Wall Street’te YZ partisi tehlikede: Tahvil faizleri alarm veriyor
YZ hisseleri Wall Street'i rekorlara taşırken ABD 10 yıllık tahvil faizi 24 yılın zirvesine çıktı. Uzmanlar yüzde 6 seviyesinin kritik olacağı uyarısında.
5 Ekim 2026

Wall Street’te yapay zekâ (YZ) hisselerine yönelik güçlü talep, ABD tahvil faizlerinin son 24 yılın zirvesine çıkmasına rağmen teknoloji endekslerini rekor seviyelere taşıyor. Ancak uzun vadeli faizlerin daha da yükselmesi halinde YZ rallisinin de baskı altına girebileceği uyarıları artıyor. Özellikle dev teknoloji şirketlerinin yüz milyarlarca dolarlık YZ yatırımlarını giderek daha fazla borçlanmayla finanse etmeye başlaması, yüksek faiz ortamını piyasa açısından daha tehlikeli hale getiriyor.
Wall Street’in YZ tutkusu şimdilik neredeyse bütün riskleri gölgede bırakıyor.
Yatırımcılar piyasanın en büyük teknoloji şirketlerine para akıtmaya devam ederken, hisse senedi endeksleri tarihi zirvelere yakın seyrediyor.
Ancak piyasalardaki coşkunun altında giderek büyüyen önemli bir risk bulunuyor: ABD'nin uzun vadeli Hazine tahvili faizleri son birkaç on yılın en yüksek seviyelerinde.
Mahoney Asset Management CEO'su Ken Mahoney, piyasadaki tedirginliği şu sözlerle özetledi:
“Bu yüksek faizlerle hepimiz diken üstündeyiz.”
10 yıllık tahvil faizi 24 yılın zirvesinde
Geçen hafta ABD'nin 30 yıllık Hazine tahvili faizi yüzde 5,69'a, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,3'ün üzerine çıktı.
Her iki gösterge de 2002'den bu yana görülmeyen seviyelere ulaştı.
Buna rağmen teknoloji hisseleri direnmeye devam ediyor.
Nasdaq 100 cuma günü yeni bir rekor kırarken, endeks yılbaşından bu yana yüzde 22 yükseldi. S&P 500 ise ağustos ayında gördüğü tarihi zirvenin yüzde 1'den daha az altında bulunuyor.
Son üç ayda S&P 500 ve Nasdaq 100'ün yükselişine en büyük katkıyı sağlayan şirketler arasında Microsoft, Nvidia ve Apple gibi YZ devleri bulunuyor.
Northwestern Mutual Baş Portföy Yöneticisi Matt Stucky, daha önce yüzde 5 seviyesini tahvil piyasası açısından kritik eşik olarak gördüğünü ancak bu seviyenin artık geride kaldığını belirtti.
Teknoloji şirketlerinden dev kâr artışı bekleniyor
Yatırımcıların YZ rallisinin devam edeceğine ilişkin güveninin önemli bölümü, teknoloji devlerinden beklenen güçlü bilançolara dayanıyor.
Bloomberg Intelligence tahminlerine göre teknoloji sektöründe üçüncü çeyrek hisse başına kârının (EPS) yüzde 65'in üzerinde artması bekleniyor.
Bu oran enerji sektörünün ardından piyasanın en hızlı ikinci kâr büyümesine işaret ediyor.
S&P 500 şirketlerinin toplam hisse başına kârının ise üçüncü çeyrekte yüzde 24'ten fazla artacağı tahmin ediliyor.
Bu gerçekleşirse S&P 500'de EPS artışı art arda üçüncü çeyrekte yüzde 20'nin üzerinde olacak.
Wealth Alliance CEO'su Rob Conzo, beklenen kâr artışını “tarihi” olarak nitelendiriyor.
YZ rallisinin arkasında yüz milyarlarca dolarlık yatırım var
YZ, son üç yılda ABD hisse senedi piyasasının ve özellikle teknoloji hisselerinin yükselişindeki temel güç haline geldi.
Şirketler YZ teknolojisini destekleyecek veri merkezleri, çipler ve diğer altyapı yatırımları için yüz milyarlarca dolar harcıyor.
Bu yatırımlar piyasada bir tür pozitif döngü yarattı.
Bir tarafta YZ altyapısına yatırım yapan dev teknoloji şirketlerinin hisseleri yükselirken, diğer tarafta bu yatırımlardan gelir elde eden çip üreticileri, veri merkezi şirketleri ve altyapı sağlayıcıları da güçlü performans gösteriyor.
Ancak Wall Street'te son aylarda YZ konusunda iyimserlik ile endişe arasında gidip gelen bir görünüm hakim.
Yatırımcılar yüz milyarlarca dolarlık yatırımların ne zaman yeterli finansal getiri sağlayacağını sorgularken, piyasa aynı zamanda İran savaşı, petrol fiyatlarının körüklediği yapışkan enflasyon ve Fed'in bu yıl yeniden faiz artırma ihtimaliyle mücadele ediyor.
Yüksek faiz YZ şirketlerini de vurabilir
Şimdiye kadar teknoloji hisseleri yükselen tahvil faizlerine direnebildi.
Ancak piyasa uzmanlarına göre bu durumun sonsuza kadar devam edeceğinin garantisi yok.
Mahoney, faizlere duyarlı hisselerin mevcut seviyelerde baskıyı hissetmeye başladığını belirterek, tahvil faizlerinin yükselmeye devam etmesi halinde sonunda bütün hisselerin bundan etkileneceğini söyledi.
Northwestern Mutual'dan Stucky'ye göre 10 yıllık tahvil faizinde yaklaşık 100 baz puanlık hareket, tarihsel olarak şirket değerlemelerini ve kâr beklentilerini etkilemeye başlıyor.
Franklin Templeton Institute Baş Piyasa Stratejisti Chris Galipeau ise kritik seviyeye dikkat çekiyor.
10 yıllık tahvil faizi yaklaşık yüzde 5,3 seviyesindeyken, yukarı yönde hareket alanının giderek daraldığını belirten Galipeau:
“10 yıllık faiz yüzde 6'ya çıkarsa, farklı bir konuşma yapıyor olacağız”
dedi.
2023'ten önemli bir fark var
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi en son 2023 yılında kısa süreliğine yüzde 5 seviyesine ulaşmıştı.
Buna rağmen S&P 500 o yılı yüzde 24 yükselişle tamamlamış ve ardından üç yıl süren çift haneli getiriler başlamıştı.
O dönemde piyasanın yüksek faizlere direnebilmesinin önemli nedenlerinden biri “Muhteşem Yedili” olarak bilinen dev teknoloji şirketlerinin son derece güçlü bilançolara sahip olmasıydı.
Şirketlerin kasalarında büyük miktarda nakit bulunuyor, borç yükleri ise görece düşük kalıyordu.
Bu nedenle yükselen finansman maliyetlerine karşı dirençliydiler.
Ancak 2026'da durum değişmeye başladı.
YZ yatırımları teknoloji devlerini borçlanmaya zorluyor
Devasa YZ altyapı yatırımları, büyük teknoloji şirketlerinin finansman ihtiyacını hızla artırıyor.
Şirketler artık ihtiyaç duydukları sermayeyi karşılamak için hisse satışı ve tahvil ihracına daha fazla başvuruyor.
Alphabet, Amazon ve Meta gibi büyük YZ yatırımcılarının yıllık bazda serbest nakit akışları negatife dönmüş durumda.
Bloomberg Intelligence analisti Robert Schiffman'a göre şirketler YZ yatırım dalgasına son derece güçlü bilançolarla girdi.
Meta, Amazon, Alphabet, Microsoft ve Oracle gibi dev şirketlerin kredi profilleri başlangıçta son derece güçlüydü.
Ancak Schiffman, bu şirketlerin nakit ihtiyaçlarının artık kendi iç kaynaklarının çok üzerine çıktığını ve bunun onları borç piyasalarına yönelmeye zorladığını belirtiyor.
Bu eğilimin önümüzdeki iki yıl içinde şirketlerin kaldıraç oranlarını yükseltmesi bekleniyor.
Buna rağmen şirketlerin kredi notları şimdilik zarar görmüş değil.
Schiffman'a göre bunun nedeni, güçlü FAVÖK büyümesi beklentilerinin artan borçluluğun etkisini dengelemeye devam etmesi.
S&P 500'de değerlemeler geriliyor
Tahvil faizlerindeki yükseliş YZ hisselerini henüz ciddi biçimde sarsmasa da piyasanın diğer bölümlerinde etkisini göstermeye başladı.
S&P 500'ün ileriye dönük fiyat/kazanç oranı mayıs ayında 21'in üzerindeyken şimdi 19'un altına geriledi.
Franklin Templeton'dan Galipeau, piyasadaki görünümü çarpıcı bir benzetmeyle anlatıyor:
“S&P 500 endeks seviyesinde suyun üzerindeki ördek gibi. Her şey yolunda görünüyor ama suyun altında ayakları çılgınca çalışıyor.”
Piyasanın son yıllardaki yükselişinin büyük bölümünü teknoloji hisselerinin sürüklemesi nedeniyle yatırımcıların en büyük korkusu da burada yatıyor.
Eğer teknoloji hisseleri ivme kaybeder ve ciddi bir düzeltmeye girerse, satış dalgası piyasanın geri kalanına hızla yayılabilir.
Mahoney, “Teknoloji kontrolü kaybeder ve düzeltmeye girerse çok daha fazla taş yerinden oynayabilir” uyarısında bulunuyor.
Piyasa İran savaşının sona ermesine güveniyor
YZ hisselerindeki yükselişin devam etmesini sağlayan unsurlardan biri de yatırımcıların İran savaşının sona ermesi halinde petrol fiyatlarının hızla düşeceğine ilişkin beklentisi.
Böyle bir senaryo enerji kaynaklı enflasyon baskısını azaltabilir ve tahvil faizlerinin gerilemesine yardımcı olabilir.
Bu durumda güçlü şirket kârlarının desteğiyle büyük teknoloji hisselerinin yükselişini sürdürmesi mümkün olabilir.
Ancak bunun gerçekleşeceğinin garantisi yok.
İran savaşı devam ederken, uzmanlar savaş sona erse bile petrol fiyatlarının hemen düşüp düşmeyeceğini sorguluyor.
Yapışkan enflasyon, yüksek faizler ve enerji fiyatlarındaki belirsizlik YZ rallisini rayından çıkarabilecek başlıca riskler olarak öne çıkıyor.
Principal Asset Management Piyasa Stratejisti Magdalena Ocampo'ya göre ekonomik büyüme hâlâ güçlü ve teknoloji bağlantılı faaliyetler tarafından destekleniyor.
Ancak piyasaların algısı değişmeye başlıyor.
Ocampo, yatırımcıların artık enflasyonda yukarı yönlü risklerin arttığını, büyümede ise aşağı yönlü risklerin güçlendiğini düşünmeye başladığını belirtiyor.
Wall Street'in önündeki temel soru giderek netleşiyor: YZ şirketlerinin güçlü kâr büyümesi, tahvil faizlerinin yükselişine ne kadar daha direnebilir?
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




