FÖŞ TCMB’den rica etti: Bu Son Olsun

Atilla Yeşilada
25 Ekim 2026

TCMB PPK konsensus doğrultusunda 100 baz puan faiz indirimine karar kılarken, açıklama metni de genel kanıya göre oldukça güvercinceydi. Yani, öngörülebilen koşullarda Aralık'ta bir faiz indirimi ve 2027 boyunca düşecek enflasyona paralel parasal gevşemenin sürmesi TCMB'nin temel stratejisi olarak şekillendi. Bir önceki makalemde rica ettim, keşke faiz sabit tutulsaydı. Ama, enflasyonun %30, politika faizinin %37 olduğu bu saçma sapan evrende 100 baz puan faiz indirimi ya da artrımı ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranır. FÖŞ bu dahice makalede TCMB PPK açıklamasında çıtlattığı gibi parasal gevşemeye devam edebilecek mi sorusuna cevap veriyor. Dikkatinizi çekerim “artıracak mı?” değil, “artırabilecek mi?”. Dikkatiniz çekerimi “sorusuna cevap” aramıyor, “veriyor”, yani bu makale “bakalım göreceğiz” bağlamasıyla bitmeyecek. Fon Yasası’na ek madde konulup, böyle bir sonla biten makalelerinin yazarlarının da gönüllü olrak Hazine’ye bağışta bulunması yasalaştırılmalı.
Eğer Türkiye Robinson Crusoe romanında tarif edilen ıssız bir ada olsaydı, FÖŞ hazretleri TCMB oyun planına eyvallah derdi, çünkü iç talep hakikaten zayıf ve gittikçe de zayıflıyor. Örnek olarak, linkte Betam ve sahibindex kira ve konut fiyat anketini göreceksiniz, reel kira (İstanbul haricinde) ve fiyatlar ülke genelinde geriliyor. Ekim RKGE endeksi hafif de olsa gerilerken, TUIK tüketici güven endeksi zortladı.
Her ne kadar 12 ay sonra enflasyonun yükselmesini bekleyenlerin oranı yükselse de, TCMB/TÜİK sektörel enflasyon beklenti anketinde gerileme var. Hanehalkı için bu gerileme oldukça belirgin, reel sektör ise %30 civarında sallan-yuvarlan oynuyor. Enflasyon beklentilerinde gerilemeye rağmen, anket verilerinin TCMB hedeflerinin çok üstünde olduğu doğru, ama Merkez'in kararının bu anket tarafından desteklendiğini iddia etmek de çok abartılı olmaz, çünkü zayıf talep enflasyonu bir miktar daha düşürecek. Çünkü 3 yıldır Mehmet Şimşek ve Fatih Karahan manşet değeri %70 de olsa, bu ankette en ufak bir gerilemeyi bile Bayram müjdesi gibi sunarak elleri açık oynuyorlar.
Bakın ne kadar net yazıyorum: TCMB bu yıl son faiz indirimini yaptı ve gelecek bahara kadar da başka fırsat bulamayacak.
Enerji piyasası aktörleri sonunda ara seçimlerde Trump’ın Cumhuriyetçileri Kongre’nin 2 kanadını da kaybetmeden, İran ve müttefiki Husilerin Hürmüz ve Bab el-Mendep’i enerji trafiğine açmayacağını kavrayarak, hafta boyunca WTI ve Brent vadeli fiyatlarını yukarı itti. Fatih Birol’a göre, iki darboğaz hemen açılsa da, yakıt fiyatlarının normalleşmesi 2027 ortalarını bulacak. FT’ın danıştığı uzmanlara göre, eğer ABD (İsrail)-İran çatışması yeniden başlarsa, Brent 150 dolar/varili görebilir.
Linkte ParaAnaliz’de incelediğimiz 6 büyük ülkenin öncü PMI'larına fazla yer hasretmeyeceğim, ancak yukarıda andığımız risklere karşın resesyona direnen bir global ekonomi manzarası görüyorum. Öte yandan, güçlü büyümenin yan etkisi de listemizdeki altı ülkeden Hindistan hariç hepsinde fiyat baskılarının coşması. Kış aylarında PBoC hariç tüm rezerv para merkez bankalarının beklenenden daha fazla faiz artırması olası. Hâlihazırda IMF, DTÖ gibi ulus-üstü kuruluşlar 2027'de büyümenin 2026'ya göre mütevazı da olsa hızlanmasını, enflasyonist baskıların ise kısmen durulmasını bekliyor. Bence tam tersi gerçekleşecek ve Türkiye’de su baskınına uğrayacak.
Durun, daha bitmedi: TCMB FX rezervleri bir türlü toparlanamadığı gibi, Banka bir de bizim hesabımıza göre aylık dolar/TL devalüasyonunu hızlandırarak, sıcak para kaçışı ve yerleşiklerin TL'den dövize geçmesine adeta çanak tutuyor. Son olarak da, eğer YZ'de panik nedeniyle tüm mali varlıklardan kaçış başlarsa, bunun Türkiye'ye finansal istikrar tehdidi olarak yansımaması imkânsız. Türkiye'de hâlâ 30-40 milyar dolar SWAP parası olduğunu hatırlatalım.
Eğer temel tezimin aksine, kış aylarında ABD-İran ateşkesi sağlanır da enerji fiyatlarında kayda değer bir gerileme gerçekleşirse, TCMB parasal gevşemeye devam eder. Bu durumda gelecek sene hedefi olan %15 TÜFE'yi yakalamak imkânsız, ama bütçede telaffuz edilen %21'i dahi öpüp başıma koyarım. Bizim ekip hâlen 2027 için %26-27 bandında bir TÜFE hesap ediyor; politika faizi hedefimiz ise %32-33. Öte uçta ise, kışın enerji ve (Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz taşımacılığını frenlemesi nedeniyle) gıda fiyatlarında trend yukarı döner de TCMB yine de faiz indirirse, kaygılanmaya başlarım. Kaygım ödemeler dengesi krizi değil, siyasi dengeleri değiştirecek ölçüde bir enflasyon şoku ve parasal gevşemeye rağmen ekonominin resesyona girmesi yönünde olur.
Fonzi herkesin diline pelesenk olmuş, küresel finansal çalkantının eşiğinde tango yapıyoruz, tüm düyada tahvil getirileri zıplamak için fırsat kolluyor, biz TL’nin getrisini düşüreceğiz. Olacak iş mi ya? Aman Merkez gaza gelme, bir hata daha yapma.
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

