türkiye için iki farklı gelecek

ABD ara seçimleri için Türkiye’nin kader anı demiyorum, ama DEM ve CUM’un zaferi ya da beraberliği arasında dünya kadar fark var.

DEM zaferinde Ankara, Trump’la dostluğun getirdiği avantajları korumak ve artırmak için diplomaside çok daha ince bir çizgide yürümek zorunda kalacak. Bunun iç siyasete dahi uzanan önemli yansımaları olacak.

 

Çarşamba sabahı 02.00’den Texas ve Alaska Senato seçimlerinin sonuçlarının belli olacağı çarşamba akşamına kadar yanımda patates cipsi ve viski, TV başında olacağım.

 

Anahtar kelimeler: ABD ara seçimleri, Demokratlar, Cumhuriyetçiler, Donald Trump, Türkiye-ABD ilişkileri, CAATSA, F-35, F-16, İran Savaşı, petrol fiyatları, Ukrayna Savaşı, İsrail, Gazze, Fed, dolar, Türkiye ekonomisi, Atilla Yeşilada, FÖŞ Analiz

 

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

 Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

 Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Paylaş