Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Piyasa

Wall Street’te Kriz Sürüyor: Petrol ve Tahvil Faizleri Hisseleri Sıkıştırıyor

Wall Street'te satışlar sürüyor. ABD 10 yıllık faizi yüzde 5'i aşarken Brent 108 dolara çıktı. Wells Fargo, S&P 500'de yüzde 5-10 düşüş riski görüyor.

15 Eylül 2026

Wall Street’te Kriz Sürüyor: Petrol ve Tahvil Faizleri Hisseleri Sıkıştırıyor

Wall Street'te satış baskısı sürüyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5'i aşarak 2007'den bu yana en yüksek seviyesine çıkması, Brent petrolün 108 doları geçmesi ve Fed'den faiz artışı beklentisi yatırımcıları riskli varlıklardan uzaklaştırdı. Wells Fargo, S&P 500'de kısa vadede yüzde 5-10 düzeltme riski görüyor.

ABD hisse senedi piyasaları salı günü düşerken yatırımcılar çarşamba günü açıklanacak kritik Fed faiz kararına odaklandı.

Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık 500 puan, yani yüzde 1 gerilerken S&P 500 yüzde 0,5 ve Nasdaq Composite yüzde 0,6 değer kaybetti.

S&P 500'de yaklaşık 400 şirketin hissesi düşerken, tahvil ve petrol piyasalarındaki yükseliş Wall Street üzerindeki baskının ana kaynağı oldu.

ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5 civarında seyrederken Brent petrol 108 doların üzerine çıktı. Dolar güçlenirken kripto paralarda da sert satışlar görüldü.

YZ hisseleri kayıpları sınırladı

Endekslerdeki düşüşün daha sert olmasını ise önceki seansta satış baskısı altında kalan bazı YZ (yapay zekâ) hisselerindeki toparlanma engelledi.

Nvidia yüzde 1 yükselirken Micron Technology ve Intel yaklaşık yüzde 2 değer kazandı. Advanced Micro Devices hisselerindeki yükseliş ise yüzde 3'e ulaştı.

Bununla birlikte piyasanın genelinde risk iştahı zayıf kaldı.

ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,04'ü gördü

Wall Street açısından en önemli gelişmelerden biri ABD tahvil piyasasında yaşanıyor.

Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi salı günü yüzde 5,041'e çıkarak 2007'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Faiz daha sonra bir miktar gerilese de yüzde 5'in hemen üzerinde kalmaya devam etti.

Son haftalarda küresel devlet tahvillerindeki satış hızlanıyor. Bunun arkasında ABD-İran savaşının enflasyonu yeniden körükleyebileceği ve merkez bankalarını daha şahin politikalara zorlayabileceği endişesi bulunuyor.

Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş özellikle yüksek değerlemelerle işlem gören hisse senetleri açısından risk oluşturuyor.

Brent 108 doların üzerine çıktı

Wall Street'in ikinci büyük sorunu enerji fiyatları.

Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'nı bypass eden önemli bir petrol boru hattını kapatması petrol piyasasındaki arz endişelerini yeniden artırdı.

Brent petrol daha önce 105 doların üzerinde kapanmasının ardından salı günü yüzde 2 daha yükselerek 108 doların üzerine çıktı.

WTI petrol de yüzde 2 artışla 104 doların üzerinde işlem gördü.

Yüksek petrol fiyatları tüketicilerin satın alma gücünü azaltırken şirketlerin üretim ve ulaştırma maliyetlerini yükseltiyor. Aynı zamanda enflasyonun yeniden hızlanması riskini artırarak Fed'in para politikasını sıkılaştırmasına neden oluyor.

Fed'den yüzde 90 olasılıkla faiz artışı bekleniyor

Piyasaların asıl odak noktası ise çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı.

Fed fon vadeli işlemlerine göre merkez bankasının politika faizini 25 baz puan artırma olasılığı yaklaşık yüzde 90 olarak fiyatlanıyor.

Mevcut yüzde 3,50-3,75 hedef aralığının böylece yüzde 3,75-4,00'e yükselmesi bekleniyor.

Natixis CIB Americas ABD Başekonomisti Christopher Hodge, Kevin Warsh başkanlığındaki Fed'in ilk kez faiz artırmasını beklediklerini söyledi.

Hodge'a göre Warsh aynı zamanda bu kararın gelecekteki toplantılar için otomatik olarak yeni faiz artışları anlamına gelmediğini vurgulayacak.

Böylece Fed, yeni ekonomik veya jeopolitik şoklara karşı mümkün olduğunca fazla hareket alanını korumaya çalışacak.

Barclays: Yüzde 5 kritik eşik

Barclays stratejistlerine göre tahvil faizlerindeki yükseliş hisse senedi değerlemelerini şimdiden baskılamaya başladı.

Banka, ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5'e yaklaşmasının tarihsel açıdan önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekiyor.

Geçmiş dönemlerde bu seviyenin üzerinde kalan faizler hisse senetleri için daha kalıcı bir olumsuz faktöre dönüşüyor.

Şimdiye kadar güçlü şirket kârları yüksek faizlerin yarattığı baskıyı dengeledi.

Ancak Barclays'e göre enflasyon riskleri devam eder ve tahvil getirileri daha da yükselirse, şirket kârlarının sağladığı bu tamponun korunması giderek zorlaşabilir.

Banka temel senaryosunda hisse senetleri konusunda hâlâ olumlu. Fakat tahvil faizlerinin mevcut seviyelerin belirgin biçimde üzerine çıkması halinde çok daha sert bir yeniden fiyatlama riski görüyor.

Wells Fargo: S&P 500'de yüzde 5-10 düşüş riski

Wells Fargo ise Wall Street'in mevcut seviyelerden yükselmeye devam edebileceği konusunda daha şüpheci.

Stratejist Ohsung Kwon, S&P 500 için yıl sonu hedefini 7.950'den 7.700'e düşürdü.

Yeni hedef, endeksin pazartesi günkü 7.619,98 kapanış seviyesine göre yalnızca yüzde 1 civarında yükseliş potansiyeli anlamına geliyor.

Ancak Kwon yıl sonu hedefine ulaşılmadan önce piyasada yüzde 5-10 arasında bir düşüş yaşanabileceğini düşünüyor.

Yüzde 5'lik bir düzeltme S&P 500'ü yaklaşık 7.239 puana, yüzde 10'luk bir satış ise 6.858 puana kadar indirebilir.

Kwon'a göre ekonomik ve piyasa döngüsünün artık son aşamalarına giriliyor. Bu nedenle yatırımcıların hisseler için ödemeye razı olduğu değerleme çarpanlarında daralma görülebilir.

“Artık soru faiz artacak mı değil, ne kadar artacak?”

Principal Asset Management'tan Seema Shah'a göre piyasalardaki tartışma da önemli ölçüde değişti.

Artık soru para politikasının sıkılaşıp sıkılaşmayacağı değil, fiyat istikrarını yeniden sağlamak için ne kadar sıkılaşması gerekeceği.

Shah, Fed'in yalnızca bir kez faiz artırıp ardından duracağı senaryoyu düşük olasılıklı görüyor.

Bu görüş gerçekleşirse Wall Street'in karşı karşıya olduğu faiz baskısı Fed'in çarşamba günkü kararıyla sona ermeyebilir.

Hisseler “ayaklarında ağırlıklarla maraton koşuyor”

Wells Fargo Investment Institute'tan Darrell Cronk, hisse senetlerinin içinde bulunduğu ortamı çarpıcı bir benzetmeyle anlatıyor.

Cronk'a göre yüksek faizler ile pahalı petrolün aynı anda yaşanması, hisse senetlerinden ayaklarına ağırlık bağlanmış halde maraton koşmalarını istemeye benziyor.

Faizlerin yükselmesi yatırımcıların şirketlerin gelecekteki kârlarına uyguladığı iskonto oranını artırıyor ve böylece hisse değerlemelerini aşağı çekiyor.

Enerji fiyatlarındaki artış ise tüketicilerin satın alma gücünü azaltırken şirketlerin kâr marjlarını sıkıştırıyor.

Sonuç olarak şirketlerin kârlarını büyütmek için daha fazla çalışması gerekiyor. Üstelik tam da yatırımcıların bu kârlar için yüksek değerleme çarpanları ödemeye daha isteksiz hale geldiği bir dönemde.

Wall Street'in üçlü sorunu: Petrol, tahvil ve Fed

Piyasaların kısa vadeli yönünü artık üç faktör belirliyor:

Petrol fiyatları, ABD tahvil getirileri ve Fed.

Brent'in 108 doların üzerinde kalması enflasyon beklentilerini yükseltiyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5'i aşması hisse senedi değerlemelerini doğrudan baskılıyor. Fed'in yeni bir faiz artırımı döngüsüne girme ihtimali ise yatırımcıların gelecekteki para politikası beklentilerini yeniden fiyatlamasına neden oluyor.

Şirket kârlarının güçlü seyretmesi şimdiye kadar Wall Street'i ayakta tutan en önemli unsur oldu.

Ancak tahvil faizleri yüzde 5'in belirgin biçimde üzerine çıkarsa ve petrol üç haneli seviyelerde kalıcı hale gelirse bu destek yeterli olmayabilir.

Bu nedenle Wall Street açısından kritik soru artık Fed'in yalnızca çarşamba günü ne yapacağı değil.

Asıl soru, enflasyonu kontrol altına almak için faizlerin ne kadar yükselmesi gerekeceği ve hisse senetlerinin bu sıkılaşmaya ne kadar dayanabileceği.

Bloomberg, CNBC

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş