Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Reel Sektör

Ümit Özlale’den 10 milyar TL’lik yeni kayıp iddiası: DASK ve Türk Reasürans'ın parası nerede?

Ümit Özlale, DASK ve Türk Reasürans'ta 10 milyar TL kayıp iddiasını gündeme taşıdı. Aytunç Erkin fon skandalının nasıl araştırılması gerektiğini yazdı.

18 Ekim 2026

Ümit Özlale’den 10 milyar TL’lik yeni kayıp iddiası: DASK ve Türk Reasürans'ın parası nerede?

Fon skandalının yankıları sürerken, YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Türk Reasürans ve DASK kaynaklarının yaklaşık 10 milyar TL zarara uğratıldığı iddialarını gündeme taşıdı. Özlale, ilgili kurumlardan açıklama isterken, NEFES yazarı Aytunç Erkin de fon soruşturmasının yalnızca tekil işlemlerle sınırlı kalmaması, para ve hisse hareketlerinin bütününün incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her ne kadar fon skandalının kapandığını söylese de hemen her gün yeni kaynak aktarımı ve usulsüzlük iddiaları gündeme geliyor. Emlak Bank'ın Katılımevim ve Birevim'de ne kadar görev zararı yazacağı henüz bilinmiyor. Şimdi de YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, yaklaşık 10 milyar TL'lik yeni bir kayıp iddiasını kamuoyunun gündemine taşıdı.

Fon skandalının yalnızca olay veya dosya bazında yürütülecek soruşturmalarla çözülemeyeceği, işlemlerin arkasında daha geniş bir organizasyon bulunabileceği yönündeki şüpheler artarken, NEFES yazarı Aytunç Erkin de soruşturmanın nasıl genişletilmesi gerektiğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımladı.

Özlale: Deprem güvencesi fonlarda eridi mi?

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Türk Reasürans ve teknik işleticiliğini yürüttüğü Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun (DASK) kaynaklarının, Q Yatırım Bankası ve Allbatross bağlantılı işlemler nedeniyle yaklaşık 10 milyar TL zarara uğratıldığı iddiasına açıklık getirilmesini istedi.

Özlale, sosyal medya hesabından yaptığı "Deprem güvencesi fonlarda eridi mi?" başlıklı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye Sigorta skandalı tartışılırken, sigortacılık sektöründe cevap bekleyen başka bir dosya var: Türk Reasürans ve teknik işleticiliğini yürüttüğü DASK'ın kaynaklarının, Q Yatırım Bankası ve Allbatross bağlantılı işlemler nedeniyle yaklaşık 10 milyar TL zarara uğratıldığına dair çok ciddi iddialar var."

Özlale ayrıca, konuya ilişkin bir inceleme raporunun Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nda (SEDDK) bekletildiğinin öne sürüldüğünü belirtti.

Kurumlara beş kritik soru

Özlale, kamuoyunun aydınlatılması için şu soruların yanıtlanmasını istedi:

  • Yaklaşık 10 milyar TL'lik kayıp iddiası doğru mu?

  • DASK ve Türk Reasürans kaynakları hangi işlemlerde, kimlerin kararıyla değerlendirildi?

  • Bu işlemler hangi denetimlerden geçti?

  • Bir inceleme raporu hazırlandı mı?

  • Hazırlandıysa hangi bulgulara ulaşıldı ve ne işlem yapıldı?

Özlale, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

"İddia doğru değilse belgeleriyle çürütün. Doğruysa kaybı, sorumluları ve yapılan işlemleri açıklayın. Vatandaşın deprem güvencesi hakkında cevap bekliyoruz."

Söz konusu 10 milyar TL'lik zarar iddiası henüz bağımsız biçimde doğrulanmış değil. İddianın açıklığa kavuşturulması için ilgili kurumların işlem ve denetim kayıtlarının ortaya konulması gerekiyor.

Aytunç Erkin: Fon skandalı nasıl çözülür?

NEFES yazarı Aytunç Erkin ise fon skandalına ilişkin soruşturmanın kapsamını ele aldığı yazısında, yalnızca son dönemde gerçekleşen fon hareketlerinin incelenmesinin yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.

Erkin'in aktardığı ekonomi çevrelerine göre soruşturmanın, halka arzlardan başlayarak hisse fiyatlarının oluşumuna, fonların alım işlemlerinden büyük yatırımcıların çıkışlarına, yabancı aracı kurumlar üzerinden yapılan işlemlerden kripto varlık transferlerine kadar uzanan bütün ekonomik zinciri kapsaması gerekiyor.

Erkin, bu yaklaşımı şöyle özetledi:

"Şu andaki iddialar, soruşturmanın yalnızca son dönemdeki fon hareketleri üzerinden yürütülmesinin yeterli olmayabileceğine işaret ediyor. Esas inceleme, halka arz/ilk toplu pay ediniminden başlayıp fiyat oluşumu, fon alımları, büyük yatırımcı çıkışları, yabancı aracı kurum işlemleri ve kripto transferlerine kadar uzanan tüm ekonomik zinciri kapsamalı."

Soruşturmanın merkezinde beş temel soru var

Erkin'in görüştüğü ekonomi çevreleri, olası organize işlemlerin ortaya çıkarılması için beş temel sorunun yanıtlanması gerektiğini belirtiyor:

  • Hisse yükselmeden önce kim aldı?

  • Fiyatı kim taşıdı?

  • Fonlar hangi aşamada alıcı oldu?

  • Yüksek fiyattan kim çıktı?

  • Para en sonunda nereye gitti?

Bu soruların yanıtlanması, işlemlerden kimlerin ekonomik fayda sağladığının ve olası suç bağlantılarının belirlenmesi açısından önem taşıyor.

Erkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın eski Tarım Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu hakkında yürüttüğü soruşturmada "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlamasına yer verildiğini de hatırlattı.

Bu suçlama, soruşturmanın yalnızca münferit piyasa işlemleriyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Ancak örgütsel bağlantıların kapsamı ve kişilerin cezai sorumlulukları yargı sürecinde ortaya konulacak.

Siyasi sorumluluk tartışması da büyüyor

Fon skandalı, finansal piyasaların yanı sıra siyasetin de önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor.

14 Ekim'deki CHP grup toplantısında yapılan açıklamada, skandalın yalnızca bireysel işlemlerden ibaret olmadığı ve kamu kurumlarının sorumluluğunun da araştırılması gerektiği savunuldu.

Konuşmada şu ifadeler kullanıldı:

"Fon vurgunu diyoruz. Reddediyorlar, olmaz. Reddediyorsan ortağısın, kimse kusura bakmasın. Her şey açık olmalı, milletin gözü önünde olmalı. Kimse 'Efendim bizim haberimiz yoktu' demesin. Devlet krizi derken onu kastediyorum. Devlette bu işi yapan herkesin haberi vardı."

Açıklamada ayrıca, olayın bir suç örgütü kapsamında değerlendirilmesi ve sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin görevden alınması çağrısı yapıldı.

Hangi kurumlardan hangi belgeler istenmeli?

Aytunç Erkin'in aktardığı ekonomi çevreleri, soruşturmanın genişletilmesi için farklı kurumlardaki kayıtların birlikte incelenmesini öneriyor.

Bu kapsamda şu bilgi ve belgelerin toplanması gerektiği belirtiliyor:

  • Merkezi Kayıt Kuruluşu: Faydalanıcı bazında günlük pay sahipliği ve devir kayıtları.

  • Takasbank: Günlük takas, pay ve nakit hareketleri.

  • Borsa İstanbul: Emir defteri, emir değişiklik ve iptal kayıtları, kullanıcı ve terminal bilgileri ile eşleşme kayıtları.

  • SPK: Gözetim uyarıları, geçmiş denetimler ve olağandışı fiyat ve hacim analizleri.

  • MASAK: EFT, SWIFT, döviz, yurt dışı transferler ve ilişkili hesap analizleri.

  • TBB, Risk Merkezi ve KKB: Kredi limitleri, kredi kullandırım tarihleri ve risk kayıtları.

  • Bankalar: Kredi sözleşmeleri, teminatlar ve kredi kullandırımı sonrasındaki hesap hareketleri.

  • Fon saklayıcıları: Fon bazında günlük portföy kompozisyonu ve işlem kayıtları.

  • Aracı kurumlar: Müşteri bazında emir ve işlem kayıtları.

Bu kayıtların birlikte değerlendirilmesiyle, farklı kurumlar ve yatırımcı hesapları arasında bağlantılı işlemler bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amaçlanıyor.

Tera bağlantılı işlemler için yeni sorular

Erkin'in yazısında Tera ve bağlantılı şirketler üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen işlemlere ilişkin sorular da yer alıyor.

Ekonomi çevrelerinin yanıtlanmasını istediği başlıca sorular şöyle:

  • GYO'dan başlayarak payları ilk toplayan gerçek ve tüzel kişiler kimler?

  • Bu hesaplarla Tera veya Tera bağlantılı kişiler arasında pay ya da para ilişkisi var mı?

  • Destek Grubu tarafından Tera veya bağlantılı şirketlere yaklaşık 2,5 milyar TL seviyesinde kredi kullandırıldı mı?

  • Böyle bir kredi varsa para hangi hesaplarda ve işlemlerde kullanıldı?

  • Destek Faktoring'in fiyat hareketi sırasında Tera ve ilişkili hesapların toplam pozisyonu ve gerçekleşen kârı ne kadar?

  • Tera dışındaki özel ve kamu fonları, yüksek fiyatlardan hangi hesaplardan hisse satın aldı?

  • Bu işlemlerde en fazla gerçekleşmiş kârı elde eden gerçek ve tüzel kişiler kimler?

  • Hisse satış kazançlarının ne kadarı yurt dışına veya kripto platformlarına aktarıldı?

  • Kripto varlıklara çevrilen tutarlar hangi dış veya soğuk cüzdanlarda toplandı?

Bu sorular, söz konusu işlemlerde usulsüzlük yapıldığının kanıtı değil; araştırılması istenen olası bağlantıları ortaya koyuyor.

Asıl hedef: Ortak ekonomik faydalanıcı ağını ortaya çıkarmak

Erkin'in aktardığı değerlendirmelerin merkezinde, birbirinden bağımsız görünen şirketlerin, yatırım fonlarının, yatırım hesaplarının, yabancı aracı kurumların ve kripto cüzdanların gerçekte aynı ekonomik çıkar ağına hizmet edip etmediğinin belirlenmesi bulunuyor.

Bunun için yalnızca hisse fiyatlarındaki yükseliş ve düşüşleri incelemek yeterli görülmüyor. Hisselerin ilk kimler tarafından toplandığından başlayarak, fonların hangi aşamada alıcı olduğunun, büyük yatırımcıların hangi fiyatlardan satış yaptığının ve elde edilen paranın nereye aktarıldığının izlenmesi öneriliyor.

Böylece farklı şirketler, fonlar ve hesaplar arasında ortak ekonomik faydalanıcı ağı bulunup bulunmadığı somut verilerle ortaya çıkarılabilecek.

Türk Reasürans ve DASK kaynaklarına ilişkin yeni iddialar ise fon skandalının olası etkilerinin yalnızca borsa yatırımcılarıyla sınırlı olup olmadığı sorusunu gündeme taşıyor.

Özlale'nin 10 milyar TL'lik kayıp iddiasına ilişkin sorularının yanıtlanması, hem kamu kaynaklarının yönetimi hem de vatandaşların deprem sigortası güvencesine duyduğu güven açısından önem taşıyor.

Cumhuriyet, NEFES, ParaAnaliz

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

 Bize e-mail atın:  istanbulanalytics@gmail com

 Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş