Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Dünya

Siemens CEO'su: Yeni küreselleşme dönemi dijital bağlantılarla şekillenecek

Siemens CEO'su Roland Busch, üretimin bölgeselleştiğini ancak dijital bağlantılar, yapay zekâ ve ortak standartların küreselleşmeyi belirleyeceğini söyledi.

4 Ağustos 2026

Siemens CEO'su: Yeni küreselleşme dönemi dijital bağlantılarla şekillenecek

Siemens CEO'su Roland Busch'a göre küreselleşme sona ermiyor, dönüşüyor. Pandemi ve jeopolitik krizlerin ardından üretim müşteriye yaklaşırken, ekonominin geleceğini dijital bağlantılar ve yapay zekâ belirleyecek.

Pandemi, enerji krizi, jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar, son otuz yılın küreselleşme modelini kökten değiştirmeye başladı. Siemens AG Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Roland Busch'a göre dünya artık küreselleşmeden vazgeçmiyor; aksine daha bölgesel ancak dijital olarak birbirine bağlı yeni bir ekonomik düzene geçiyor.

Financial Times'ta yayımlanan değerlendirmesinde Busch, üretimin yeniden müşterilere yakın bölgelere kaydığını, ancak bu yeni dönemin dijital teknolojiler sayesinde küresel bağlantılarını koruyacağını savundu.

Küresel üretim yeniden şekilleniyor Busch'a göre ilk dijital devrim şirketlerin küresel tedarik zincirlerini yönetmesini kolaylaştırmıştı. Yeni dijital dönüşüm ise üretimin yeniden yerelleşmesini sağlıyor.

Şirketler artık yalnızca maliyet avantajını değil, tedarik güvenliği ve dayanıklılığı da yatırım kararlarının merkezine koyuyor.

Otomotivden yarı iletkenlere, endüstriyel robotlardan ileri üretim teknolojilerine kadar birçok sektör üretimi tüketiciye daha yakın bölgelere taşırken, yazılım, veri analitiği ve yapay zekâ sayesinde küresel koordinasyon devam ediyor.

Yapay zekâ üretkenliği hızla artırıyor Dünya Ekonomik Forumu'nun "Lighthouse Factory" olarak tanımladığı 200'den fazla akıllı üretim tesisini örnek gösteren Busch, bu fabrikalarda iş gücü verimliliğinin yaklaşık %40 arttığını, üretim hatlarının yeni koşullara uyum süresinin ise yarıya indiğini belirtiyor.

Ancak bu kazanımların yaygınlaşabilmesi için fabrikalar, makineler ve şirketlerin birbirleriyle veri paylaşabilmesi gerekiyor.

Busch'a göre dijital ekonominin en büyük avantajı da burada ortaya çıkıyor.

Bir ülkede geliştirilen yazılım, yapay zekâ modeli veya dijital üretim çözümü çok düşük maliyetle dünyanın başka bölgelerinde de kullanılabiliyor.

Ortak standartlar kritik önem taşıyor Siemens CEO'suna göre yeni dönemin başarısı, şirketlerin ortak standartlar oluşturmasına bağlı.

Ortak standartların mümkün olmadığı alanlarda ise farklı sistemlerin birlikte çalışmasını sağlayan interoperability (birlikte çalışabilirlik) çözümleri ön plana çıkacak.

Busch, Avrupa ile Japonya'nın otomotiv sektöründe farklı dijital altyapıları birbirine bağlayan son girişimini buna örnek gösteriyor.

En büyük tehdit: Dijital Demir Perde Makalede en dikkat çekici uyarılardan biri ise giderek derinleşen ABD-Çin teknoloji rekabeti.

Busch'a göre ihracat kısıtlamaları, veri yerelleştirme zorunlulukları ve farklı siber güvenlik standartları küresel dijital ekonomiyi bölme riski taşıyor.

Bu eğilim devam ederse dünya, Soğuk Savaş dönemindeki fiziksel bölünmeye benzer yeni bir "dijital demir perde" ile karşı karşıya kalabilir.

Bu durum yalnızca ticareti değil, teknoloji transferini, inovasyonu ve bilgi paylaşımını da yavaşlatabilir.

Avrupa'ya yeni rol önerisi Busch, Avrupa'nın ABD ile Çin arasında üçüncü bir teknoloji kutbu oluşturmaya çalışmak yerine, farklı dijital ekosistemleri birbirine bağlayan güvenilir bir merkez haline gelmesi gerektiğini savunuyor.

Bunun için Avrupa'nın yalnızca teknolojiyi düzenleyen değil, aynı zamanda teknoloji üreten ve geliştiren bir yapıya dönüşmesi gerektiğini belirtiyor.

AB'nin dijital tek pazarını güçlendirmesi, ortak standartları yaygınlaştırması ve farklı sistemlerin birlikte çalışmasını kolaylaştıracak altyapıları desteklemesi gerektiğini ifade ediyor.

Dijital ticaret ortaklıkları öne çıkıyor Busch'a göre Avrupa'nın Japonya, Kanada ve Avustralya gibi Pasifik ülkeleriyle geliştirdiği dijital ticaret ortaklıkları yeni küresel ekonomik mimarinin temel taşlarından biri olabilir.

Bu model, farklı teknoloji ekosistemlerini ortak kurallar çerçevesinde birbirine bağlayarak hem ticaretin hem de inovasyonun hızlanmasını sağlayabilir.

Yeni küreselleşmenin temel sorusu Siemens CEO'su yazısını şu kritik soruyla tamamlıyor: Yeni dünyanın dayanıklılığı ülkelerin birbirine bağlanmasıyla mı sağlanacak, yoksa herkesin kendi dijital sınırlarını ördüğü parçalanmış bir sistem mi ortaya çıkacak?

Busch'a göre bu sorunun yanıtı yalnızca teknolojinin değil, küresel ticaretin ve ekonomik büyümenin de geleceğini belirleyecek.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş