Dolar/TL49,69
0.07%
Euro/TL55,67
0.15%
Gram Altın6.402,74
1.36%
BIST 10011.116,99
0.92%
Brent Petrol$111,70
2.80%
Gümüş/Ons$53,95
1.92%
Gedik Yatırım
Politika

Fon Mağduru Parasının, AKP Aklanma Peşinde: Zeybekci'den 6 Kamu Kurumuna İhmal ve Suistimal Suçlaması

AKP'li Nihat Zeybekci fon skandalında 6 kamu kurumunu ihmal ve suistimalle suçladı. Mustafa Şen, Erdoğan'a yanlış yapıldığını söyleyerek operasyon mesajı verdi.

25 Ekim 2026

Fon Mağduru Parasının, AKP Aklanma Peşinde: Zeybekci'den 6 Kamu Kurumuna İhmal ve Suistimal Suçlaması

Türkiye'yi sarsan fon skandalında AKP yönetiminden gelen açıklamalar giderek sertleşiyor. Fonlarda yaklaşık 250 milyon lirası kaldığı belirtilen şirketlerin ortaklarından AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, altı kamu kurumunda ihmal, bazılarında ise suistimal bulunduğunu ileri sürdü. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'a büyük bir yanlış yapıldığını savunarak sorumlular hakkında zamanı geldiğinde operasyon yapılacağını söyledi. Açıklamalar, iktidar partisinin fon skandalındaki siyasi sorumluluğu nasıl ele alacağı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Zeybekci: Altı Kamu Kurumunda İhmal Var

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli'de yaptığı açıklamada fon skandalına ilişkin dikkat çekici suçlamalarda bulundu.

Kendisinin de mağdurlar arasında bulunduğunu daha önce açıklayan Zeybekci, bu kez kamu kurumlarının ve görevlilerinin sorumluluğunu gündeme getirdi.

Zeybekci, şu ifadeleri kullandı:

“Bu fon meselesi maalesef yaklaşık olarak 6 kamu kurumunun ihmaliyle ilgili. Kamu görevlilerinin ihmali, bazılarının üst derecede ihmali var. Maalesef bazı kamu kurumlarının yönetiminde de hem ihmal hem suistimal vardır.”

AKP'li siyasetçi, ihmal veya suistimal bulunduğunu iddia ettiği altı kamu kurumunun isimlerini açıklamadı.

Ancak açıklamaları, fon skandalının yalnızca özel sektör aktörlerinin faaliyetlerinden kaynaklanmadığı, kamu denetim mekanizmalarının da sorgulanması gerektiği yönündeki tartışmaları güçlendirdi.

Zeybekci, sorumlular hakkında işlem yapılması gerektiğini savunurken hukuki süreçlerin işletilmesinin önemini de vurguladı.

“Ama biz bir hukuk devletiyiz. Hukuk devletinde 'Al bunu, götür bunu' diyemezsiniz. Hukukun işlemesi lazım, sistemin çalışması lazım ama bu kurumların ihmali net.”

Hangi Kurumlar, Hangi Görevliler?

Zeybekci'nin açıklamalarında yanıt bekleyen en önemli soru, sözünü ettiği altı kamu kurumunun hangileri olduğu.

İhmalin hangi işlemlerde gerçekleştiği, hangi kamu görevlilerinin sorumlu tutulduğu ve suistimal iddialarının hangi bulgulara dayandığı henüz kamuoyuna açıklanmış değil.

Zeybekci, finansal işlemlerin kayıt altında olduğunu ve sorumlulukların ortaya çıkarılabileceğini savundu.

“Hiçbir şey gizlenemez. Özellikle bu dönemde, bu bilgi çağında, bu kayıt çağında hiçbir şey gizlenemez” diyen Zeybekci, soruşturmanın hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Ancak iddiaların ağırlığı dikkate alındığında, kamuoyunun yalnızca genel açıklamalarla yetinmeyeceği açık.

Altı kamu kurumunda ihmal ve bazı kurumların yönetimlerinde suistimal bulunduğu iddiası, sorumluların belirlenmesini ve varsa denetim eksikliklerinin nasıl ortaya çıktığının açıklanmasını gerektiriyor.

Zeybekci: Vurgunu Yiyenlerin İçinde Bizim Şirketlerimiz de Var

Nihat Zeybekci, fon skandalında kendi ortaklığı bulunan şirketlerin de mağdur olduğunu yeniden doğruladı.

“Vurgun yapanlar diye bir ordu var. Bir de vurgunu yiyenler var. Onların içinde bizim şirketlerimiz de var” ifadelerini kullanan Zeybekci, şahsına yönelik eleştirilere de yanıt verdi.

AKP'li siyasetçi, hayatı boyunca hesabını veremeyeceği herhangi bir işlem yapmadığını savunarak çocukluğundan itibaren çalıştığını anlattı.

Zeybekci'nin ortak olduğu dört şirketin, TERA Portföy tarafından yönetilen TP2 kodlu para piyasası fonuna yatırım yaptığı ve tasfiye sürecinin ardından paralarının fonda kaldığı basına yansımıştı.

Söz konusu şirketlerin fonlarda kalan parasının yaklaşık 250 milyon lira olduğu ileri sürülmüştü.

Zeybekci, eylül ayı sonunda yaptığı açıklamada kendisinin de yüz binlerce mağdur arasında bulunduğunu belirtmişti.

“Doğru, mağdur 455 bin kişiden biriyiz. Ama tek bir spekülatif hisse ile ilişkimiz yok. Bırakın manipülatif hisseleri, normal BIST 30'daki büyük şirketlerde bile bir kuruş hissemiz olmamıştır.”

Zeybekci'nin bu açıklaması, fon skandalında mağduriyet yaşayanların yalnızca küçük yatırımcılardan oluşmadığını, siyasi isimlerle bağlantılı şirketlerin de süreçten etkilendiğini ortaya koymuştu.

Önce “Devletin İhmali Var” Dedi, Sonra Açıklama Yaptı

Zeybekci'nin kamu kurumlarının sorumluluğuna ilişkin açıklamaları ilk kez gündeme gelmiyor.

Eylül ayı sonunda devletin ihmali bulunduğunu söylediğinin aktarılması üzerine 30 Eylül'de yeni bir açıklama yapmıştı.

Bu açıklamasında “Devlet görevini ihmal etmez” diyen Zeybekci, devlet ile kamu kurumları ve görevlileri arasında ayrım yapılması gerektiğini savunmuştu.

“Devlet kuralları koyar, onu uygulayacak kurumlara yetki ve sorumluluk verir. Ortada bir ihmal varsa bunu ancak bu kurumlar ve sorumlular yapar.”

Denizli'deki son konuşmasında da benzer bir yaklaşım sergileyen Zeybekci, sorumluluğu belirli kamu kurumlarına ve görevlilerine yöneltti.

Ancak bu ayrım, siyasi sorumluluk tartışmasını ortadan kaldırmıyor.

Çünkü kamu kurumlarının yönetimi, denetim mekanizmalarının işleyişi ve gerekli önlemlerin zamanında alınıp alınmadığı da kamu yönetiminin sorumluluk alanında bulunuyor.

Mustafa Şen: Tayyip Erdoğan'a Böyle Bir Yanlış Yapılamaz

Fon skandalına ilişkin bir başka dikkat çekici açıklama da AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Ar-Ge ve Eğitim Başkanı Mustafa Şen'den geldi.

AKP Kütahya İl Teşkilatı'nın düzenlediği Daraltılmış İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuşan Şen, fon soruşturmasının parti yönetiminde yarattığı rahatsızlığı dile getirdi.

Şen, şu ifadeleri kullandı:

“Bir insan kendine bu yanlışı yapar da Tayyip Erdoğan'a böyle bir yanlış yapılamaz arkadaşlar. Bu bizi çok yaraladı.”

Şen'in açıklamasında fon skandalının yalnızca yatırımcıların uğradığı zararla değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve iktidar partisine verilen zararla da ilişkilendirilmesi dikkat çekti.

AKP'li siyasetçi, sorumluların ağır biçimde cezalandırılması gerektiğini savundu.

“Milletin Malına El Uzatanın Affı Olamaz”

Mustafa Şen, konuşmasında kamu kaynaklarının korunmasının önemine vurgu yaparak fon skandalında suç işleyenlerin cezalandırılacağını söyledi.

“Burada milletin malına el uzatanın affı söz konusu olamaz” diyen Şen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuya ilişkin daha önce kullandığı ifadeleri hatırlattı.

Şen'in aktardığına göre Erdoğan, “Kol kırılır yen içinde kalır” anlayışıyla hareket edilemeyeceğini, aksi halde sorunun bütün yapıya zarar vereceğini söylemişti.

Şen, bu yaklaşımı açıklarken şu ifadeleri kullandı:

“Bu durumda biz, kol kırılır yen içinde kalır diyemeyiz. O kol orada kalırsa kangren olur, kesilir. Kesilmezse, vücudu kangren eder.”

Şen, gerekli işlemlerin yapılacağını belirterek şöyle devam etti:

“Dolayısıyla o günü geldiğinde, o operasyon yapılacak.”

Bu sözler, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni adli veya idari işlemler gündeme gelebileceği şeklinde yorumlanabilir.

Ancak Şen, hangi kişiler veya kurumlar hakkında ne tür bir işlem yapılacağını açıklamadı.

“Bu İş Mahkemelerin Görevi”

Mustafa Şen, soruşturmanın hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini de belirtti.

Fon skandalının siyasetçiler, gazeteciler veya sosyal medya fenomenleri tarafından değil, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından ele alınması gerektiğini savundu.

Şen, parti olarak siyasi ve idari sorumluluklarını yerine getireceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Biz takibimizi yapacağız, medya takibini, denetimini yapacak, biz siyasi ve idari olarak yapılması gerekenleri yapacağız, yaptık da. Ama asıl mesele hukuk meselesidir. Bunu mahkemeler bağımsız ve tarafsız Türk mahkemeleri yapacak, yapıyorlar da.”

Şen, sürecin benzer olayların yeniden yaşanmasını önleyecek dersler çıkarılmasına katkı sağlamasını umduğunu söyledi.

AKP'de Fon Skandalının Siyasi Sorumluluğu Tartışılıyor

Zeybekci ve Şen'in açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, AKP yönetiminin fon skandalına ilişkin iki ayrı mesaj vermeye çalıştığı görülüyor.

Birincisi, mağduriyetlerin yalnızca sıradan yatırımcılarla sınırlı olmadığı, iktidar partisine yakın isimlerin ve şirketlerin de zarar gördüğü mesajı.

İkincisi ise skandalın sorumluluğunun kamu yönetiminin tamamına değil, ihmali veya suistimali bulunan belirli kurumlara, görevlilere ve finansal aktörlere ait olduğu yaklaşımı.

Zeybekci'nin altı kamu kurumunu işaret etmesi, denetim mekanizmalarının başarısızlığına ilişkin tartışmayı güçlendiriyor.

Şen'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yanlış yapıldığını söylemesi ise skandalın iktidar açısından siyasi sonuçlarının da önemsendiğini gösteriyor.

Bununla birlikte bu açıklamalar, fon mağdurlarının zararlarının nasıl karşılanacağı sorusuna henüz somut bir yanıt sunmuyor.

Sorumluların cezalandırılması ile mağdurların paralarını geri alması birbirinden farklı süreçler.

Adli soruşturmaların ilerlemesi, yatırımcıların zararlarının hangi kaynaklardan ve hangi takvimle karşılanacağı konusundaki belirsizliği tek başına gidermiyor.

Fon Mağdurları Parasını, AKP Siyasi İtibarını Kurtarmaya Çalışıyor

Fon skandalında yüz binlerce yatırımcının mağduriyet yaşadığı belirtilirken, siyasi tartışmanın giderek kamu kurumlarının sorumluluğuna ve iktidarın olay karşısındaki tutumuna odaklandığı görülüyor.

Zeybekci'nin açıklamaları, kamu denetiminde ciddi eksiklikler bulunduğu iddiasını bizzat iktidar partisinin üst yönetimine taşıdı.

Mustafa Şen ise sorumluların cezalandırılması gerektiğini savunurken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olaydan zarar gördüğünü vurguladı.

Ancak yatırımcılar açısından öncelikli mesele, siyasi sorumluluğun nasıl paylaştırılacağından çok, kaybettikleri veya erişemedikleri paraların akıbeti.

Bu nedenle kamuoyunun yanıt beklediği sorular değişmiş değil.

Hangi kamu kurumları görevini ihmal etti? İddia edilen suistimaller kimler tarafından gerçekleştirildi? Denetim mekanizmaları neden zamanında harekete geçmedi? Mağdurların zararları nasıl ve ne zaman karşılanacak?

Fon skandalında siyasi açıklamalar sertleşiyor. Ancak sorumlulukların somut biçimde ortaya çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi konusunda aynı ölçüde açıklık sağlanmış değil.

Sonuçta ortaya çıkan tabloyu tek cümlede özetlemek mümkün:

Fon mağduru parasının, AKP ise siyasi itibarının peşinde.

T24, KARAR

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler