Fon skandalında soruşturma genişletilsin çağrısı: Karadağ patronları, AK Partililer bütün listenin açıklanmasını istiyor
Eski İMKB Başkanı Himmet Karadağ fon skandalında 30 şirketin patronlarının soruşturulmasını istedi. AK Partililer ve Şimşek listelerin açıklanmasını gündeme taşıdı.
7 Kasım 2026

Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon skandalında soruşturmanın kapsamına ilişkin tartışmalar büyüyor. Eski İMKB Başkanı Himmet Karadağ, manipülasyon iddialarına konu olan yaklaşık 30 şirketin patronları, yönetim kurulu üyeleri ve imza yetkililerinin de soruşturulması gerektiğini savundu. AK Parti içinde ise eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasının ardından bütün isimlerin açıklanması çağrıları yükseldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tartışmalı 401 milyar liralık işlemin 306 milyar lirasının fonlar ve grup şirketleri arasındaki hareketlerden kaynaklandığını belirterek listelerin açıklanmasını tercih edeceğini söyledi.
Himmet Karadağ: Soruşturma yalnızca işlem yapanlarla sınırlı kalmamalı
Türkiye'deki yatırım fonu skandalına ilişkin adli soruşturma sürerken, eski İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Himmet Karadağ'dan soruşturmanın kapsamının genişletilmesi çağrısı geldi.
Karadağ, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, fonlar üzerinden gerçekleştirildiğini ileri sürdüğü organize piyasa manipülasyonunun yalnızca doğrudan işlem yapan kişiler üzerinden incelenmesinin yeterli olmayacağını belirtti.
Yaklaşık üç yıldır kurumsal ve sistematik biçimde devam eden bir manipülasyon düzeni bulunduğunu iddia eden Karadağ, bu süreçte ilgili şirketlerin ortaklık ve yönetim yapılarının da araştırılması gerektiğini savundu.
Karadağ'a göre soruşturma, yalnızca fon yöneticilerini ve piyasa işlemlerini gerçekleştiren kişileri değil, bu işlemlerden yararlandığı veya işlemlere katıldığı iddia edilen şirket sahiplerini ve yöneticilerini de kapsamalı.
“Yaklaşık 30 şirketin patronları ve yöneticileri incelenmeli”
Karadağ, fon krizinde manipüle edildiğini ileri sürdüğü yaklaşık 30 şirkete dikkat çekti.
Eski İMKB Başkanı, söz konusu şirketlerin ana ortakları, yönetim kurulu üyeleri ve imza yetkililerinin soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Karadağ, açıklamasında yaklaşık üç yıldır sürdüğünü iddia ettiği faaliyetlerin kurumsal niteliğinin araştırılmasını istedi.
Soruşturmanın yalnızca şirketlerin mevcut yönetimleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini de vurguladı.
Karadağ'a göre eski ve yeni şirket sahipleriyle yönetim kurulu üyelerinin de incelenmesi gerekiyor.
Kimlerin ifadelerinin alınacağına, haklarında hangi adli işlemlerin uygulanacağına veya tutuklama kararı verilip verilmeyeceğine ise soruşturmayı yürüten yargı makamlarının karar vereceğini belirtti.
Karadağ'ın açıklamaları iddia ve soruşturmanın kapsamına yönelik öneriler niteliğinde. Belirli şirket sahiplerinin veya yöneticilerinin suç işlediğine ilişkin kesinleşmiş yargı kararı anlamına gelmiyor.
“Asıl patronlar sorgulanmadan yapı tasfiye edilemez”
Karadağ'ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, piyasa işlemlerinin arkasındaki gerçek karar vericilerin belirlenmesi oldu.
Bazı şirket sahiplerinin işlemleri doğrudan gerçekleştirmek yerine kendileriyle bağlantılı ekipler aracılığıyla yürüttüğünü iddia etti.
Karadağ, yalnızca bu ekiplerdeki kişilere yönelik adli işlemlerin yeterli olmayacağını savundu.
Manipülasyonun merkezinde bulunduğunu ileri sürdüğü şirket sahiplerinin de soruşturulması gerektiğini belirtti.
Karadağ'a göre doğrudan işlem yapanlar, işlemlere katılanlar, menfaat elde edenler ve usulsüzlüklere göz yumduğu iddia edilen kişiler ayrı ayrı incelenmeli.
Soruşturmanın bu bağlantıları ortaya çıkaracak şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
Borsa İstanbul, Takasbank, MKK ve SPK kayıtlarına işaret etti
Eski İMKB Başkanı, soruşturmada kullanılabilecek verilerin ilgili sermaye piyasası kurumlarında bulunduğunu söyledi.
Karadağ, Borsa İstanbul, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) işlem kayıtlarına dikkat çekti.
Bu kayıtlar üzerinden manipülasyon iddialarına konu olan işlemlerin, işlem yapan hesapların ve bağlantılı kişi ya da kurumların araştırılabileceğini savundu.
Karadağ, bazı kişilerin gerçek karar vericiler adına işlem yapmış olabileceğini öne sürdü.
Bu nedenle hesap sahipleriyle işlemlerden ekonomik menfaat sağlayan kişilerin aynı olup olmadığının incelenmesini istedi.
Karadağ ayrıca piyasa uzmanlarının bazı hisse senetlerinde kimlerin etkili olduğuna ilişkin bilgi sahibi olduğunu iddia etti.
Manipülasyon faaliyetlerinde bulunduğunu ileri sürdüğü bazı ekiplerin halen piyasada aktif olduğunu savunarak denetimlerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
MSCI'nın Türkiye uyarısını hatırlattı
Karadağ, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI'nın Türkiye sermaye piyasalarına ilişkin açıklamalarını da gündeme getirdi.
MSCI, 15 Ekim'de Türk hisse senetlerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini dondurduğunu açıklamıştı.
Kuruluş, belirli şirketlerle bağlantılı yatırım fonları üzerinden koordineli işlemler gerçekleştirilebileceğine yönelik endişelere dikkat çekmişti.
MSCI ayrıca piyasa bütünlüğü ve fiili dolaşımdaki pay oranlarının güvenilirliği konusunda kalıcı ilerleme sağlanamaması halinde Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar sınıflandırmasının yeniden değerlendirilebileceği uyarısında bulunmuştu.
Karadağ, MSCI'nın değerlendirmelerinin ciddiye alınması gerektiğini söyledi.
Piyasa fiyatlarının manipülatif işlemler nedeniyle bozulduğunu savunan Karadağ, denetim ve yaptırımların yetersiz kalması halinde yatırımcı güveninin yeniden sağlanmasının güçleşeceğini belirtti.
“Yabancı yatırımcılar görüyor, biz tedbir alamıyor muyuz?”
Karadağ, uluslararası yatırım kuruluşlarının Türk sermaye piyasalarına ilişkin endişelerinin yerli düzenleyici kurumlar tarafından da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasındaki fiyat hareketlerini ve manipülasyon risklerini uzaktan değerlendirebildiğini belirten Karadağ, yerli denetim kurumlarının daha etkili müdahalelerde bulunması gerektiğini savundu.
Manipülasyonla mücadelede yetersiz kalınmasının Türkiye piyasalarına yönelik uluslararası yatırımcı güvenini zedeleyebileceğini ifade etti.
Karadağ, fiyat bozucu kişi ve kurumlarla etkili mücadele edilmediği takdirde sermaye piyasalarının sağlıklı fiyat oluşumu ve yatırım işlevini yerine getiremeyeceği uyarısında bulundu.
Piyasanın bu koşullarda kumarhaneye benzeyen bir yapıya dönüşebileceğini söyledi.
AK Parti içinde de fon skandalına tepki büyüyor
Fon soruşturmasının kapsamına yönelik tartışmalar yalnızca finans çevreleriyle sınırlı kalmadı.
Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın fon soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından iktidar partisi içinden de açıklamalar geldi.
İki dönem milletvekilliği yapan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Aziz Babuşçu, 6 Kasım Cuma günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda soruşturmada adı geçen bütün kişilerin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Babuşçu, sorumluluğu belirlenen kişilere ağır cezalar verilmesi gerektiğini savundu.
Ancak yalnızca isimlerin açıklanmasının ve cezai yaptırımlar uygulanmasının yolsuzluk sorununu ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini de belirtti.
Babuşçu'ya göre bu tür yapıların ortaya çıkmasına imkân veren siyasi ve kurumsal koşulların da değiştirilmesi gerekiyor.
Aziz Babuşçu: Bütün liste açıklansın
Babuşçu, paylaşımında fon soruşturmasıyla bağlantılı isimlerin kamuoyuna duyurulması çağrısında bulundu.
Sorumluların cezalandırılmasının gerekli olduğunu savunurken bunun tek başına yeterli bir çözüm olmayacağını ifade etti.
Babuşçu, siyasi ortam ve kurumsal işleyiş değişmedikçe benzer sorunların yeniden ortaya çıkabileceğine işaret etti.
Açıklaması, fon krizinin AK Parti içinde de yalnızca adli soruşturmanın sonuçları üzerinden değil, siyasi sorumluluk ve kurumsal yapı açısından tartışıldığını gösterdi.
Şamil Tayyar: AK Parti'de ses yükseltenlerin sayısı artıyor
Eski AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar da Aziz Babuşçu'nun açıklamasına destek verdi.
Tayyar, Babuşçu'nun paylaşımını kendi sosyal medya hesabında yayımlayarak AK Parti içinde fon skandalına ilişkin eleştirilerin arttığını söyledi.
Tayyar, 3 Kasım'da yaptığı bir başka açıklamada da parti teşkilatlarında fon soruşturmasına yönelik tepkilerin büyüdüğünü ileri sürmüştü.
Bir ilde gerçekleştirilen parti toplantısında söz alan il başkan yardımcısının Fatma Betül Sayan Kaya'nın yargılanmasını istediğini aktardı.
Tayyar'ın anlatımına göre toplantıya katılan partililer bu talebi ayakta alkışladı.
Eski milletvekili, bu tepkinin parti teşkilatlarındaki rahatsızlığı yansıttığını savundu.
Söz konusu toplantıya ilişkin bilgiler Tayyar'ın açıklamalarına dayanıyor.
Mehmet Şimşek: 401 milyar liranın 306 milyarı fonlar arası işlemler
Fon soruşturmasında tartışılan para hareketlerine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda açıklamalarda bulundu.
Bakanlığının 2027 yılı bütçesinin görüşüldüğü toplantıda konuşan Şimşek, 1-16 Eylül döneminde gerçekleştirilen 401 milyar liralık işlemlere ilişkin iddiaları değerlendirdi.
Şimşek, MKK kayıtları üzerinden Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan hesaplamalara göre söz konusu tutarın 306 milyar lirasının fonların kendi aralarındaki ve grup şirketleri arasındaki işlemlerden oluştuğunu söyledi.
Bakan, bu tutarın dışarıya çıkan yatırımcı parası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Şimşek'in verdiği rakamlara göre 401 milyar liralık toplam işlemin yaklaşık yüzde 76'sı fonlar ve grup şirketleri arasındaki hareketlerden kaynaklandı.
Geriye kalan 95 milyar liralık bölümün tamamının yatırımcı çıkışı olduğu ise bu açıklamadan çıkarılamıyor.
Şimşek, işlemlerin neden yapıldığının adli makamlar tarafından araştırılacağını söyledi.
“Fonların bütün işlemleri kayıt altında”
Mehmet Şimşek, fonların kuruluşundan tasfiyelerinin tamamlanmasına kadar gerçekleştirilen işlemlerin incelendiğini belirtti.
MKK kayıtlarının güvenilirliğine dikkat çeken Bakan, fonların faaliyete başladıkları dönemden tasfiye süreçlerinin sonuna kadar işlem bilgilerinin kayıt altında olduğunu ifade etti.
Şimşek, incelemelerin yalnızca belirli tarihlerdeki para hareketleriyle sınırlı olmadığını vurguladı.
Fonlar arasındaki işlemlerin hangi amaçlarla gerçekleştirildiğinin de adli makamlar tarafından değerlendirileceğini söyledi.
Şimşek de listelerin açıklanmasını tercih ediyor
Fon krizinde kamuoyunun en çok tartıştığı konulardan biri, soruşturma kapsamında incelenen işlemleri gerçekleştiren kişilerin isimlerinin açıklanıp açıklanmayacağı oldu.
Mehmet Şimşek, TBMM'deki konuşmasında bu konuya da değindi.
Listelerin kamuoyuna açıklanmasının önünde kendisinden kaynaklanan bir engel bulunmadığını belirten Şimşek, mümkün olması halinde açıklanmalarını tercih edeceğini söyledi.
Ancak listelerin açıklanmasına ilişkin nihai kararın hangi makamlar tarafından ve hangi hukuki koşullarda verileceğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
Bakanın açıklaması, fon soruşturmasında şeffaflık taleplerinin hükümetin ekonomi yönetimi tarafından da gündeme alındığını gösterdi.
Soruşturmanın kapsamı ve piyasa güveni tartışılıyor
Fon skandalına ilişkin son açıklamalarda üç ayrı başlık öne çıktı.
Himmet Karadağ, yaklaşık 30 şirketin mevcut ve eski sahipleriyle yöneticilerinin de soruşturulması gerektiğini savunuyor.
Aziz Babuşçu ve Şamil Tayyar, AK Parti içindeki tepkilere dikkat çekerek soruşturmanın kapsamı ve isimlerin açıklanması konusunda daha fazla şeffaflık istiyor.
Mehmet Şimşek, tartışmalı 401 milyar liralık işlemin 306 milyar lirasının fonlar ve grup şirketleri arasındaki hareketlerden oluştuğunu belirterek listelerin açıklanmasını tercih edeceğini ifade ediyor.
Karadağ'ın değerlendirmeleri, sermaye piyasalarında fiyat oluşumunun güvenilirliği ve düzenleyici denetimin etkinliği konularını gündeme getirirken, AK Parti içinden gelen açıklamalar skandalın siyasi boyutuna işaret ediyor.
Şimşek'in verdiği rakamlar ise fonlar arasındaki işlemlerle yatırımcıların sistem dışına çıkardığı tutarların birbirinden ayrılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Soruşturmanın kapsamı, işlem kayıtlarının incelenmesi ve kamuoyuna yapılacak açıklamalar, fon krizinin adli ve siyasi boyutlarında izlenen temel konular olmaya devam ediyor.
KARAR, ParaAnaliz
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




