Şirket iflasları sürüyor: Tekstil devi 7 fabrikasını kapattı, 5 bin kişi işini kaybetti
TYH Tekstil 7 fabrikasını kapattı, yaklaşık 5 bin kişi işten ayrıldı. Farlab ve Lolliboni iflas ederken Ral Yatırım konkordatoya başvurdu. Başvurular neden azalıyor?
21 Ekim 2026

Türkiye'de yüksek finansman maliyetleri, zayıflayan talep ve nakit akışı sorunları şirketleri zorlamaya devam ediyor. Tekstil sektörünün büyük üreticilerinden TYH Tekstil, 13 fabrikasından 7'sini kapatırken yaklaşık 5 bin çalışanıyla yollarını ayırdı. Tıbbi malzeme üreticisi Farlab ve şekerleme ihracatçısı Lolliboni iflas ederken, 50 yıllık Ral Yatırım Holding konkordato korumasına başvurdu. Öte yandan, yılın ilk sekiz ayında konkordato başvurularının yüzde 29 azalması dikkat çekiyor. Ancak uzmanların gündeme getirdiği bir başka olasılık, başvuru maliyetlerinin hızla yükselmesinin şirketleri konkordatodan uzaklaştırması.
TYH Tekstil'de büyük küçülme: 13 fabrikadan 6'sı kaldı
Türkiye'nin önemli tekstil üreticilerinden TYH Tekstil, ekonomik koşulların ağırlaşması nedeniyle faaliyetlerinde kapsamlı bir küçülmeye gitti.
Şirketin yöneticisi Selçuk Mehmet Kaya, daha önce 13 fabrikada yaklaşık 6 bin 900 kişiyle üretim yaptıklarını, bugün ise 6 fabrikada yaklaşık 1.900 çalışanla faaliyetlerini sürdürdüklerini açıkladı.
Böylece şirket 7 fabrikasını kapatırken yaklaşık 5 bin çalışanıyla yollarını ayırdı.
Kaya, yaşanan süreci değerlendirirken ekonomik koşulların ve yüksek enflasyonun tekstil sektörünü ciddi biçimde zorladığını belirtti.
Şirketin bu olumsuz gelişmelerden en fazla etkilenen kuruluşlar arasında yer aldığını söyleyen Kaya, küçülmenin özellikle hazır giyim alanında yoğunlaştığını ifade etti.
Yaklaşık 5 bin nitelikli çalışanla yollarını ayırmak zorunda kaldıklarını belirten Kaya, şirketin bundan sonraki dönemde kumaş üretimine ağırlık vereceğini açıkladı.
Yönetim ayrıca teknik tekstil alanındaki fırsatları da değerlendiriyor.
TYH'deki küçülme, Türkiye'nin emek yoğun sektörlerinde yaşanan istihdam kaybının ulaştığı boyutları göstermesi açısından dikkat çekiyor.
TYH bağlantılı üç şirket konkordato sürecinde
Küçülme kararının yanı sıra Selçuk Mehmet Kaya'nın yöneticisi olduğu üç şirket için konkordato süreci başlatıldı.
Söz konusu şirketler şöyle:
FORE Uluslararası Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
Perge Tekstil İşletmeleri A.Ş.
TYH Uluslararası Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Geçici konkordato komiserleri olarak Prof. Dr. Hakan Taştan, Doç. Dr. Murat Oruç ve Prof. Dr. Şeyma Çalışkan Çavdar görevlendirildi.
Armani gibi uluslararası markalara üretim yaptığı belirtilen FORE, Türkiye'nin önemli ihracatçıları arasında bulunuyor.
Şirketin 2025 Türkiye İhracatçılar Meclisi İlk 1000 İhracatçı listesinde 353. sırada yer aldığı ve 2024 yılında 107 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiği aktarılıyor.
Dolayısıyla yaşanan finansal sıkıntılar yalnızca iç pazara çalışan küçük işletmelerle sınırlı değil. Uluslararası markalar için üretim yapan, yüksek ihracat kapasitesine sahip şirketler de ciddi baskı altında.
Tekstil sektöründe istihdam kaybı 363 bine yaklaştı
TYH Tekstil'de yaşanan gelişmeler, sektördeki daha geniş çaplı daralmanın bir parçası.
Kayseri'de 73 yıl önce kurulan ve Diesel, Replay, Guess, Mustang ile Levi's gibi uluslararası markalara denim üreten Orta Anadolu'nun da yaklaşık 1.500 kişinin çalıştığı fabrikasını geçtiğimiz haftalarda kapattığı bildirildi.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay'ın paylaştığı verilere göre, Aralık 2022'den bu yana tekstil ve hazır giyim sektörlerinde kayıtlı istihdam ve iş yeri sayısında ciddi gerileme yaşandı.
Sektördeki kayıplar şöyle:
Kayıtlı istihdam kaybı: 362.879 kişi
Kapanan iş yeri sayısı: 10.624
İmalat sanayisindeki toplam kayıtlı istihdam kaybından alınan pay: %64
Sektörün toplam yatırım büyüklüğü: 78,2 milyar dolar
2025 yılında sağlanan net dış ticaret fazlası: 15,8 milyar dolar
Narbay, sektörün üretim, istihdam ve ihracat açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek tekstil ve hazır giyimin stratejik sektör ilan edilmesini istedi.
Bu veriler, Türkiye'nin geleneksel ihracat sektörlerinden birinde yaşanan daralmanın yalnızca şirket bilançolarını değil, istihdamı ve sanayi üretim kapasitesini de etkilediğini ortaya koyuyor.
Pandemide test kiti üreten Farlab iflas etti
Finansal sorunlar yalnızca tekstil sektöründe yaşanmıyor.
İzmir'de yaklaşık 30 yıldır faaliyet gösteren tıbbi malzeme üreticisi Farlab hakkında iflas kararı verildi.
İzmir'in Menderes ilçesindeki İTOB Organize Sanayi Bölgesi'nde üretim yapan şirket, özellikle COVID-19 salgını sırasında geliştirdiği test kitleriyle gündeme gelmişti.
Farlab ve Türklab, TÜBİTAK tarafından desteklenen bir proje kapsamında yerli antikor kullanılarak geliştirilen antijen test kitlerinin üretimini gerçekleştirmişti.
Söz konusu ürünlerin yurt dışına da ihraç edildiği belirtilmişti.
Mahkemenin kararıyla Farlab için tasfiye sürecine geçildi.
Aynı dosyada yer alan Türklab Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile S.K. Teknoloji Araştırma Geliştirme Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin konkordato talepleri ise kabul edilmedi.
Üç şirket hakkında daha önce uygulanan kesin mühlet ve tedbirler kaldırılırken konkordato komiser heyetinin görevi de sona erdirildi.
Böylece Farlab açısından süreç iflas ve tasfiye aşamasına taşınmış oldu.
Pandemi döneminde stratejik öneme sahip tıbbi ürünler geliştiren bir şirketin iflası, finansal sıkıntıların teknoloji ve sağlık ürünleri üreten sanayi kuruluşlarını da etkileyebildiğini gösteriyor.
50 yıllık Ral Yatırım Holding konkordato korumasına başvurdu
Konkordato sürecine giren şirketlerden biri de Borsa İstanbul'da işlem gören Ral Yatırım Holding oldu.
1976 yılında kurulan ve kamu projeleri ile ihracat faaliyetleriyle tanınan holding, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve nakit akışı baskısı nedeniyle mahkemeye başvurdu.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirket hakkında 19 Ekim 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç aylık geçici mühlet kararı verdi.
Holding yönetimi, konkordato başvurusunun tasfiye amacı taşımadığını, şirketin mali yapısını korumayı ve yeniden yapılandırmayı hedeflediğini açıkladı.
Ral Yatırım Holding'in bünyesindeki Anadolu Mikronize aracılığıyla 80 ülkeye 1.250'den fazla ürün ihraç ettiği belirtiliyor.
Ancak ihracat faaliyetlerine rağmen şirketin finansman ve likidite sorunları yaşaması dikkat çekiyor.
RALYH hisselerinde zirveden kayıp yüzde 94'ü aştı
Konkordato haberinin ardından Borsa İstanbul'da işlem gören RALYH hisselerinde sert satış yaşandı.
Şirket hisseleri günü yüzde 10 düşüşle 21,78 TL'den tamamladı.
Yıl içinde 401,75 TL seviyesini gören hisselerin bu zirveden kaybı yüzde 94'ü aştı.
Hisse fiyatındaki sert düşüş, şirketin mali durumuna ilişkin belirsizliklerin yatırımcılar üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.
Bununla birlikte üç aylık geçici konkordato mühleti, şirketin iflas ettiği anlamına gelmiyor.
Konkordato, borçlarını ödemekte güçlük çeken şirketlere mahkeme gözetiminde yeniden yapılandırma ve faaliyetlerini sürdürme imkânı sağlayan hukuki bir süreç.
Ral Yatırım Holding yönetimi de başvurunun şirketin mali yapısını korumaya yönelik olduğunu vurguluyor.
Şekerleme ihracatçısı Lolliboni de iflas etti
Gıda sektöründe de benzer bir gelişme yaşandı.
Yurt dışında çok sayıda ülkeye şekerleme ihracatı yaptığı belirtilen Lolliboni Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında iflas kararı verildi.
Bakırköy 1. İcra Dairesi tarafından yayımlanan ilanla birlikte şirketin alacaklarının belirlenmesine yönelik süreçte yeni bir aşamaya geçildi.
Lolliboni'nin iflası, finansal sorunların tekstil, sağlık ürünleri ve inşaat gibi sektörlerin yanı sıra gıda ihracatçılarında da görüldüğünü ortaya koyuyor.
Farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin benzer finansman sorunlarıyla karşılaşması, yüksek maliyetlerin ve likidite sıkışıklığının ekonominin çeşitli alanlarında etkili olduğuna işaret ediyor.
ANALİZ: Konkordato başvuruları yüzde 29 azaldı, şirketler gerçekten toparlanıyor mu?
Şirket iflasları ve konkordato haberleri devam ederken, toplam başvuru sayılarında dikkat çekici bir gerileme yaşandı.
2026 yılının ilk sekiz ayında konkordato başvuruları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 azaldı.
İlk bakışta bu gelişme, şirketlerin mali durumlarının iyileştiği ve finansman baskısının hafiflediği şeklinde yorumlanabilir.
Ancak başvurulardaki düşüşün başka bir açıklaması da olabilir.
Konkordato sürecinin şirketlere getirdiği maliyetlerin son dönemde hızla arttığı belirtiliyor.
Daha önce yaklaşık 1,5-2 milyon TL düzeyinde olan toplam konkordato maliyetinin 6 milyon TL civarına yükseldiği ifade ediliyor.
Bu artış, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından konkordato başvurusunu daha zor hale getirmiş olabilir.
Dolayısıyla başvuru sayısındaki azalma, mutlaka mali sıkıntı yaşayan şirketlerin sayısının da azaldığı anlamına gelmiyor.
Bazı şirketler yüksek başvuru maliyetleri nedeniyle konkordato korumasına erişmekten vazgeçiyor olabilir.
Bu ihtimalin ne ölçüde geçerli olduğunu anlamak için yalnızca konkordato başvurularına değil, şirket kapanışlarına, iflas kararlarına ve finansal yeniden yapılandırma süreçlerine de bakılması gerekiyor.
Yüksek finansman maliyetleri şirketleri zorluyor
Son dönemde farklı sektörlerde yaşanan gelişmelerin ortak noktası, finansmana erişimdeki güçlükler ve nakit akışı sorunları.
Tekstil ve hazır giyim sektöründe üretim maliyetleri ve rekabet koşulları şirketleri küçülmeye zorlarken, diğer sektörlerde de finansal yükümlülüklerin karşılanması giderek güçleşiyor.
Özellikle emek yoğun sektörlerde yaşanan küçülme, doğrudan istihdam kaybına dönüşüyor.
TYH Tekstil'in yaklaşık 5 bin çalışanıyla yollarını ayırması ve Orta Anadolu'nun yaklaşık 1.500 kişilik fabrikasını kapatması, bu açıdan dikkat çekici örnekler.
Öte yandan Ral Yatırım Holding gibi halka açık şirketlerin konkordato başvuruları, finansal sorunların sermaye piyasalarına da yansıyabildiğini gösteriyor.
Konkordato başvurularının azalmasına rağmen iflas ve fabrika kapanışı haberlerinin sürmesi, şirketler kesimindeki mali baskının tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.
Sonuç: Başvurular azalıyor ama sanayide sıkıntılar devam ediyor
Türkiye'de konkordato başvurularının ilk sekiz ayda yüzde 29 azalması olumlu bir gösterge olarak değerlendirilebilir. Ancak tek başına şirketlerin finansal sağlığında kalıcı iyileşme yaşandığını kanıtlamıyor.
TYH Tekstil'in yedi fabrikasını kapatması, binlerce çalışanın işini kaybetmesi, Farlab ve Lolliboni'nin iflası ile Ral Yatırım Holding'in konkordato başvurusu, şirketler kesimindeki sorunların sürdüğünü gösteriyor.
Üstelik konkordato maliyetlerinin yaklaşık 6 milyon TL'ye yükselmesi, mali sıkıntı yaşayan bazı işletmelerin yasal koruma mekanizmasına başvurmasını zorlaştırıyor olabilir.
Bu nedenle konkordato başvurularındaki düşüşü ekonomik toparlanmanın kesin kanıtı olarak değerlendirmek için erken. Asıl belirleyici olan, şirketlerin nakit akışlarının düzelmesi, finansmana erişimin kolaylaşması ve özellikle sanayi sektöründe fabrika kapanışlarıyla istihdam kayıplarının yavaşlaması olacak.
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




