S&P Global: Fon Soruşturması Türkiye'nin Kredi Notunu Tehdit Etmiyor
S&P Global Ratings, Türkiye'deki fon soruşturmasının kredi notuna baskı yapmasını beklemiyor. Kuruluşa göre dolarizasyon artmadı, bankacılık likiditesi korundu.
20 Ekim 2026

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye'de 100'den fazla yatırım fonunu etkileyen soruşturma ve tasfiye sürecinin ülkenin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmasını beklemiyor. Kuruluş, yetkililerin krize hızlı müdahale ettiğini, sorunların finansal sistemin geneline yayılmadığını ve yatırımcıların Türk lirasından dövize yöneldiğine ilişkin güçlü bir işaret bulunmadığını belirtti. Ancak S&P, fon krizinin kredi notu değerlendirmelerinde bir risk unsuru olarak ele alınacağını vurguladı.
S&P: Fon krizi şimdilik sınırlı kaldı
S&P Global Ratings'in Orta ve Doğu Avrupa ile Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden sorumlu direktörü ve baş analisti Karen Vartapetov, Anadolu Ajansına yaptığı değerlendirmede Türkiye'deki yatırım fonu soruşturmasının ekonomik etkilerini ele aldı.
Vartapetov, düzenleyici kurumların aldığı önlemleri ve ekonomi yönetiminin tepkisini “hızlı ve ikna edici” olarak nitelendirdi.
Yetkililerin sorunu finansal sistemin geneline yayılmadan kontrol altına almayı başardığını belirten analist, gelişmelerin Türkiye ekonomisine yönelik güven üzerinde belirgin bir olumsuz etki yarattığına ilişkin güçlü kanıt bulunmadığını söyledi.
Vartapetov'a göre fon soruşturmasının makroekonomik etkileri şu ana kadar sınırlı kaldı.
S&P, özellikle döviz kuru, dolarizasyon, finansal koşullar ve bankacılık sektörünün likiditesini yakından izliyor.
Bu göstergelerde henüz önemli bir bozulma gözlenmedi.
100'den fazla fon, yaklaşık 500 bin yatırımcı
Türkiye'de yatırım fonlarına yönelik soruşturma, düşük işlem hacmine sahip bazı hisselerde fiyat manipülasyonu yapıldığı şüphesiyle başlayan sert piyasa hareketlerinin ardından gündeme geldi.
Hisse fiyatlarındaki düşüşler, bazı yatırım fonlarında ağır kayıplara ve katılma payı iade taleplerinin karşılanmasında sorunlara yol açtı.
Yetkililer, eylül ayı ortasında toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 20 milyar dolara ulaşan 100'den fazla yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi.
Söz konusu fonlarda yaklaşık yarım milyon yatırımcının birikimi bulunuyor.
Tasfiye süreci, yatırımcıların zararlarının nasıl karşılanacağı ve fon piyasasına duyulan güvenin ne ölçüde etkileneceği konusunda tartışmalara neden oldu.
Ancak S&P analistleri, bu gelişmelerin henüz bankacılık sistemine veya döviz piyasasına yayılan geniş çaplı bir finansal istikrarsızlık yaratmadığı görüşünde.
Kredi notu için belirleyici koşul: Krizin yayılmaması
Vartapetov, fonlarla ilgili sorunların sınırlı kalması durumunda Türkiye'nin ülke kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşmasını beklemediklerini söyledi.
Analist, krizin dar bir varlık grubuyla sınırlı kalmasının yatırımcıların Türkiye ekonomisine ilişkin genel algısını köklü biçimde değiştirmeyeceğini belirtti.
Bununla birlikte, fon soruşturmasının S&P'nin kredi notu değerlendirmelerinde mutlaka gündeme geleceğini vurguladı.
Vartapetov, kredi notu kararlarının tek bir analist tarafından değil, derecelendirme komitesi tarafından alındığını hatırlattı.
Dolayısıyla kuruluşun olumlu değerlendirmesi, gelecekteki kredi notu kararına ilişkin kesin bir taahhüt niteliği taşımıyor.
S&P'nin temel mesajı, fon krizinin ülke kredi notunu tehdit edecek boyuta ulaşmadığı, ancak riskin tamamen ortadan kalkmadığı yönünde.
Dolarizasyon artmadı, TL'ye güven korundu
S&P'nin değerlendirmesinde en fazla dikkat çeken konulardan biri, hanehalkının tasarruf tercihlerindeki gelişmeler oldu.
Vartapetov, son yıllarda Türkiye'nin kredi profilini değerlendirirken vatandaşların Türk lirasına yönelik davranışlarının önemli bir gösterge hâline geldiğini belirtti.
Kuruluş, hanehalkının TL mevduat ve diğer lira cinsi varlıklarda kalmayı mı tercih ettiğini, yoksa yeniden dövize mi yöneldiğini izliyor.
Dövize yönelişin hızlanması, Merkez Bankasının rezervleri ve finansal istikrar üzerinde baskı yaratabilir.
Ancak S&P'ye göre Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler, yüksek enerji fiyatları ve yatırım fonu soruşturmasına rağmen vatandaşların Türk lirasına yönelik tutumu görece güçlü kaldı.
Vartapetov, finansal sistemde dolarizasyonun yeniden yükselişe geçtiğine ilişkin belirgin bir kanıt bulunmadığını ifade etti.
S&P, fon piyasasındaki sert dalgalanmaların henüz geniş çaplı bir dövize kaçışa dönüşmediği görüşünde.
Bu değerlendirme, fon krizinin makroekonomik etkilerinin neden sınırlı görüldüğünü de açıklıyor.
Döviz rezervlerindeki toparlanma kredi notunu destekliyor
S&P'nin Türkiye değerlendirmesinde uluslararası rezervler de önemli yer tutuyor.
Vartapetov, rezerv yeterliliğinin Türkiye'nin kredi notunu belirleyen temel göstergelerden biri olduğunu söyledi.
Türkiye'nin yıla yüksek rezerv düzeyiyle başladığını, Merkez Bankasının artan enerji fiyatlarının olumsuz etkilerini sınırlamak amacıyla rezervlerinin bir bölümünü kullandığını belirtti.
Bununla birlikte sonraki dönemde rezervlerin kısmen yeniden biriktirildiğini ifade etti.
Brüt rezervlerin ocak-şubat dönemindeki seviyelerin bir miktar altında bulunduğunu kaydeden Vartapetov, rezervlerdeki toparlanmanın kredi notunu desteklediğini söyledi.
Net rezervlerin brüt rezervler kadar güçlü olmadığını, ancak burada da iyileşme yaşandığını belirtti.
S&P açısından rezervlerdeki toparlanmanın sürmesi ve hanehalkının yeniden yoğun biçimde dövize yönelmemesi, Türkiye'nin kredi profilinin korunması bakımından önem taşıyor.
S&P'nin büyüme ve enflasyon tahminleri
Vartapetov, Türkiye ekonomisine ilişkin makroekonomik beklentilerini de paylaştı.
S&P Global Ratings, 2026 yılında Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 3 büyümesini bekliyor.
Kuruluşun yıl geneline ilişkin ortalama enflasyon tahmini ise yüzde 30 civarında.
S&P'nin değerlendirmesinde, enflasyonla mücadeledeki ilerlemenin yanı sıra rezervlerin seyri, finansal istikrar ve Türk lirasına yönelik güvenin korunması öne çıkıyor.
Kuruluşun son açıklanan değerlendirmesinde Türkiye'nin uzun vadeli kredi notu BB-, kısa vadeli notu B, görünümü ise durağan seviyesinde bulunuyordu.
Bankacılık sisteminin likiditesinde ciddi bozulma yok
S&P Global'in bölgedeki finansal kuruluşların kredi notlarından sorumlu direktörü Regina Argenio da yatırım fonu krizinin bankacılık sektörüne etkilerini değerlendirdi.
Argenio'ya göre gelişmelerin ilk ve en belirgin etkisi hisse senedi piyasasında görüldü.
Fon soruşturmasının ardından hisse fiyatlarında sert düşüşler yaşandığını belirten Argenio, ilk düzeltmenin ardından değerlemelerde istikrar işaretleri gözlendiğini söyledi.
Bankacılık sisteminin likiditesinde ise henüz büyük çaplı bir değişim tespit edilmediğini ifade etti.
Ancak finansal verilerin gecikmeli açıklandığını hatırlatarak mevcut göstergelerin krizin bütün etkilerini henüz yansıtmıyor olabileceğine dikkat çekti.
Argenio, yetkililerin müdahalesini “oldukça güçlü” olarak değerlendirdi.
Adli soruşturmaların yanı sıra piyasalara likidite sağlanması ve fon tasfiyelerinin yürütülmesi için bankaların görevlendirilmesini önemli adımlar arasında saydı.
S&P'nin olumlu değerlendirmesi ne anlama geliyor?
S&P Global'in açıklamaları, Türkiye'deki fon soruşturmasının uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları tarafından şimdilik sistemik bir finansal kriz olarak değerlendirilmediğini gösteriyor.
Kuruluşun analizinde üç nokta öne çıkıyor:
Fon piyasasındaki sorunların bankacılık sistemine ve genel finansal koşullara yayılmaması.
Hanehalkının tasarruflarını yoğun biçimde dövize kaydırmaması.
Merkez Bankasının döviz rezervlerinde toparlanmanın devam etmesi.
Ancak bu değerlendirme, fon mağdurlarının zararlarının giderildiği veya yatırım fonu sektöründeki güven sorununun çözüldüğü anlamına gelmiyor.
S&P'nin olumlu yaklaşımı, krizin mevcut makroekonomik etkilerinin sınırlı kalmasına dayanıyor.
Dolayısıyla soruşturmanın kapsamının genişlemesi, yeni likidite sorunlarının ortaya çıkması veya tasarruf sahiplerinin Türk lirasından uzaklaşması durumunda risk değerlendirmesi de değişebilir.
Şimdilik uluslararası kredi derecelendirme kuruluşunun verdiği mesaj açık: Türkiye'deki fon krizi ciddi bir finansal piyasa sorunu olmakla birlikte, ülkenin kredi notunu aşağı çekecek ölçekte bir makroekonomik bozulmaya dönüşmüş görünmüyor.
Daily SABAH
Önemli not: Bu haber Daily SABAH'ta 20 Ekim'de yayınlandı, ancak S&P Rating uzmanlarının görüşleri daha erken bir tarihe ait olabilir.
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




