Müthiş İddia: Türkiye Sigorta'nın 35 Milyar Lirası Tera'da Batmış Olabilir mi?
Türkiye Sigorta'nın 35 milyar TL'lik yatırım fonu varlığı tartışılıyor. CHP'li Cevdet Akay, Tera yatırımlarını sordu. Şirketin sahipleri kim, 35 milyar TL zarar iflas yaratır mı?
24 Ekim 2026

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik eski Genel Müdürü Taha Çakmak'ın fon soruşturması kapsamında 23 Ekim'de yeniden gözaltına alınmasının ardından, Türkiye Sigorta'nın yatırım fonlarında tuttuğu 35 milyar liranın akıbeti tartışma konusu oldu. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, söz konusu paranın önemli bir bölümünün Tera Portföy'e yönlendirilmiş olabileceğini ileri sürdü. İddialar henüz kanıtlanmış değil. Ancak Türkiye Varlık Fonu'nun çoğunluk hissedarı olduğu şirketin bu büyüklükte bir zarara uğraması ihtimali, kamu kaynaklarının yönetimi ve sigorta şirketinin mali sağlamlığı açısından ciddi sorular doğuruyor.
Türkiye Sigorta'nın 35 milyar lirası nerede?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında yeni bir tartışma başladı.
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik eski Genel Müdürü Taha Çakmak'ın 23 Ekim'de yeniden gözaltına alınmasının ardından, şirketin yatırım fonlarındaki milyarlarca liralık varlığının hangi portföy yönetim şirketlerinde değerlendirildiği gündeme geldi.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, sosyal medya hesabından Türkiye Sigorta'nın 30 Haziran 2026 tarihli finansal tablolarını paylaşarak şirket yönetimine açıklama çağrısında bulundu.
Akay, Türkiye Sigorta'nın yatırım fonlarında toplam 35 milyar 23 milyon 172 bin 198 liralık varlığı bulunduğuna dikkat çekti.
Bu tutarın ne kadarının Tera Portföy Yönetimi'ne aktarıldığının açıklanmasını istedi.
Akay, "Tahminlerimize göre, paranın büyük bölümü TERA'ya yönlendirilmiş durumda" ifadelerini kullandı.
Ancak şirketin finansal tablolarında yer alan 35 milyar liralık tutarın tamamının Tera fonlarına yatırıldığına veya kaybedildiğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Bu nedenle tartışmanın merkezindeki soru, Türkiye Sigorta'nın gerçekte ne kadar zarar ettiği ve bu zararın ne ölçüde geri kazanılabileceği.
Yatırım fonlarındaki varlıklar bir yılda ikiye katlandı
Türkiye Sigorta'nın finansal tabloları, şirketin yatırım fonlarında tuttuğu varlıkların son yıllarda hızla büyüdüğünü gösteriyor.
31 Aralık 2024: 15,63 milyar TL
31 Aralık 2025: 31,57 milyar TL
30 Haziran 2026: 35,02 milyar TL
Buna göre şirketin yatırım fonlarının kayıtlı değeri 2025 yılında yaklaşık %102 arttı.
2026 yılının ilk altı ayında ise 3,45 milyar liralık ilave artış gerçekleşti.
Cevdet Akay, yatırım fonu varlıklarındaki bu hızlı büyümeye dikkat çekerek paranın hangi portföy yönetim şirketlerine dağıtıldığının kamuoyuna açıklanmasını istedi.
30 Haziran 2026 itibarıyla yatırım fonlarının maliyet bedeli 21 milyar 160 milyon 843 bin TL, gerçeğe uygun değeri ise 35 milyar 23 milyon 172 bin TL olarak kaydedildi.
Dolayısıyla bilançodaki tutar, fonlara başlangıçta yatırılan para ile aynı şey değil. Aradaki fark, yatırımların değerlemesinden kaynaklanıyor.
Bu ayrım özellikle olası zarar hesabında önem taşıyor.
Akay: Tera fonlarına yatırılan paranın ne kadarı hâlâ içeride?
CHP'li Akay, Türkiye Sigorta yönetimine iki temel soru yöneltti:
"Bu paranın ne kadarı Tera Portföy Yönetimi'nde değerlendirilmiştir?"
"Tera fonlarına yatırılan paranın ne kadarı hâlen içeride kalmıştır?"
Akay ayrıca Türkiye Sigorta'nın finansal raporundaki ilişkili taraf işlemlerine dikkat çekti.
Şirketin 30 Haziran 2026 tarihli raporunda, Ziraat Portföy Yönetimi AŞ ile bağlantılı 16 milyar 729 milyon 91 bin 861 liralık finansal varlık bulunuyor.
Akay, bu tutarın içinde Tera Portföy'e veya tasfiye kapsamına alınan diğer fonlara yönelik dolaylı yatırımlar bulunup bulunmadığının da araştırılmasını istedi.
Milletvekili, Ziraat Portföy üzerinden yapılan yatırımların ne kadarının soruşturma kapsamındaki fonlara yönlendirildiğinin ve bu yatırımlardan hâlen geri alınamayan bir tutar bulunup bulunmadığının açıklanmasını talep etti.
Bu soruların yanıtlanması, Türkiye Sigorta'nın fon skandalından doğrudan veya dolaylı olarak ne ölçüde etkilendiğinin anlaşılması açısından önem taşıyor.
Taha Çakmak'a 1 milyon dolarlık elden ödeme iddiası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, eski Genel Müdür Taha Çakmak hakkında ciddi iddialar gündeme geldi.
Adli kaynaklara dayandırılan haberlere göre Çakmak'ın, Türkiye Sigorta'nın kaynaklarını Tera fonlarına yönlendirerek kişisel menfaat sağladığı ileri sürülüyor.
Çakmak'ın kendi yatırım yaptığı hisselere Tera grubunun da yatırım yapmasını istediği, buna karşılık yönettiği kurumun kaynaklarını Tera fonlarına aktarmayı şart koştuğu iddia ediliyor.
Soruşturma kapsamında 21 Ekim'de alınan ifadelerde ise Çakmak'ın, Türkiye Sigorta'nın fon yatırımları karşılığında Tera grubundan elden 1 milyon dolar aldığı öne sürüldü.
Bu iddialar henüz kesinleşmiş yargı kararlarıyla doğrulanmış değil.
Çakmak, ilk gözaltı işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
15 Ekim'de Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik'teki genel müdürlük görevlerinden istifa eden Çakmak, 23 Ekim'de yeniden gözaltına alındı.
Türkiye Sigorta'nın sahibi kim?
Tartışmanın önemini artıran bir başka unsur, Türkiye Sigorta'nın ortaklık yapısı.
Şirketin en büyük hissedarı Türkiye Varlık Fonu.
Türkiye Sigorta'nın açıkladığı ortaklık yapısına göre:
TVF Finansal Yatırımlar AŞ: %76,10
Borsa İstanbul'da işlem gören diğer hisseler: %23,90
TVF Finansal Yatırımlar AŞ'nin tamamı Türkiye Varlık Fonu'na ait.
Dolayısıyla Türkiye Sigorta, çoğunluk hisseleri kamuya ait bir şirket.
Türkiye Hayat Emeklilik'in ortaklık yapısında ise TVF Finansal Yatırımlar'ın payı %92,64, Türkiye Sigorta'nın payı %7,36 düzeyinde.
Bu nedenle fon soruşturması yalnızca özel yatırımcıların zararlarıyla ilgili değil.
Türkiye Sigorta'nın kaynaklarında büyük bir kayıp yaşanmışsa, bu durum dolaylı olarak kamuya ait bir varlığın değerini de etkileyebilir.
Öte yandan Türkiye Sigorta'nın halka açık olması nedeniyle olası zararlar azınlık hissedarları açısından da önem taşıyor.
Peki, 35 milyar liralık zarar Türkiye Sigorta'yı batırır mı?
Bu noktada en önemli soruya geliyoruz.
Türkiye Sigorta'nın yatırım fonlarında bulunan 35 milyar liranın tamamının kaybedildiğini varsayalım.
Böyle bir kayıp şirketi iflasa sürükler mi?
30 Haziran 2026 tarihli finansal göstergelere göre Türkiye Sigorta'nın mali büyüklükleri şöyle:
Toplam aktifler: 191,1 milyar TL
Toplam yükümlülükler: 132 milyar TL
Özkaynaklar: 59 milyar TL
İlk altı aylık net kâr: 13,5 milyar TL
Bu veriler, Türkiye Sigorta'nın 35 milyar liralık varsayımsal bir zararı karşılayabilecek büyüklükte özkaynağa sahip olduğunu gösteriyor.
Ancak zarar şirketin mali bünyesini çok ağır biçimde etkiler.
35 milyar liralık bir kayıp, 30 Haziran itibarıyla açıklanan 59 milyar liralık özkaynağın yaklaşık %59'una karşılık geliyor.
Diğer koşulların değişmediği, vergi etkilerinin ve olası geri kazanımların dikkate alınmadığı basitleştirilmiş bir hesapla şirketin özkaynağı 24 milyar liraya kadar gerileyebilir.
Bu durumda özkaynakların yaklaşık beşte üçü silinmiş olur.
Fakat burada iflas ile sermaye yeterliliği sorununun birbirinden ayrılması gerekiyor.
İflas etmeyebilir, ama ciddi sermaye açığı doğabilir
Türkiye Sigorta'nın 30 Haziran 2026 tarihli finansal raporunda, sigortacılık mevzuatına göre hesaplanan gerekli özsermaye tutarı 28,64 milyar TL olarak belirtiliyor.
Şirketin mevzuata göre hesaplanan özsermayesi ise bu asgari tutarın yaklaşık 32,41 milyar TL üzerinde bulunuyor.
Bu rakamlar, Türkiye Sigorta'nın haziran sonunda önemli bir sermaye tamponuna sahip olduğunu gösteriyor.
Ancak 35 milyar liralık varsayımsal bir zarar, mevcut sermaye fazlasını aşacak büyüklükte.
Basitleştirilmiş hesapla, gerekli sermaye tutarı değişmediği ve zarar düzenleyici özsermayeye bire bir yansıdığı takdirde yaklaşık 2,6 milyar liralık bir sermaye açığı ortaya çıkabilir.
Elbette gerçek sermaye yeterliliği hesabı bundan daha karmaşık. Zararın muhasebeleştirilme biçimi, varlıkların geri kazanılabilir değeri, vergi etkileri ve sigortacılık mevzuatındaki hesaplama kuralları sonucu değiştirebilir.
Yine de şu değerlendirmeyi yapmak mümkün:
35 milyar liranın tamamının kaybedilmesi Türkiye Sigorta'nın otomatik olarak iflas edeceği anlamına gelmez. Ancak şirketin sermaye yeterliliğini tehlikeye atabilir ve yeni sermaye ihtiyacı doğurabilir.
Bu durumda ana hissedar Türkiye Varlık Fonu'nun sermaye desteği sağlaması gündeme gelebilir.
Böyle bir desteğin gerekli olup olmayacağı, ancak gerçek zarar miktarı belirlendikten sonra anlaşılabilir.
35 milyar liranın tamamının kaybedildiğini söylemek için erken
Burada bir noktayı özellikle vurgulamak gerekiyor.
Türkiye Sigorta'nın bilançosunda 35 milyar liralık yatırım fonu varlığı bulunması, bu tutarın tamamının Tera Portföy'de olduğu anlamına gelmiyor.
Aynı şekilde, bir fonun soruşturma veya tasfiye kapsamında bulunması da o fondaki yatırımların tamamının kaybedildiğini göstermiyor.
Gerçek zarar hesabı için şu bilgilerin açıklanması gerekiyor:
Türkiye Sigorta'nın hangi yatırım fonlarında ne kadar varlığı bulunuyor?
Bu fonların hangileri soruşturma veya tasfiye kapsamında?
Yatırımların ne kadarı nakde çevrildi?
Ne kadar varlık hâlen fonlarda bulunuyor?
Kalan varlıkların gerçek piyasa değeri ne?
Türkiye Sigorta'nın tahsil edemeyeceği kesinleşmiş bir tutar var mı?
Bu sorular yanıtlanmadan 35 milyar liralık kesin zarar iddiasında bulunmak doğru olmaz.
Bununla birlikte iddiaların büyüklüğü, şirket yönetiminin ayrıntılı açıklama yapmasını gerektiriyor.
Kamu şirketinin fon yatırımları açıklığa kavuşturulmalı
Türkiye Sigorta'nın çoğunluk hisselerinin Türkiye Varlık Fonu'na ait olması, konunun kamu kaynaklarının yönetimi açısından da değerlendirilmesini gerektiriyor.
Şirketin fon yatırımlarında ciddi kayıp oluşmuşsa bunun yalnızca eski yöneticilerin sorumluluğu üzerinden değil, yatırım kararlarını onaylayan ve denetleyen mekanizmalar açısından da incelenmesi gerekir.
Özellikle kamu kontrolündeki büyük bir sigorta şirketinin varlıklarının hangi risk ölçütlerine göre yatırım fonlarına yönlendirildiği açıklığa kavuşturulmalı.
Türkiye Sigorta'nın sigortalılara karşı yükümlülükleri bulunduğu da unutulmamalı.
Bu nedenle yatırım portföyünde oluşabilecek büyük kayıplar, yalnızca şirketin borsa değerini veya hissedarlarını ilgilendiren bir konu değil.
Sigortacılık faaliyetlerinin güvenilirliği ve sermaye yeterliliği açısından da önem taşıyor.
Sonuç: Türkiye Sigorta yönetiminin açıklaması gerekiyor
CHP Milletvekili Cevdet Akay'ın ortaya attığı iddialar henüz doğrulanmış değil.
Ancak finansal tablolarda yer alan 35 milyar liralık yatırım fonu varlığının büyüklüğü, soruların ciddiyetini artırıyor.
Türkiye Sigorta'nın bu paranın ne kadarını Tera Portföy'e veya soruşturma kapsamındaki diğer fonlara yatırdığını açıklaması gerekiyor.
Ayrıca olası zararların boyutu, geri kazanılabilecek varlıklar ve sermaye yeterliliğine etkileri konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi önemli.
35 milyar liralık kayıp henüz kanıtlanmış değil. Fakat böyle bir kayıp gerçekleşmişse Türkiye Sigorta'nın mali bünyesinde çok ciddi bir hasar yaratabilir.
Şirketin 59 milyar liralık özkaynağı dikkate alındığında doğrudan iflas sonucuna varmak mümkün değil. Ancak sermaye yeterliliği sorunu ve yeni sermaye ihtiyacı ortaya çıkması olası.
Türkiye Varlık Fonu'nun çoğunluk hissedarı olduğu bir kurum söz konusu olduğuna göre, tartışmanın kamu maliyesi boyutu da bulunuyor.
Bu nedenle Türkiye Sigorta yönetiminin, 35 milyar liralık yatırım fonu varlığının hangi kuruluşlarda değerlendirildiğini ve ne kadarının risk altında olduğunu gecikmeden açıklaması gerekiyor.
Kaynak: KARAR
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




