Financial Times fon krizinin peşini bırakmıyor: Ankara’dan üç aşamalı müdahale
Financial Times, Türkiye’deki fon krizini yeniden mercek altına aldı. TCMB, SPK ve kamu kurumlarının krizi sınırlamak için üç kanaldan müdahale ettiğini yazdı.
17 Eylül 2026

Financial Times, Türkiye’de yatırım fonlarında başlayan krizi yeniden mercek altına aldı. Gazeteye göre yetkililer, Borsa İstanbul’u sarsan ve binlerce yatırımcının birikimlerini tehdit eden gelişmeleri kontrol altına almak için üç kanaldan harekete geçti: TCMB likidite koşullarını gevşetti, SPK yedi portföy şirketinin fonlarını işlemlere kapatarak 130 fon için tasfiye kararı aldı, Pusula Grubu bağlantılı iki tasarruf finansman şirketinin devri için de görüşmeler başladı.
Financial Times (FT), Türkiye’de bazı yatırım fonlarında yaşanan likidite ve temerrüt sorunlarının ardından ekonomi yönetiminin attığı adımları kapsamlı bir haberle ele aldı.
Gazete, yaşananları son iki yılda belirli fonlar ve bunlarla bağlantılı şirket hisselerinde oluşan spekülatif yükselişin çözülmesi olarak nitelendirirken, yetkililerin krizin finansal sistemin diğer bölümlerine yayılmasını engellemeye çalıştığını yazdı.
SPK, yedi portföy yönetim şirketinin fonlarını işlemlere kapatırken bunlardan 130’unun tasfiye edilmesine karar verdi. TCMB ise fonların nakit ihtiyacı nedeniyle hisse senetlerinde zorunlu satışa gitmesini önlemeyi amaçlayan likidite tedbirleri açıkladı.
Sermaye piyasasındaki bazı işlemlere ilişkin soruşturmalar da genişledi.
Borsa iki günde yüzde 8 düştü, ardından toparlandı
FT, fon krizinin Türkiye açısından hassas bir döneme denk geldiğine dikkat çekti.
Gazeteye göre Türkiye, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek liderliğinde uygulanan istikrar programıyla uluslararası ekonomik güvenilirliğini yeniden güçlendirmeye çalışırken sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeler yeni bir sınav oluşturdu.
BIST 100 endeksi salı ve çarşamba günlerinde toplam %8 geriledikten sonra perşembe günü %3 yükseldi.
Finansal İstikrar Komitesi de perşembe sabahı olağanüstü toplandı.
Komite yaptığı açıklamada, sorunun sermaye piyasalarının bütününe yayılmış yapısal bir problem olmadığını vurguladı:
“Sorun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaşmış olup geçici ve yönetilebilir niteliktedir.”
Komite, alınacak önlemlerin öncelikle likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesine yönelik olacağını bildirdi.
FT, Finansal İstikrar Komitesi’nin benzer nitelikteki son olağanüstü toplantısını mayıs ayında siyasi gelişmelerin ardından piyasalarda yaşanan sert satışlar sırasında gerçekleştirdiğini, komitenin mart ayında İran savaşının küresel finans ve enerji piyasalarını sarsması üzerine de toplandığını hatırlattı.
Krizi Pusula’daki ödeme sorunu tetikledi
FT’ye göre bu haftaki satış dalgasının fitilini Pusula Portföy’ün bazı fonlarında yatırımcıların katılma payı iade ödemelerinin zamanında gerçekleştirilemediğini açıklaması ateşledi.
Bunun ardından yatırımcıların fonlardan çıkış için harekete geçmesi, analistlerin “fund run”, yani fonlardan kaçış olarak nitelendirdiği süreci başlattı.
Ardından Tera Portföy de iki fonunda iade ödemelerinin zamanında yapılamadığını açıkladı.
Atlas Portföy ise bazı fonlarda yatırımcıların paralarını geri almak için beklemeleri gereken süreyi uzattı.
FT’ye göre Pusula, Tera ve Atlas tarafından yönetilen toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 29 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu.
FT: Yetkililer üç kanaldan müdahale ediyor
Gazetenin görüştüğü analistlere göre ekonomi yönetiminin krize müdahalesi üç temel ayaktan oluşuyor.
İlk olarak TCMB likidite ve teminat koşullarını gevşetti.
Amaç, finans kuruluşlarının TL likiditesine rahat şekilde ulaşmasını sağlamak ve nakit ihtiyacı nedeniyle düşen piyasada zorunlu varlık satışlarının önüne geçmek.
İkinci olarak SPK fon piyasasına doğrudan müdahale etti.
Kurul; Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy tarafından yönetilen fonlarda alım ve satım işlemlerini durdurdu.
Ayrıca 130 yatırım fonunun tasfiyesi kararlaştırıldı.
Üçüncü ayak: Tasarruf finansman şirketlerini krizden ayırmak
FT’ye göre müdahalenin üçüncü ayağını ise sıradan vatandaşların ev ve otomobil almak amacıyla kullandıkları tasarruf finansman şirketlerinin yatırım fonlarındaki krizden ayrıştırılması oluşturuyor.
Kamu sermayeli katılım bankası Emlak Katılım’ın tasarruf finansman iştiraki, Pusula Grubu bünyesindeki iki şirketi satın almak üzere görüşmelere başladığını açıkladı.
Söz konusu şirketler, müşterilerden toplanan tasarrufları geleneksel faizli kredi kullanmadan konut ve otomobil finansmanında değerlendiren bir modelle faaliyet gösteriyor.
FT, analistlerin bu girişimi Hazine destekli bir kurtarma operasyonu olarak değerlendirdiğini aktardı.
FT’ye göre krizin merkezinde yoğunlaşmış hisse pozisyonları var
Financial Times, piyasalardaki türbülansın temelinde bazı yatırım fonlarının son iki yılda bağlantılı şirketlerde oluşturduğu büyük ve yoğunlaşmış pozisyonların bulunduğunu yazdı.
Gazetenin analizine göre söz konusu şirketlerin önemli bölümünün halka açık pay miktarının düşük olması, fonlardan gelen yoğun talebin hisse fiyatlarında çok güçlü yükselişlere neden olmasını sağladı.
Yükselen hisse fiyatları bu hisseleri taşıyan fonların net aktif değerini artırdı.
Yüksek fon getirileri yeni yatırımcıları cezbetti, fonlara yeni para girişi sağladı ve bu kaynakla aynı veya bağlantılı hisselerde yeni alımlar yapılabildi.
Böylece kendi kendini besleyen bir döngü ortaya çıktı.
FT, yükselişin zirvesinde Hedef Holding’in bir süreliğine savunma elektroniği şirketi Aselsan’ın ardından Borsa İstanbul’un piyasa değeri açısından ikinci büyük şirketi konumuna kadar yükseldiğine dikkat çekti.
MSCI uyarısıyla dengeler değişmeye başladı
Gazeteye göre söz konusu yapı haziran ayında uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın bazı fonlar ve bunlarla yakından bağlantılı halka açık şirketler arasında olası “koordineli işlem davranışına” ilişkin uyarıda bulunmasının ardından baskı altına girmeye başladı.
S&P Dow Jones da Türkiye’yi gelişmekte olan piyasa statüsünden sınır piyasa statüsüne olası bir düşürme açısından incelemeye aldı.
Ağustos sonunda ise yerel düzenleyiciler sermaye piyasasındaki kuralları sıkılaştırdı.
Bu gelişmelerin ardından fonlardan çıkışların hızlanması, daha önce yükselişi destekleyen mekanizmanın ters yönde çalışmasına yol açtı.
Tezmen: Planlı ve organize spekülatif saldırı
Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ise yaşananlara ilişkin farklı bir değerlendirme yaptı.
Tezmen, piyasalardaki türbülansın “planlı, kasıtlı ve organize bir spekülatif saldırının” sonucu olduğunu savundu.
Sosyal medyada yayımladığı açıklamada Tera’nın “yerli ve milli” kimliğini vurgulayan Tezmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a desteğini de ifade etti.
FT’nin aktardığına göre Tezmen’in de aralarında bulunduğu 48 kişi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yurt dışına çıkış yasağı getirildi.
Gözler şimdi fonların tasfiyesinde
Son gelişmelerle birlikte ekonomi yönetiminin önceliği, fon piyasasındaki likidite sıkışıklığının Borsa İstanbul ve finansal sistemin diğer bölümlerine yayılmasını engellemek.
TCMB likidite kanalını açarken SPK fonların alım-satımını durdurdu ve tasfiye sürecini başlattı. Tasarruf finansman şirketlerinin yatırım fonlarındaki sorunlardan ayrıştırılmasına yönelik girişimler de devam ediyor.
Bundan sonraki kritik konu ise 130 fonun tasfiye sürecinin hangi hızda ve hangi yöntemle gerçekleştirileceği olacak. Özellikle bu fonların yoğun pozisyon taşıdığı hisselerin nasıl elden çıkarılacağı, Borsa İstanbul üzerindeki olası satış baskısı açısından piyasanın yakın takibinde olacak.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




