İDDİA: Halka Arz İzni İçin 1,5 Milyon Dolar Rüşvet İstendi, 600 Bin Dolar Ödendi
Bursa Saati yazarı Yüksel Baysal'ın aktardığı iddiaya göre bir halka arz için 600 bin dolar rüşvet ödendi, ardından 500 milyon liralık manipülasyon teklifi yapıldı.
20 Ekim 2026
Türkiye'de fon krizi ve borsa manipülasyonu soruşturmaları sürerken, sermaye piyasalarındaki denetim mekanizmalarına ilişkin yeni ve ciddi iddialar gündeme geldi. Bursa Saati yazarı Yüksel Baysal'ın Saadet Partisi Milletvekili Mehmet Atmaca'ya dayandırdığı anlatıma göre, Bursalı bir iş insanından şirketini halka arz edebilmesi için önce 1,5 milyon dolar rüşvet istendi, ardından 600 bin dolar ödeme alındı. Haberde ayrıca Tera bağlantılı olduğu öne sürülen kişilerin, şirketin hisse fiyatını yapay biçimde yükseltme karşılığında 500 milyon lira talep ettiği iddia edildi.
Halka arz başvurusu rüşvet iddiasına dönüştü
Türkiye'de yatırım fonları ve borsa işlemleri üzerinden yürütülen soruşturmalar gündemdeki yerini korurken, halka arz süreçlerine ilişkin dikkat çekici bir iddia ortaya atıldı.
Bursa Saati yazarı Yüksel Baysal, Saadet Partisi Milletvekili Mehmet Atmaca'dan dinlediğini belirttiği bir olayı köşesine taşıdı.
Baysal'ın aktardığına göre Bursa'da faaliyet gösteren bir şirketin sahibi, firmasını borsaya açmak istedi ancak gerekli belgeleri hazırlamasına rağmen halka arz sürecinde kendisinden rüşvet talep edildiğini ileri sürdü.
İş insanı, karşılaştığını söylediği sorunu Saadet Partili Mehmet Atmaca'ya anlattı.
Atmaca da iddiaları araştırmak ve başvurunun neden sonuçlanmadığını öğrenmek amacıyla dönemin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ömer Gönül ile iletişime geçti.
SPK Başkanı'na ikinci telefon: "Meclise önerge vereceğim"
Yazıya göre Atmaca'nın ilk görüşmesinde Ömer Gönül, şirketin başvurusuyla ilgileneceklerini söyledi.
Ancak iş insanı, başvuru belgelerinin eksiksiz olmasına rağmen işlemlerin ilerlemediğini ve kendisinden rüşvet istendiğini savundu.
Bunun üzerine Atmaca'nın SPK Başkanı'nı yeniden aradığı ve daha sert bir uyarıda bulunduğu öne sürüldü.
Baysal'ın yazısında Atmaca'nın şu sözlerine yer verildi:
"Bu adam diyor ki başvurduktan birkaç gün sonra gelip benden rüşvet istiyorlar. Eğer bu dosya Kurul'a alınmazsa siz de bu işin içindesiniz iddiasıyla TBMM'ye önerge vereceğim."
İddiaya göre bu görüşmenin ardından şirketin halka arz sürecinde yeni bir engel ortaya çıktı.
Bu kez şirket hakkında FETÖ bağlantısı bulunduğu yönünde bir iddianın gündeme getirildiği belirtildi.
Söz konusu suçlamanın hangi bilgi veya belgeye dayandırıldığı ise aktarılan haberde açıklanmadı.
Atmaca'dan AKP milletvekiline: "Bu adam hakkını istiyor"
Halka arz sürecindeki sorunların devam etmesi üzerine konunun Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e kadar ulaştığı öne sürüldü.
Yazıya göre Mehmet Atmaca, ayrıca AKP Bursa Milletvekili Refik Özen ile görüşerek iş insanının karşılaştığı durumu anlattı.
Atmaca'nın Özen'e şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:
"Bu sizin ayıbınız. Bu adam imtiyaz istemiyor, hakkını istiyor. Bu adam talep edilen 1,5 milyon dolar rüşveti vermekten aciz değil ama vermek istemiyor."
Baysal'ın aktardığı anlatıma göre şirket, yaşanan görüşmelerin ardından halka arz edilmeyi başardı.
Ancak iddialar bununla sınırlı kalmadı.
İddia: Halka arz için 600 bin dolar ödendi
Yazıya göre şirketin halka arz edilmesinden sonra Mehmet Atmaca ve Refik Özen, iş insanını ziyaret ederek sürecin nasıl sonuçlandığını öğrenmek istedi.
İş insanının anlattığı öne sürülen olaylar, yeni bir rüşvet iddiasını gündeme getirdi.
Baysal'ın aktardığına göre Mehmet Şimşek, konunun kendisine ulaşmasının ardından dönemin SPK Başkanı Ömer Gönül'ü aradı.
Gönül'ün de iş insanıyla iletişime geçerek yeniden başvuru yapmasını istediği iddia edildi.
Ancak yeni başvurunun hemen ardından iş insanının bir milletvekili tarafından arandığı ve görüşmeye çağrıldığı öne sürüldü.
Haberde adı belirtilmeyen milletvekilinin iş insanına, "Bu işin kuralı budur. Vereceksin" dediği iddia edildi.
İş insanının yeniden rüşvet talebiyle karşılaşınca halka arzdan vazgeçmek istediği, ancak kendisine "Vazgeçemezsin" yanıtının verildiği ileri sürüldü.
Baysal'ın yazısındaki en ciddi iddialardan biri, halka arz sürecinin tamamlanabilmesi için 600 bin dolar rüşvet ödendiği yönünde.
Bununla birlikte aktarılan metinde ödemenin hangi tarihte, hangi yöntemle ve kime yapıldığına ilişkin belge veya ayrıntı bulunmuyor.
Tera bağlantılı kişilerden 500 milyon liralık manipülasyon teklifi iddiası
Haberde halka arz sonrasında yaşandığı öne sürülen başka bir gelişmeye de yer verildi.
Baysal'ın aktardığına göre Tera ile bağlantılı olduğu iddia edilen kişiler, şirket sahibine hisse fiyatını yükseltmeye yönelik bir teklif sundu.
İddiaya göre bu kişiler, halka arzdan elde edilen kazancın bir bölümünü talep ederek hisse fiyatını yapay biçimde artırabileceklerini söyledi.
Haberde söz konusu teklif şu ifadelerle aktarıldı:
"Sen 1 milyar 100 milyon para kazandın. Bunun 500 milyonunu bize vereceksin. Ben senin 24 lira olan kâğıdını 200 liraya çıkaracağım. Sonra ben paramı çekeceğim, senin kâğıdın 120 lirada kalacak."
Bu anlatıma göre teklifin amacı, hisse fiyatını önce 24 liradan 200 liraya yükseltmek, ardından işlemleri gerçekleştiren tarafın piyasadan çıkması sonrasında fiyatın 120 lira düzeyinde kalmasını sağlamaktı.
Baysal'ın yazısında iş insanının bu teklifi reddettiği belirtildi.
İddia doğruysa, söz konusu teklif sermaye piyasalarında fiyat oluşumuna müdahale ve manipülasyon girişimi bakımından ciddi sorular doğuruyor.
Ancak aktarılan metinde teklifi yaptığı ileri sürülen kişilerin kimlikleri, Tera ile bağlantılarının niteliği veya iddiayı doğrulayan bağımsız kanıtlar yer almıyor.
Yazı yayıldıktan sonra yayından kaldırıldı
Bursa Saati'nde yayımlandığı belirtilen yazının sosyal medyada hızla yayılması, iddiaların daha geniş bir kamuoyuna ulaşmasına neden oldu.
Kaynak metne göre haberin yaygınlaşmasının ardından söz konusu yazı internet sitesinden kaldırıldı.
Yazının neden kaldırıldığına veya kaldırma kararının kim tarafından alındığına ilişkin bir açıklama ise aktarılan bilgiler arasında bulunmuyor.
Bu nedenle yayından kaldırılma gerekçesi hakkında kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.
Halka arz süreçlerine ilişkin iddialar araştırılacak mı?
Baysal'ın Mehmet Atmaca'ya dayandırdığı anlatım, Türkiye'deki halka arz süreçlerinin denetimi ve sermaye piyasalarında yatırımcı güveni açısından önemli sorular gündeme getiriyor.
İddiaların merkezinde, bir şirketin halka arz başvurusunun rüşvet talepleri nedeniyle geciktirildiği, daha sonra 600 bin dolar karşılığında sonuçlandırıldığı ve halka arz sonrasında şirket sahibine hisse manipülasyonu teklif edildiği öne sürülüyor.
Ancak bu iddialar, aktarılan kaynak metinde bağımsız belgelerle doğrulanmış değil. Adı geçen kamu görevlilerinin, ilgili şirketin ve Tera bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin konuya ilişkin yanıtları da metinde yer almıyor.
Haberin açıklığa kavuşturulması açısından temel sorular, hangi şirketin halka arzından söz edildiği, 600 bin dolarlık ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediği, iddia edilen milletvekilinin kim olduğu ve SPK'nın süreçte herhangi bir usulsüzlük tespit edip etmediği.
Fon krizinin sermaye piyasalarındaki denetim mekanizmalarını tartışmaya açtığı bir dönemde, bu iddiaların yetkili kurumlar tarafından incelenip incelenmeyeceği önem taşıyor.
SolHaber
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




