İsrail seçimlerine çeyrek kala: Her şey olabilir, ya da hiç bir şey
İsrail'de 27 Ekim seçimleri öncesi iktidar ve muhalefet eşit durumda. Seçimlerin sonucu Türkiye'nin Suriye ve Doğu Akdeniz politikalarını da etkileyecek.
18 Ekim 2026

İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde yayımlanan son Maariv anketi, ne Başbakan Benjamin Netanyahu'nun liderliğindeki iktidar blokunun ne de muhalefetin parlamentoda çoğunluğu sağlayabildiğini gösteriyor. Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi ilk sıraya yükselirken, Likud geriliyor. Seçimlerin sonucu, Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceği, Suriye'deki güç dengeleri ve Doğu Akdeniz'deki jeopolitik rekabet açısından da önem taşıyor.
İsrail seçimleri Türkiye için neden önemli?
İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimler, yalnızca ülkenin iç siyasetini değil, Türkiye'nin Orta Doğu'daki jeopolitik konumunu da yakından ilgilendiriyor. Ankara açısından temel soru, seçimlerin Netanyahu döneminde derinleşen Türkiye-İsrail gerilimini azaltacak bir siyasi değişim yaratıp yaratmayacağı.
İki ülke arasındaki anlaşmazlıkların merkezinde Gazze, Suriye ve Doğu Akdeniz bulunuyor. Özellikle Suriye'de Türkiye'nin askeri ve siyasi nüfuzunu genişletmesi, İsrail'in güvenlik kaygılarıyla çatışıyor. İki ülkenin Suriye hava sahasında veya sahada doğrudan karşı karşıya gelme riski, ilişkilerin en tehlikeli boyutunu oluşturuyor.
Netanyahu liderliğindeki sağ ve aşırı sağ koalisyonun yeniden iktidara gelmesi, mevcut güvenlik politikalarında süreklilik anlamına gelebilir. Buna karşılık Gadi Eisenkot veya Naftali Bennett'in öncülüğünde kurulacak alternatif bir hükümet, Ankara ile diplomatik temasların yeniden canlandırılması için fırsat yaratabilir. Ancak her iki liderin de İsrail'in güvenlik önceliklerinden köklü biçimde uzaklaşması beklenmemeli.
Türkiye açısından bir diğer önemli başlık, ABD'nin bölgesel politikası. Washington'un İsrail'e verdiği güçlü destek, Ankara'nın Suriye ve Doğu Akdeniz'deki hareket alanını etkiliyor. İsrail'deki olası bir hükümet değişikliği, Türkiye-ABD ilişkilerindeki bazı gerilimlerin yönetilmesini de kolaylaştırabilir.
Sonuç olarak, İsrail seçimleri Ankara için yalnızca Netanyahu'nun siyasi geleceğiyle ilgili değil. Seçimlerden çıkacak hükümetin Türkiye'yi bölgesel bir rakip mi, yoksa müzakere edilebilecek bir aktör mü olarak göreceği, iki ülke ilişkilerinin geleceğinde belirleyici olacak.
İsrail'de seçim düğümü çözülemiyor
İsrail, 27 Ekim seçimlerine yaklaşırken yeni bir siyasi belirsizlik dönemine hazırlanıyor. Maariv gazetesi için Dr. Menachem Lazar yönetimindeki Lazar Research tarafından Panel4ALL iş birliğiyle gerçekleştirilen son kamuoyu araştırması, ne Başbakan Benjamin Netanyahu'nun liderliğindeki iktidar blokunun ne de muhalefetin hükümet kurmak için gerekli 61 milletvekiline ulaşabildiğini ortaya koydu.
120 sandalyeli Knesset'te çoğunluk için 61 milletvekili gerekiyor. Ancak son ankette iktidar ve muhalefet blokları 51'er sandalyede eşitleniyor.
Bu tablo, seçimlerden sonra koalisyon pazarlıklarının belirleyici olabileceğine işaret ediyor.
Seçmenlerin çoğunluğu birlik hükümeti istiyor
Maariv anketine göre İsraillilerin yüzde 55'i, seçimlerden kesin bir sonuç çıkmaması durumunda yeni seçimler yerine ulusal birlik hükümeti kurulmasını tercih ediyor.
Katılımcıların yüzde 27'si yeniden seçime gidilmesini isterken, yüzde 18'i kararsız olduğunu belirtiyor.
Ancak birlik hükümetinin kimin liderliğinde kurulacağı konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.
Muhalefet seçmenlerinin yüzde 54'ü, yalnızca kendi bloklarından bir siyasetçinin başbakan olması şartıyla birlik hükümetine destek vereceğini söylüyor.
İktidar bloku seçmenlerinin yaklaşık yüzde 40'ı Netanyahu liderliğinde bir birlik hükümetini tercih ederken, yüzde 32'si siyasi çıkmazın devam etmesi halinde yeniden seçim yapılmasını istiyor.
Eisenkot, Netanyahu'nun önünde
Anketin dikkat çekici sonuçlarından biri de başbakanlık için yapılan ikili karşılaştırmalarda ortaya çıktı.
Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, başbakanlığa uygunluk değerlendirmesinde Netanyahu'nun önüne geçti.
Gadi Eisenkot: Yüzde 48
Benjamin Netanyahu: Yüzde 41
Eski Başbakan Naftali Bennett ile Netanyahu arasındaki karşılaştırmada ise iki siyasetçi de yüzde 43 destek aldı.
Netanyahu, Yisrael Beytenu lideri Avigdor Liberman karşısında ise yüzde 43'e karşı yüzde 37 ile önde bulunuyor.
Bu sonuçlar, Netanyahu'nun karşısındaki muhalefetin farklı liderler etrafında değişen düzeylerde destek topladığını gösteriyor.
Likud geriledi, Arap partileri güç kazandı
Son ankete göre Netanyahu'nun Likud Partisi iki sandalye kaybederek 18 milletvekiline geriledi.
Buna karşılık Arap partileri birer sandalye kazanarak toplam 14 milletvekiline ulaştı.
İktidar bloku bir sandalye kaybederek 51'e gerilerken, muhalefet bloku da Yisrael Beytenu'nun sandalye kaybıyla 51'e düştü.
Ankette öne çıkan partilerin sandalye dağılımı şöyle:
Yashar (Gadi Eisenkot): 21
Likud (Benjamin Netanyahu): 18
B'Yachad (Naftali Bennett): 13
Demokratlar (Yair Golan): 9
Yisrael Beytenu (Avigdor Liberman): 8
Otzma Yehudit (Itamar Ben-Gvir): 8
Birleşik Arap Listesi: 8
Birleşik Tevrat Yahudiliği: 8
Şas: 7
Dini Siyonizm Partisi: 6
Ra'am (Mansur Abbas): 6
People of Israel (Ofer Winter): 4
Reservists-Economic Party: 4
Yoaz Hendel ve Yaron Zelekha'nın Reservists-Economic Party'si yüzde 3,25'lik seçim barajını aşarak dört sandalye kazanıyor. Ancak bu parti iki ana bloktan hiçbirine dahil edilmiyor.
Anketteki sandalye dağılımı, seçim sonrası kurulabilecek koalisyonların yalnızca iki büyük blok arasındaki rekabete bağlı olmadığını da ortaya koyuyor.
Seçmenler kendi bloklarının kazanacağına inanıyor
Ankete katılan İsraillilerin yüzde 79'u destekledikleri siyasi blokun seçimleri kazanacağına inanırken, yüzde 21'i kötümser olduğunu belirtiyor.
İktidar seçmenlerinin yüzde 90'ı kendi bloklarının kazanacağını düşünürken, muhalefet seçmenlerinde bu oran yüzde 75.
Ancak seçmenlerin beklentileri ile anketin ortaya koyduğu sandalye aritmetiği arasında belirgin bir fark bulunuyor.
Seçim sonrasında üç olası senaryo
Siyasi gözlemcilerin değerlendirmelerinde seçim sonrası için üç temel hükümet oluşumu senaryosu öne çıkıyor.
1. Geniş tabanlı ulusal birlik hükümeti
İlk senaryo, Netanyahu yanlısı ve karşıtı blokların bazı partilerinin bir araya gelerek geniş tabanlı bir koalisyon kurması.
Bu durumda Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi ve Naftali Bennett'in B'Yachad hareketi gibi merkez partiler ile Likud arasında görüşmeler gündeme gelebilir.
Ancak başbakanlık koltuğunun kime verileceği temel anlaşmazlık konusu olmaya devam ediyor.
Netanyahu'nun görevini bırakmak istememesi ve muhalefetin önemli bir bölümünün onun liderliğindeki hükümete katılmaya karşı çıkması, olası uzlaşmanın önündeki başlıca engeller arasında.
Bu nedenle dönüşümlü başbakanlık veya görev paylaşımı formülleri tartışılabilir.
2. Netanyahu liderliğinde sağ koalisyon
İkinci senaryo, Netanyahu'nun geleneksel müttefikleri olan ultra-Ortodoks ve aşırı sağ partilerle yeniden hükümet kurmaya çalışması.
Bu formülde Likud, Birleşik Tevrat Yahudiliği, Şas, Otzma Yehudit ve Dini Siyonizm Partisi gibi siyasi hareketler belirleyici rol oynayacak.
Ancak mevcut anket sonuçları Netanyahu'nun geleneksel blokunun 61 sandalyeye ulaşamadığını gösteriyor.
Küçük partilerin seçim barajını aşıp aşmaması ve seçim gününe kadar yaşanabilecek oy değişimleri, bu senaryonun sandalye hesabını değiştirebilir.
3. Siyasi çıkmaz ve yeniden seçim
Üçüncü senaryo ise hiçbir siyasi liderin parlamentodan güvenoyu alabilecek bir koalisyon oluşturamaması.
Muhalefet Netanyahu liderliğinde bir hükümete katılmayı reddeder, Netanyahu da alternatif liderlik formüllerini kabul etmezse hükümet kurma görüşmeleri sonuçsuz kalabilir.
İsrail'in parlamenter sisteminde hükümet kurma sürecinin başarısız olması, yeni seçimlere giden anayasal ve yasal mekanizmaları gündeme getirebilir.
Böyle bir durumda ülke, 2027 yılında yeniden sandığa gitme olasılığıyla karşılaşabilir.
İsrail'de seçimlerin asıl sorusu: Kim hükümet kurabilecek?
Son Maariv anketi, İsrail siyasetinde parti büyüklüğü ile hükümet kurma kapasitesinin birbirinden farklı olduğunu gösteriyor.
Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi en fazla sandalyeye sahip parti olarak görünmesine rağmen, muhalefet bloku tek başına çoğunluğa ulaşamıyor.
Netanyahu'nun Likud Partisi ise ikinci sıraya gerilemiş durumda. İktidar bloku da parlamentoda çoğunluğu sağlayamıyor.
Seçmenlerin çoğunluğunun ulusal birlik hükümetini tercih etmesi, siyasi partiler üzerinde uzlaşma baskısı yaratabilecek bir unsur.
27 Ekim seçimleri öncesindeki temel belirsizlik, sandıktan hangi partinin birinci çıkacağından çok, seçim sonrasında hangi partilerin birlikte hükümet kurabileceği. Ankara açısından ise asıl mesele, kurulacak hükümetin Suriye, Gazze ve Doğu Akdeniz politikalarında Türkiye ile uzlaşmaya ne ölçüde açık olacağı.
İsrail basın kaynakları, ParaAnaliz
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




