Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Gündem

Rusya'da veba paniği: Sibirya'nın eriyen topraklarında çok daha büyük bir tehlike saklanıyor olabilir

Rusya'daki şüpheli veba ölümü endişe yarattı. Bilim insanları, Sibirya'da eriyen donmuş toprakların eski patojenleri açığa çıkarabileceği uyarısında bulunuyor.

11 Ekim 2026

Rusya'da veba paniği: Sibirya'nın eriyen topraklarında çok daha büyük bir tehlike saklanıyor olabilir

Sibirya'daki bir veba araştırma merkezinde çalışan laboratuvar teknisyeninin şüpheli ölümü, Rusya'nın salgın hastalıklar konusundaki şeffaflığını yeniden tartışmaya açtı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Moskova'dan yeterli bilgi alamadığını açıklarken bilim insanları daha uzun vadeli bir tehdide dikkat çekiyor: Küresel ısınmayla çözülen Sibirya'nın donmuş toprakları, binlerce yıldır saklı kalan mikroorganizmaları yeniden açığa çıkarabilir.

Covid-19 pandemisinin ardından dünya, yeni bulaşıcı hastalık haberlerine karşı çok daha hassas hale geldi. Özellikle kaynağı belirsiz ölümler ve yetkililerin bilgi paylaşımındaki gecikmeler, yeni bir salgın olasılığına ilişkin endişeleri artırıyor.

Rusya'nın Sibirya bölgesindeki bir veba araştırma enstitüsünde çalışan 28 yaşındaki laboratuvar teknisyeni Darya Shipilova'nın ölümü de benzer kaygıları gündeme taşıdı.

Bloomberg Opinion'da yayımlanan değerlendirmeye göre olayın ayrıntıları henüz netleşmiş değil. Ancak uzmanlar, Sibirya'da üzerinde yeterince durulmayan başka bir halk sağlığı riskinin bulunduğunu vurguluyor: İklim değişikliği nedeniyle çözülen kalıcı donmuş topraklarda saklı mikroorganizmalar.

Rusya'daki şüpheli ölüm: 200 kişi karantinaya alındı

Rus yerel basınında yer alan ve henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmayan haberlere göre Darya Shipilova, çalıştığı laboratuvarda meydana gelen bir kaza sonucunda akciğer vebasına yakalanmış olabilir.

Akciğer vebası, Yersinia pestis bakterisinin akciğerleri enfekte etmesiyle ortaya çıkan son derece ağır bir hastalık. Tedavi edilmediğinde ölüm oranı çok yüksek olabiliyor.

Rus yetkililer, Shipilova ile temas etmiş yaklaşık 200 kişinin karantinaya alındığını açıkladı.

Buna karşılık resmi kayıtlarda genç teknisyenin ölüm nedeni, kaynağı belirlenemeyen zatürre olarak gösterildi.

Rusya, Dünya Sağlık Örgütü'ne bölgede kayıt altına alınmış herhangi bir veba vakası bulunmadığını bildirdi.

Dolayısıyla Shipilova'nın gerçekten vebaya yakalanıp yakalanmadığı henüz doğrulanmış değil.

DSÖ, Rusya'dan olayla ilgili ek bilgi talep ederken mevcut verilerin kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapmak için yeterli olmadığını belirtti.

Örgüt ayrıca Moskova'nın bilgi taleplerine yanıt vermekte geciktiğini ifade ederek bu durumun kabul edilemez olduğunu bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump da konuyu görüşmek üzere Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi planladığını açıkladı.

Asıl tehlike Sibirya'nın donmuş topraklarında mı?

Bloomberg Opinion'daki değerlendirme, şüpheli veba vakasının ötesinde çok daha uzun vadeli bir tehlikeye dikkat çekiyor.

Bu tehlikenin kaynağı, Sibirya'nın geniş alanlarını kaplayan ve bilimsel literatürde permafrost olarak adlandırılan kalıcı donmuş topraklar.

Permafrost, en az iki yıl boyunca donmuş halde kalan toprak veya kaya katmanlarını ifade ediyor. Sibirya'daki bazı bölgelerde bu donmuş tabakalar çok daha uzun süreler boyunca varlığını koruyor.

Bu topraklarda geçmiş çağlardan kalan bitki, hayvan ve insan kalıntılarının yanı sıra çeşitli mikroorganizmalar da bulunuyor.

Düşük sıcaklıklar, bazı mikroorganizmaların ve genetik materyallerinin çok uzun süre korunmasına olanak sağlayabiliyor.

Bilim insanları, yüzlerce hatta binlerce yıl önce yaşamış canlıların kalıntılarında eski hastalıklara ait izler tespit etti.

Örneğin yaklaşık 300 yıllık bir mumyada çiçek hastalığı virüsüne ait DNA bulundu.

1918 yılından beri donmuş toprakta bulunan bir insanın akciğerinde ise grip virüsüne ait RNA tespit edildi.

Ancak bu tür genetik izlerin bulunması, söz konusu virüslerin hâlâ canlı veya bulaşıcı olduğu anlamına gelmiyor.

On binlerce yıllık virüsler yeniden etkin hale getirildi

Araştırmacılar, donmuş topraklarda on binlerce yıl boyunca korunmuş bazı virüsleri laboratuvar koşullarında yeniden etkin hale getirmeyi başardı.

Bu çalışmalar, mikroorganizmaların çok uzun süreler boyunca bulaştırıcılık özelliklerini koruyabileceğini göstermesi açısından önem taşıyor.

Bununla birlikte, yeniden etkinleştirilen virüslerin tamamı insanlar açısından tehlike oluşturmuyor.

Örneğin araştırmalarda incelenen bazı dev virüsler yalnızca amip adı verilen tek hücreli organizmaları enfekte edebiliyor.

Dolayısıyla bu virüslerin insanlarda hastalığa yol açtığına ilişkin bir bulgu bulunmuyor.

Buna karşılık donmuş topraklarda insanlarda hastalığa neden olabilen bakterilerin akrabaları da tespit edildi.

Bunlar arasında stafilokok bakterileri ile ishal ve bağırsak enfeksiyonlarına yol açabilen Campylobacter türleriyle ilişkili mikroorganizmalar bulunuyor.

Araştırmalarda dikkat çeken bir başka unsur ise donmuş toprak bakterileri arasında antibiyotik direnciyle ilişkili genlerin yaygınlığı.

Bu bulgu, eski mikroorganizmaların yeniden çevreye karışması halinde ortaya çıkabilecek risklerin yalnızca bilinmeyen hastalıklarla sınırlı olmayabileceğini düşündürüyor.

Ancak antibiyotik direnci genlerinin bulunması, bu bakterilerin insanlarda tedavi edilemeyen enfeksiyonlara yol açacağının kanıtı değil.

Neandertalleri ve mamutları etkileyen hastalıklar geri dönebilir mi?

Bilim insanlarının üzerinde durduğu daha belirsiz bir olasılık da tarih öncesi canlıları etkileyen mikroorganizmaların yeniden ortaya çıkması.

Neandertallerin veya mamutların yaşadığı dönemlerde dolaşımda bulunan bazı virüs ve bakterilerin günümüzdeki insanlar açısından tamamen yabancı olabileceği düşünülüyor.

Böyle mikroorganizmaların varlığı ve insanlara bulaşma kapasitesi konusunda ise büyük bilgi eksiklikleri bulunuyor.

Bloomberg Opinion'daki değerlendirmede, eski çağlardan kalan ve günümüzdeki bağışıklık sistemlerinin tanımadığı patojenlerin ortaya çıkmasının ciddi sonuçları olabileceği savunuluyor.

Ancak bugüne kadar Sibirya'daki donmuş topraklardan çıkan bilinmeyen bir virüsün insanlarda yeni bir pandemi başlattığı gösterilmiş değil.

Dolayısıyla bu senaryo, gerçekleştiği kanıtlanmış bir tehlikeden çok, araştırılması gereken olası bir halk sağlığı riski olarak değerlendirilmeli.

Kuzey Kutbu dünyanın geri kalanından dört kat hızlı ısınıyor

Sibirya'daki risklerin artmasının temel nedeni küresel iklim değişikliği.

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonları nedeniyle Kuzey Kutbu bölgesi, dünyanın geri kalanına kıyasla yaklaşık dört kat daha hızlı ısınıyor.

Sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte kalıcı donmuş toprak tabakaları çözülüyor.

Bu süreç, daha önce donmuş halde bulunan organik maddelerin, hayvan kalıntılarının ve mikroorganizmaların çevreyle yeniden temas etmesine neden olabiliyor.

Bölgedeki madencilik, enerji üretimi, altyapı yatırımları ve diğer sanayi faaliyetlerinin genişlemesi de olası riskleri artırıyor.

Çünkü sanayileşmeyle birlikte Sibirya'nın uzak bölgelerine daha fazla işçi ve ziyaretçi geliyor.

Bu durum, yerel bir enfeksiyon ortaya çıkması halinde hastalığın başka bölgelere taşınma olasılığını artırabilecek bir unsur olarak görülüyor.

Ancak donmuş toprakların çözülmesiyle açığa çıkan her mikroorganizmanın hastalık yapıcı veya bulaşıcı olmadığının altını çizmek gerekiyor.

2016'daki şarbon salgını: Tehlikenin somut örneği

Sibirya'daki donmuş toprakların çözülmesiyle bağlantılı en dikkat çekici olaylardan biri 2016 yılında yaşandı.

Sıcak ve kurak geçen bir yazın ardından bölgede şarbon salgını ortaya çıktı.

Salgında 12 yaşındaki bir çocuk hayatını kaybederken 2 bin 300'den fazla ren geyiği öldü.

Şarbon, Bacillus anthracis bakterisinin neden olduğu ciddi bir enfeksiyon hastalığı.

Bakterinin sporları çevrede uzun süre dayanabildiği için geçmişte enfekte olmuş hayvanların kalıntıları ve kirlenmiş topraklar yıllar sonra yeniden enfeksiyon kaynağı haline gelebiliyor.

2016'daki olay, donmuş toprakların çözülmesiyle eski enfeksiyon kaynaklarının yeniden ortaya çıkabileceğine ilişkin önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Bununla birlikte şarbon salgını, binlerce yıllık bilinmeyen bir virüsün insanlara bulaşmasıyla aynı durum değil.

Olay, bilinen ve çevrede uzun süre varlığını sürdürebilen bir bakterinin yeniden bulaşma riski yaratabileceğini gösteriyor.

Bilim insanları 2023'te uyardı

Fransa, Almanya ve Rusya'dan araştırmacılar, 2023 yılında yayımladıkları bilimsel çalışmada eriyen permafrost tabakalarının halk sağlığı açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekti.

Araştırmacılar, bu tehlikelerin daha kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Ancak bilimsel çalışmaların yürütülmesinin önünde önemli siyasi ve lojistik engeller bulunuyor.

Dünyadaki kalıcı donmuş toprakların büyük bölümü Rusya sınırları içerisinde yer alıyor.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Batılı ülkelerle Moskova arasındaki bilimsel işbirliğinin zayıflaması, ortak araştırmaları ve veri paylaşımını zorlaştırdı.

Bu durum, uluslararası bilim dünyasının Sibirya'daki çevresel ve biyolojik değişimleri takip etme kapasitesini sınırlayabilir.

DSÖ'den Rusya'ya şeffaflık çağrısı

Dünya Sağlık Örgütü'nün Shipilova'nın ölümüyle ilgili bilgi taleplerine henüz yeterli yanıt alamaması, uluslararası sağlık işbirliğinin önemini yeniden gündeme getirdi.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Uluslararası Sağlık Tüzüğü kapsamında zamanında, eksiksiz ve şeffaf bilgi paylaşımının önemini vurguladı.

Tedros, çelişkili haberlerin açıklığa kavuşturulabilmesi ve potansiyel halk sağlığı risklerinin doğru değerlendirilebilmesi için ülkelerin bilgi paylaşması gerektiğini belirtti.

Bloomberg Opinion'daki değerlendirmeye göre bu ilke yalnızca olası veba vakaları için değil, donmuş topraklardan kaynaklanabilecek yeni biyolojik riskler için de geçerli.

Özellikle Sibirya gibi geniş ve ulaşılması güç bölgelerde olası hastalıkların erken tespiti, laboratuvar kapasitesi ve uluslararası veri paylaşımı büyük önem taşıyor.

Yeni bir pandemi kapıda mı?

Sibirya'daki laboratuvar teknisyeninin ölümü ile donmuş topraklarda bulunan eski mikroorganizmalar arasında bilinen bir bağlantı bulunmuyor.

Ayrıca Shipilova'nın vebadan öldüğü de henüz doğrulanmış değil.

Bununla birlikte iklim değişikliği, permafrost çözülmesi ve bölgedeki insan faaliyetlerinin artması, bilim insanlarının uzun vadeli halk sağlığı risklerini daha yakından incelemesini gerektiriyor.

Uzmanların üzerinde durduğu temel sorun, eski mikroorganizmaların bulunmasından ziyade bunların hangi koşullarda yeniden etkin hale gelebileceği, insanları enfekte edip edemeyeceği ve olası bir salgının ne kadar hızlı tespit edilebileceği.

Sonuç olarak Sibirya'daki şüpheli veba ölümü henüz açıklığa kavuşmamış bir olay. Ancak eriyen donmuş toprakların barındırdığı biyolojik riskler, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel ve ekonomik değil, potansiyel olarak halk sağlığını da ilgilendiren sonuçları olabileceğini gösteriyor.

Lara Williams, Bloomberg

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş