Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gelişmekte Olan Piyasalar

Gelişen Piyasalarda Mükemmel Fırtına

Yükselen petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerindeki sert artış gelişen piyasa rallisini durdurdu. ParaAnaliz, sermaye çıkışı ve finansal stres riskine dikkat çekiyor.

18 Ağustos 2026

Gelişen Piyasalarda Mükemmel Fırtına

Gelişen piyasalarda son günlerde güçlenen iyimserlik, petrol fiyatlarının 90 doların üzerinde kalması ve küresel tahvil piyasalarındaki sert satışlarla sekteye uğradı. MSCI gelişen piyasalar hisse endeksi dört günlük yükseliş serisini sonlandırırken, gelişen ülke para birimleri de rekor seviyelerden geri çekildi. ParaAnaliz’e göre asıl risk, uzun vadeli küresel tahvil faizlerindeki kesintisiz yükselişin gelişen ülkelerin finansmana erişimini zorlaştırması.

Gelişen piyasa varlıklarında haftaya güçlü başlayan risk iştahı tersine döndü. Küresel tahvil piyasalarında derinleşen satış dalgası ve yüksek petrol fiyatları, yatırımcıların riskli varlıklardaki pozisyonlarını azaltmasına neden oldu.

MSCI gelişen piyasalar hisse endeksi yüzde 0,7 gerileyerek dört günlük yükseliş serisine son verdi. Düşüşte Samsung Electronics ve Taiwan Semiconductor Manufacturing Co. (TSMC) gibi büyük yarı iletken üreticilerinin hisselerindeki kayıplar etkili oldu.

Gelişen ülke para birimlerini izleyen endeks de yüzde 0,1 gerilerken, dolar dört günlük aranın ardından yeniden değer kazandı.

Brent 90 doların üzerinde, Hürmüz krizi çözülemiyor

Risk iştahını baskılayan başlıca unsurlardan biri petrol fiyatlarındaki yükseliş.

Brent petrolün varil fiyatı 90 doların üzerinde kalırken, Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin normalleşmesine yönelik henüz kalıcı bir çözüm ortaya çıkmış değil.

Yüksek petrol fiyatları özellikle enerji ithalatçısı gelişen ülkeler açısından iki yönlü risk yaratıyor. Enerji faturası cari açık üzerindeki baskıyı artırırken, yükselen akaryakıt ve enerji maliyetleri enflasyonla mücadeleyi de zorlaştırıyor.

ABD tahvil piyasasındaki satış ise gelişen piyasalar açısından ikinci büyük baskı kaynağı.

30 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi, kamu harcamaları ve kalıcı enflasyona ilişkin endişelerle 2007'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

ING Küresel Piyasalar Başkanı Chris Turner, uzun vadeli ABD tahvillerindeki sert satışların gelişen piyasalar açısından taşıdığı riske dikkat çekti:

“Hazine tahvil piyasasının uzun vadeli bölümündeki büyük bir satış dalgası, genellikle gelişen ülke para birimleri ve genel olarak riskli varlıklar için kötü haberdir.”

Petrol ithalatçısı ülkelerde baskı artıyor

Ülke bazında ayrışma da giderek belirginleşiyor.

Filipin pesosu dolar karşısında art arda dördüncü işlem gününde değer kaybederken, ülkenin dolar cinsi tahvilleri gelişen piyasaların en zayıf performans gösterenleri arasında yer aldı.

Filipinler'in net petrol ithalatçısı olması yüksek enerji fiyatlarının yarattığı baskıyı artırırken, ülkede yaşanan yaygın seller nedeniyle okulların ve kamu kurumlarının kapanması da ekonomik görünümü olumsuz etkiledi.

Petrol fiyatlarındaki hareketlere Doğu Avrupa'da en duyarlı para birimlerinden biri olarak görülen Macar forinti dolar karşısında yüzde 0,2 geriledi. Küresel risk iştahının göstergelerinden biri olarak izlenen Meksika pesosunda da sınırlı değer kaybı görüldü.

Güney Kore wonu ise tatil sonrasında piyasaların yeniden açılmasıyla yabancıların hisse senedi alımlarından destek bularak dolar karşısında hafif değer kazandı.

Hindistan rupisinde gözler merkez bankasında

Hindistan rupisi açısından da petrol fiyatları en önemli dışsal risklerden biri olmayı sürdürüyor.

Piyasa oyuncularına göre Hindistan Merkez Bankası rupiyi desteklemeye devam ediyor. Ancak Commerzbank analisti Charlie Lay'e göre faiz artırımı için rupideki değer kaybı ile enflasyon baskısının daha kalıcı hale gelmesi gerekebilir.

Lay, Hindistan'ın petrol ithalatına yüksek bağımlılığı nedeniyle kısa vadede rupinin en önemli dışsal belirleyicisinin petrol fiyatları olduğunu vurguladı.

ParaAnaliz: Gelişen piyasalar “kusursuz fırtınaya” yaklaşıyor

ParaAnaliz'e göre gelişen piyasalar açısından riskler tek bir cephede yoğunlaşmıyor. Aksine, birkaç olumsuz faktör aynı anda devreye girerek sermaye çıkışlarını hızlandırabilecek bir “kusursuz fırtına” yaratıyor.

Petrol fiyatları yükseliyor. Küresel tahvil faizleri tırmanıyor. YZ (yapay zekâ) temasının hisse senedi değerlemelerini ne ölçüde haklı çıkardığı daha fazla sorgulanıyor. Hürmüz krizinin çözümüne ilişkin de ufukta net bir yol haritası görünmüyor.

Bu çapraz rüzgârlar arasında gelişen piyasalar açısından en tehlikelisi ise küresel tahvil faizlerindeki kesintisiz yükseliş.

ABD ve diğer gelişmiş ekonomilerde uzun vadeli faizlerin yüksek seviyelerde kalması, gelişen ülkelerin dolar ve euro cinsinden borçlanma maliyetlerini artırıyor. Risk primlerinin de yükselmesi halinde özellikle mali yapısı kırılgan ülkelerin hazineleri ile yüksek borçlu özel sektör şirketlerinin uluslararası sermaye piyasalarına erişimi ciddi biçimde zorlaşabilir.

Sorun yalnızca yeni borçlanmanın pahalılaşması değil. Önümüzdeki dönemde vadesi gelen borçların daha yüksek faizlerle çevrilmesi, bilançolar üzerinde giderek artan bir baskı yaratabilir.

Tahvil şoku mini finansal krize dönüşebilir mi?

ParaAnaliz, küresel tahvil piyasasındaki türbülansın başka bir risk kanalına da dikkat çekiyor.

Uzun vadeli faizlerde hızlı ve kontrolsüz bir yükseliş, yüksek kaldıraç kullanan hedge fonlar ile banka dışı finans kuruluşlarında ciddi zararlar yaratabilir. Tahvil pozisyonlarının hızla değer kaybetmesi teminat tamamlama çağrılarını tetiklerse, yatırımcıların nakit yaratmak amacıyla başka varlıkları da satması gerekebilir.

Böyle bir süreç tahvil piyasasında başlayan satışın hisse senetleri, kredi piyasaları ve gelişen ülke varlıklarına yayılmasına neden olabilir.

Bu nedenle gelişen piyasalar açısından kritik soru artık yalnızca petrolün ne kadar yükseleceği değil.

ABD uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin nerede duracağı ve küresel finans sisteminin daha yüksek borçlanma maliyetlerini ne kadar rahat absorbe edebileceği de önümüzdeki dönemin temel risklerinden biri haline geliyor.

Bloomberg, ParaAnaliz