Husiler Marib’i yeniden vurdu: BM Yemen’de geniş çaplı savaş riski konusunda uyardı
Yemen’de Husiler ile uluslararası toplum tarafından tanınan hükümete bağlı güçler arasındaki çatışmalar yeniden sertleşiyor. Husilerin Marib’de yerleşim bölgele
8 Ağustos 2026

Yemen’de Husiler ile uluslararası toplum tarafından tanınan hükümete bağlı güçler arasındaki çatışmalar yeniden sertleşiyor. Husilerin Marib’de yerleşim bölgeleri ve yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kamplara düzenlediği füze ve İHA saldırılarında iki kişi hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı. Bir gün önce hükümet güçlerinden en az 30 askerin öldürülmesiyle başlayan tırmanışın ardından BM, Yemen’in 2022 ateşkesinden bu yana geniş çaplı savaşa en fazla yaklaştığı dönemden geçtiği uyarısında bulundu.
İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaş Ortadoğu’nun diğer cephelerine yayılırken, Yemen’de yaklaşık dört yıldır büyük ölçüde dondurulmuş olan iç savaşın yeniden alevlenme riski hızla artıyor.
İran destekli Husiler cuma günü Yemen hükümetinin kontrolündeki stratejik Marib kentini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı.
Yemen resmi haber ajansı SABA’nın yerel yetkililere dayandırdığı haberine göre saldırılar, yerinden edilmiş sivillerin kaldığı kamplar ile yerleşim bölgelerini vurdu. İki kişi hayatını kaybederken 14 kişi yaralandı.
Yemen ordusu cumartesi sabahı yaptığı açıklamada Husilere temas hatlarındaki çeşitli cephelerde karşılık verildiğini bildirdi.
Ordudan operasyonların kapsamı ve zamanlamasına ilişkin ayrıntı verilmezken, askeri birliklere yönelik yeni saldırıların “gerekli askeri tedbirlerle” karşılık bulacağı belirtildi.
Son gelişmeler, yıllardır büyük çaplı çatışmaların önemli ölçüde azaldığı Yemen’de iç savaşın yeniden başlaması endişelerini güçlendiriyor.
Husiler: Suudi destekli güçleri hedef aldık Husiler ise cuma günkü saldırılarda sivilleri değil, Suudi Arabistan tarafından desteklenen askeri unsurları hedef aldıklarını savundu.
Husi yönetimi, Marib’deki Sahn al-Jinn kampında bulunan güçler, askeri depolar, araçlar ve diğer askeri ekipmanların füze ve İHA saldırılarıyla vurulduğunu açıkladı.
Tarafların iddiaları bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamadı.
Cuma günkü saldırılar, Marib ve Hadramut vilayetlerindeki askeri kamplara düzenlenen ve hükümet kaynaklarına göre en az 30 Yemen askerinin öldüğü saldırılardan yalnızca bir gün sonra gerçekleşti.
Bu saldırılar son aylarda Yemen’de yaşanan en kanlı askeri tırmanışlardan biri oldu.
Husiler perşembe günkü saldırıların sorumluluğunu da üstlendi.
Grup, kontrolündeki bölgelere yönelik yeni bir operasyon hazırlığı kapsamında bölgede büyük çaplı Suudi askeri yığınağı tespit edildiğini öne sürdü ve Marib ile Hadramut’taki Suudi askeri konuşlanmalarının bu nedenle hedef alındığını açıkladı.
Riyad “koordineli saldırı” bekliyor Yemen’deki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın bölgenin diğer ülkelerine yayılma riskinin yükseldiği son derece hassas bir döneme denk geliyor.
Üst düzey bir Suudi yetkili perşembe günü Riyad’ın, İran Devrim Muhafızları’nın koordinasyonunda Yemen’deki Husiler ile Irak’taki İran yanlısı milislerin yakın zamanda eş zamanlı saldırılar düzenlemesini beklediğini açıkladı.
İran, Husiler ve Irak’taki İran yanlısı gruplar Suudi Arabistan’ın bu iddiasına yanıt vermedi.
Riyad'ın açıklaması özellikle önemli. Çünkü İran, ABD’nin yeni geniş çaplı saldırılar düzenlemesi halinde Washington’ın Körfez’deki müttefiklerinin enerji altyapısının misilleme saldırılarının hedefi olabileceği uyarısında bulunuyor.
Bu nedenle Yemen’de başlayan yeni askeri hareketlilik artık yalnızca ülkenin iç savaşı açısından değil, İran savaşı ile Körfez güvenliğinin birleşebileceği yeni bir cephe olarak da değerlendiriliyor.
BM: 2022’den bu yana en tehlikeli dönem Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, cuma günü yaptığı açıklamada son gelişmelere ilişkin son derece sert bir uyarıda bulundu.
Grundberg’e göre Marib ve Hadramut’taki saldırılar ile Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde ticari gemilere yönelik saldırıların yeniden başlaması, Yemen’i Nisan 2022’de BM arabuluculuğunda sağlanan ateşkesten bu yana geniş çaplı çatışmaya en fazla yaklaştığı noktaya getirdi.
Grundberg bütün taraflara azami itidal çağrısında bulunurken, BM öncülüğündeki müzakerelere yeniden dönülmesini istedi.
BM temsilcisi, mevcut şiddetin Yemen’i daha geniş bir bölgesel savaşın içine çekme riski taşıdığı konusunda uyardı.
BM Güvenlik Konseyi de devrede BM Güvenlik Konseyi de cuma günü Yemen’de yükselen gerilimden duyduğu kaygıyı açıkladı.
Konsey, son gelişmelerin bölgesel güvenliği ve seyrüsefer hak ve özgürlüklerini tehdit ettiğini, daha fazla tırmanma riski yarattığını ve Yemen’de kalıcı barış sağlama çabalarını baltaladığını belirtti.
Husilere gerilimi artıracak adımlardan kaçınma çağrısı yapılırken, tansiyonun düşürülmesi için mevcut diyalog kanallarının kullanılması istendi.
Ancak sahadaki son gelişmeler tarafların şu aşamada müzakere yerine askeri caydırıcılığa ağırlık verdiğine işaret ediyor.
Husiler Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etmişti Gerilimin bir diğer boyutu Kızıldeniz’de yaşanıyor.
Husiler geçen ay Suudi Arabistan’a karşı Kızıldeniz’de deniz ablukası ilan etmişti.
Grup bu kararın, Suudi Arabistan’ın Yemen’e uyguladığını öne sürdüğü “kuşatmaya” karşılık olduğunu savunuyor.
Riyad ise Yemen’i kuşatma altında tuttuğu iddiasını reddediyor.
Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde ticari gemilere yönelik saldırıların yeniden başlaması, Yemen’deki askeri tırmanışın küresel ticaret açısından da sonuç yaratabileceği anlamına geliyor.
Bölge, Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinin en önemli güzergâhlarından biri. Yeni bir saldırı dalgası, gemilerin yeniden Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönelmesine ve navlun ile sigorta maliyetlerinin yükselmesine neden olabilir.
Yemen savaşı nasıl başladı?
Suudi Arabistan, Husilerin 2014 yılında başkent Sana’yı ele geçirmesinin ardından 2015’te Yemen’in uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetini destekleyen askeri koalisyona liderlik etmeye başladı.
Takip eden yıllarda Yemen, Suudi Arabistan ile İran arasındaki bölgesel rekabetin en kanlı cephelerinden birine dönüştü.
Savaş on binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve BM’nin dünyanın en ağır insani krizlerinden biri olarak tanımladığı koşulların ortaya çıkmasına yol açtı.
Nisan 2022’de BM arabuluculuğunda sağlanan ateşkes, Yemen içindeki ve ülke sınırlarını aşan saldırı operasyonlarını büyük ölçüde durdurdu.
Ateşkes iki kez uzatıldıktan sonra Ekim 2022’de resmen sona ermesine rağmen taraflar geniş çaplı savaşa geri dönmedi ve Yemen birkaç yıl süren görece sakin bir döneme girdi.
Son saldırılar bu dönemin sona ermek üzere olabileceği endişesini artırıyor.
Yemen cephesi İran savaşına eklenebilir Yemen’deki yeni tırmanışın en tehlikeli tarafı, çatışmanın artık yalnızca Husiler ile Yemen hükümeti arasındaki eski iç savaş dinamikleriyle açıklanamaması.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş devam ederken Tahran, Washington’ın Körfez’deki müttefiklerinin enerji altyapısını hedef alma tehdidinde bulunuyor. Suudi Arabistan ise Husiler ile Irak’taki İran yanlısı milislerden koordineli saldırılar beklediğini söylüyor.
Aynı zamanda Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin İran-Umman görüşmeleri henüz sonuçlanmış değil.
Washington, küresel petrol ve LNG sevkiyatlarının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz’ün İran tarafından kontrol edilemeyecek, ücret veya geçiş bedeli uygulanamayacak açık bir uluslararası su yolu olması gerektiğinde ısrar ediyor.
Tahran ise boğazdan Körfez’e giriş yapan gemiler üzerinde daha fazla kontrol sağlayacak bir düzenleme talep ediyor.
Bu diplomatik düğüm çözülemez ve ABD ile İran arasındaki çatışmalar yeniden yoğunlaşırsa, Yemen-Kızıldeniz cephesinin İran savaşının doğrudan uzantısına dönüşmesi riski giderek artacak.
Böyle bir senaryoda Suudi Arabistan’ın yeniden Yemen savaşına aktif biçimde çekilmesi, Husilerin Körfez’deki enerji altyapısını hedef alması ve Kızıldeniz ticaretinin daha ağır kesintiye uğraması ihtimalleri gündeme gelebilir.
BM’nin uyarısı da tam olarak bu riske işaret ediyor: Dört yıldır kırılgan bir sakinlik içinde yaşayan Yemen, artık yeniden iç savaşa sürüklenmenin yanı sıra çok daha büyük bir bölgesel çatışmanın cephesi haline gelme tehlikesiyle karşı karşıya.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



