Ebola Salgını Afrika'da Dört Ülkeye Yayıldı: Nijerya'da Geç Teşhis Alarm Yarattı
Ebola salgını Afrika'da dört ülkeye yayıldı. Kongo'da 4 bin 600'den fazla kişi hayatını kaybederken Nijerya'daki ilk vakanın 13 gün gecikmeyle test edilmesi endişe yarattı.
22 Ekim 2026

Afrika'da Ebola salgını büyüyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde mayıs ayında başlayan ve 4 bin 600'den fazla kişinin ölümüne yol açan salgın, Uganda ve Kenya'nın ardından Nijerya'ya da ulaştı. Nijerya'daki ilk vakanın belirtilerin ortaya çıkmasından ancak 13 gün sonra test edilmesi, virüsün kontrol altına alınmasına yönelik endişeleri artırdı. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Başkanı Jean Kaseya, salgının kıtanın diğer bölgelerine de yayılabileceği uyarısında bulundu.
Ebola salgını Nijerya'ya ulaştı
Afrika'da son yılların en ciddi Ebola salgınlarından biri yaşanıyor. Mayıs ayında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde ortaya çıkan salgın, Uganda ve Kenya'nın ardından Nijerya'ya da sıçradı.
Böylece Ebola, kıtada bilinen en geniş coğrafi yayılımlarından birine ulaşırken salgın, vaka sayısı bakımından tarihin en büyük ikinci Ebola epidemisi haline geldi.
Nijerya'da on yılı aşkın süredir görülen ilk Ebola vakasının salı günü doğrulanması, sağlık otoritelerini alarma geçirdi.
Ancak uzmanları asıl endişelendiren gelişme, hastanın belirtiler ortaya çıktıktan sonra yaklaşık iki hafta boyunca Ebola testinden geçirilmemesi oldu.
Hasta 13 gün boyunca Ebola testi yaptırmadı
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC) Genel Direktörü Dr. Jean Kaseya'nın Reuters'a verdiği bilgilere göre hasta, İsviçreli bir diplomatın Uganda doğumlu eşi.
Kadın, Uganda'da geçirdiği iki haftalık tatilin ardından 3 Ekim'de Nijerya'nın başkenti Abuja'ya geldi.
İlk hastalık belirtileri 6 Ekim'de ortaya çıktı. Ancak başlangıçta sıtmadan şüphelenildiği için farklı sağlık kuruluşlarına başvuran hastaya Ebola testi ancak 19 Ekim'de yapıldı.
Bu gecikme, hastanın enfeksiyon taşıdığı dönemde temas ettiği kişilerin belirlenmesini zorlaştırıyor.
Ebola, belirtiler gösteren enfekte kişilerin kanı veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşıyor.
Dolayısıyla hastanın sağlık çalışanları, aile üyeleri ve arkadaşlarıyla temaslarının ayrıntılı biçimde araştırılması gerekiyor.
Afrika CDC Başkanı: Artık kimse güvende değil
Africa CDC Başkanı Kaseya, Nijerya'nın başlangıçta Ebola açısından riskli ülkeler arasında değerlendirilmediğini, ancak son gelişmenin risk haritasını değiştirdiğini söyledi.
Kaseya, risk değerlendirmesinin yeniden yapılması gerektiğini belirterek Kuzey ve Güney Afrika ülkelerinin de salgın tehdidiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Nijerya'daki vakanın geç teşhis edilmesinin temaslı takibini zorlaştırdığını vurgulayan Kaseya, yaklaşık iki hafta boyunca Ebola testi yapılmayan bir hastanın sağlık çalışanları ve yakın çevresiyle temaslarının belirlenmesinin güç olduğunu ifade etti.
Nijeryalı yetkililer şimdiye kadar hastayla temas etmiş 44 kişiyi tespit etti.
Ancak Kaseya ve diğer Ebola uzmanları, bu sayının artmasının beklendiğini belirtiyor.
Kongo'da 9 bin 500 vaka, 4 bin 600'den fazla ölüm
Salgına, Ebola virüsünün Bundibugyo türü neden oluyor.
Reuters'ın aktardığı verilere göre yalnızca Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 9 bin 500'den fazla kişi enfekte oldu, 4 bin 600'den fazla kişi hayatını kaybetti.
Bu tür için onaylanmış bir aşı veya hastalığa özgü tedavi bulunmuyor. Hastalara uygulanan destekleyici tedavi ise hayatta kalma şansını artırabiliyor.
Salgının farklı ülkelere yayılması, sınır geçişlerinde ve uluslararası havaalanlarında uygulanan sağlık kontrollerinin etkinliğini de tartışmaya açtı.
Özellikle Abuja gibi önemli uluslararası ulaşım merkezlerinde ortaya çıkan vakalar, hastalığın başka ülkelere taşınması riskini artırıyor.
Hasta virüsü Uganda'da mı, Kongo'da mı kaptı?
Nijerya'daki vakanın enfeksiyon kaynağı henüz kesin olarak belirlenemedi.
Uganda'da mayıs ve haziran aylarında çoğunluğu Kongo kaynaklı 20 Ebola vakası tespit edilmişti.
Dünya Sağlık Örgütü, ağustos ayında Uganda'nın Ebola'dan arındığını ilan etmişti.
Ancak Ugandalı yetkililer, Nijerya'da hastalanan kadının Uganda üzerinden geçmeden önce Kongo'nun doğusuna seyahat ettiğini ileri sürüyor.
Nijerya ise bu bilgiyi doğrulamış değil.
Nijerya Sağlık Bakanı Muhammad Ali Pate, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada hastanın Kongo'ya seyahat ettiğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmadığını söyledi.
Pate, bu nedenle enfeksiyonun Uganda'da kapılmış olabileceğini düşündüklerini belirtti.
Africa CDC, seyahat güzergâhını kesinleştirmek için her iki ülkenin yetkilileriyle ve hastayla görüşmeler yürütüyor.
Dünya Sağlık Örgütü uzmanı: Salgın bitmekten çok uzak
Dünya Sağlık Örgütü'nün Ebola acil durum komitesinde görev yapan Hollandalı virolog Marion Koopmans, hastanın Kongo'ya gidip gitmediğinin kritik önem taşıdığını söyledi.
Koopmans'a göre hastanın Kongo'ya seyahat etmiş olması, sınır kapıları ve havaalanlarındaki sağlık taramalarının etkinliği hakkında yeni soru işaretleri yaratacak.
Buna karşılık Kongo'ya hiç gitmemiş olması, virüsün Uganda'da bulaşmış olabileceği ihtimalini güçlendirecek.
Bu ikinci olasılık, Uganda'nın ağustos ayında Ebola'dan arındığını ilan etmesine rağmen ülkede tespit edilmemiş bulaşma zincirleri bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirebilir.
Koopmans, her iki olasılığın da salgının henüz sona ermekten uzak olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Nijerya 2014'teki başarısını tekrarlayabilecek mi?
Nijeryalı yetkililer, ülkenin 2014-2016 yıllarındaki Batı Afrika Ebola salgını sırasında elde ettiği deneyime dikkat çekerek mevcut vakayla mücadeleye hazır olduklarını savunuyor.
O dönemde Liberya'dan uçakla Nijerya'ya gelen ilk Ebola hastası hızla hastaneye kaldırılmış, temaslı takibi ve izolasyon önlemleri salgının kontrol altına alınmasında belirleyici olmuştu.
Ancak Nijeryalı doktor ve G7'nin küresel sağlık yatırımlarıyla ilgili komitesinin eş başkanı Dr. Ayoade Alakija, mevcut durumun 2014'ten önemli ölçüde farklı olduğunu belirtiyor.
Alakija, önceki salgında ilk hastanın ülkeye geldikten hemen sonra hastaneye yatırıldığını, bu kez ise teşhisin yaklaşık iki hafta geciktiğini hatırlattı.
Uzmanlara göre Nijerya'nın önündeki en önemli görev, hastanın temas ettiği kişileri hızla belirlemek, olası yeni vakaları tespit etmek ve virüsün toplum içinde yayılmasını önlemek.
Salgının dört ülkeye ulaşması, Afrika'da sınır ötesi sağlık gözetimi, erken teşhis ve temaslı takibinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




