Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Gündem

Güldem Atabay fonlarda 700 milyar TL'lik açığa dikkat çekti. Emlak Katılım'ın hisse alımı ve 29 ülkeye uzanan soruşturma tartışılıyor.

Güldem Atabay fonlarda 700 milyar TL'lik açığa dikkat çekti. Emlak Katılım'ın hisse alımı ve 29 ülkeye uzanan soruşturma tartışılıyor.

15 Ekim 2026

Güldem Atabay fonlarda 700 milyar TL'lik açığa dikkat çekti. Emlak Katılım'ın hisse alımı ve 29 ülkeye uzanan soruşturma tartışılıyor.
Fon krizinde kamu kaynakları tartışması büyüyor: Güldem Atabay 700 milyar TL'lik açığa dikkat çekti

Fon krizinin maliyeti ve yatırımcı zararlarının nasıl karşılanacağı tartışılırken, kamu sermayeli Emlak Katılım'ın Katılımevim hisselerini satın alması yeni soru işaretleri yarattı. Ekonomist Güldem Atabay, fonlarda 700 milyar TL'lik bir açık bulunduğunu belirterek kamuya yansıyabilecek maliyetin 24 milyar TL'nin çok üzerine çıkabileceği uyarısında bulundu. Öte yandan fon soruşturmasında 29 ülkeden 278 kişinin hesapları ve mal varlıklarına ilişkin bilgi istendiği açıklandı.

Kamu kaynağı kullanılmayacak denmişti, Emlak Katılım devreye girdi

Fon krizinde yatırımcıların zararlarının karşılanması için kamu kaynaklarının kullanılıp kullanılmayacağı tartışması yeniden alevlendi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha önce yaptığı açıklamada, fonlarda oluşan özel zararlar için Hazine kaynaklarının kullanılmayacağını söylemişti.

Yılmaz, ne olağan ne de olağanüstü tasfiye süreçlerinde kamu kaynağı kullanılmasının söz konusu olmadığını belirtmişti.

Ancak kamu sermayeli Emlak Katılım'ın Katılımevim Tasarruf Finansman hisselerini satın alması, bu açıklamaların ardından kamu kaynaklarının dolaylı biçimde devreye sokulup sokulmadığı sorusunu gündeme taşıdı.

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre Tera Yatırım'ın Katılımevim'deki yüzde 47,97'lik payı sıfırlanırken, Emlak Katılım Tasarruf Finansman'ın payı yüzde 22,49'a yükseldi.

Pusula Finans Holding'in payı ise yüzde 28,42 olarak kaydedildi.

Katılımevim hisselerinde 24 milyar TL'lik işlem ihtimali

Aktarılan bilgilere göre Emlak Katılım, Tera Grubu'ndan 1,5 milyar adet Katılımevim (KTLEV) hissesi aldı.

Söz konusu hisselerin güncel piyasa değerinin yaklaşık 12 milyar TL olduğu belirtiliyor.

Fon soruşturmasının merkezindeki şirketlerden Pusula Finans Holding'in yüzde 28,42'lik payının da Emlak Katılım'a geçmesi halinde, devralınacak hisselerin toplam piyasa değerinin yaklaşık 24 milyar TL'ye ulaşabileceği hesaplanıyor.

Bununla birlikte hisselerin piyasa değeri, kamu kuruluşunun fiilen ödediği bedelle veya kesinleşmiş kamu zararıyla aynı anlama gelmiyor. İşlemlerin finansman koşulları ve nihai maliyeti, kamu kaynaklarının ne ölçüde kullanıldığının belirlenmesi açısından önem taşıyor.

Güldem Atabay: Kamu zararı 24 milyar TL'nin katbekat üzerinde olabilir

Ekonomist Güldem Atabay, fon krizinin maliyetinin yalnızca Katılımevim hisselerinin devralınmasıyla sınırlı kalmayacağını savundu.

Atabay, fonlarda 700 milyar TL'lik bir açık bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kamu kaynakları sadece katılım bankaları için değil, fonlar için de kullanılacak. 700 milyar TL'lik bir açık söz konusu. Fondaki satışlar hâlen sürdüğü için bu, likiditede sorun demek. Dolayısıyla kamu zararı ileriki dönemde 24 milyar TL'nin katbekat üzerinde olacak.”

Atabay'a göre iktidarın yatırımcı mağduriyetini gidermek amacıyla başlangıçta kamu kaynaklarını kullanıp daha sonra bu tutarları geri kazanmayı hedefleyen bir yaklaşım benimsemesi beklenebilir.

Bu değerlendirme, fonlardaki likidite sorununun devam etmesi halinde kamuya yansıyabilecek yükün büyüyebileceği uyarısını içeriyor.

Ancak 700 milyar TL'lik açık ve gelecekte oluşabilecek kamu zararı, Atabay'ın değerlendirmeleri olup henüz kesinleşmiş resmi zarar tutarları değil.

Oğuz Oyan: Ziraat Bankası ödemeleri hangi kaynakla yapıyor?

Prof. Dr. Oğuz Oyan da fon krizinde kullanılan finansman kaynaklarının açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Oyan, beşinci Fon Koordinasyon Kurulu toplantısında 43 bin yatırımcıya toplam 6,4 milyar TL ödeme yapıldığının açıklandığını hatırlattı.

Ödemelerin Ziraat Bankası üzerinden gerçekleştirildiğine dikkat çeken Oyan, bankanın bu işlemleri hangi kaynaklarla finanse ettiğinin açıklanması gerektiğini belirtti.

Oyan, aynı sorunun Katılımevim hisselerini devralan Emlak Katılım için de geçerli olduğunu vurguladı.

Bu açıklamalar, fon krizinin maliyetinin hangi kurumlar tarafından ve hangi finansman mekanizmalarıyla karşılandığına ilişkin tartışmaları büyüttü.

Katılımevim'in 102 binin üzerinde aktif üyesi bulunuyor

Fon krizinde ortaklık yapısı değişen Katılımevim, tasarruf finansman sektörünün önemli kuruluşları arasında yer alıyor.

Şirketin 2026 yılının ilk yarısına ilişkin faaliyet raporuna göre sözleşme hacmi 151 milyar TL'yi aştı.

Ocak-haziran döneminde 106 bin 44 sözleşme yapılırken, aktif üye sayısı 102 bin 48'e ulaştı.

Aynı dönemde 49 bin 159 üyeye konut, otomobil ve iş yeri teslimatı gerçekleştirildi.

Sözleşmelerin 81 bin 921'i otomobil, 24 bin 62'si konut ve 61'i iş yeri finansmanına ilişkin oldu.

Fon krizi öncesinde yaklaşık 70 TL'den işlem gören KTLEV hisseleri, soruşturmanın ardından 6 TL seviyesine kadar gerilemişti.

Emlak Katılım'ın dahil olduğu pay değişikliği bildiriminden sonra hisseler son beş işlem gününde yaklaşık yüzde 10 yükseldi.

Fon soruşturması 29 ülkeye uzandı

Fon krizinin uluslararası boyutuna ilişkin yeni bilgiler de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda açıklandı.

Komisyon, kamuoyunda “fon teklifi” olarak bilinen Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.

Teklifin ilk imza sahiplerinden AKP Milletvekili Ersan Aksu, soruşturma kapsamında bugüne kadar 84 kişinin tutuklandığını, 282 kişi hakkında işlem yapıldığını ve 27 şüpheli için arama kararı çıkarıldığını söyledi.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İlhan Hatipoğlu ise para hareketlerinin yurt dışındaki izlerinin araştırıldığını açıkladı.

Hatipoğlu'nun verdiği bilgilere göre 29 ülkeye toplam 48 ayrı bilgi talebi gönderildi.

Bu talepler kapsamında 278 kişinin banka hesapları ve mal varlıklarına ilişkin bilgiler istendi.

Soruşturma makamlarının, fon işlemlerinden elde edildiğinden şüphelenilen kazançların yurt dışına aktarılıp aktarılmadığını araştırdığı belirtiliyor.

MASAK Başkanı: Şüpheli işlemleri bildirme sorumluluğu finans kuruluşlarında

TBMM'deki görüşmelerde Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) fon krizindeki rolü de tartışıldı.

MASAK Başkanı Hasan Kaymak, milyarlarca liralık para hareketlerinin neden önceden tespit edilemediğine ilişkin eleştirilere yanıt verdi.

Kaymak, mevcut sistemin bankalar, aracı kurumlar ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarının müşterilerinin işlemlerini takip etmesi ve şüpheli gördükleri hareketleri MASAK'a bildirmesi esasına dayandığını anlattı.

Finans kuruluşlarının bir işlemi müşterinin olağan faaliyetleri kapsamında değerlendirmesi halinde şüpheli işlem bildirimi yapmayabileceğini belirtti.

Kaymak ayrıca, şüpheli işlem bildirimi veya işlemin ertelenmesine yönelik bir talep bulunmadığında bazı bilgilerin MASAK'a ancak iki gün sonra ulaşabildiğini söyledi.

Bazı kripto varlık transferlerinin ve yurt dışındaki hesaplar arasında gerçekleştirilen işlemlerin ise mevcut denetim mekanizmalarıyla izlenmesinin mümkün olmayabileceğini ifade etti.

Muhalefetten MASAK'a tepki: 400 milyar TL nasıl tespit edilemedi?

Komisyon görüşmelerinde muhalefet milletvekilleri MASAK'ın açıklamalarına tepki gösterdi.

Milletvekili Özgür Karabat, yaklaşık 400 milyar TL'lik işlemlerden söz edildiğini belirterek, bu büyüklükteki para hareketlerinin tespit edilememesinin sorumluluğunun yalnızca bankalara yüklenemeyeceğini savundu.

Karabat, soruşturmaya konu olan finans gruplarının bankacılık ve sermaye piyasası kuruluşlarıyla ilişkilerine dikkat çekerek denetim mekanizmalarının etkinliğini sorguladı.

MASAK Başkanı Kaymak ise bazı yurt dışı menkul kıymet transferlerinin ve dijital varlık hareketlerinin kurum tarafından önceden görülmesinin mümkün olmadığını yineledi.

Kaymak, bir şirketin yurt dışındaki iştirakiyle gerçekleştirdiği menkul kıymet transferlerinin veya dijital varlıkların fiziksel araçlarla aktarılmasının tespitinde teknik sınırlar bulunduğunu belirtti.

Fon krizinde iki temel soru: Zararı kim karşılayacak, denetim neden işlemedi?

Fon krizine ilişkin gelişmeler, iki temel tartışmayı öne çıkarıyor.

İlki, yatırımcı zararlarının karşılanmasında kamu sermayeli finans kuruluşlarının ne ölçüde kullanılacağı ve bu işlemlerin kamuya nihai maliyetinin ne olacağı.

İkincisi ise milyarlarca liralık para hareketlerinin finansal denetim mekanizmaları tarafından neden daha erken tespit edilemediği.

Emlak Katılım'ın hisse devralması, Ziraat Bankası üzerinden yapılan yatırımcı ödemeleri ve 29 ülkeye uzanan soruşturma, krizin yalnızca yatırım fonlarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor.

DDK incelemesi, uluslararası bilgi talepleri ve TBMM'deki yasal düzenleme süreci devam ederken, kamu kaynaklarının kullanımı ile yatırımcı zararlarının gerçek büyüklüğüne ilişkin sorular henüz tam olarak yanıtlanmış değil.

NEFES

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş