Dolar/TL47,88
0.11%
Euro/TL55,38
0.37%
Gram Altın6.830,55
0.49%
BIST 10014.172,26
0.28%
Brent Petrol$88,52
1.67%
Gümüş/Ons$65,11
0.18%
Ekonomi

Rusya’dan Türkiye’ye Petrol Akışına Ukrayna Darbesi

Ukrayna’nın Karadeniz’de Rus enerji altyapısına saldırıları Türkiye’ye petrol akışını vurdu. Ankara Brezilya ve Guyana gibi alternatiflere yöneliyor.

15 Ağustos 2026

Rusya’dan Türkiye’ye Petrol Akışına Ukrayna Darbesi

Ukrayna’nın Rusya’nın Karadeniz’deki enerji ve liman altyapısına yönelik saldırıları, Türkiye’nin petrol tedarikini de etkilemeye başladı. Türkiye’nin Rus limanlarından petrol alımı temmuzda sert düşerken, ağustosta Karadeniz üzerinden gelecek sevkiyatın daha da azalması bekleniyor. Ankara ise arz açığını Brezilya ve Guyana gibi alternatif tedarikçilerle kapatmaya çalışıyor.

Türkiye’nin Rus petrolü alımı sert düştü

Ticaret kaynakları ve gemi takip verilerine göre Türkiye’nin Rus limanlarından gerçekleştirdiği petrol ithalatı temmuz ayında yaklaşık 900 bin tona geriledi. Haziranda bu rakam 1,2 milyon ton seviyesindeydi.

Asıl sert düşüş Karadeniz rotasında yaşandı. Bölgeden Türkiye’ye gelen petrol miktarı bir ay içinde yaklaşık 600 bin tondan 300 bin tonun biraz üzerine indi.

Ağustos ayında tablonun daha da belirginleşmesi bekleniyor. Mevcut sevkiyat programlarına göre Rusya’nın Karadeniz limanlarından Türkiye’ye ulaşacak petrol miktarı yaklaşık 200 bin tonla sınırlı kalabilir.

Planlanan sevkiyatların tamamının Kazakistan menşeli KEBCO petrolünden oluşması dikkat çekiyor. Mevcut programlarda Türkiye’ye CPC Blend veya Rus Ural petrolü sevkiyatı görünmüyor.

Ukrayna Karadeniz’de baskıyı artırdı

Petrol akışındaki bozulmanın arkasında Ukrayna’nın Rus enerji ve lojistik altyapısına karşı son haftalarda yoğunlaştırdığı saldırılar bulunuyor.

Temmuz ayında saldırılar CPC terminalindeki ihracatın yaklaşık bir hafta durmasına ve Novorossiysk limanındaki yüklemelerin aksamasına neden oldu. Bunun sonucunda CPC petrol yüklemelerinin temmuzda yaklaşık yüzde 20 gerilediği belirtiliyor.

Saldırılar ağustosta da devam etti.

Ukrayna ve Rusya 11-12 Ağustos gecesinde son haftaların en yoğun karşılıklı saldırılarından birini gerçekleştirdi. Ukrayna’ya ait insansız hava araçları ve füzeler Novorossiysk’teki tahıl terminali, bir lojistik merkezi ve Orenburg’daki petrol rafinerisi dahil çeşitli hedefleri vurdu.

Ukrayna tarafının verilerine göre, Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin 25 Haziran’da onay verdiği saldırı kampanyası kapsamında yaklaşık 40 günde 100’den fazla stratejik hedef vuruldu.

Ukrayna askeri makamları ayrıca 201 gemi ve 201 enerji tesisinin saldırılardan etkilendiğini öne sürüyor.

Rusya’nın enerji ve tahıl ihracatı baskı altında

Ukrayna kaynaklarına göre saldırıların Rusya’ya verdiği teyit edilmiş doğrudan zarar 8 milyar doları aşmış durumda. Bu hesaplamaya 26 hasarlı rafinerinin onarım maliyetleri ve deniz taşımacılığındaki aksamalardan kaynaklanan dolaylı zararlar dahil değil.

Saldırı kampanyasının Rus ekonomisi üzerindeki etkisinin giderek daha görünür hale geldiği belirtiliyor.

Rus petrol rafinerilerindeki üretimin uzun yılların en düşük seviyelerine gerilediği, ülkenin çeşitli bölgelerinde yakıt sıkıntılarının arttığı ve tahıl ihracatının da son dönemde ciddi biçimde düştüğü bildiriliyor.

Özellikle Novorossiysk, hem enerji hem de tahıl ihracatı açısından Rusya’nın en kritik Karadeniz merkezlerinden biri. Bu nedenle liman ve çevresindeki altyapının sürekli saldırı altında kalması yalnızca Rusya'yı değil, Karadeniz üzerinden emtia ithal eden Türkiye gibi ülkeleri de doğrudan etkiliyor.

Türkiye Brezilya ve Guyana’ya yöneliyor

Ticaret kaynaklarına göre Türk rafinerileri Karadeniz kaynaklı arz sıkıntısının etkilerini azaltmak amacıyla tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye başladı.

Türkiye’nin ağustos ayında alışılmışın dışında Brezilya ve Guyana’dan petrol ithalatına yönelmesi bu arayışın göstergesi.

Bu değişim, Türkiye'nin Rusya'dan toplam ithalat rakamlarında da görülüyor.

Temmuz ayında Rusya’dan ithalat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40,5 düşerek 3,5 milyar dolardan 2,1 milyar dolara geriledi. Böylece aylık ithalat son beş yılın en düşük seviyesine indi.

Ocak-temmuz döneminde ise Rusya’dan toplam ithalat yüzde 8,7 azalarak 25,3 milyar dolardan 23,1 milyar dolara düştü.

Ankara açısından iki ayrı risk

Türkiye açısından gelişmelerin iki önemli ekonomik sonucu bulunuyor.

Birincisi, Rusya ve Karadeniz kaynaklı ucuz veya avantajlı enerji tedarikinin aksaması halinde Türk rafinerilerinin daha uzak coğrafyalardan petrol almak zorunda kalması. Bu durum navlun ve tedarik maliyetlerini artırabilir.

İkincisi ise savaşın enerjiyle sınırlı kalmayarak Karadeniz tahıl ticaretini de giderek daha fazla tehdit etmesi.

Rusya ve Ukrayna küresel tahıl ihracatının en önemli oyuncuları arasında bulunuyor. Limanların, gemilerin ve lojistik altyapının hedef haline gelmesi durumunda enerji fiyatlarına ek olarak gıda emtia fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşabilir.

ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Rus petrolü ve doğal gazı alımlarını azaltmasını istemesi de tabloya siyasi bir boyut ekliyor.

Ancak mevcut veriler Türkiye'nin Rus petrolünden uzaklaşmasının şimdilik yalnızca siyasi tercihten kaynaklanmadığını gösteriyor. Ukrayna’nın Karadeniz’de yürüttüğü saldırı kampanyası, Rus petrolünün Türkiye’ye fiziksel olarak ulaşmasını da giderek zorlaştırıyor.

Nefes, Reuters, IntelliNews