Petrol fiyatlarında savaş baskısı: Brent 107 dolara dayandı, Hürmüz ve Yemen'de gerilim tırmanıyor
Brent petrol 107 dolara yaklaşırken Hürmüz'deki tanker saldırıları, Husilerin Suudi Arabistan'ı hedef alması ve Rusya-Ukrayna ateşkesindeki ihlaller piyasaları sarstı.
13 Ekim 2026

Orta Doğu'da genişleyen savaş ve Rusya-Ukrayna arasında ilan edilen enerji ateşkesinin ihlal edildiği yönündeki açıklamalar, petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutuyor. Brent petrol 107 dolara yaklaşırken, ABD ham petrolü WTI 93 dolar civarında işlem görüyor. Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nda tankerlerin hedef alınması, küresel enerji arzının yeniden sekteye uğrayabileceği endişelerini artırıyor.
Petrol piyasalarında yükseliş korunuyor
Küresel petrol fiyatları, Orta Doğu'daki çatışmaların genişlemesi ve Rusya-Ukrayna savaşında enerji altyapısına yönelik saldırıların devam etmesi nedeniyle yükselişini koruyor.
ABD tipi ham petrol WTI, önceki seansta %2,1 değer kazandıktan sonra varil başına 93 dolar civarında işlem gördü.
Uluslararası gösterge Brent petrol ise pazartesi günü yaklaşık 107 dolar seviyesinden kapandı.
Piyasalar, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşın bölgedeki petrol üretimi ve sevkiyatına verdiği zararın giderilmesini zorlaştırmasından endişe ediyor.
Brent petrolün yılbaşından bu yana yükselişi %70'i aşmış durumda.
Enerji piyasalarındaki temel risk, çatışmaların yalnızca İran ve Hürmüz Boğazı'yla sınırlı kalmayıp Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgenin diğer önemli enerji merkezlerini de etkilemesi.
Husiler Suudi Arabistan'ın ana havalimanını hedef aldı
Yemen'deki İran destekli Husi militanlarının Suudi Arabistan'ın başlıca uluslararası havalimanına yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları, bölgesel gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı.
Saldırılar, Washington üzerindeki Yemen çatışmasına daha doğrudan müdahil olma baskısını artırdı.
Gelişmeler, Suudi Arabistan öncülüğündeki güçlerin Yemen'de Husilerin kontrolündeki bölgeleri geri almak amacıyla yeni bir askeri harekât başlatmasının hemen ardından yaşandı.
Çatışmaların tırmanması, Suudi Arabistan'ın enerji altyapısının ve bölgedeki ticaret yollarının güvenliğine ilişkin endişeleri güçlendiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Yemen'deki çatışmaya Suudi Arabistan'ın yanında katılma seçeneğini değerlendirdiğine ilişkin açıklamaları da piyasalarda yakından izleniyor.
Hürmüz Boğazı'nda tanker saldırıları artıyor
Petrol piyasaları açısından bir diğer önemli risk Hürmüz Boğazı'nda yaşanıyor.
Dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan boğazda tankerlere yönelik saldırıların yoğunlaşması, petrol taşımacılığını yeniden tehdit ediyor.
Saldırılar nedeniyle giderek daha fazla gemi, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki önemli bir limana uğramaktan kaçınmaya başladı.
Söz konusu liman, Basra Körfezi ülkelerinin petrol ihracatını savaş öncesi seviyelere yaklaştırma çabalarında önemli rol oynuyordu.
Gemi trafiğindeki yeni aksaklıklar, bölgeden yapılan petrol sevkiyatının toparlanmasını yavaşlatabilir.
Bu durum, petrol üretiminde kısmi bir iyileşme sağlansa bile ham petrolün uluslararası piyasalara ulaştırılmasında sorunların devam edebileceğine işaret ediyor.
Uzmanlar: Petrol piyasalarında karmaşık bir hafta başladı
TP ICAP Group enerji uzmanı Scott Shelton, son günlerde yaşanan gelişmelerin petrol piyasalarında belirsizliği artırdığını söyledi.
Shelton, Trump'ın Rusya-Ukrayna arasında enerji ateşkesi sağlandığına ilişkin açıklamalarıyla Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının birbirini izlediğine dikkat çekti.
Enerji uzmanı, piyasalarda çok sayıda gelişmenin aynı anda fiyatlandığını belirterek haftaya karmaşık bir başlangıç yapıldığını ifade etti.
Petrol fiyatlarının yönü açısından Orta Doğu'daki askeri gelişmeler kadar Rusya-Ukrayna savaşında enerji tesislerine yönelik saldırıların seyri de belirleyici olacak.
Trump enerji ateşkesi ilan etti, Zelenskiy ihlal edildiğini söyledi
Petrol piyasalarının gündemindeki bir diğer gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile Ukrayna arasında enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasını öngören bir ateşkes ilan etmesi oldu.
Trump, pazar günü sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, enerji ateşkesinin derhal yürürlüğe girdiğini ve her iki tarafın da anlaşmayı kabul ettiğini duyurdu.
Ancak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın saldırılara devam ettiğini belirterek ateşkesin uygulanmadığını savundu.
Zelenskiy, pazartesi günü yaptığı açıklamada Rus güçlerinin yalnızca o gün Ukrayna'daki altı enerji tesisini hedef aldığını bildirdi.
Ukrayna lideri, Moskova'nın ABD tarafından önerilen enerji ateşkesine uymaya istekli görünmediğini söyledi.
Zelenskiy, Rusya saldırılarını sürdürürse Ukrayna'nın da karşılık vereceği uyarısında bulundu.
Ukrayna: Rusya altı enerji tesisini vurdu
Zelenskiy, Varşova Güvenlik Forumu'na video bağlantısıyla katılarak ateşkes girişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ukrayna'nın, Washington'ın gerekli görmesi halinde güven artırıcı taahhütler vermeye hazır olduğunu belirten Zelenskiy, bunun için tarafların anlaşmanın kapsamı konusunda ortak bir anlayışa sahip olması gerektiğini vurguladı.
Ukrayna lideri, Rusya'nın enerji ateşkesini kabul etmemesi halinde saldırılara karşılık vereceklerini söyledi.
Zelenskiy ayrıca Rusya'nın jet motorlu Şahid tipi insansız hava araçlarının Kiev ve diğer Ukrayna kentlerine yönelik saldırılarının devam ettiğini açıkladı.
Ukrayna hava savunma sistemlerinin çok sayıda İHA'yı düşürdüğünü belirten Zelenskiy, aksi takdirde enerji altyapısındaki hasarın çok daha büyük olacağını ifade etti.
Rusya'nın saldırılarının Trump'ın ateşkes girişimine verilen yanıt olduğunu savundu.
Naftogaz'ın doğal gaz tesisleri hedef alındı
Rusya'nın saldırılarında Ukrayna'nın enerji altyapısı yeniden hedef oldu.
Ukrayna'nın kamuya ait enerji şirketi Naftogaz, Harkiv bölgesindeki doğal gaz üretim tesislerinin Rus insansız hava araçlarıyla vurulduğunu açıkladı.
Şirkete göre jet motorlu bir İHA'nın düzenlediği saldırı sonucunda tesiste yangın çıktı ve kritik ekipmanlar zarar gördü.
Saldırıda yaralanan olmadı.
Naftogaz'ın vekâleten CEO'su Sergii Fedorenko, çalışanların hasarı mümkün olan en kısa sürede gidermek ve enerji sisteminin faaliyetlerine yönelik riskleri önlemek için çalıştığını söyledi.
Daha önce de Harkiv'deki bir elektrik santrali Rus saldırısının hedefi olmuştu.
Enerji tesislerine yönelik saldırıların sürmesi, Trump'ın duyurduğu ateşkesin uygulanabilirliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Kremlin: Görüşmeler devam ediyor
Kremlin ise enerji ateşkesine ilişkin temasların sürdüğünü açıkladı.
Reuters'ın aktardığına göre Rusya yönetimi, görüşmeler hakkında ilerleyen dönemde daha fazla bilgi verileceğini bildirdi.
Kremlin, olası bir anlaşmanın yalnızca petrol rafinerilerine yönelik saldırıları kapsayıp kapsamayacağı konusunda yorum yapmadı.
Rusya Devlet Başkanlığı da CNBC'nin ek bilgi talebine hemen yanıt vermedi.
Dolayısıyla Trump'ın ilan ettiği ateşkesin kapsamı ve taraflarca hangi koşullarda uygulanacağı henüz netleşmiş değil.
Trump, Rusya ve Ukrayna liderlerini bir araya gelerek savaşı sona erdirmeye çağırırken, enerji ateşkesinin ihlal edildiğini de kabul etti.
Ateşkesin arkasında ABD'deki akaryakıt fiyatları da var
Trump'ın enerji ateşkesi girişiminin önemli hedeflerinden biri, ABD'de kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarının düşmesini sağlamak.
Orta Doğu'daki savaş nedeniyle petrol fiyatlarının sert yükselmesi, ABD'de benzin ve diğer enerji ürünlerinin maliyetlerini artırıyor.
Rusya ile Ukrayna'nın karşılıklı olarak enerji altyapısını hedef alması da küresel petrol ve doğal gaz piyasalarındaki arz risklerini büyütüyor.
Enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulması, bu risklerin bir bölümünü azaltabilir.
Ancak taraflar arasındaki karşılıklı suçlamalar, ateşkesin kalıcılığına ilişkin beklentileri zayıflatıyor.
Eski IEA yetkilisi: Ateşkes konusunda aşırı iyimser olmayın
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) eski petrol piyasaları başkanı Neil Atkinson, Rusya-Ukrayna arasında daha önce de benzer girişimlerin sonuçsuz kaldığını hatırlattı.
CNBC'nin Squawk Box Europe programına konuşan Atkinson, yaklaşık dört buçuk yıldır çok sayıda ateşkes ve müzakere girişimine tanıklık edildiğini belirtti.
Bu nedenle son açıklamaların kalıcı bir anlaşmaya dönüşeceği konusunda aşırı iyimser olunmaması gerektiğini söyledi.
Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana ateşkes girişimleri defalarca gündeme gelmiş, ancak çatışmaları kalıcı biçimde sona erdirememişti.
Trump da savaşı bitirmek için çeşitli diplomatik girişimlerde bulunmasına rağmen henüz kalıcı bir sonuç elde edemedi.
Petrol piyasalarında iki cepheli risk
Petrol fiyatlarının önündeki temel belirsizlik, iki ayrı savaşın aynı anda küresel enerji arzını tehdit etmesi.
Orta Doğu'da İran savaşı, Hürmüz Boğazı'ndaki tanker saldırıları ve Yemen'deki çatışmalar, petrolün üretim ve sevkiyatını zorlaştırıyor.
Rusya-Ukrayna cephesinde ise rafineriler, doğal gaz üretim tesisleri ve elektrik altyapısına yönelik saldırılar devam ediyor.
Bu gelişmeler, küresel enerji piyasalarının savaş kaynaklı arz risklerinden henüz kurtulamadığını gösteriyor.
Brent petrolün yılbaşından bu yana %70'in üzerinde yükselmesinin ardından piyasaların odağında, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin sağlanıp sağlanamayacağı ve Rusya-Ukrayna enerji ateşkesinin uygulanıp uygulanamayacağı bulunuyor.
Her iki cephede de gerilimin sürmesi, petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasına ve küresel enflasyon baskılarının devam etmesine neden olabilir.
CNBC, Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




