Husiler Riyad Havalimanı’nı vurdu: 3 Suudi öldü, petrol fiyatları sakin kaldı
Husilerin Riyad Havalimanı saldırılarında üç kişi öldü. Brent 103 dolara gerilerken tanker navlunları rekor kırdı, Dated Brent ise 135 doları aştı.
9 Ekim 2026

Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze ve İHA saldırıları giderek yoğunlaşıyor. Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen son saldırılarda üç Suudi vatandaşı hayatını kaybetti. Buna rağmen Brent petrol, Trump'ın ara seçimlerden önce İran'a saldırmayacağını açıklamasının ardından 103 dolar civarına geriledi. Ancak fiziki petrol ve navlun piyasalarında tablo çok daha gergin.
Suudi Arabistan, İran destekli Husilerin giderek yoğunlaşan saldırılarıyla karşı karşıya.
Suudi yetkililerin açıklamasına göre perşembe günü başkent Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik iki saldırıda üç Suudi vatandaşı öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
Son ölümlerle birlikte bu hafta Riyad havalimanına düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı dörde yükseldi.
Ülkenin güneybatısındaki Abha Havalimanı'na yönelik başka bir saldırıda da iki kişi yaşamını yitirmişti.
Saudia uçağı da vuruldu
Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi'ne göre son saldırılardan biri Riyad havalimanının tesislerini, diğeri ise bir Saudia Airlines uçağını hedef aldı.
Havayolu şirketi, saldırıda kaptan pilot Hamoud Ali Alkalthami'nin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Saldırı sırasında uçakta yolcu bulunmuyordu.
Saudia perşembe akşamı operasyonlarını yeniden başlatırken havalimanında da uçuşların tekrar başladığı bildirildi.
Ancak artan Husi saldırıları nedeniyle son günlerde birçok uluslararası havayolu Riyad uçuşlarını iptal etti.
Husiler neredeyse her gün saldırıyor
İran destekli Husiler, eylül ayı başından bu yana Suudi Arabistan kentlerine neredeyse her gün füze ve İHA saldırıları düzenliyor.
Husiler aynı zamanda Kızıldeniz'in güney girişindeki stratejik Babülmendep Boğazı yakınlarında Suudi Arabistan destekli güçlere karşı yeni bölgeler ele geçirdi.
Bunun üzerine Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon geçen hafta sonu Yemen'de karşı saldırı başlattı.
Suudi hava gücü ile uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetine bağlı kara birliklerinden oluşan koalisyon, kaybedilen bölgeleri geri almaya çalışıyor.
Koalisyon, Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Moha limanını Husilerden geri aldığını açıkladı.
Riyad havalimanına yönelik son saldırıların ardından Suudi koalisyonu üç Husi füze rampasının imha edildiğini ve yeni saldırılara sert karşılık verileceğini duyurdu.
Riyad müttefiklerinden yardım istiyor
Veliaht Prens Muhammed bin Selman yönetimi, Husilere karşı müttefiklerinden askeri destek talep ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump geçen yıl kısa süreli bir bombardıman harekâtının ardından Husilerle ateşkes anlaşmasına varmıştı.
Washington bu nedenle doğrudan saldırı operasyonlarına katılmak konusunda isteksiz davranıyor. Ancak ABD, Suudi Arabistan'a istihbarat desteği sağlıyor.
Fransa, Suudi Arabistan'ın Yanbu limanına savunma amaçlı askeri ekipman gönderirken İngiltere de Riyad'a havada yakıt ikmal uçağı sağlıyor.
Ağustos ayında Suudi Arabistan ile savunma anlaşması yapan Türkiye ve Pakistan da savunma amaçlı asker veya silah göndermeye hazır olduklarının sinyalini verdi. Ancak iki ülkenin saldırı operasyonlarına katılması gündemde değil.
Riyad'ın ekonomik planları da risk altında
Saldırıların sürmesi Suudi Arabistan'ın güvenli liman algısına da zarar verebilir.
Bu durum Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın trilyonlarca dolarlık ekonomik çeşitlendirme programı açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Riyad üç haftadan kısa süre sonra ülkenin en önemli uluslararası yatırım etkinliği olan Future Investment Initiative konferansına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Bu yılki katılımcılar arasında BlackRock CEO'su Larry Fink ve Blackstone CEO'su Steve Schwarzman gibi küresel finans dünyasının önde gelen isimlerinin bulunması bekleniyor.
Husilerin başkentin ana havalimanını doğrudan hedef alması, tam da Riyad'ın küresel yatırımcıları ağırlamaya hazırlandığı bir dönemde Suudi yönetiminin güvenlik sorununu daha görünür hale getiriyor.
Peki petrol neden sakin?
Bölgedeki askeri gerilimin hızla artmasına rağmen petrol vadeli fiyatlarında şimdilik benzer ölçekte bir sıçrama görülmüyor.
Brent petrol perşembe günü yüzde 4'ten fazla yükseldikten sonra yeniden 103 dolar civarına geriledi.
Bunun temel nedeni Başkan Trump'ın ABD'nin 3 Kasım'daki ara seçimlerden önce İran'a saldırmayacağını açıklaması oldu.
Trump'ın açıklaması, Beyaz Saray'ın Pentagon'dan seçimlerden önce İran'a yönelik yeni saldırı seçenekleri hazırlamasını istediği yönündeki haberlerin yarattığı endişeyi azalttı.
Ancak petrol piyasasındaki sakinlik büyük ölçüde gösterge vadeli fiyatlarla sınırlı.
Fiziki petrol ve taşımacılık piyasalarında savaşın etkileri çok daha sert hissediliyor.
Hürmüz'de tanker saldırıları navlunu uçurdu
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlere yönelik yeni saldırıları, bölgeden petrol taşımacılığının riskini yeniden artırdı.
Bunun sonucunda tanker navlunları rekor seviyelere yükseldi.
Basra Körfezi'nden Doğu Asya'ya ham petrol taşımanın maliyeti, savaş öncesindeki seviyenin altı katından fazlasına çıktı.
Yemen'de Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi de petrol piyasasının karşı karşıya olduğu riskleri artırıyor.
Babülmendep, Hürmüz'deki sorunların büyümesi halinde Suudi petrol ihracatı açısından kritik alternatif güzergâhlardan biri.
Dolayısıyla piyasa artık aynı anda hem Hürmüz hem de Kızıldeniz-Babülmendep hattındaki güvenlik riskini fiyatlamak zorunda.
Brent 103 dolar, fiziki petrol 135 dolar
Petrol piyasasındaki en dikkat çekici ayrışma ise vadeli Brent ile fiziki petrol fiyatları arasında görülüyor.
Gösterge Brent kontratı yaklaşık 103 dolar seviyesinde işlem görürken Avrupa'daki fiziki petrol piyasasının temel göstergelerinden Dated Brent perşembe günü 135 doların üzerine çıktı.
Bu, nisan ayından bu yana görülen en yüksek seviye.
Avrupa rafinerileri yakın vadede teslim edilebilecek petrol bulmak için rekabet ederken, fiziki variller vadeli piyasanın işaret ettiğinden çok daha yüksek fiyatlarla işlem görüyor.
Standard Chartered enerji araştırmaları başkanı Emily Ashford, petrol piyasasının bir tarafta diplomatik ilerleme ihtimali, diğer tarafta devam eden fiziki arz sorunları arasında sıkıştığını belirtti.
Trump'ın İran konusunda daha uzlaşmacı açıklamalarının fiyatlardaki tansiyonu azalttığını söyleyen Ashford, ABD'deki kasırganın üretimi geçici olarak düşürdüğüne ve Husi saldırılarının Suudi ihracatı için kritik bir alternatif güzergâhı tehdit ettiğine dikkat çekti.
Petrol yılbaşından bu yana yüzde 70 yukarıda
ABD-İran savaşının devam etmesi nedeniyle ham petrol ekim ayına oldukça oynak başladı.
Küresel gösterge Brent petrol yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 70 yükselmiş durumda.
Üstelik petrolün gerçek ekonomik maliyeti yalnızca varil fiyatından oluşmuyor.
Savaşın yol açtığı tarihi navlun rallisi, küresel petrol tedarik zincirine büyük ek maliyetler bindiriyor.
Benzin ve dizel gibi rafine ürünlerde de yüksek fiyatlar tüketicileri giderek daha fazla etkiliyor.
ABD'de enerji fiyatları ve genel hayat pahalılığı, 3 Kasım'daki ara seçimler öncesinde seçmenlerin en önemli ekonomik sorunları arasında yer alıyor.
Bu nedenle Trump yönetiminin İran'a karşı yeni bir askeri tırmanmayı seçim sonrasına bırakması petrol piyasasının kısa vadeli risk primini azaltıyor.
Ancak Ortadoğu'daki fiziki piyasa farklı bir mesaj veriyor:
Brent sakinleşmiş olabilir, fakat tanker navlunları, Dated Brent ve Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları enerji krizinin sona ermekten çok uzak olduğunu gösteriyor.
Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




