Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Politika

Petrol piyasasında sert dönüş: Trump'ın Rusya-Ukrayna ateşkes açıklaması Brent'i 103 dolara düşürdü

Brent petrol 105 dolardan 103 dolara geriledi. Trump'ın Rusya-Ukrayna enerji ateşkesi açıklaması ve Rus dizeli anlaşması piyasaları hareketlendirdi.

12 Ekim 2026

Petrol piyasasında sert dönüş: Trump'ın Rusya-Ukrayna ateşkes açıklaması Brent'i 103 dolara düşürdü

Orta Doğu'da Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarıyla 105 doların üzerine çıkan Brent petrol, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ve Ukrayna'nın enerji tesislerine saldırıları durdurma konusunda anlaştığını açıklamasının ardından geriledi. Rus dizelinin yeniden küresel piyasalara dönme ihtimali arz endişelerini hafifletirken, dolar güçlü seyrini koruyor. Ancak ABD tahvil faizlerinin 2002'den bu yana en yüksek seviyelerine yaklaşması, küresel piyasalar açısından önemli bir risk oluşturuyor.

Petrol fiyatlarında aynı gün iki farklı yön

Küresel enerji piyasaları yeni haftaya Orta Doğu'daki çatışmaların gölgesinde başladı. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını artırması ve bölgesel savaşın genişleyebileceği endişeleri, Asya işlemlerinin ilk saatlerinde petrol fiyatlarını yükseltti.

Brent petrolün varil fiyatı %0,4 artışla 105,10 dolara ulaştı. Ancak ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile Ukrayna arasında enerji altyapısını kapsayan bir ateşkes sağlandığını açıklaması, fiyatların yönünü değiştirdi.

Aralık vadeli Brent petrol %1,33 düşüşle 103,33 dolara, kasım vadeli ABD Batı Teksas tipi ham petrolü (WTI) ise %1,68 kayıpla 90,31 dolara geriledi.

İran'ın Suudi Arabistan ile temas kurması da Orta Doğu'daki gerilimin hafifleyebileceği beklentisini destekledi.

Böylece petrol piyasasında bir tarafta arz kesintisi korkuları, diğer tarafta Rus enerji ürünlerinin yeniden piyasaya dönmesi ihtimali fiyatlamaları belirledi.

Husilerin saldırıları Suudi Arabistan'da can kaybına yol açtı

Suudi Arabistan'ın ana havalimanı pazar günü yeniden Husi saldırısına hedef oldu. Bir gün önce düzenlenen saldırıda 12 kişinin hayatını kaybetmesi, çatışmaların daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşebileceği endişelerini artırdı.

Suudi Arabistan'ın Babülmendep Boğazı yakınlarındaki karşı taarruzu desteklemesi, bölgedeki askeri gerilimi daha da yükseltiyor.

Babülmendep, Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinin ve enerji taşımacılığının kritik geçiş noktalarından biri.

Bu güzergâhta yaşanabilecek yeni kesintiler, petrol ve rafine ürün arzını azaltmanın yanı sıra taşımacılık maliyetlerini artırarak küresel enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabilir.

Piyasa uzmanları, işlem hacminin sınırlı olduğu dönemlerde jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerinde daha büyük etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.

AT Global Markets Baş Piyasa Analisti Nick Twidale, bu hafta ABD enflasyon verileri, merkez bankası yetkililerinin konuşmaları ve bilanço sezonunun başlaması nedeniyle yatırımcıların yoğun bir gündemle karşılaşacağını belirtti.

Trump: Rusya ve Ukrayna enerji ateşkesini kabul etti

Petrol fiyatlarının yön değiştirmesinde belirleyici gelişme, Trump'ın pazar günü yaptığı açıklama oldu.

ABD Başkanı, Rusya ve Ukrayna'nın birbirlerinin enerji tesislerini hedef almamayı kabul ettiğini ve anlaşmanın derhal yürürlüğe girdiğini duyurdu.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda iki tarafın da anlaşmayı kabul ettiğini belirterek ateşkesin ihlal edilmemesi çağrısında bulundu.

Ancak anlaşmanın kapsamına, uygulanmasına ve denetlenmesine ilişkin ayrıntı vermedi.

Trump daha önce de enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulduğunu açıklamış, fakat Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy kesinleşmiş bir anlaşma bulunmadığını söylemişti.

Bu nedenle yeni açıklamanın sahada nasıl karşılık bulacağı belirsizliğini koruyor.

Zelenskiy: Ateşkesi destekliyoruz, ayrıntıları bekliyoruz

Trump'ın açıklamasından kısa süre önce ABC televizyonuna konuşan Zelenskiy, Rusya'nın savaşı sona erdirmek için yeterli baskı hissetmediğini söyledi.

Ukrayna'nın gerilimi azaltacak her türlü adıma hazır olduğunu belirten Zelenskiy, Rusya'nın da benzer şekilde hareket etmesi halinde enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurabileceklerini ifade etti.

Trump'ın duyurusunun ardından Ukrayna'nın ateşkesi desteklediğini açıklayan Zelenskiy, Rusya'nın da anlaşmaya uymasının önemli olduğunu vurguladı.

Ancak Ukrayna lideri, anlaşmanın ayrıntılarını ABD'den beklediklerini söyledi.

Zelenskiy'nin daha önce Axios'a yaptığı açıklamada ateşkes duyurusunun kendisi için sürpriz olduğunu belirtmesi, taraflar arasındaki koordinasyona ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Beyaz Saray ise anlaşmanın ayrıntılarına yönelik sorulara yanıt vermedi.

Rusya-Ukrayna savaşında çatışmalar sürüyor

Enerji ateşkesi açıklamasına rağmen Ukrayna'daki savaşın sona erdiğine ilişkin herhangi bir işaret bulunmuyor.

Savaş beşinci yılına girerken, cumartesi günü Rusya'nın Ukrayna'daki konutlara düzenlediği saldırılarda en az 20 kişi hayatını kaybetti.

Saldırılar, ABD'de gerçekleştirilen son barış görüşmelerinin planlanandan bir gün erken sona ermesinin hemen ardından yaşandı.

Trump, bir gün önce Zelenskiy'den Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları durdurmasını istemiş ve Ukrayna liderinin görevinden ayrılmayı değerlendirmesi gerektiğini öne sürmüştü.

Washington'ın Moskova ile Rus dizelinin küresel piyasaya yeniden sunulması konusunda anlaşmaya varması ise Kiev yönetiminin tepkisini çekti.

Trump'ın Rus dizeli anlaşması ABD'de siyasi kriz yarattı

Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Moskova'nın küresel piyasaya 4 milyon tonun üzerinde dizel sağlayacağını açıkladı.

Anlaşma kapsamında yaklaşık 13,5 milyon varillik Rus dizelinin bu aydan itibaren piyasaya sunulması öngörülüyor.

Bu sevkiyatların bir bölümü ABD'ye de yapılabilecek.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre bu gerçekleşirse, Mart 2022'den bu yana ABD'nin Rusya'dan ilk dizel ithalatı olacak.

Ancak anlaşmanın uygulanabilmesi için ABD Hazine Bakanlığı'nın Rus enerji ürünlerine yönelik yaptırımlardan muafiyet tanıması gerekiyor.

Trump yönetiminin bu girişimi, Washington'da hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat siyasetçilerin tepkisiyle karşılaştı.

Dördü Cumhuriyetçi, üçü Demokrat yedi senatör, Kongre'nin 2022 yılında Rus enerji ithalatını yasakladığını hatırlatarak anlaşmanın mevcut yasaya aykırı olduğunu savundu.

Senatörler, yönetimin Kongre'ye danışmadığını ve kararın gerekçesine ilişkin yasal açıklama yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirtti.

Kanada ve Ukrayna'dan Rusya anlaşmasına tepki

Kanada Başbakanı Mark Carney'nin ofisi, Zelenskiy ile yapılan görüşmenin ardından Rus dizeli anlaşmasının Ukrayna, Kanada ve müttefiklerinin Avrupa'da barış ve istikrar sağlama çabalarıyla doğrudan çeliştiğini açıkladı.

Zelenskiy de Rusya'nın enerji ihracatından elde edeceği ek gelirin savaşın finansmanında kullanılabileceği uyarısında bulundu.

Trump yönetimi ise Rus dizelinin yeniden piyasaya sunulmasının küresel yakıt arzını artırabileceği görüşünde.

Bununla birlikte Bloomberg Economics'ten Chris Kennedy, anlaşmanın ABD'deki yakıt fiyatlarını anlamlı ölçüde düşürmesinin beklenmediğini belirtti.

Dolayısıyla Rus dizelinin piyasaya dönüşü kısa vadede arz beklentilerini iyileştirse de tüketicilere sağlayacağı fayda belirsiz.

Rusya'nın rafineri kayıpları küresel dizel piyasasını sıkıştırdı

Rusya, Ukrayna'nın petrol rafinerilerine ve diğer enerji tesislerine yönelik saldırılarının ardından temmuz ayında dizel, jet yakıtı ve benzinin büyük bölümüne geçici ihracat yasağı getirmişti.

Moskova yönetimi bu kısıtlamaları daha sonra ekim ayı sonuna kadar uzattı.

Saldırılar ve ihracat yasakları öncesinde Rusya, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel dizel ticaretinin yaklaşık %10'unu karşılıyordu.

Rus dizelinin piyasadan çekilmesi, ABD-İran savaşının Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan enerji sevkiyatında yarattığı kesintilerin etkisini ağırlaştırdı.

Bu nedenle enerji ateşkesinin uygulanması ve Rus rafinerilerinin yeniden üretime dönmesi, küresel dizel arzı açısından önem taşıyor.

Ancak anlaşmanın henüz ayrıntılandırılmamış olması, arzın ne kadar hızlı toparlanacağı konusunda belirsizlik yaratıyor.

ABD tahvil faizleri 2002'den bu yana en yüksek seviyelerde

Petrol piyasasındaki gelişmeler, küresel tahvil piyasaları açısından da kritik önemde.

ABD'nin 10 yıllık devlet tahvili faizi geçen hafta %5,4 seviyesine yaklaşarak 2002 yılından bu yana en yüksek düzeyine ulaştı.

Brent petrolün 100 doların üzerinde kalması, enerji maliyetlerinin enflasyonu yüksek tutabileceği endişelerini güçlendirdi.

Yatırımcılar bu hafta açıklanacak ABD eylül ayı tüketici fiyatları verilerini ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın konuşmasını yakından izleyecek.

Enflasyonun beklentileri aşması halinde Fed'in daha agresif faiz artırımlarına yönelmesi gerektiği beklentisi güçlenebilir.

Bu senaryo, ABD tahvillerinde yeni satışlara ve küresel finansman koşullarında ilave sıkılaşmaya neden olabilir.

ABD ve Japonya'daki tatiller nedeniyle nakit tahvil işlemlerinin kapalı olması da haftanın ilk bölümünde piyasa hareketlerinin sınırlı likidite ortamında gerçekleşmesine yol açıyor.

Wall Street güçlü bilançolardan destek buluyor

Enerji fiyatlarındaki yükselişe ve tahvil piyasasındaki sert satışlara rağmen ABD hisse senetleri dirençli görünümünü koruyor.

S&P 500 endeksi geçen salı günü tarihi zirvesine ulaşmasının ardından YZ talebine ilişkin endişelerle iki gün geriledi.

Ancak cuma günü güçlü şirket bilançolarına yönelik beklentiler sayesinde %0,6 yükseldi.

Endeks vadeli işlemleri de yeni haftanın ilk saatlerinde artış gösterdi.

Bloomberg Intelligence verilerine göre S&P 500 şirketleri üst üste yedi çeyrektir çift haneli kâr büyümesi kaydediyor.

Analistler üçüncü çeyrekte şirket kârlarının yıllık yaklaşık %25 artmasını bekliyor.

Bununla birlikte yatırımcılar, yüksek enerji ve finansman maliyetlerinin şirketlerin kâr marjlarını ne ölçüde daralttığını yakından takip edecek.

Dolar dört haftadır yükseliyor: Barclays daha fazla değer artışı bekliyor

Döviz piyasasında ABD doları güçlü seyrini sürdürüyor.

Dolar geçen hafta üst üste dördüncü haftalık yükselişini kaydederek 2025 başından bu yana en uzun kazanç serisini gerçekleştirdi.

İran savaşı, yüksek petrol fiyatları ve ABD ekonomisinin diğer büyük ekonomilere kıyasla daha dirençli olduğu beklentisi, dolar talebini destekliyor.

Fransa'nın kamu maliyesine ilişkin endişeler ve Avrupa'nın yüksek enerji maliyetleri ise euro üzerinde baskı yaratıyor.

Euro geçen hafta Mayıs 2025'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Barclays stratejistleri, doların son 15 aydır hareket ettiği işlem bandını yukarı yönlü kırma ihtimalinin giderek güçlendiğini belirtti.

Themistoklis Fiotakis liderliğindeki ekip, ABD'nin büyüme performansındaki üstünlüğünü, tahvil faizlerinde düşüş alanının sınırlı olmasını ve Avrupa'nın mali ve enerji kırılganlıklarını dolar lehine unsurlar olarak sıraladı.

Bununla birlikte yatırımcıların dolar lehine açtıkları pozisyonların aşırı yükselmesi, kısa vadede yeni bir düzeltme yaşanmasına neden olabilir.

Küresel piyasaların kaderini enerji arzı ve enflasyon belirleyecek

Yeni haftada küresel piyasalarda iki karşıt gelişme öne çıkıyor.

Bir tarafta Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları ve Orta Doğu'da genişleyebilecek çatışmalar enerji arzını tehdit ediyor.

Diğer tarafta Rusya-Ukrayna enerji ateşkesi ve Rus dizelinin yeniden piyasaya sunulması ihtimali, arz üzerindeki baskının hafifleyebileceği beklentisini yaratıyor.

Ancak ateşkesin ayrıntılarının henüz netleşmemesi ve Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi, iyimserliğin kırılgan olduğunu gösteriyor.

Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kaldığı, ABD tahvil faizlerinin tarihi zirvelere yaklaştığı ve doların güçlendiği bir ortamda, bu haftaki enflasyon verileri ve jeopolitik gelişmeler küresel piyasaların yönü açısından belirleyici olacak.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş