Petrol piyasasında yeni kriz: İran Hürmüz'de saldırıları artırdı, Brent 110 doları gördü
İran'ın Hürmüz saldırıları ve Ukrayna'nın Rus rafinerilerini hedef alması Brent petrolü 110 dolara taşıdı. IEA, dizel arzında 2027'ye uzanan kriz bekliyor.
17 Ekim 2026

İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırması, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın petrol tesislerini hedef alması ve Ukrayna'nın Rus rafinerilerine saldırılarını sürdüreceğini açıklaması, küresel enerji piyasalarında yeni bir yükseliş dalgasına yol açtı. Brent petrol 110 doları görürken, ABD tipi ham petrol haftalık bazda yüzde 10'dan fazla değerlendi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), dizel piyasasındaki arz sıkıntısının 2027'nin ikinci yarısına kadar devam edebileceği uyarısında bulundu.
Brent petrol 110 dolara ulaştı, WTI haftalık yüzde 10 yükseldi
Küresel petrol piyasalarında jeopolitik risklerin artmasıyla fiyatlar cuma günü sert yükseldi.
Brent petrol vadeli işlemleri, mayıs ayından bu yana ilk kez gün içinde varil başına 110 dolara ulaştı. Fiyatlar daha sonra bir miktar gerileyerek yüzde 3,7 artışla 109,86 dolardan kapandı.
ABD tipi ham petrol WTI ise yüzde 3,5 yükselerek 101,41 dolara çıktı.
Haftalık bazda WTI yüzde 10'un üzerinde değer kazanırken, Brent petrolün yükselişi yaklaşık yüzde 5 oldu.
Petrol fiyatlarındaki artışın arkasında üç önemli gelişme bulunuyor: İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki saldırıları, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı operasyonları ve Ukrayna'nın Rus enerji altyapısını hedef alma kararı.
Bu gelişmeler, petrol arzının yanı sıra küresel akaryakıt piyasalarında da yeni bir sıkışma yaşanabileceği endişelerini artırıyor.
Husiler Suudi Arabistan'ın petrol ihracat terminalini hedef aldı
Suudi Arabistan ordusu, cuma günü Kızıldeniz üzerinden fırlatılan çok sayıda füzenin engellendiğini açıkladı.
Askerî sözcüye göre, füzelerden biri ülkenin önemli petrol ihracat merkezlerinden Yanbu terminaline yöneliyordu.
Suudi hava savunma sistemleri ayrıca Riyad ve ülkenin güney bölgelerinde üç insansız hava aracını imha etti.
İran destekli Husiler, hafta boyunca Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını sürdürdü.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, petrol devi Aramco'nun Dahran kentindeki idari binalarından birinin salı günü saldırıya uğradığını duyurdu.
Husilerin 10 Ekim'de Riyad Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği saldırıda ise 12 kişi hayatını kaybetmiş, 300'den fazla kişi yaralanmıştı.
Saldırıların petrol ihracat terminallerine ve enerji şirketlerinin tesislerine yönelmesi, küresel piyasalarda Suudi Arabistan'ın üretim ve sevkiyat kapasitesine ilişkin kaygıları artırıyor.
Hürmüz Boğazı'nda dokuz gemi saldırıya uğradı
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine yönelik saldırıları da petrol fiyatlarını yukarı taşıyan başlıca gelişmeler arasında yer alıyor.
Pazar gününden bu yana boğazda en az dokuz petrol tankeri ve yük gemisi saldırıya uğradı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın çarşamba günü GFS Pride adlı konteyner gemisini batırdığını açıkladı.
Singapur bayraklı geminin mürettebatı güvenli şekilde tahliye edildi.
Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün verilerine göre, hafta boyunca gerçekleşen saldırılarda üç denizci yaralandı, iki denizci ise kayboldu.
İran'ın saldırıları, dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol ihracatını yeniden baskı altına aldı.
Enerji araştırma kuruluşu Kpler'in verilerine göre, çarşamba günü sona eren haftada Hürmüz üzerinden günlük petrol sevkiyatı 9,4 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.
Bu miktar, İran savaşı öncesindeki ortalamanın yaklaşık yüzde 70'ine karşılık geliyor.
Eylül ayında savaş öncesi seviyelere yaklaşan sevkiyatlar, son saldırılar nedeniyle yeniden geriledi.
Ukrayna, Rus rafinerilerine saldırıları sürdürecek
Petrol piyasasındaki gerilim yalnızca Orta Doğu ile sınırlı değil.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile Ukrayna arasında sağlamaya çalıştığı enerji altyapısına yönelik ateşkes kısa sürede çöktü.
Kremlin'in ateşkes girişimine rağmen Ukrayna'nın altyapısını hedef almaya devam etmesi üzerine Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıların yeniden başlayacağını açıkladı.
Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırılar, Rusya'nın rafineri kapasitesini ve akaryakıt ihracatını ciddi biçimde etkiledi.
Rusya'nın dizel ve gaz yağı ihracatı eylül ayında günlük yaklaşık 144 bin varile gerileyerek son on yılın en düşük seviyesine indi.
Bu nedenle bazı analistler, Moskova'nın Trump tarafından açıklanan ihracat miktarlarını karşılayabileceğinden kuşku duyuyor.
IEA da son raporunda Rusya'ya yönelik ihracat kısıtlamalarının gevşetilmesinin küresel dizel arzında kayda değer bir rahatlama sağlamayabileceğini belirtti.
Ajansa göre temel sorun yaptırımlardan ziyade çalışır durumdaki rafineri kapasitesinin yetersizliği.
Dizel fiyatları rekor seviyelerde: ABD'de galon başına 6,33 dolar
İran savaşı ve Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, özellikle dizel piyasasında ağır bir arz sıkıntısı yarattı.
ABD'de dizelin ortalama perakende fiyatı cuma günü galon başına 6,33 dolara ulaştı.
Amerikan Otomobil Birliği'nin (AAA) verilerine göre bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 70'in üzerinde artış anlamına geliyor.
Dizel fiyatlarındaki yükseliş, yalnızca otomobil kullanıcılarını değil, taşımacılık, tarım, sanayi ve lojistik sektörlerini de etkiliyor.
Özellikle kamyon taşımacılığında ve tarımsal üretimde kullanılan dizelin pahalanması, gıda ve tüketim mallarının fiyatları üzerinde ilave baskı yaratabilir.
Küresel ekonominin birçok sektöründe temel yakıt konumundaki dizelin arzında yaşanan sıkıntı, enerji krizinin enflasyona yansımasını güçlendiriyor.
IEA uyardı: Dizel piyasasında sıkışıklık 2027'ye uzanabilir
Uluslararası Enerji Ajansı, çarşamba günü yayımladığı Ekim Petrol Piyasası Raporu'nda dizel arzındaki sıkıntının uzun süre devam edebileceğini bildirdi.
Ajansa göre dizel piyasasının rahatlaması, büyük ölçüde Orta Doğu'dan gelen akaryakıt arzının toparlanmasına bağlı.
Eylül ayında varil başına 200 doların üzerine çıkarak rekor kıran gösterge dizel fiyatları bir miktar geriledi.
Ancak fiyatlar hâlâ ham petrolün ve kriz öncesi dizel fiyatlarının yaklaşık iki katı seviyesinde bulunuyor.
IEA, tükenen dizel stoklarının normal mevsimsel dalgalanmaların ötesinde yeniden oluşturulmasının 2027'nin ikinci yarısından önce mümkün görünmediğini belirtti.
Bu değerlendirme, enerji piyasalarında kısa vadeli bir fiyat düşüşünün kalıcı rahatlama anlamına gelmeyebileceğini gösteriyor.
Küresel petrol arzında günlük 5,8 milyon varillik düşüş bekleniyor
IEA'nın Ekim raporuna göre küresel petrol arzının 2026 yılında günlük ortalama 5,8 milyon varil azalması bekleniyor.
Bu düşüşle dünya petrol üretiminin günlük 100,7 milyon varile gerileyeceği tahmin ediliyor.
Ajans, 2027 yılında arzın yeniden toparlanmasını öngörürken, petrol piyasasındaki açığın yıl sonuna kadar devam edeceğini değerlendiriyor.
Yüksek fiyatların petrol tüketimini de önemli ölçüde azaltması bekleniyor.
IEA, 2026 yılında küresel petrol talebinin yüksek fiyatlar nedeniyle günlük 2,6 milyon varil düşeceğini tahmin ediyor.
Bu talep kaybının yaklaşık dörtte birinin dizelden kaynaklanması bekleniyor.
Dolayısıyla enerji fiyatlarındaki yükseliş, arz sıkıntısının yanı sıra küresel ekonomik faaliyet üzerinde de baskı oluşturuyor.
ABD petrol stoklarında 8 milyon varilden fazla düşüş
Petrol fiyatlarını destekleyen bir diğer gelişme ABD'den geldi.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) verilerine göre, 9 Ekim'de sona eren haftada ticari ham petrol stokları 8 milyon varilden fazla azaldı.
Stoklardaki sert düşüşün arkasında, Isaias Kasırgası nedeniyle Meksika Körfezi kıyısındaki üretim tesislerinde yaşanan kapanmalar bulunuyor.
ABD petrol stoklarının azalması, küresel arz sıkıntısının yaşandığı bir dönemde fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırdı.
Chevron CEO'su: Enerji piyasasının güvenlik tamponları tükendi
ABD'nin ikinci büyük petrol şirketi Chevron'un CEO'su Mike Wirth, küresel enerji piyasasının yeni arz kesintilerine karşı giderek daha savunmasız hale geldiği uyarısında bulundu.
Wirth, 7 Ekim'de CNBC'ye verdiği röportajda, petrol stoklarının kullanılması ve diğer geçici önlemlerin piyasaya zaman kazandırdığını, ancak bu imkânların büyük ölçüde tüketildiğini söyledi.
Chevron CEO'suna göre, küresel petrol stokları artık çok daha düşük seviyelerde bulunuyor.
Bu durum, enerji sistemini yeni üretim veya sevkiyat kesintilerine karşı daha kırılgan hale getiriyor.
Stratejik petrol rezervlerinin piyasaya sürülmesi, yaptırım muafiyetleri ve vergi indirimleri gibi önlemler kısa vadede fiyat baskısını hafifletebilir.
Ancak bu tedbirler, Orta Doğu'dan piyasaya ulaşamayan petrolün ve akaryakıtın yerini kalıcı olarak dolduramıyor.
ANALİZ: Enerji krizinde yeni tehlike arz tamponlarının tükenmesi
Küresel petrol piyasasında son gelişmeler, enerji krizinin yalnızca fiyat artışlarından ibaret olmadığını ortaya koyuyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların savaş öncesi seviyelerin yüzde 70'ine gerilemesi, Suudi Arabistan'ın petrol altyapısına yönelik saldırılar ve Rus rafinerilerindeki üretim kayıpları aynı anda arzı baskılıyor.
Bu gelişmelerin etkisi, özellikle dizel piyasasında daha belirgin hissediliyor.
Dizel fiyatlarının kriz öncesi seviyelerin yaklaşık iki katına çıkması, küresel enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilecek önemli bir risk.
Üstelik IEA'nın değerlendirmelerine göre arz sıkıntısının 2027'nin ikinci yarısına kadar sürmesi mümkün.
Enerji piyasaları açısından asıl tehlike, yeni bir arz şokunun zaten azalmış stoklarla karşılanmak zorunda kalması.
Geçmiş aylarda stratejik rezervlerden yapılan satışlar ve geçici düzenlemeler fiyat artışlarını sınırlamaya yardımcı oldu.
Ancak Chevron CEO'su Wirth'in de vurguladığı gibi, bu tamponların önemli bölümü artık kullanılmış durumda.
Yeni bir tanker saldırısı, büyük bir rafineri kesintisi veya petrol ihracat terminalinin devre dışı kalması, bu nedenle fiyatlarda daha sert hareketlere yol açabilir.
Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ekonomiler açısından da yüksek petrol ve dizel fiyatları, enflasyon ve cari denge üzerinde ilave risk oluşturuyor.
Brent petrolün 110 dolara dayanması, küresel enerji krizinin henüz sona ermediğini ve yeni bir arz kesintisinin ekonomik sonuçlarının daha ağır olabileceğini gösteriyor.
CNBC, Fortune
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




