Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Dünya Ekonomisi

Vanguard’dan Fransa uyarısı: Kredi kalitesi bozuluyor, borçlanma maliyetleri tırmanıyor

Vanguard, Fransa’nın kredi kalitesinin bozulduğu uyarısı yaptı. 10 yıllık tahvil faizi %4,8’i aşarken Almanya ile faiz farkı 110 baz puanın üzerine çıktı.

30 Eylül 2026

Vanguard’dan Fransa uyarısı: Kredi kalitesi bozuluyor, borçlanma maliyetleri tırmanıyor

12 trilyon dolarlık varlık yöneten Vanguard, Fransa’nın kredi kalitesinin uzun vadeli bir bozulma sürecinde olduğu ve kamu maliyesindeki sorunların borçlanma maliyetlerini daha da yükseltebileceği uyarısında bulundu. İran savaşının başlamasından bu yana Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,2’den yüzde 4,8’in üzerine çıkarken, Almanya ile faiz farkı 2012’den beri ilk kez 110 baz puanı aştı.

Avrupa tahvil piyasalarında yatırımcıların yeni odak noktası Fransa oldu.

Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden Vanguard, Fransa’nın bütçe açığını kontrol altına almakta zorlanmasının ülkenin kredi kalitesini aşındırdığını ve devlet tahvillerindeki borçlanma maliyetlerinin daha da yükselme riski taşıdığını belirtti.

12 trilyon dolarlık varlık yöneten Vanguard, Fransa devlet tahvillerinin portföyündeki ağırlığını gösterge endekslerin altında tutuyor.

Vanguard Uluslararası Faizler Başkanı Ales Koutny, Fransa’yı “uzun vadede kredi kalitesi bozulan bir ülke” olarak tanımladı.

Seçimler mali riskleri artırabilir

Vanguard’a göre nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi Fransa’nın kamu maliyesi görünümünü daha da karmaşık hale getirebilir.

Şirket, aşırı soldan aşırı sağa kadar farklı siyasi hareketlerin seçmenler tarafından tepkiyle karşılanabilecek harcama kesintilerini desteklemekten kaçınmasının bütçe disiplinini daha da zorlaştırabileceğini düşünüyor.

Koutny, seçim döneminde siyasi partilerin daha gevşek maliye politikaları vaat etmesinin kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artırabileceğini söyledi.

Bu durumun yeni kredi notu indirimlerini gündeme getirebileceği belirtiliyor.

Fransa G7 içinde en sert faiz artışını yaşadı

Fransa, küresel tahvil satış dalgasından en fazla etkilenen büyük ekonomilerden biri haline geldi.

İran savaşının başlamasından bu yana Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,2’den yüzde 4,8’in üzerine çıkarak 2008 sonrasının en yüksek seviyesine ulaştı.

Bu yükseliş aynı dönemde G7 ülkeleri arasında görülen en büyük artış oldu.

Küresel tahvil piyasalarında yüksek enerji fiyatları ve enflasyon endişeleri satışları tetiklerken, Fransa’da bütçe açığı ve siyasi belirsizliklerin de ek baskı yarattığı görülüyor.

Almanya ile faiz farkı 110 baz puanı geçti

Yatırımcıların Fransa’ya ilişkin risk algısındaki bozulma, Almanya ile tahvil faizleri arasındaki farkta da açık biçimde görülüyor.

Fransa’nın Almanya’ya kıyasla ödediği ek borçlanma maliyeti bu ay 1,1 yüzde puanını, yani 110 baz puanı aşarak 2012’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı.

Daha çarpıcı olan ise Fransa’nın artık bir dönem Euro Bölgesi borç krizinin merkezindeki ülkelerden biri olan İtalya’dan bile daha yüksek faizle borçlanması.

Fransa’nın borçlanma maliyeti İtalya’nın yaklaşık 20 baz puan üzerine çıkmış durumda. Bu, 1990’lara kadar uzanan verilerde rekor seviyeye işaret ediyor.

Vanguard: Almanya ile fark 150 baz puanı aşabilir

Vanguard’a göre Fransa’nın kamu maliyesindeki bozulmanın devam etmesi halinde Almanya ile tahvil faiz farkının 150 baz puanın üzerine çıkması güçlü bir olasılık.

Koutny, Fransa’daki durumu 2018’deki sonuçsuz İtalya seçimlerinin ardından yaşanan piyasa hareketlerine benzetti. O dönemde popülist partilerin güç kazanmasıyla İtalya-Almanya tahvil faiz farkı 200 baz puandan fazla açılmıştı.

Koutny ayrıca kriz dönemlerinde devlet tahvillerine yönelik yatırımcı talebinin hızla ortadan kalkabileceği uyarısında bulundu.

Fransa’nın kredi notu düşürüldü

Fransa’nın kamu maliyesindeki bozulma kredi derecelendirme kuruluşlarının da dikkatini çekiyor.

Scope bu ay Fransa’nın kredi notunu AA- seviyesinden A+ seviyesine indirdi.

Kuruluş kararına gerekçe olarak kalıcı yüksek bütçe açıklarını, artan faiz giderlerini ve büyüyen kamu borcu yükünü gösterdi.

Fransız tahvillerinin güvenli liman niteliğinin sorgulanmaya başladığına ilişkin bir başka gösterge ise bazı büyük Fransız şirketlerinin devletten daha düşük faizle borçlanabilmesi.

Benzer vadelerde Fransa devlet tahvillerinin getirileri son yıllarda LVMH gibi büyük Fransız şirketlerinin tahvil faizlerinin üzerine çıktı.

Mizuho stratejisti Evelyne Gomez-Liechti, Fransa’nın piyasalarda giderek A notuna sahip bir ülkeden çok daha düşük kredi notuna sahip bir ülke gibi fiyatlandığını söyledi.

Bütçe açığı yüzde 5,5’e çıkacak

Fransa hükümeti bütçe açığının bu yıl GSYH’nin yüzde 5,5’ine yükselmesini bekliyor.

Bu oran hükümetin daha önce belirlediği hedefin oldukça üzerinde.

Ekonomik büyümenin yavaşlaması ve Fransa’nın komşu ülkelerin gerisinde kalması da bütçe açığının azaltılmasını zorlaştırıyor.

Başbakan Sébastien Lecornu’nun gelecek yıl için hazırladığı bütçe taslağı 54 milyar euroluk tasarruf paketi içeriyor.

Ancak parlamentoda çoğunluğa sahip olmayan hükümetin paketi geçirmekte zorlanabileceği belirtiliyor. Bütçe tartışmalarının muhalefetin hükümeti düşürmesine kadar varabilecek yeni bir siyasi krize dönüşme ihtimali de piyasaların gündeminde.

Mélenchon’un borç çıkışı piyasaları tedirgin etti

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olması beklenen aşırı sol lider Jean-Luc Mélenchon’un, Fransa’nın merkez bankasının elindeki kamu borçlarının bir bölümünü fiilen iptal edebileceği yönündeki açıklamaları da yatırımcıların kaygılarını artırdı.

Piyasalar bu tür açıklamaları siyasi sistemin borçlanmayı ve bütçe açığını sınırlama konusundaki isteğinin zayıfladığına ilişkin bir işaret olarak değerlendiriyor.

TD Securities faiz stratejisti Pooja Kumra, piyasaların Fransa’nın mali göstergeleri konusunda giderek daha kaygılı hale geldiğini belirtti.

Bazı yatırımcılar ise fırsat görüyor

Fransız tahvillerine yönelik görüşler tamamen olumsuz değil.

Royal London Asset Management fon yöneticisi Gareth Hill, son faiz yükselişini alım fırsatı olarak değerlendirdiklerini ve Fransız tahvillerinin İtalya ve Almanya tahvillerinden daha iyi performans göstereceği yönünde pozisyon aldıklarını söyledi.

Hill’e göre Fransa’ya ilişkin endişelerin önemli bir bölümü mevcut fiyatlara zaten yansımış durumda.

Son dönemdeki satışların bir bölümünün yatırımcıların iç risk limitlerine ulaşması nedeniyle pozisyonlarını zorunlu olarak kapatmasından kaynaklanmış olabileceğini de belirtti.

HSBC de Fransız tahvillerinin artık tarihsel açıdan oldukça ucuz olduğuna dikkat çekiyor.

HSBC Avrupa faiz stratejisti Chris Attfield’a göre Fransa’nın tahvilleri gerek diğer Euro Bölgesi ülkeleriyle kıyaslandığında gerekse borç/GSYH göstergelerine göre değerlendirildiğinde en az 2008’den bu yana en ucuz seviyelerinde bulunuyor.

2027’de rekor borçlanma planı

Fransa’nın artan finansman ihtiyacı tahvil piyasası üzerindeki baskının sürebileceğine işaret ediyor.

Agence France Trésor, gelecek yıl geri alımlar hariç net 340 milyar euro orta ve uzun vadeli tahvil ihraç etmeyi planladığını açıkladı.

Bu rakam rekor seviyeye işaret ederken, 2026’ya göre yaklaşık yüzde 10 artış anlamına geliyor.

Fransa’nın borçlanma maliyetlerinin ise 72,9 milyar euroya ulaşması bekleniyor.

Küresel faizlerin yükseldiği, enerji fiyatlarının enflasyon baskısını artırdığı ve yatırımcıların kamu borçlarının sürdürülebilirliğine daha fazla odaklandığı mevcut ortamda Fransa, Avrupa tahvil piyasasının en önemli risk başlıklarından biri haline gelmiş durumda.

FT

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş