JPMorgan'dan Tekzip: Türkiye'den Çekilmiyoruz
JPMorgan, Türkiye'den çekilme iddialarını yalanladı. SPK'ye yapılacak başvuru, 2015'ten beri faaliyet göstermeyen aracı kurumun lisansıyla sınırlı. İstanbul şubesi faaliyetlerini sürdürecek.
21 Ekim 2026

J.P. Morgan Menkul Değerler A.Ş.'nin aracı kurum faaliyet iznini iptal ettirmek üzere Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) başvurma kararı, Amerikan finans devinin Türkiye'den çekildiği yönünde yorumlara neden oldu. Ancak JPMorgan Chase grubu, söz konusu şirketin 2015 yılından bu yana fiilen faaliyet göstermediğini, kararın Türkiye'deki güncel gelişmelerle ilgisi bulunmadığını açıkladı. Grup, İstanbul'daki bankacılık faaliyetlerini sürdüreceğini, hatta büyütmeye hazırlandığını duyurdu. Peki, JPMorgan Türkiye'deki hisse senedi işlemlerini bundan sonra nasıl gerçekleştirecek?
SPK duyurusu Türkiye'den çekilme iddialarını gündeme getirdi
Dünyanın en büyük finans kuruluşlarından JPMorgan Chase'in Türkiye'deki aracı kurum iştirakine ilişkin aldığı karar, piyasalarda soru işaretleri yarattı.
J.P. Morgan Menkul Değerler A.Ş.'nin faaliyet izninin iptali için SPK'ye başvuracağını açıklaması, bazı kaynaklarda grubun Türkiye'den çekildiği şeklinde yorumlandı.
Bu yorumun neden önem taşıdığını anlamak güç değil.
JPMorgan, uzun yıllardır Türkiye'deki finansal piyasalarda faaliyet gösteren, Türk hisse senetleri, tahvilleri ve diğer finansal varlıklarla ilgilenen uluslararası yatırım bankalarından biri.
Grup, Türkiye'deki bankacılık iştiraki ve uluslararası operasyonları aracılığıyla hem kendi faaliyetlerini yürütüyor hem de kurumsal müşterilerine finansal hizmetler sunuyor.
Dolayısıyla JPMorgan'ın Türkiye piyasasından tamamen çekilmesi, uluslararası yatırımcıların Türk varlıklarına ilgisinin azaldığı şeklinde yorumlanabilirdi.
Özellikle gelişmekte olan ülke fonlarının Türkiye'ye yönelik pozisyonları açısından böyle bir karar önemli bir sinyal oluşturabilirdi.
Ancak şirketin yaptığı ayrıntılı açıklama, durumun farklı olduğunu ortaya koydu.
SPK: Aracı kurum statüsü sona erebilir
SPK tarafından yapılan duyuruda, J.P. Morgan Menkul Değerler A.Ş.'nin başvurusunun uygun bulunması halinde şirketin sermaye piyasası faaliyetlerini durduracağı ve aracı kurum niteliğini kaybedeceği belirtildi.
Bu süreç, şirketin sona ermesi veya faaliyet konusunu değiştirmesi yoluyla yürütülebilecek.
SPK ayrıca şirketten yatırım hizmetleri veya yan hizmetlerle ilgili hak ve alacağı bulunduğunu ileri süren müşterilere yönelik bir çağrı yaptı.
Buna göre ilgili kişilerin, duyuru tarihinden itibaren üç ay içerisinde gerekli belgeleri şirkete ve Kurula göndermesi gerekiyor.
Dava açmış olanların mahkemeden alınacak belgeleri, icra takibi başlatanların takip evrakını, hesap bakiyesine itirazı bulunanların ise uyuşmazlık konusu tutara ilişkin beyanlarını iletmeleri isteniyor.
Bu duyuru, faaliyet izninin iptaline ilişkin yasal prosedürün bir parçası.
Ancak açıklamanın ilk aşamada kamuoyuna yansıması, JPMorgan'ın Türkiye operasyonlarını tamamen sonlandırdığı yönünde yanlış bir izlenim oluşturdu.
JPMorgan: Şirket 2015'ten beri zaten faaliyet göstermiyor
JPMorgan Chase grubu, ortaya çıkan yorumlar üzerine kapsamlı bir açıklama yaparak aracı kurumun faaliyet izninin iptal edilmesinin nedenlerini anlattı.
Açıklamaya göre J.P. Morgan Menkul Değerler A.Ş., 3 Temmuz 2015 tarihinden bu yana herhangi bir sermaye piyasası faaliyeti yürütmüyor.
Şirket aynı tarihten beri müşterilere yatırım hizmeti veya yan hizmet de sunmuyor.
Dolayısıyla faaliyet izninin iptaline yönelik başvuru, aktif bir aracı kurumun Türkiye piyasasından çıkması anlamına gelmiyor.
JPMorgan, işlemin esas olarak uzun süredir faaliyeti bulunmayan bir şirketin hukuki statüsünün mevcut durumuyla uyumlu hale getirilmesini amaçladığını belirtti.
Grup ayrıca kararın son dönemde Türkiye'de yaşanan gelişmelerle ilgisi olmadığını vurguladı.
Açıklamada, kararın geçmiş yıllarda SPK ile yürütülen görüşmeler sonucunda alındığı ifade edildi.
Bu bilgi önemli.
Çünkü JPMorgan Menkul Değerler'in faaliyetlerini durdurması yeni bir gelişme değil. Şirket, Türkiye'de 2009 yılından itibaren faaliyet göstermiş, 2015'te sermaye piyasası işlemlerini geçici olarak durdurmuş ve yeniden faaliyete geçme kararını ertelemişti.
Bugünkü başvuru, yaklaşık 11 yıldır devam eden fiili durumun hukuki olarak sonuçlandırılması niteliğinde.
İstanbul şubesi bankacılık faaliyetlerini sürdürecek
JPMorgan'ın açıklamasındaki en önemli bölüm, Türkiye'deki bankacılık operasyonlarına ilişkin oldu.
Grup, J.P. Morgan Menkul Değerler A.Ş. ile JPMorgan Chase Bank, N.A.'nın İstanbul Türkiye Şubesi'nin hukuken birbirinden ayrı kuruluşlar olduğunu hatırlattı.
Faaliyet izninin iptaline ilişkin başvuru yalnızca J.P. Morgan Menkul Değerler A.Ş.'yi kapsıyor.
JPMorgan İstanbul Şubesi'nin bankacılık faaliyetleri ise bu süreçten etkilenmeyecek.
Grubun açıklamasında, İstanbul şubesinin Türkiye'deki faaliyetlerini mevcut şekliyle ve kesintisiz sürdüreceği özellikle vurgulandı.
Dahası, JPMorgan İstanbul Şubesi'nin yakın zamanda Türkiye'deki bankacılık faaliyetlerini büyütme kararı aldığı belirtildi.
Bu doğrultudaki çalışmaların ilgili düzenleyici otoritelerle koordinasyon içerisinde devam ettiği açıklandı.
Dolayısıyla şirketin açıklaması yalnızca Türkiye'den çekilme iddialarını reddetmekle kalmıyor; bankacılık alanında faaliyetlerin genişletilmesi yönünde bir plan bulunduğunu da ortaya koyuyor.
Bununla birlikte genişleme kararının hangi hizmetleri, ne büyüklükte bir yatırımı veya nasıl bir takvimi kapsadığına ilişkin ayrıntı verilmedi.
Peki JPMorgan Borsa İstanbul'da nasıl işlem yapacak?
JPMorgan'ın açıklaması, Türkiye'den çekilme iddialarını açıklığa kavuşturuyor. Ancak teknik açıdan önemli bir soruyu da gündeme getiriyor:
Türkiye'deki aracı kurum statüsü sona erdiğinde JPMorgan'ın uluslararası müşterileri Borsa İstanbul'da nasıl işlem gerçekleştirecek?
Burada bankacılık faaliyetleri ile sermaye piyasası aracılık faaliyetlerini birbirinden ayırmak gerekiyor.
JPMorgan İstanbul Şubesi'nin bankacılık lisansı, tek başına Borsa İstanbul'da aracı kurum sıfatıyla doğrudan hisse senedi işlemi gerçekleştirme yetkisi sağlamıyor.
Ancak bu durum, grubun veya uluslararası müşterilerinin Türk hisse senetlerine erişimini kaybedeceği anlamına gelmiyor.
Küresel yatırım bankaları ve uluslararası fonlar, farklı ülkelerin sermaye piyasalarında çoğu zaman yerel lisanslı aracı kurumlar üzerinden işlem gerçekleştiriyor.
JPMorgan da gerekli işlemleri Türkiye'de yetkili başka aracı kurumlar aracılığıyla yürütebilir.
Bu yöntem, uluslararası sermaye piyasalarında olağan bir uygulama.
Bir küresel yatırım bankasının her ülkede doğrudan borsa üyeliğine sahip bir aracı kurum işletmesi gerekmiyor.
Önemli olan, müşterilerin emirlerinin ilgili piyasanın mevzuatına uygun şekilde yetkili kuruluşlar üzerinden gerçekleştirilmesi.
Bu nedenle J.P. Morgan Menkul Değerler A.Ş.'nin faaliyet izninin sona ermesi ile JPMorgan'ın Türkiye'deki finansal varlıklara yönelik işlemlerinin tamamen durması arasında doğrudan bir bağlantı kurmak doğru değil.
Yabancı aracı kurumların işlemleri sık sık yanlış yorumlanıyor
Türkiye'de yabancı yatırım bankalarının Borsa İstanbul'daki işlemleri konusunda uzun süredir devam eden bir kavram karışıklığı bulunuyor.
Özellikle iktidara yakın bazı yayın organlarında Citibank, Merrill Lynch veya Deutsche Bank gibi uluslararası finans kuruluşlarının yüksek miktarda hisse senedi sattığına ilişkin haberler zaman zaman gündeme geliyor.
Bu haberlerde söz konusu işlemler, yabancı finans kuruluşlarının Türkiye piyasasına karşı pozisyon aldığı veya piyasaları olumsuz etkilemeye çalıştığı şeklinde yorumlanabiliyor.
Oysa burada çok önemli bir ayrım var.
Bir aracı kurumun gerçekleştirdiği satış işlemi, mutlaka kendi hesabına yaptığı bir satış anlamına gelmiyor.
Uluslararası yatırım bankaları, dünyanın farklı bölgelerindeki kurumsal yatırımcıların emirlerini yerine getirebiliyor.
Örneğin büyük bir gelişmekte olan piyasalar fonu, Türkiye'deki hisse senedi pozisyonunu azaltmaya karar verdiğinde satış emrini uluslararası bir aracı kuruma iletebilir.
Aracı kurum da bu emri Türkiye'de yetkili kuruluşlar üzerinden gerçekleştirebilir.
İşlem kayıtlarında aracı kurumun adı görünse bile satış kararını alan taraf fon yöneticisi olabilir.
Bu nedenle işlem aracısı ile nihai yatırımcıyı birbirine karıştırmamak gerekiyor.
Citibank veya Merrill Lynch satıyorsa kim satıyor?
Borsa İstanbul'daki yabancı işlemlerine ilişkin haberlerde en sık karşılaşılan yanlışlardan biri, aracılık hizmeti sunan kuruluşun işlemin gerçek ekonomik sahibi olarak değerlendirilmesi.
Oysa bir kurumun aracılık ettiği işlemler, çok sayıda farklı yatırımcıya ait olabilir.
Aynı aracı kurum üzerinden bir yatırımcı satış yaparken başka bir yatırımcı alım gerçekleştirebilir.
Büyük küresel fonların portföy kararları ise birbirinden farklı nedenlere dayanabilir.
Örneğin bir gelişmekte olan piyasalar fonu, Türkiye'nin ekonomik görünümünü olumsuz değerlendirdiği için hisse satabilir.
Başka bir fon, Türkiye'deki pozisyonunu korumak istemesine rağmen yatırımcılarından gelen para çekme talepleri nedeniyle satış yapmak zorunda kalabilir.
Üçüncü bir yatırımcı ise Türkiye'deki hisselerin fiyatlarının yükseldiğini düşünerek kâr realizasyonuna gidebilir.
Bütün bu işlemler aynı uluslararası aracı kurum üzerinden gerçekleşebilir.
Dolayısıyla bir aracı kurumun yüksek tutarlı satışa aracılık etmesi, o kurumun Türkiye hakkında olumsuz bir yatırım kararı aldığı anlamına gelmez.
Aynı şekilde bir aracı kurumun faaliyet izninden vazgeçmesi de uluslararası fonların Türkiye'ye ilgisinin azaldığını tek başına kanıtlamaz.
Bu ayrım, yabancı yatırımcı hareketlerinin sağlıklı değerlendirilmesi açısından kritik önem taşıyor.
ANALİZ: JPMorgan'ın kararı Türkiye için olumsuz bir sinyal mi?
İlk bakışta dünyanın en büyük yatırım bankalarından birinin Türkiye'deki aracı kurum lisansını iptal ettirmesi, piyasalar açısından olumsuz bir gelişme olarak algılanabilir.
Özellikle Türkiye'nin son dönemde yaşadığı finansal piyasa dalgalanmaları dikkate alındığında, böyle bir yorumun neden gündeme geldiği anlaşılabilir.
Ancak somut bilgiler bu yorumu desteklemiyor.
Birincisi, faaliyet izni iptal edilecek şirket yaklaşık 11 yıldır aktif olarak sermaye piyasası hizmeti sunmuyor.
İkincisi, JPMorgan kararın Türkiye'deki güncel gelişmelerle ilgisi olmadığını açıkça belirtiyor.
Üçüncüsü, grubun İstanbul'daki bankacılık şubesi faaliyetlerini sürdürüyor.
Dördüncüsü, JPMorgan Türkiye'deki bankacılık faaliyetlerini büyütme kararı aldığını duyuruyor.
Beşincisi, uluslararası yatırımcıların Borsa İstanbul'da işlem gerçekleştirebilmesi için JPMorgan'ın kendi adına faaliyet gösteren bir yerel aracı kurum lisansını muhafaza etmesi şart değil.
Bütün bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, mevcut kararın JPMorgan'ın Türkiye piyasasına yönelik genel bir geri çekilme stratejisinin kanıtı olarak sunulması doğru olmaz.
Ancak bankacılık faaliyetlerinin büyütülmesine ilişkin açıklamanın da henüz somut büyüklükler içermediğini unutmamak gerekiyor.
Dolayısıyla bu kararın Türkiye'ye yeni ve büyük bir sermaye girişi anlamına geldiğini söylemek için de yeterli veri bulunmuyor.
Sonuç: Hukuki statü değişiyor, Türkiye operasyonları devam ediyor
JPMorgan Menkul Değerler'in aracı kurum faaliyet iznini iptal ettirme kararı, ilk aşamada Türkiye'den çekilme iddialarına neden oldu.
Ancak grubun açıklaması, söz konusu şirketin 2015 yılından beri fiilen faaliyet göstermediğini ve başvurunun bu durumun hukuki olarak sonuçlandırılmasını amaçladığını ortaya koydu.
JPMorgan'ın İstanbul'daki bankacılık şubesi faaliyetlerini sürdürecek. Grup ayrıca bu faaliyetleri büyütmeyi planladığını açıkladı.
Uluslararası yatırım bankalarının Borsa İstanbul'daki işlemlerini başka yetkili aracı kurumlar üzerinden gerçekleştirebilmesi de Türkiye'deki sermaye piyasası faaliyetleri açısından önemli bir ayrıntı.
Kısacası JPMorgan Türkiye'den çekilmiyor. Uzun süredir kullanılmayan bir aracı kurum lisansını sona erdirmeye hazırlanıyor.
Bu gelişmeden hareketle yabancı yatırımcıların Türkiye'yi terk ettiği sonucuna varmak, hem şirketin açıklamasıyla hem de uluslararası sermaye piyasalarının işleyişiyle bağdaşmıyor.
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




