Fitch: Türkiye'nin borçlanma piyasası 2026 sonunda 550 milyar dolara yaklaşacak
Fitch, Türkiye'nin borçlanma piyasasının 2026 sonunda 550 milyar dolara ulaşacağını öngördü. Kuruluş enflasyon ve jeopolitik risklere dikkat çekti.
4 Ağustos 2026

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye borçlanma piyasasının (Debt Capital Market - DCM) büyümeye devam edeceğini ve 2026 yılı sonunda dolaşımdaki borçlanma araçlarının büyüklüğünün yaklaşık 550 milyar dolara ulaşacağını öngördü.
Kuruluşa göre büyümenin ana itici gücü yine Hazine olacak. Bankalar ve reel sektör şirketleri ise piyasa koşullarına bağlı olarak fırsat gördükleri dönemlerde ihraç gerçekleştirmeyi sürdürecek. Ancak yatırımcı iştahı ve piyasa oynaklığı özel sektör ihraçlarını sınırlayabilir.
Türkiye sukuk piyasasında küresel ağırlığını koruyor Fitch, Türkiye'nin bu yıl da hem küresel sukuk piyasasının hem de gelişmekte olan ülke borçlanma piyasalarının en önemli ihraççılarından biri olmaya devam edeceğini belirtti.
Rapora göre bu görünümü destekleyen başlıca unsurlar şunlar: Yüksek dış finansman ihtiyacı,Yaklaşan dış borç geri ödemeleri,Artan bütçe açıkları,Finansman kaynaklarını çeşitlendirme politikası.
Raporda ayrıca TL cinsi altın tahvilleri, kira sertifikaları (sukuk), TÜFE'ye endeksli ve sıfır kuponlu tahviller gibi farklı ürünlerin ihraç edilmeye devam etmesinin iç piyasadaki çeşitliliği desteklediği ifade edildi.
DCM büyüklüğü 516 milyar doları aştı Fitch verilerine göre İran savaşı nedeniyle yaşanan dalgalanmalara rağmen Türkiye borçlanma piyasası büyümeyi sürdürdü.
2026'nın ilk yarısı sonunda dolaşımdaki borçlanma araçlarının toplam büyüklüğü 516 milyar doların üzerine çıktı.
Son dönemde gerçekleştirilen dolar cinsi devlet tahvili ve sukuk ihraçlarına yabancı yatırımcı ilgisinin güçlü kaldığı belirtilirken, TL'nin değer kaybı nedeniyle yabancıların TL cinsi devlet iç borçlanma senetlerindeki payının gerilediği kaydedildi.
COP31 yeşil finansmanı destekleyebilir Fitch, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi ile birlikte uygulanacak Ulusal Yeşil Finansman Stratejisi'nin ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) temalı borçlanma piyasasını büyütebileceğini değerlendirdi.
Rapora göre dolar cinsi ESG tahvilleri, Türkiye'nin dolar cinsinden borçlanma piyasasının yüzde 8'inden fazlasını oluşturuyor.
Fitch: Türkiye'nin güçlü yönleri var Kuruluş, Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranının hâlâ düşük seviyelerde bulunduğunu ve geçmişte finansal stres dönemlerinde dahi uluslararası piyasalara erişimini koruyabildiğini vurguladı.
Bununla birlikte yatırımcıların dikkat ettiği bazı temel riskler de sıralandı.
Jeopolitik riskler ve enflasyon uyarısı Fitch'e göre aşağıdaki unsurlar Türkiye açısından risk oluşturmaya devam ediyor: Bölgesel jeopolitik gerilimlerin yeniden tırmanması,Yüksek enflasyon,Zayıf dış likidite,Büyük dış finansman ihtiyacı,Para politikasına siyasi müdahale riski,Tekrarlayan ödemeler dengesi baskıları.
Kuruluş, bu faktörlerin borçlanma maliyetlerini yükseltebileceği, yatırımcı güvenini zayıflatabileceği ve Türk lirası üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Sukuk piyasasında temerrüt yaşanmadı Fitch'in değerlendirmesine göre derecelendirdiği Türk sukuk ihraçlarının hiçbirinde bugüne kadar temerrüt yaşanmadı.
Derecelendirilen sukukların: %98'i BB-Kalan kısmı ise B+ notuna sahip bulunuyor.
Türkiye'nin kredi görünümünün nisan ayında "Pozitif"ten "Durağan"a revize edilmesinin ardından sukuk ihraççılarının görünümü de aynı şekilde güncellendi.
İran savaşı tahvil faizlerini geçici olarak yükseltti Rapora göre İran savaşı sonrasında Türkiye'nin dolar cinsi 10 yıllık tahvilleri ile ABD Hazine tahvilleri arasındaki risk primi belirgin şekilde yükseldi.
Ancak haziran ve temmuz aylarında spreadler savaş öncesi seviyelere büyük ölçüde geri döndü.
Fitch ayrıca dolar cinsi Türk sukuklarının likiditesinin dolar cinsi tahvillere göre daha güçlü kalmayı sürdürdüğünü, ancak savaşın başlamasıyla birlikte her iki piyasada da işlem hacimlerinin gerilediğini belirtti.
2026 görünümü: Büyüme sürecek, riskler korunuyor Fitch'in değerlendirmesine göre Türkiye'nin borçlanma piyasası önümüzdeki dönemde büyümeye devam edecek.
Ancak bu büyümenin sürdürülebilirliği büyük ölçüde: Enflasyondaki düşüşün kalıcılığı,Para politikasının öngörülebilirliği,Jeopolitik risklerin seyri,Dış finansmana erişim koşulları tarafından belirlenecek.
Kuruluş, kamu borcunun düşük seviyesini önemli bir avantaj olarak görmeye devam etse de, yüksek dış finansman ihtiyacı ve küresel oynaklığın Türkiye piyasaları üzerindeki baskısını koruyacağı görüşünde.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




