Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Dünya

Sessizlik Bitti: Tunus Sokaklarında Yıllar Sonra Yine Aynı Slogan: "Halk Rejimin Yıkılmasını İstiyor"

Tunus'ta artan hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki çöküş ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoriter yönetimine karşı birleşen sendika ve muhalefet grupları, son yılların en kitlesel protesto gösterisini gerçekleştirdi. Binlerce eylemci, ekonomik şartların iyileştirilmesini, tutuklu muhaliflerin serbest bırakılmasını ve askıya alınan demokratik hakların iadesini talep etti.

19 Ekim 2026

Sessizlik Bitti: Tunus Sokaklarında Yıllar Sonra Yine Aynı Slogan: "Halk Rejimin Yıkılmasını İstiyor"

Tunus'un başkentinde Cumartesi günü binlerce kişi, hayat pahalılığını protesto etmek, demokrasiyi yeniden tesis etmek ve özgürlüklere saygı gösterilmesini talep etmek amacıyla sokaklara döküldü. Tunus Genel İşçi Sendikası (UGTT) ve sivil toplum kuruluşlarının öncülük ettiği gösteri, Reuters tarafından "Cumhurbaşkanı Kays Said yönetimine karşı son yıllarda düzenlenen en büyük protesto" olarak nitelendirildi.

Fransız haber ajansı AFP'nin aktardığına göre, geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşen yürüyüşe üç binden fazla kişi katıldı. Miting; muhalif siyasi partilerin yanı sıra sendikacıları, avukatları, doktorları, gazetecileri, işsiz gençleri ve tutuklu muhaliflerin ailelerini aynı çatı altında buluşturdu.

Göstericiler, 2011 devriminin simge sloganı olan "Halk rejimin yıkılmasını istiyor" tezahüratları atarak tutuklu muhaliflerin serbest bırakılmasını ve sendikal haklara yönelik kısıtlamaların son bulmasını istedi.

Protestolar; derinleşen ekonomik kriz, kamu hizmetlerindeki aksamalar ve muhalefet ile insan hakları örgütlerinin Kays Said'i "özgürlükleri tırpanlamak ve tüm yetkileri tek elde toplamakla" suçladığı bir dönemde gerçekleşiyor. İddiaları reddeden Said ise diktatör olmadığını savunarak muhaliflerini toplumsal huzursuzluğu kışkırtmak için bilerek ekonomik kriz çıkarmakla suçluyor.

Eyleme Kimler Katıldı, Talepler Neler?

Göstericiler, öncelikle UGTT'nin kalesi kabul edilen Muhammed Ali Meydanı'nda toplandı; ardından 2011 devriminin simge noktalarından Habib Burgiba Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçti.

"Önce Tunus... Halk Her Şeyin Üstündedir" pankartları taşıyan ve Tunus bayrakları dalgalandıran kalabalığa, polis ekipleri geniş güvenlik önlemleriyle eşlik etti; çevredeki birçok cadde ve sokak araç ile yaya trafiğine kapatıldı.

Sendikanın yanı sıra gösteri çağrısına destek veren kurumlar arasında şunlar yer aldı:

  • Tunus İnsan Haklarını Savunma Ligi

  • Tunuslu Gazeteciler Ulusal Sendikası

  • Tunus Genç Doktorlar Örgütü

  • Barolar Birliği

Eylemin en dikkat çekici yönü ise yıllardır birbiriyle çekişen ve bu bölünmüşlük yüzünden kitlesel kitlesel muhalefet üretmekte zorlanan farklı siyasi yelpazelerdeki muhalif partilerin yan yana gelmesi oldu.

Yürüyüşte "Özgürlük Yoksa Demokrasi de Yok", "Yoksullukla Onur Olmaz" ve "Sivil ve Siyasi Faaliyetlerin Suç Sayılmasına Hayır" yazılı dövizler taşındı.

UGTT Genel Sekreteri Selahaddin es-Salimi kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, "Sessizlik artık kabul edilemez. Tunus'un bugün yaşadığı krizin temel sebebi, tek bir kişinin tüm yetkileri elinde toplamasıdır"ifadelerini kullandı.

Eski Hakikat ve Onur Komisyonu Başkanı muhalif Sihem Bensedrine ise, "Temel hak ve özgürlüklere saygı duyulmasını ve özellikle siyasi tutukluların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" dedi.

Geçim Sıkıntısı ve Çöken Kamu Hizmetleri

Protestolarda siyasi taleplerin yanı sıra ekonomik sıkıntılar da ön plandaydı. Yüksek işsizlik ve kamu hizmetlerindeki nitelik kaybı sert dille eleştirildi.

Halk, bir yandan yükselen enflasyon ve alım gücünün düşmesiyle mücadele ederken diğer yandan sık sık yaşanan elektrik ve su kesintileri ile temel gıda maddeleri ve ilaç tedarikindeki aksaklıklardan şikayetçi.

Alanda bulunan 32 yaşındaki kamu çalışanı Kerim el-Maceri, "Baskı, adaletsizlik ve hayat pahalılığı yüzünden artık nefes alamaz hale geldik" derken; 21 yaşındaki diş hekimliği öğrencisi Meysa Battıh ise "Onurumuzla yaşamak istiyoruz. Mevcut politikalar gençlere hiçbir güven vermiyor, her yeri saran yolsuzluk her şeyin önünü tıkıyor" diye konuştu.

Safakes şehrinden eyleme katılmak için gelen Yasin el-Garsallavi ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

Ülke her alanda çöküyor. Susuzluktan elektrik kesintilerine kadar kriz üstüne kriz yaşıyoruz, yetkililer ise suçu sürekli 'hainlere ve komplo kuranlara' atıyor. Özgürlüğümü savunmak için buradayım ve bu ülkede bağıran son ses kalsam bile ondan vazgeçmeyeceğim.

Muhalefet ve sivil toplum kuruluşları, Kays Said'in 25 Temmuz 2021'de olağanüstü yetkileri elinde toplamasından bu yana hak ve özgürlüklerin gerilediğini belirtiyor.

Said, 2021 ve 2022 yılları arasında seçilmiş parlamentoyu feshetmiş, kararnamelerle ülkeyi yönetmeye başlamış ve Yüksek Yargı Kurulu'nu lağvederek onlarca yargıcı görevden almıştı. Muhalefet bu adımları "darbe" olarak niteliyor.

İnsan hakları örgütleri Said'i sivil topluma, gazetecilere ve muhaliflere yönelik baskı politikasını tırmandırmakla suçlarken, Said otokrasi iddialarını reddediyor ve amacının ülkeyi "yolsuzluk yapanlardan ve hainlerden temizlemek" olduğunu savunuyor.

Mali Baskılar ve Borçlanma Planları

Sokaktaki hareketlilik, Tunus'un yüksek kamu borcu, düşük büyüme oranları ve dış finanse ulaşmakta zorlandığı ağır bir ekonomik kriz dönemine denk geliyor.

Hükümetin 2027 bütçe taslağına göre, bütçe açığını kapatabilmek adına yaklaşık 3 milyar dolar (9 milyar dinar) değerinde ilk İslami sukuk ihracının yapılması planlanıyor. Ayrıca hükümet, dördüncü yıl üst üste Tunus Merkez Bankası'ndan yaklaşık 3,35 milyar dolar tutarında doğrudan borç finansmanı talep etmeyi hedefliyor.

Taslağa göre, ülkenin borçlanma ihtiyacının 2026'daki 27 milyar dinardan 2027'de 28,1 milyar dinara yükselmesi bekleniyor. Dış borç bulmanın zorluğu nedeniyle bu finansmanın büyük kısmının (20 milyar dinardan fazlasının) iç piyasadan karşılanması öngörülüyor.

Ekonomistler, iç borçlanmanın artmasının bankaların reel sektörü ve haneleri kredilendirme kapasitesini daraltacağı; Merkez Bankası kaynaklarına sürekli başvurulmasının ise kontrolü zor bir enflasyon dalgası yaratacağı konusunda uyarıyor.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş