Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Gündem

Yağız Kutay: İsimler Değişir, Fiyatlar Değil

Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle birlikte restoranlarda servis ücreti, kuver ücreti, masa ücreti gibi kalemlerin tüketiciden ayrıca tahsil edilmesi yasaklandı. İlk bakışta kulağa hoş geliyor. “Gizli zamlar” engelleniyor, tüketici korunuyor, fiyatlar şeffaflaşıyor. Türkiye’de özellikle turistik bölgelerde ve nitelikli restoranlarda kontrolden çıkan bazı uygulamalara bir sınır çekilmesi gerektiği de doğru.

31 Ocak 2026

Yağız Kutay: İsimler Değişir, Fiyatlar Değil

Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle birlikte restoranlarda servis ücreti, kuver ücreti, masa ücreti gibi kalemlerin tüketiciden ayrıca tahsil edilmesi yasaklandı. İlk bakışta kulağa hoş geliyor. “Gizli zamlar” engelleniyor, tüketici korunuyor, fiyatlar şeffaflaşıyor. Türkiye’de özellikle turistik bölgelerde ve nitelikli restoranlarda kontrolden çıkan bazı uygulamalara bir sınır çekilmesi gerektiği de doğru. Fırsatçılığın önüne set çekme niyeti itibarıyla itiraz edilecek bir taraf yok.

Mesele niyet değil, mekanizma Bu düzenleme enflasyonist döngüyü tersine çevirmiyor. Sadece zamların görünümünü değiştiriyor. Ekonomik gerçeklik, bu sayede ortadan kalkmıyor. Servis ya da kuver ücreti, işletme sahibi için “keyfi bir ekstra” değil; toplam gelirin, dolayısıyla maliyet karşılama denklemimin bir parçası. Personel gideri, kira, enerji, lojistik… Bunların hiçbiri bu kararla düşmüyor.

Pratikte servis ücreti kalkıyor, menü fiyatı yukarı çekiliyor. Bu artış geçici olmuyor, aksine daha kalıcı hale geliyor. Çünkü artık “ayrı bir kalem” değil, ana ürünün fiyatı. Kebap pahalanıyor, kahve pahalanıyor, pasta pahalanıyor. Bu da fiyat artışının enflasyon sepetine daha net, daha çıplak şekilde girmesi anlamına geliyor. Bir sonraki zam ise çok daha kolay meşrulaşıyor; çünkü referans fiyat zaten yukarı taşınmış oluyor. Bu, textbook bir maliyet yansıtma mekanizması.

Algılanamayan farkın paradoksu Bu noktada, üzerinde çalıştığım Algılanmayan Fark Teoremi (AFT) açısından karşımıza ilginç bir tablo çıkıyor. Tüketici, fiyat artışlarını her zaman matematiksel değil, "algısal eşikleri" üzerinden hisseder.

Eskiden faturada ayrı bir kalem olarak duran servis ücreti, tüketici için net bir "uyarıcı" idi. Ancak bu ücretin ana fiyata yedirilmesi aşağıdaki iki mekanizmayı tetikliyor: Farkın Gizlenmesi: Ayrı bir kalemken göze batan o 50 TL, ana ürünün (örneğin 400 TL’lik bir yemeğin) içine karıştığında, tüketicinin fiyattaki bu "farkı" algılama hassasiyeti azalıyor. Büyük rakamların içindeki küçük değişimler, teoremimde belirttiğim gibi "algılanmayan fark" sınırları içinde kalarak daha kolay kanıksanıyor.

Referans Fiyatın Yapay Yükselişi: Regülasyon, "yemek" için olan referans fiyatı zihinlerde yapay olarak yukarı çekiyor. Tüketici artık 350 TL + 50 TL servis yerine, doğrudan 400 TL’lik bir baz fiyata alışıyor. Bu yeni ve yüksek başlangıç noktası, bir sonraki zammın o "algılanmayan fark" sınırları içinde kalmasını, yani tepki çekmeden yapılmasını çok daha kolaylaştırıyor.

Şeffaflık adına yapılan bu düzenleme, paradoksal bir şekilde işletmeciye fiyat artışlarını algısal bir kalkan arkasına gizleme imkanı tanıyor. "Algı rahatlıyor ama cebin durumu aynı kalıyor" dememin sebebi de tam olarak bu.

Enflasyonla mücadele ediliyormuş gibi yapılıp, aslında fiyat etiketinin tasarımıyla uğraşılması. Talep yerinde duruyor, maliyet yerinde duruyor, sadece fiyatın nerede yazıldığı değişiyor. Hatta orta vadede pro-cyclical (ekonomik döngüyle aynı yönde hareket eden) sonuç üretme riski var. Çünkü fiyat artışlarını daha kalıcı ve yapışkan hale getiriyor. Araba hızlanırken frene basmak hız göstergesini kapatıyoruz bu kararla. Araba yavaşlamıyor, sadece kaçla gittiğimizi daha geç fark ediyoruz.

Özetle, evet, bu düzenleme bazı aşırı ve keyfi uygulamaları törpüleyebilir. Özellikle “hiçbir hizmet yokken alınan” servis ücretlerinin önüne set çekebilir. Ama bunu enflasyonla mücadele başlığına yazmak, meseleyi olduğundan büyük göstermek olur. Enflasyon, kalem silerek değil; maliyetleri, beklentileri ve talebi aynı anda yöneterek düşer. Aksi halde isimler değişir, fiyatlar değil.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

2026 Nobel Ekonomi Ödülü’nün Kazananları Belli Oldu
Gündem

2026 Nobel Ekonomi Ödülü’nün Kazananları Belli Oldu

2026 Alfred Nobel Anısına İsveç Merkez Bankası Ekonomi Bilimleri Ödülü'nü, makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellerine ilişkin çığır açan çalışmalarıyla Amerikalı ekonomistler Robert E. Hall ve Michael Woodford kazandı. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından yapılan açıklamada, iki akademisyenin araştırmalarının birey ve firmaların karar alma süreçleri ile genel ekonominin dengesi arasındaki kritik bağı ortaya koyduğu belirtildi.

12 Ekim 2026
Tera ve Pusula Fonlarında Dev Çıkış: Başsavcılık 401 Milyar TL’lik Para Hareketini İncelemeye Aldı
Gündem

Tera ve Pusula Fonlarında Dev Çıkış: Başsavcılık 401 Milyar TL’lik Para Hareketini İncelemeye Aldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında, eylül ayının ilk yarısına ait dikkat çekici mali veriler ortaya çıktı. Tera ve Pusula fonlarından yalnızca 16 gün içerisinde 401 milyar TL’yi aşan devasa bir para çıkışı yaşandığı tespit edildi. Savcılık, devasa tutarlara ulaşan bu sermaye hareketlerinin olası bir bilgi sızıntısı ve tedbir kararları öncesi "haberli kaçış" ile bağlantılı olup olmadığını mercek altına aldı.

12 Ekim 2026
Sosyal Medya Paylaşımlarına İnceleme: “Fon Soruşturması”nda Gizli Belge Sızıntısına Başsavcılıktan Adli Soruşturma
Gündem

Sosyal Medya Paylaşımlarına İnceleme: “Fon Soruşturması”nda Gizli Belge Sızıntısına Başsavcılıktan Adli Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülmekte olan “Fon Soruşturması” kapsamında dijital mecralarda ve sosyal medyada paylaşılan “gizli” belgeler üzerine yazılı bir açıklama yayımladı. Başsavcılık, soruşturmanın gizliliğini ihlal eden paylaşımlar hakkında resen adli süreç başlatıldığını bildirdi.

12 Ekim 2026