Dolar/TL49,93
0.04%
Euro/TL55,72
0.10%
Gram Altın6.258,95
3.25%
BIST 10010.759,56
3.63%
Brent Petrol$113,43
2.37%
Gümüş/Ons$49,28
5.93%
Gedik Yatırım
TEKNOLOJİ

Kuzey Kore Nasıl Dünyanın En Güçlü Siber Suç Merkezlerinden Birine Dönüştü?

Binance'ten 6,3 milyar dolarlık kripto para çalındığı bildirildi. Kuzey Kore şüphesi, Pyongyang'ın devlet destekli siber ağını gündeme taşıdı.

31 Ekim 2026

Kuzey Kore Nasıl Dünyanın En Güçlü Siber Suç Merkezlerinden Birine Dönüştü?
6,3 Milyar Dolarlık Binance Soygunu

Özet: Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'in 6,3 milyar dolarlık siber saldırıya uğraması, Kuzey Kore'nin küresel siber suç faaliyetlerini yeniden gündeme taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump, saldırının arkasında Kuzey Koreli bilgisayar korsanlarının bulunup bulunmadığının araştırıldığını açıkladı. Uzmanlara göre Pyongyang yönetimi, matematik ve bilgisayar alanında yetenekli öğrencileri erken yaşta seçerek yetiştiriyor ve siber operasyonları yaptırımları aşmak, döviz elde etmek ve silah programlarını finanse etmek amacıyla kullanıyor.

Binance'e 6,3 milyar dolarlık saldırı: Kuzey Kore şüphesi

Kripto para dünyası, tarihin en büyük dijital varlık hırsızlığı olabileceği belirtilen bir siber saldırıyla sarsıldı.

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'ten yaklaşık 6,3 milyar dolarlık varlığın çalındığı bildirildi.

Saldırının arkasında Kuzey Kore bağlantılı bilgisayar korsanlarının bulunabileceği iddiası, ABD yönetiminin de gündemine girdi.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtlarken saldırının Kuzey Kore'ye atfedilip atfedilemeyeceğinin araştırıldığını söyledi.

Trump, saldırının kaynağı konusunda henüz kesin bir sonuca ulaşılmadığını belirtti.

Binance, saldırının ardından para yatırma ve çekme işlemlerini askıya aldı.

Şirketin ilk incelemesine göre saldırganlar, bir mühendisin dizüstü bilgisayarını ele geçirerek platformdan varlık çekmeyi başardı.

Saldırının teknik ayrıntılarına ilişkin soruşturma devam ederken siber güvenlik analistleri, operasyonun Kuzey Kore bağlantılı grupların geçmişte kullandığı yöntemlerle benzerlikler taşıdığına dikkat çekiyor.

Ancak saldırının Kuzey Kore tarafından gerçekleştirildiği henüz resmen doğrulanmış değil.

Çalınan para Kuzey Kore ekonomisinin beşte birine yakın

Financial Times'ın aktardığı değerlendirmelere göre 6,3 milyar dolarlık saldırı, doğrulanması halinde bugüne kadarki en büyük kripto para hırsızlığı olacak.

Söz konusu tutar, dünya genelinde geçen yıl çalınan toplam kripto varlıkların yaklaşık iki katına karşılık geliyor.

Aynı zamanda Kuzey Kore'nin gayrisafi millî gelirinin yaklaşık beşte birine eşdeğer büyüklükte.

Bu ölçek, siber suç faaliyetlerinin Pyongyang yönetimi açısından neden önemli bir döviz kaynağına dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Kuzey Kore, uluslararası yaptırımlar nedeniyle küresel finans sistemine sınırlı erişime sahip.

Ülke son yıllarda Rusya ile ekonomik ve askerî ilişkilerini güçlendirdi.

Pyongyang'ın Moskova'nın Ukrayna savaşını desteklemek amacıyla silah ve asker gönderdiği, karşılığında milyarlarca dolar değerinde nakit, yakıt ve diğer ödemeler aldığı bildiriliyor.

Bununla birlikte Kuzey Kore'nin döviz elde etmek için yasa dışı faaliyetlere başvurmaya devam ettiği belirtiliyor.

Kuzey Koreli hackerlar geçen yıl 2 milyar dolar çaldı

Blokzincir analiz şirketi Chainalysis'in verilerine göre Kuzey Kore bağlantılı bilgisayar korsanları 2025 yılında yaklaşık 2 milyar dolarlık kripto varlık çaldı.

Bu tutar, dünya genelindeki kripto para hırsızlıklarının yaklaşık yüzde 60'ını oluşturdu.

Kuzey Kore bağlantılı saldırılarda çalınan varlıkların değeri, 2024 yılına kıyasla yüzde 51 arttı.

Siber suç gelirlerinin bu ölçekte büyümesi, Pyongyang'ın dijital finans sistemindeki güvenlik açıklarından yararlanma kapasitesine ilişkin endişeleri artırıyor.

Güney Kore'nin eski Savunma Bakan Yardımcısı Shin Beom-chul, Financial Times'a yaptığı değerlendirmede Kuzey Koreli bilgisayar korsanlarını dünyanın en saldırgan ve yüksek beceriye sahip siber aktörleri arasında gösterdi.

Shin'e göre bu kişiler sistematik eğitimden geçiriliyor ve rejime döviz kazandırmak amacıyla görevlendiriliyor.

Siber ordunun temelleri okul sıralarında atılıyor

Kuzey Kore'nin siber operasyon kapasitesi, uzun yıllara yayılan devlet destekli bir eğitim sistemine dayanıyor.

Ülke yönetimi, nükleer silah ve füze programlarının yanında siber savaş yeteneklerine de önemli kaynak ayırıyor.

Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi'nin tahminlerine göre Kuzey Kore'nin siber savaş faaliyetlerinde yaklaşık 8 bin 400 personel görev yapıyor.

Bu sayı yalnızca profesyonel bilgisayar korsanlarını değil, teknik destek ve diğer operasyonel görevlerde çalışan personeli de kapsıyor.

Uzmanlara göre sistem, matematik ve fen bilimlerinde başarılı öğrencilerin erken yaşta belirlenmesiyle başlıyor.

Seçilen öğrenciler, üç ila beş yıl süren ileri düzey teknik eğitim ve siber savaş programlarına alınıyor.

En başarılı öğrenciler daha sonra uzmanlaşmış üniversite programlarına yönlendiriliyor.

Kuzey Kore'de İnsan Hakları Komitesi'nin bu yıl yayımladığı bir raporda, Pyongyang'daki seçkin Moranbong College bünyesinde beş yıllık bir eğitim programına dikkat çekildi.

Programda askerî eğitim, bilgisayar sistemlerine sızma ve şifre çözme gibi alanların birlikte öğretildiği belirtiliyor.

Bazı seçkin personelin Çin ve Rusya'da ilave eğitim aldığı da bildiriliyor.

Siber güvenlik şirketi StealthMole'un Teknolojiden Sorumlu Başkanı Simon Choi, Kuzey Kore'de matematik ve bilim alanında başarılı öğrencilerin ergenlik dönemlerinden itibaren siber saldırı faaliyetleri için yetiştirildiğini söylüyor.

Devlet desteği hackerlara nasıl avantaj sağlıyor?

Uzmanlara göre Kuzey Koreli siber operasyon ekiplerinin önemli avantajlarından biri, doğrudan devlet adına hareket etmeleri.

Bağımsız siber suç örgütlerinin aksine bu gruplar, kendi ülkelerinde faaliyetleri nedeniyle cezai kovuşturmayla karşılaşma riski taşımıyor.

Bu durum, yabancı finans kuruluşlarına ve şirketlere yönelik saldırılarda daha agresif yöntemlerin kullanılmasına imkân sağlıyor.

Güney Kore'nin eski Savunma Bakan Yardımcısı Shin Beom-chul, Kuzey Koreli bilgisayar korsanlarının ülke içinde hesap verme yükümlülüğü bulunmamasının yabancı kuruluşları hedef alma konusunda hareket alanlarını genişlettiğini belirtiyor.

Kuzey Kore yönetimi ise geçmişte siber suç faaliyetlerine karıştığı yönündeki suçlamaları reddetti.

Pyongyang, bu iddiaları asılsız karalama olarak nitelendirdi.

Sahte dolar ve kaçakçılıktan dijital soygunlara

Kuzey Kore'nin siber suç faaliyetleri, ülkenin döviz elde etmek amacıyla başvurduğu iddia edilen yasa dışı yöntemlerin tarihsel devamı olarak değerlendiriliyor.

ABD makamları, 2000'li yılların başında Kuzey Kore'yi uyuşturucu kaçakçılığı, sahte sigara üretimi ve yüksek kalitede sahte 100 dolarlık banknot basmakla suçladı.

Özellikle gerçek banknotlardan ayırt edilmesi güç olduğu belirtilen sahte dolarlar, uluslararası güvenlik kurumlarının dikkatini çekti.

Washington yönetimi, 2010 yılında Kuzey Kore İşçi Partisi bünyesindeki gizli Office 39 birimine yaptırım uyguladı.

ABD'ye göre bu birim, Kuzey Kore liderliğinin mali kaynaklarını yönetiyor ve uyuşturucu kaçakçılığı dahil çeşitli faaliyetlerden gelir sağlıyordu.

Sigorta talepleri üzerinden elde edildiği öne sürülen yasa dışı kazançlar da geçmişte gündeme geldi.

Son yıllarda ise dijital varlık piyasalarının büyümesi, Kuzey Kore bağlantılı siber grupların faaliyet alanını genişletti.

Sony Pictures saldırısı Kuzey Kore'yi dünya gündemine taşıdı

Kuzey Kore bağlantılı bilgisayar korsanlarının uluslararası kamuoyunda geniş biçimde tanınması, 2014 yılında Sony Pictures'a düzenlenen siber saldırıyla gerçekleşti.

Saldırı, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'a yönelik kurgusal bir suikast girişimini konu alan The Interview filminin gösterime girmesiyle ilişkilendirildi.

ABD makamları saldırıyı Kuzey Kore'ye atfetti.

Olay, bir devletin yabancı bir eğlence şirketini siyasi nedenlerle hedef alabileceğine ilişkin tartışmaları büyüttü.

İki yıl sonra çok daha büyük mali sonuçlar doğuran bir saldırı yaşandı.

2016 yılında Bangladeş Merkez Bankası'ndan 81 milyon dolar çalındı.

ABD savcıları, uluslararası bankacılık sistemini hedef alan bu operasyonun arkasında Kuzey Kore bağlantılı bilgisayar korsanlarının bulunduğunu açıkladı.

Bu saldırı, Kuzey Kore'nin yalnızca siyasi hedeflere değil, doğrudan uluslararası finans sistemine yönelik operasyonlar da gerçekleştirebildiğini gösterdi.

Lazarus Group: Kripto para soygunlarının merkezindeki örgüt

Kuzey Kore bağlantılı siber faaliyetlerde en fazla adı geçen gruplardan biri Lazarus Group.

ABD ve diğer ülkelerin güvenlik kurumları, Lazarus'u Kuzey Kore devletiyle bağlantılı bir siber operasyon yapılanması olarak tanımlıyor.

Grup, özellikle kripto para borsaları, dijital cüzdan hizmetleri ve blokzincir altyapılarını hedef alan saldırılarla gündeme geldi.

2022 yılında blokzincir tabanlı bir video oyununu destekleyen Ronin ağından yaklaşık 620 milyon dolarlık dijital varlık çalındı.

Saldırıdan Kuzey Kore destekli Lazarus Group sorumlu tutuldu.

Bu olay, kripto para sektörünün o dönemdeki en büyük güvenlik ihlallerinden biri olarak kayıtlara geçti.

İki yıl sonra Japonya'daki DMM Bitcoin borsası yaklaşık 308 milyon dolarlık saldırıya uğradı.

ABD ve Japonya'daki soruşturmacılar, saldırıyı TraderTraitor adlı grupla ilişkilendirdi.

Japonya Ulusal Polis Ajansı'na göre TraderTraitor, Lazarus yapılanmasıyla bağlantılı.

Soruşturmacıların aktardığı bilgilere göre saldırganlar, bir dijital cüzdan şirketinin çalışanını kötü amaçlı yazılım indirmeye ikna ederek sisteme erişim sağladı.

Bu yöntem, gelişmiş siber saldırıların yalnızca yazılımlardaki teknik açıkları değil, çalışanların güvenini de hedef aldığını gösteriyor.

Bybit'ten 1,5 milyar dolarlık hırsızlık

Şubat 2025'te Dubai merkezli kripto para borsası Bybit, yaklaşık 1,5 milyar dolarlık dijital varlık hırsızlığına uğradı.

ABD Federal Soruşturma Bürosu FBI, saldırıyı Kuzey Koreli bilgisayar korsanlarına atfetti.

Bybit saldırısı, bu hafta Binance'te yaşandığı bildirilen olaydan önce tarihin en büyük kripto para hırsızlığı olarak değerlendiriliyordu.

Binance'ten çalındığı bildirilen 6,3 milyar dolarlık tutarın doğrulanması halinde önceki rekor büyük farkla aşılmış olacak.

Ancak Binance olayında saldırganların kimliği ve operasyonun bütün ayrıntıları henüz kesinleşmiş değil.

Kuzey Koreli çalışanlar ABD şirketlerine sızıyor

Pyongyang'ın kullandığı yöntemler yalnızca doğrudan siber saldırılarla sınırlı değil.

Son yıllarda Kuzey Kore bağlantılı kişilerin sahte kimliklerle yabancı teknoloji şirketlerinde uzaktan çalışmaya başladığı da ortaya çıktı.

ABD Adalet Bakanlığı'nın tahminlerine göre 2020-2024 döneminde Kuzey Koreli operatörler, uzaktan çalışan personel kimliğiyle 300'den fazla Amerikan şirketine girdi.

Bu faaliyetler sonucunda Kuzey Kore yönetimine en az 6,8 milyon dolar aktarıldığı değerlendiriliyor.

Yetkililere göre bazı kişiler yalnızca maaş gelirlerini rejime göndermekle kalmadı, çalıştıkları şirketlerin bilgisayar sistemlerine erişimlerini başka siber saldırılara yardımcı olmak amacıyla da kullandı.

Bu yöntem, siber güvenlik açısından yeni bir tehdit alanı oluşturuyor.

Şirketlerin yalnızca dışarıdan gelen saldırıları değil, işe aldıkları personelin kimliğini ve sistem erişim yetkilerini de denetlemesi gerekiyor.

Kripto para gelirleri silah programlarına mı aktarılıyor?

Kuzey Kore'nin siber suç faaliyetlerine ilişkin en önemli uluslararası endişelerden biri, elde edilen gelirlerin askerî programlarda kullanılması.

Birleşmiş Milletler yaptırım gözlemcileri, Mart 2024 tarihli raporlarında 2017-2023 yılları arasında kripto para bağlantılı şirketlere yönelik 58 şüpheli Kuzey Kore saldırısını incelediklerini açıkladı.

Bu saldırıların toplam değerinin yaklaşık 3 milyar dolar olduğu belirtildi.

BM gözlemcilerine göre saldırılardan elde edilen gelirlerin Kuzey Kore'nin silah geliştirme faaliyetlerinin finansmanında kullanıldığı bildiriliyordu.

Uluslararası yaptırımlar nedeniyle geleneksel finans kanallarına erişimi sınırlanan Pyongyang açısından kripto para piyasaları alternatif bir döviz kaynağı olarak görülüyor.

Dijital varlıkların sınır ötesi transfer edilebilmesi, çalınan fonların farklı cüzdanlar ve platformlar arasında hareket ettirilmesine imkân sağlıyor.

Bununla birlikte blokzincir işlemlerinin kayıt altında olması, güvenlik kuruluşları ve analiz şirketlerinin şüpheli para hareketlerini takip etmesine de olanak tanıyor.

Yapay zekâ siber saldırıların kapasitesini artırabilir

Uzmanlar, YZ teknolojilerinin yaygınlaşmasının Kuzey Kore bağlantılı siber grupların faaliyetlerini daha da geliştirebileceği uyarısında bulunuyor.

YZ araçları, bilgisayar sistemlerindeki güvenlik açıklarının belirlenmesini ve bazı saldırı süreçlerinin otomatikleştirilmesini kolaylaştırabiliyor.

Bu durum, saldırganların daha fazla hedefi daha kısa sürede inceleyebilmesine imkân tanıyor.

StealthMole yöneticisi Simon Choi, YZ'nin bilgisayar korsanlarına yeni yetenekler kazandırdığını belirtiyor.

Choi'ye göre Kuzey Kore'nin siber operasyonları sürdürme konusundaki kararlılığı, YZ teknolojilerinin sağladığı imkânlarla birleştiğinde uluslararası şirketler ve finans kuruluşları açısından riskleri artırabilir.

Uzmanların değerlendirmelerinde özellikle finans kuruluşları, kripto para platformları ve büyük teknoloji şirketlerinin bu yeni tehdit ortamına karşı güvenlik önlemlerini güçlendirmesi gerektiği vurgulanıyor.

Bloomberg, FT

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler