Stephen Roach: Amerika'da yeni bir sabah, piyasalarda ise karanlık bir akşam mı başlıyor?
Stephen Roach, 10 trilyon dolarlık YZ yatırımları, artan teknoloji borçları ve Wall Street'teki yoğunlaşmanın balon riski yarattığını savunuyor.
5 Kasım 2026

Özet: Morgan Stanley Asya'nın eski Başkanı ve Yale Üniversitesi öğretim üyesi Stephen Roach, ABD ara seçimlerinde Demokratların elde ettiği zaferin ekonomide ve finansal piyasalarda kalıcı bir iyimserlik yaratmayabileceği uyarısında bulundu. Roach'a göre ABD ekonomisinin uzayan büyüme döngüsü, 10 trilyon dolara yaklaşan yapay zekâ yatırımları, teknoloji devlerinin artan borçluluğu ve borsadaki yoğunlaşma riski yeni bir finansal krizin zeminini hazırlıyor. Ünlü ekonomist, yapay zekâ balonunun patlamasının teknolojik devrimi sona erdirmeyeceğini, ancak varlık fiyatlarında sert bir düzeltmeye yol açabileceğini savunuyor.
Demokratların zaferi ekonomide yeni bir dönemin başlangıcı mı?
Morgan Stanley Asya'nın eski Başkanı ve Yale Üniversitesi öğretim üyesi Stephen Roach, ABD ara seçimlerinin ardından kaleme aldığı değerlendirmede, siyasi değişimin finansal piyasalardaki yapısal riskleri ortadan kaldırmayacağını belirtti.
Roach, 1984 yılında Ronald Reagan'ın yeniden seçilme kampanyasında kullandığı "Amerika'da Sabah" sloganını hatırlatarak, son seçim sonuçlarının birçok Amerikalı için benzer bir umut ve yenilenme duygusu yarattığını ifade etti.
Demokratların elde ettiği ve "Mavi Dalga" olarak adlandırılan seçim başarısı, Donald Trump'ın politikalarından kaygı duyan seçmenler açısından önemli bir siyasi gelişme olarak değerlendiriliyor.
Ancak Roach'a göre siyasi rahatlama, ekonomik büyümenin veya borsalardaki yükselişin devam edeceği anlamına gelmiyor.
Roach, ABD siyasetinin son 10 yılda göz yumduğu, hatta bazı durumlarda desteklediği ekonomik dengesizliklerin artık daha görünür hale gelebileceğini savunuyor.
ABD ekonomisi yaşlanıyor: Resesyon riski göz ardı ediliyor
Roach'ın dikkat çektiği ilk risk, ABD ekonomisinin uzun süredir devam eden büyüme döngüsü.
2020 yılındaki kısa süreli pandemi şoku dışında ABD ekonomisi, 2007-2009 küresel finans krizinden bu yana uzun süreli bir resesyon yaşamadı.
Roach'a göre uzun büyüme dönemleri, siyasetçileri, ekonomi yönetimlerini, şirketleri ve tüketicileri ekonomik genişlemenin sonsuza kadar sürebileceğine inandırabiliyor.
Oysa İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ABD ekonomisi 12 resesyon geçirdi. Bu da ortalama yaklaşık yedi yılda bir ekonomik daralma yaşandığı anlamına geliyor.
Ünlü ekonomist, ekonomik döngülerin sona erdiğine yönelik düşüncelerin geçmişte de defalarca ortaya çıktığını hatırlatıyor.
1990'ların sonunda dönemin ABD Merkez Bankası Başkanı Alan Greenspan'in internet balonunun oluştuğu dönemde "yeni ekonomi" kavramını öne çıkarması bunun örneklerinden biri.
Roach ayrıca 1969 yılında yayımlanan Is the Business Cycle Obsolete? (Ekonomik Döngü Artık Geçersiz mi?) adlı kitabı hatırlatıyor.
Ekonomik döngülerin ortadan kalkıp kalkmadığını sorgulayan bu çalışmanın yayımlanmasından sonraki 13 yılda ABD ekonomisi üç resesyon yaşadı.
Yapay zekâ yatırımlarında 10 trilyon dolarlık dev bahis
Roach'a göre günümüzün en büyük ekonomik dengesizliklerinden biri, yapay zekâ teknolojilerine yönelik olağanüstü yatırım dalgası.
Brookings Institution tarafından yapılan araştırmaya göre açıklanan veri merkezi projeleri, 2032'de sona erecek yedi yıllık dönemde yaklaşık 10 trilyon dolarlık kümülatif yatırım büyüklüğüne işaret ediyor.
Bu yatırım hacmi, ilgili dönemin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 3,6'sına karşılık geliyor.
Roach, bu büyüklüğün tarihsel karşılaştırmalarda dikkat çekici olduğunu belirtiyor.
yüzyıldaki kanal ve demiryolu yatırımlarından 20. yüzyıldaki elektrikleşme, otoyol ve telekomünikasyon altyapısına kadar beş büyük teknolojik dönüşümde yatırımların GSYH'ye oranının medyanı yüzde 1,1 düzeyindeydi.
Dolayısıyla mevcut YZ yatırım dalgasının ekonomiye oranla büyüklüğü, önceki teknolojik dönüşümlerin üç katından fazla.
Roach, bu ölçekteki yatırımların ABD ekonomisinde zaten zayıf olan büyümeyi desteklediğini, ancak aynı zamanda önemli finansal riskler yarattığını vurguluyor.
Teknoloji devlerinde nakit akışı negatife dönüyor
Yapay zekâ yatırımlarının şirket bilançoları üzerindeki etkisi giderek belirginleşiyor.
Roach'a göre büyük bulut bilişim ve teknoloji şirketleri, 2026 yılında pozitif nakit akışından negatif nakit akışına geçiş sürecine girdi.
Veri merkezleri, gelişmiş işlemciler, enerji altyapısı ve YZ sistemlerine yapılan yüksek harcamalar, şirketlerin finansman ihtiyaçlarını artırıyor.
Faiz oranlarının yükseldiği bir ortamda bu durum, finansal baskının daha da güçlenmesine neden olabilir.
Roach, özellikle yatırımların beklenen gelir artışını sağlayamaması halinde teknoloji şirketlerinin daha yüksek borçlanma maliyetleriyle karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Alphabet tehlikenin ilk habercisi olabilir
Roach, Google'ın ana şirketi Alphabet'i yapay zekâ yatırım döngüsündeki risklerin erken göstergelerinden biri olarak değerlendiriyor.
Şirketin son finansal sonuçları, temel arama motoru faaliyetindeki büyümenin belirgin biçimde yavaşladığını ortaya koydu.
Roach'a göre bu gelişmenin nedenlerinden biri, YZ destekli sorgulamaların geleneksel internet arama faaliyetlerini ikame etmeye başlaması olabilir.
Başka bir ifadeyle, teknoloji şirketlerinin büyük yatırımlarla geliştirdiği yeni ürünler, mevcut ve yüksek kârlı iş modellerini de baskı altına alabiliyor.
Alphabet'in borçlanma rakamları da Roach'ın dikkat çektiği önemli göstergeler arasında.
2025'in ilk dokuz ayında: Net borç ihracı 11 milyar doların biraz üzerindeydi.
2026'nın ilk dokuz ayında: Net borç ihracı 75 milyar doları aştı.
Roach, bu keskin artışın yapay zekâ yatırımlarında borçlanmaya dayalı yeni bir döneme girildiğini gösterdiğini savunuyor.
Ünlü ekonomiste göre Alphabet, YZ sektöründeki finansal kırılganlıkların ilk işaretlerini veren şirketlerden biri olabilir.
Wall Street'te balon riski: Muhteşem Yedili endeksin üçte birini oluşturuyor
Roach, ABD hisse senedi piyasalarında yaşanan uzun süreli yükselişin de önemli riskler barındırdığını belirtiyor.
Varlık fiyatlarının yükselmeye devam ettiği dönemlerde yatırımcıların başlangıçtaki kuşkularının zamanla yerini yükselişi kaçırma korkusuna bıraktığını ifade ediyor.
Finans piyasalarında FOMO olarak bilinen bu davranış, spekülatif balonların son aşamalarında sıkça görülüyor.
Roach'a göre ABD borsaları son beş aydır dalgalı bir seyir izlese de tarihî zirvelerinden yalnızca yaklaşık yüzde 2 aşağıda bulunuyor.
Üstelik piyasa değerindeki yoğunlaşma son derece yüksek.
"Muhteşem Yedili" olarak bilinen büyük teknoloji şirketleri, S&P 500 endeksinin toplam piyasa değerinin yaklaşık üçte birini oluşturuyor.
Bu durum, az sayıdaki büyük teknoloji şirketinin performansının bütün piyasa üzerinde belirleyici hale gelmesine yol açıyor.
Roach, söz konusu yoğunlaşmanın olası bir teknoloji hisseleri satış dalgasında piyasanın genelini daha kırılgan hale getirebileceği görüşünde.
Washington'daki siyasi kilitlenme borsaları nasıl etkileyebilir?
Roach, Demokratların Kongre'de kontrolü ele geçirmesinin önümüzdeki dönemde siyasi belirsizliği artırabileceğini de düşünüyor.
Trump'ın başkanlık kararnameleri aracılığıyla politikalarını sürdürmeye çalışması, Demokratların ise yönetimin bazı uygulamalarını geri çevirmek istemesi bekleniyor.
Roach'ın dikkat çektiği başlıca anlaşmazlık alanları arasında şunlar bulunuyor:
Trump yönetiminin gümrük tarifeleri.
Yüksek gelir gruplarına yönelik vergi indirimleri.
Gıda yardımı programlarında yapılan kesintiler.
Medicaid sağlık yardımlarının azaltılması.
Yapay zekâ sektörüne yönelik düzenlemelerin sınırlı tutulması.
Ancak Kongre'nin kabul ettiği düzenlemelerin başkanlık vetosuyla karşılaşması, siyasi karar alma mekanizmalarını kilitleyebilir.
Roach, bu durumun finans piyasalarında mevcut iyimserliğin sorgulanmasına yol açabileceğini savunuyor.
Siyasi belirsizliklerin, yüksek değerlemeler ve şirket bilançolarındaki kırılganlıklarla birleşmesi halinde borsalarda daha sert bir düzeltme yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Roach: Yapay zekâ devrimi değil, finansal balon tehlikede
Stephen Roach, yapay zekâ teknolojisinin uzun vadeli potansiyeline karşı olmadığını özellikle vurguluyor.
Ona göre sorun teknolojinin kendisi değil, bu teknoloji etrafında oluşan yatırım aşırılıkları ve finansal dengesizlikler.
Roach, geçmişte yaşanan teknolojik dönüşümlerde olduğu gibi YZ yatırımlarının da spekülatif bir balon oluşturabileceğini düşünüyor.
Bu balonun patlaması, yapay zekânın ekonomik ve teknolojik gelişimini mutlaka sona erdirmeyecek.
Ancak şirket değerlemelerinde, yatırım harcamalarında ve finansman koşullarında ciddi bir düzeltmeye yol açabilir.
Roach'ın temel mesajı, siyasi değişimlerin ekonomik ve finansal döngüleri ortadan kaldıramayacağı yönünde.
ABD ara seçimleri yeni bir siyasi dönemin başlangıcı olarak görülebilir. Buna karşılık ekonomideki dengesizlikler ve varlık fiyatlarındaki aşırılıklar varlığını sürdürüyor.
Roach, yapay zekâ balonunun patlamasının ne kadar sancılı olursa olsun, Amerikan değerleri ve küresel liderliğinin yeniden şekillenmesi açısından ödenmeye değer bir bedel olabileceğini savunuyor.
Kaynak: Stephen Roach, Yale Üniversitesi öğretim üyesi, Morgan Stanley Asya eski Başkanı ve Accidental Conflict: America, China, and the Clash of False Narratives kitabının yazarı. İngilizce makale: Morning in America, twilight in the markets.
FT
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




