Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Gündem

FÖŞ hatasında ısrarlı: Fon mağdurları bütçeden ödensin

Atilla Yeşilada

Atilla Yeşilada

20 Ekim 2026

FÖŞ hatasında ısrarlı: Fon mağdurları bütçeden ödensin

 Vallahi, farkında olmadan viral olmuşum, yani toplum için öldürücü ve bulaşıcı bir virüs kadar zararlı olduğuma dair hüküm çıkmış, koca boynum için yağlı ilmek hazırlanıyor. Evet, Mesele Ekonomi programlarımda defaten  manşetteki görüşü savundum. Ama beni trolleyenler bu konuda yaptığım geniş açıklamanın sadece bir cümlesini cımbızlayıp beni idama mahkûm ettiler.

 

Kazın ayağı öyle değil. Ben bu tezi savunurken yalnız 455 bin mağdurun değil, Borsa'da kayıtlı bakiyesi bulunan 7 milyon yatırımcının, hatta Türkiye'de bütün bu konuyu takip eden vatandaşların iyiliğini düşündüm.

 

Kendimi savunmadan önce iddianameyi okuyalım. Bu sabah Google'da bu konuda bir dizi haber buldum ama en beğendiğimin kaynağı Yeni Ankara Gazetesi. Metin şöyle:

“Türkiye'nin gündeminden düşmeyen ve kamuoyunda yüksek getirili gizli fon dolandırıcılığı olarak bilinen krizde tartışmalar farklı bir boyuta taşındı. Milyonlarca dolarlık şahsi servet kayıplarının yaşandığı olayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Atilla Yeşilada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek zararın doğrudan devlet bütçesinden karşılanmasını talep etti. Yeşilada'nın bu çağrısına ekonomi dünyasından, özellikle meslektaşı İnan Mutlu'dan çok sert tepki geldi.

"TEPKİ ÇEKECEĞİNİ BİLEREK RİCA EDİYORUM"

Yargı sürecinin devam ettiği fon krizinde, yüksek kâr beklentisiyle sisteme para sokan mağdurların kayıplarını nasıl telafi edeceği belirsizliğini koruyor. Konuyu gündemine taşıyan Ekonomist Atilla Yeşilada, kamuoyunun büyük tepkisini çekeceğini peşinen kabul ettiği bir öneri sundu. Yeşilada, "Söylediklerimin tepki çekeceğini bilerek Erdoğan'a rica ediyorum. Bütçeden ödeyin bu insanların parasını" ifadelerini kullandı.

Milyonlarca dolarlık şahsi finansal risklerin, 85 milyon vatandaşın ödediği vergilerle oluşturulan merkezi yönetim bütçesinden karşılanması yönündeki bu teklif, sosyal medyada ve finans çevrelerinde infial yarattı.

 

“KÂRLAR ÖZELLEŞİRKEN ZARARLAR TOPLUMSALLAŞIR" İTİRAZI

Yeşilada'nın açıklamasına yönelik en net ve sert itiraz Ekonomist İnan Mutlu'dan geldi. Bireysel zenginleşme hırsıyla alınan risklerin faturasının halka kesilemeyeceğinin altını çizen Mutlu, meslektaşını ikiyüzlülükle suçladı.

Mutlu, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

"Ha şöyle mert olun. Çıkarın ağzınızdaki baklayı. 'Kârlar özelleşirken, zararlar toplumsallaşır', bu işin kuralı budur deyin. Başka zamanda bütçe açığı diyerek devletin yoksullara yönelik sosyal harcamalarını, eğitim ve sağlık harcamalarını kısmasını telkin ederler. 'Finansal piyasaların zararı kamuya yıkılsın' demekten de hiç utanmazlar."

 

SİSTEMİK SORUNLAR VE ANKARA'NIN BÜTÇE YÜKÜ

Tartışmanın odağında, tasarruf tedbirlerinin uygulandığı bir dönemde merkezi bütçenin kimin çıkarları için kullanılacağı sorusu yatıyor. İnan Mutlu'nun eleştirisi, bütçe açığını kapatmak için sıradan vatandaşın eğitim ve sağlık hizmetlerinden kesinti istenirken, milyon dolarlık fon oyunlarında para kaybedenlerin Ankara tarafından kurtarılmasının yaratacağı adaletsizliğe dikkat çekiyor.

 

Mutlu ayrıca, eski Merkez Bankası Başekonomisti Hakan Kara'nın geçmişte devletin varlığını bir güvence olarak gösteren yaklaşımlarına da atıfta bulundu. Meselenin bireysel bir dolandırıcılık vakasından ibaret olmadığını, sistemin bizzat kendisinde bir çarpıklık olduğunu vurgulayan Mutlu, "Bu düzen bozuk düzen. Sorun üç beş tokatçı değil." diyerek finansal piyasalardaki risklerin kamuya mal edilmesine karşı kesin bir duruş sergiledi”.

 

Sayın İnan Mutlu'yu tanımam, o beni ne kadar tanır bilemem ama benim içi komünist, dışı katıksız kapitalist çapraşık kişiliğimi bilmiyor herhalde. Hiç  bir yerde ve mecrada fakir-fukaraya sosyal yardımın kesilmesini savunmadım, aksine iki-üç misline çıkartılmalı.

 

Bana en güzel cevap ise Şamil Tayyar'dan geldi:

“AK Partili Şamil Tayyar da konuyla ilgili olarak sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Tayyar, "İşine bak güzel kardeşim. Allah’tan devleti yönetenler senin gibi düşünmüyor. Çalan, çırpan getirecek. Tezgahın dışındaki vatandaş da bedel ödemeyecek" dedi”.

Tabii, devlet konularını tartışmak ve çözüm bulmak sadece AKP'lilere verilen bir hak, bize bok yemek düşer.

 

Savunmam

Savunduğum tez şuydu: Eğer gerekirse Hazine kaynakları kullanılarak tüm mağdurlar tam olarak tazmin edilsin. SONRA, bu kumpasta suçu bulunanların dondurulan mal varlıkları ve kayyıma devredilen fonlardaki mali varlıkların satışından elde edilen gelir Hazine'ye irat kaydedilir.

Böylece Hazine büyük bir zarara uğramaz, çünkü sübvansiyon yapmıyor, bir anlamda fon mağdurlarına sonra tahsil edilmek üzere avans veriyor.

Eğer bu çözüm yolu uygulansa, yalnız fon mağdurları arasında değil, tüm Borsa yatırımcıları, hatta toplumun gittikçe genişleyen kesimlerine yayılan korku ve belirsizlik anında biter. Tasfiye edilecek fonlardaki hisselerin hemen satılmayacağını bilen yatırımcılar da Borsa'ya geri döner.

Ayrıca, Medyafaresi haberinde yazıldığı gibi, katıldığım yayında geri ödemelere yönelik konuşurken, "Söylediklerimin bütün izleyicilerin tepkisini çekeceğini bilerek, Sayın Erdoğan'a buradan rica ediyorum. Bütçeden ödeyin bu insanları. Bırakın vergi mükellefi biraz bağırıp çağırsın. Ne zaman bağırıp çağırmadı ki?" ifadesini kullandığım da doğru.

Ulan, vergilerimin har vurulup harman savrulmasına tepki koyan bir toplum olsaydık, AKP şimdi iktidarda bulunmazdı. Bu ülkede 5 milyon beyanname veren vergi mükellefi varmış, beyannameye dayalı vergi tahsilatı sadece 12 milyar TL, gerisi stopaj, yani peşin vergiden geliyor.

En son olarak, her öküzün altında orak yavrusu arayan güzel insanlarım sosyal medya yorumlarında fonlarda ne kadar para batırdığımı soruyorlar.

Benim ve ailemin tüm birikimi BES'lerde ve Türk bankalarında mevduattadır. Zaten iki defa yargılandım ve mahkeme tüm banka kayıtlarımı istedi. Bunlar kamuya açık bilgiler, isteyen gider bakar.

Fonlara tek kuruş yatırmış değilim. 10 yıllık yüksek ekonomi eğitimim ve 35 yıllık piyasa tecrübem bana bu işin Bokludere kadar kötü koktuğunu öğretti.

 

Reklamın kötüsü olmaz derler. Söylediklerim çarpıtılarak basına aksettirilse de YouTube videolarımda trafik 4 katına çıktı, işte oradan zengin oldum.

 

---

 

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

 

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

 

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Bu konuda tezimi anlattığım video aşağıda

Paylaş