Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Ekonomi

Murat Yetkin: Erdoğan’ın asla kabul etmeyeceği üç açmazı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan açmaz olduğunu asla kabul etmeyeceği üç açmazı var 2021 Mart sonu itibarıyla. Bunları kabul etmeye ne çoğunda artık geri dönüşü olmayan noktayı geçmiş olması izin veriyor ne de kendisini giderek küresel oyun kurucu gibi gören gururu.

31 Mart 2021

Murat Yetkin: Erdoğan’ın asla kabul etmeyeceği üç açmazı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan açmaz olduğunu asla kabul etmeyeceği üç açmazı var 2021 Mart sonu itibarıyla. Bunları kabul etmeye ne çoğunda artık geri dönüşü olmayan noktayı geçmiş olması izin veriyor ne de kendisini giderek küresel oyun kurucu gibi gören gururu. İzlediği siyaset, bu açmazları çözüm olarak gördükçe ısrarlı tutumunu güçlendiriyor, ısrar arttıkça artık MHP lideri Devlet Bahçeli’nin desteği olmaksızın ayakta durmayacak iktidarını daha da katı bir çizgide sürdürme ihtiyacını doğuruyor. Bu durum yalnızca Erdoğan’ı giderek daralan bir iktidar çemberine hapsetmekle kalmıyor. Aynı zamanda Türkiye’yi siyaset ve ekonomide geriletiyor, dünyadaki hızlı dönüşümün kenarında kalma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.

Bir : ekonomi sadece ekonomi değildir Türkiye’nin en büyük sermaye kuruluşu TÜSİAD’ın Genel Kurulunda konulan Başkanı Simone Kaslowski “Ekonomi sadece ekonomiden ibaret değildir” diye bir cümle kurdu. Bu cümlesini de Türkiye’nin çoğulcu demokrasi, hukuk devleti, insan hakları, kadın-erkek eşitliği, ifade özgürlüğü ve laiklik gibi vurgularla. Reform sözlerinin yerine getirilmesini istedi. Günümüz dünyasında demokratik kayıplarla ekonomik kazancın sağlanamayacağını vurguladı. Ondan önce konuşan TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan ise 2020’ler Türkiye’sindeki gidişi 1970’lerTürkiye’sindeki gidişe benzetti. 2020’lerin Türkiye’si kuşkusuz 1970’lerde TÜSİAD bildirisi sonrasında yıkılan 1970’ler Türkiye’sinden çok farklı, kast ettiğim o değil. Ama son yıllarda ekonomi parametreleri dışına çıkmamaya korkuyla karışık bir özen gösteren TÜSİAD’ın, iç siyasete girmeden, özenli bir lisanla da olsa bu hatta gelmesi aslında Erdoğan’ın açmazlarından birine işaret ediyor.

Para kazandırırsam seslerini çıkarmazlar Bunda bütün suç da Erdoğan’da değil. Sermaye sınıfı kısa günün kârı için demokratik hakların kısılmasına sadece 12 Mart, 12 Eylül darbelerinde onay vermedi. Yakın dönemde 2010 Anayasa değişikliği, 2013 Gezi protestoları sonrası ve 2016 askeri darbesi girişimi sonrasındaki kısıtlamalara da onay verdi. Erdoğan bu denkleme aşinaydı: kârlarını artırırsam, hakların kısıtlanmasına ses çıkarmazlar. Bu anlayış, kısıtlamalar ekonominin parametrelerini de baskılayana kadar idare etti. Ne zaman ki, 2016 sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal, 2017 Anayasa değişikliğiyle kurumsallaştı, Cumhurbaşkanı yürütmenin her alanında tek söz sahibi oldu, o zaman sermaye sınıfında şafak attı. Erdoğan’ın 2018’de Hazine ve Maliye’yi birleştirip başına damadı Berat Albayrak’ı getirmesi işin tuzu biberi oldu. Denizin bittiği yer, Albayrak’ın gidişiyle gelen Lütfi Elvan ve Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın sermaye örgütlerinin, yani TÜSİAD, MÜSİAD, TOBB ve TESK’in görüşlerini alması ve önerilerinin Erdoğan’ın reform olarak duyurduğu metinde yer almamasıydı. Erdoğan’ın açmazı hâlâ bu denklemi geçerli sanmasında.

İki: daha çok yetki mi demokrasi mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 29 Mart’ta, kovit salgınının yeniden patladığını ilan ederken yeni Anayasa konusunda söyledikleri bir başka açmazı gösteriyor. Erdoğan, daha dört yıl önce, MHP sayesinde değiştirdiği Anayasada da darbeci anlayışın devam ettiği iddiasıyla şunları söylüyor : • “Yeni anayasa süreci Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin tahkimi açısından da bir fırsat olacaktır. Türkiye için tarihî öneme sahip yeni anayasa hazırlama sürecinin mümkün olan en geniş uzlaşmayla yürümesi ve ortaya çıkan metnin de 84 milyonu kucaklaması şarttır. Biz bu anlayışla siyasi partiler başta olmak üzere tüm kesimlerin yeni anayasanın hazırlanmasına katkıda bulunmasını bekliyoruz. “ Erdoğan yeni Anayasayı daha demokratik ve özgürlükçü bir yönetim için değil, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin güçlendirilmesi için istediğini söylüyor. Bir yandan da diğer siyasi partilerden katkı bekliyor. Bunu CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere çoğu muhalefet partisinin “Tek adam yönetimini değiştireceğiz” dediğini bile bile öneriyor. Erdoğan daha çok yetki için yeni Anayasa isterken, muhalefet daha çok demokrasi istiyor; açmazı budur.

Paydaşlarına bağımlılığı artarken Ek olarak istediği yetkilerin TBMM ve yüksek yargıdaki etkisini daha da artırmayı amaçlaması kimseyi şaşırtmayacaktır.

Geldiğimiz aşamada Erdoğan seçimi, parlamentoyu, yargıyı, basını, sivil toplumu ancak kendi iktidarının sürekliliğine katkıda bulunduğu ölçüde meşru sayıyor. Kendi meşru saydığını da Anayasa haline getirmek istiyor. Bu gidiş, muhalefete iktidarın kenar süs olduğu müddetçe tahammül etme yönündedir. Erdoğan’ın HDP üzerindeki baskıya Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’den katılmasını beklemesi bunu gösteriyor. Her iki lider de bu defa tuzağa düşmedi; Ali Babacan (DEVA) ve Ahmet Davutoğlu da (Gelecek) karşı durdular.

Bu gelişme Erdoğan’ın iktidar paydaşlarına bağımlılığını artırdı. Paydaşları derken özellikle çoğul kullandım, çünkü artık iktidarın fiili ortakları arasında sadece MHP yok, başkaları da var. AK Parti’nin 2019 yerel seçim yenilgisinden AK Parti gereken dersi hâlâ çıkarmadı ama, İslami tarikat ve cemaatler çıkardı. Belediye menfaatleri kesilince, Erdoğan’a “Saadet’e gideriz” şantajına başladılar. Saadet de Millet İttifakıyla flörte başlayınca, cemaatler de Cumhur İttifakına paydaş oldu.

İstanbul Sözleşmesinin iptali açmazı budur.

Üç: dış politikada belalı komşu dönemi Yazının devamı burada .

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Online Altın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Siparişten Teslimata Kadar Süreç Nasıl İşler?
Ekonomi

Online Altın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Siparişten Teslimata Kadar Süreç Nasıl İşler?

Aynı ağırlıktaki iki altının toplam fiyatı ağırlık, ayar, işçilik, gönderim ve ödeme koşulları nedeniyle değişebilir. İnternetten altın almak, kuyumcudan almaktan farklı bir işlem değildir. Yalnızca ürünü görmeden önce daha fazla bilgiyi sayfadan doğrulamanız gerekir. Türkiye’nin online kuyumcusu Altin.com’da kaynağı doğrulanabilir, sertifikalı altınlar, güncel piyasa koşullarına göre belirlenen şeffaf fiyatlarla sunulur.

30 Eylül 2026
TÜİK Ağustosa İlişkin İş Gücü Verilerini Açıkladı: İşsizlik Düşerken Atıl İş Gücü Yükseldi
Ekonomi

TÜİK Ağustosa İlişkin İş Gücü Verilerini Açıkladı: İşsizlik Düşerken Atıl İş Gücü Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayına ait iş gücü istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki işsiz sayısı, Ağustosta bir önceki aya kıyasla 106 bin kişi azalarak 2 milyon 740 bin seviyesine geriledi. Böylece işsizlik oranı aylık bazda 0,3 puan düşüşle yüzde 7,8 olarak kaydedildi. İşsizlik, geçen yılın aynı ayına kıyasla ise 0,8 puanlık bir gerileme gösterdi.

30 Eylül 2026
Ağustos Ayı Dış Ticaret Rakamları Açıklandı: Dış Ticaret Açığı Yüzde 22,3 Artış Gösterdi
Ekonomi

Ağustos Ayı Dış Ticaret Rakamları Açıklandı: Dış Ticaret Açığı Yüzde 22,3 Artış Gösterdi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan geçici dış ticaret verilerine göre, ağustos ayında ihracat ve ithalattaki artış ivmesi devam etti. Genel ticaret sistemi kapsamında ağustos ayında ihracat bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolara, ithalat ise yüzde 10,5 yükselişle 28 milyar 706 milyon dolara ulaştı.

30 Eylül 2026