Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Dünya Ekonomisi

Dünya ekonomisi iklim değişikliği sebebiyle yüzde 18 küçülebilir!

Swiss Re’nin Yeni İklim Ekonomisi Endeksi, stres testi analizi gerçekleştirerek, iklim değişikliğinin dünya ekonomisinin %90'ını oluşturan 48 ülkeyi ne şekilde etkileyeceğini değerlendiriyor ve bu ekonomilerin iklime karşı dirençliliklerini sıralıyor.

27 Nisan 2021

Dünya ekonomisi iklim değişikliği sebebiyle yüzde 18 küçülebilir!

Swiss Re’nin Yeni İklim Ekonomisi Endeksi, stres testi analizi gerçekleştirerek, iklim değişikliğinin dünya ekonomisinin %90'ını oluşturan 48 ülkeyi ne şekilde etkileyeceğini değerlendiriyor ve bu ekonomilerin iklime karşı dirençliliklerini sıralıyor.

Endekste iklim değişikliğinin yaşanmadığı bir dünya senaryosuyla farklı senaryolar karşılaştırılarak, 2050 yılına gelindiğinde iklim değişikliğinin küresel ölçekte GSYİH’ye etkisini değerlendiriyor: - Herhangi bir hafifletici önlem alınmadığı durumda %18 GSYİH kaybı - Paris Anlaşması hedeflerine ulaşıldığı durumda %4 GSYİH kaybı Araştırmaya göre en çok Asya'da yer alan ülkelerin ekonomileri etkileniyor. İklim değişikliğinin etkilerinin en şiddetli yaşanacağı senaryoda Çin, GSYİH'sinin yaklaşık %24'ünü kaybetme riski taşırken, dünyanın en büyük ekonomisi ABD’nin GSYİH’sinin yaklaşık %10'u, Avrupa’nın ise yaklaşık %11’i risk altında bulunuyor.

Türkiye ise Paris Anlaşması’na uyumlu hedefler benimsemesi halinde GSYİH’de kayıp riskini %2,5 ile sınırlandırabilirken, önlem alınmadığı takdirde, GSHİY’nin yaklaşık %10,3’ünü kaybetme riski taşıyor.

Önlem alınmadığı takdirde dünya ekonomisi iklim değişikliği sebebiyle %18 küçülebilir Küresel ekonominin karşılaştığı uzun vadeli tehditlerin en büyüğünü iklim değişikliği oluşturuyor. Herhangi bir hafifletici önlem alınmadığı durumda, küresel sıcaklıkların 3°C'nin üzerinde artması mümkün görünüyor. Bu durum, dünya ekonomisinin önümüzdeki 30 yıl içerisinde %18 küçülmesi anlamına geliyor. Swiss Re Enstitüsü tarafından oluşturulan İklim Ekonomisi Endeksi , Paris Anlaşması’nda belirlenen hedeflere ulaşmak amacıyla kararlı adımların atılması durumunda küresel ekonomi üzerindeki baskının azalabileceğini gösteriyor. Bu senaryo, günümüzde sunulan taahhütlerin güçlendirilmesini gerektiriyor. Net sıfır emisyonlu ekonomiye geçişin hızlandırılmasında kamu kurumları ve özel sektörün önemli rol oynaması gerekiyor.

Swiss Re Enstitüsü, dört farklı sıcaklık artışı senaryosu uyarınca, 48 ülkenin ekonomisinin iklim değişikliğinin süregelen etkilerinden ne şekilde etkileneceğini değerlendirmek üzere stres testi yöntemini uyguluyor. Küresel ısınma, hava koşullarına bağlı doğal afetlerin etkisini şiddetlendirdiği için, ciddi gelir ve verimlilik kayıplarına yol açabiliyor . Örneğin, deniz seviyesinin yükselmesi, verimli şekilde kullanılabilecek arazilerin kaybına neden oluyor ya da ısı artışı ürün kaybına sebep olabiliyor. artan sıcaklıklardan en fazla Ekvatoral bölgelerdeki gelişmekte olan ülkelerin etkileneceği öngörülüyor.

Dünyanın en büyük ekonomilerinin GSYİH'si 30 yıl içerisinde %10’luk kayıp yaşayabilir Küresel ısınmanın 3,2°C artış gösterdiği olumsuz senaryoda Çin’in, yüzyılın ortasına kadar GSYİH'sinin yaklaşık dörtte birini (%24) kaybetmesi öngörülüyor. ABD, Kanada ve İngiltere ekonomilerinin hepsinin yaklaşık %10'luk kayıp yaşaması bekleniyor. Isı artışından Avrupa biraz daha fazla etkileniyor (%11). Finlandiya veya İsviçre gibi ülkelerin ekonomileri daha az etkilenirken (%6), Fransa veya Yunanistan gibi ülkelerin ekonomilerinde ise daha fazla (%13) etkili olacağı öne sürülüyor.

Swiss Re Enstitü’sünün Yönetim Kurulu Başkanı Thierry Léger , “İklim riskleri; toplumların, şirketlerin ve bireylerin tamamını olumsuz etkiliyor. 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun, özellikle iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerde artış göstererek, yaklaşık 10 milyara ulaşması bekleniyor. Bu durum, risklerin azaltılması ve net sıfır hedefine ulaşılması amacıyla hemen harekete geçmemizi gerektiriyor. Kısa zaman önce yayınladığımız biyolojik çeşitlilik endeksimizde, doğa ve ekosistem hizmetlerinin ekonomiye önemli fayda sağladığını ortaya koyuyoruz. Ancak bu kaynaklar aynı zamanda yoğun tehdit altında bulunuyor. Bu nedenle i klim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı, sağlıklı bir ekonomi ve sürdürülebilir geleceğin sağlanması için bir arada ele almamız gereken zorluklar " diyor.

İklim Ekonomisi Endeksi, iklim değişikliğine karşı dirençlilik bakımından ülkeleri sıralıyor Swiss Re Enstitüsü, her bir ülkenin iklim risklerinden kaynaklanan ekonomik etkisini değerlendirmenin yanı sıra, bu ülkeleri aşırı kuru ve yağışlı hava koşullarına karşı savunmasızlığına göre sıralandırıyor. Enstitü aynı zamanda ülkelerin, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etme kapasitesini de değerlendiriyor. Bu bulgular bir araya getirilerek, ülkelerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı direncinin sıralaması oluşturuluyor.

Sıralama, GSYİH etki analiziyle benzer bulgular sunuyor. Analiz, iklim değişikliğinin etkilerinden en fazla etkilenen ülkelerin, genellikle, artan küresel sıcaklıkların etkilerine uyum sağlamak ya da etkilerini azaltmak üzere en az finansal kaynağa sahip ülkelerle aynı olduğunu ortaya koyuyor. Bu bağlamda en kırılgan ülkeler arasında Malezya, Tayland, Hindistan, Filipinler ve Endonezya yer alıyor. ABD, Kanada, İsviçre ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu kuzey yarımkürede yer alan gelişmiş ülkeler, en az kırılganlık gösteren ekonomiler olarak öne çıkıyor.

Kamu ve özel sektör, iklim değişikliğiyle mücadelenin hızlandırılmasında önemli rol oynuyor Swiss Re Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen analizinin öne çıkan bulguları göz önünde bulundurulduğunda, iklim değişikliğiyle mücadelenin gerekliliği tartışılmaz. Atmosfere en fazla karbon salan ülkeler tarafından atılan adımlar, iklim hedeflerine ulaşma yolunda önem taşıyor. Kamu ve özel sektör, özellikle küresel ısı artışını 2°C ile sınırlamak için hayati önem taşıyan sürdürülebilir altyapı yatırımlarına yönelik dönüşümde kolaylaştırıcı rol oynayarak bu dönüşümü hızlandırabilir. Uzun vadeli yükümlülükler ve taahhüt edilen uzun vadeli sermayeler göz önüne alındığında, emeklilik fonları ve sigorta şirketleri gibi kurumsal yatırımcıların oynayacağı rol öne çıkıyor.

Swiss Re Enstitüsü’nün Baş Ekonomisti Jérôme Haegeli, “İklim değişikliği sistemik bir risk ve yalnızca küresel ölçekte ele alınabilir. Şimdiye kadar çok az ilerleme kaydedildi. Hükümetlerin ve özel sektörün net sıfır emisyon hedefleri kapsamında şeffaflık ve saydamlık konuları önem taşıyor. Düşük karbonlu bir ekonomiye geçiş, ancak kamu ve özel sektörün bir arada hareket etmesiyle mümkün olabilir . Kırılgan ekonomilere finansal akışların yönlendirilmesinde kolaylık sağlamak amacıyla küresel işbirliği önem taşıyor. Bugün rotamızı doğru tarafa çevirerek; daha yeşil, daha sürdürülebilir ve daha dirençli bir dünya inşa etme fırsatımız bulunuyor," diyor.

Haegeli, “Gerçekleştirdiğimiz analiz, net sıfır emisyonlu ekonomilere yatırım yapmanın faydalarını gösteriyor. Örneğin, yıllık 6,3 trilyon dolar değerindeki k üresel altyapı yatırımlarının yalnızca %10 artırıldığı durumda, ortalama sıcaklık artışının 2°C ile sınırlandırılması mümkün . Bu miktar, gerekli önlemin alınmadığı durumda karşılaşacağımız küresel GSYİH kaybının yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor " diyor.

İklim değişikliğini hafifletmek, bir dizi önlemin hayata geçirilmesini gerektiriyor. Doğa temelli çözümlerin ve karbon dengeleme çözümlerinin, teşviklerle ve karbon fiyatlandırma politikalarıyla desteklenmeleri gerekiyor. Bu önlemlerin yanı sıra, yeşil ve sürdürülebilir yatırımların taksonomisi için uluslararası bir dil birliğine ihtiyaç duyuluyor . Finansal raporlama kapsamında kurumların, Paris Anlaşması ve net sıfır emisyon hedeflerine ne şekilde ulaşmayı planladıklarını düzenli olarak kamuoyuyla paylaşmaları gerekiyor. Sigorta kurumları; hane halklarının, şirketlerin ve toplumların iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum süreçlerindeki birikimleri sayesinde, risk transfer kapasitesi, risk bilgisi ve uzun vadeli yatırımlarda önemli rol oynuyor.

İklim Ekonomisi Endeksi

İklim Ekonomisi Endeksi, hangi ülkelerin iklim değişikliğinden en fazla etkileneceğine, en fazla maruz kalacağına ve iklim risklerine uyum sağlamak üzere en iyi konumda yer alacağını değerlendiriyor. Endekste ülkeler; kademeli sıcaklık artışıyla bağlantılı "kronik" iklim risklerinden kaynaklanan ekonomik etkilere; aşırı hava olaylarına, şiddetli sıcaklık/yağış koşullarına karşı kırılganlık derecesine ve ülkelerdeki mevcut uyum kapasitesine göre sıralanıyor.

Swiss Re'nin Raporuna 👉Buradan👈 Ulaşabilirsiniz

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Kızıldeniz'de Dev Vanalar Açıldı: Suudi Petrolü Yenbu'dan Tekrar Akıyor!
Dünya Ekonomisi

Kızıldeniz'de Dev Vanalar Açıldı: Suudi Petrolü Yenbu'dan Tekrar Akıyor!

Suudi Arabistan, İHA saldırıları nedeniyle durdurulan Doğu-Batı boru hattını yeniden devreye alarak Yenbu Limanı üzerinden petrol ihracatına tekrar başladı. Bu hamle, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalara karşı alternatif oluşturarak Orta Doğu'nun petrol ihracatını çatışma öncesi seviyelerin %80'ine yaklaştırdı.

29 Eylül 2026
Devletler ülkelerini gıdadaki fiyat dalgalanmalarından nasıl koruyor?
Dünya Ekonomisi

Devletler ülkelerini gıdadaki fiyat dalgalanmalarından nasıl koruyor?

İki Satırlık Özet: Küresel piyasalardaki fiyat artışları karşısında ekmek fiyatlarını dengede tutmak isteyen ülkeler, toplumsal huzuru korumak adına stratejik adımlar atıyor. Bu kapsamda gıda güvenliğini sağlamak için stratejik depolama siloları inşa ediliyor, iklim krizine dayanıklı yeni buğday türleri geliştiriliyor ve sınır ötesi tarım yatırımlarına ağırlık veriliyor. JPG + 1

29 Eylül 2026
ABD ve Çin Arasında Ticaret ve Yapay Zeka Diplomasisi: 30 Milyar Dolarlık Ticaret Paketinde Uzlaşı Sağlandı
Dünya Ekonomisi

ABD ve Çin Arasında Ticaret ve Yapay Zeka Diplomasisi: 30 Milyar Dolarlık Ticaret Paketinde Uzlaşı Sağlandı

Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasında tırmanan ticari ve teknolojik gerilimde dev bir uzlaşı adımı atıldı. Pekin yönetiminden yapılan açıklamaya göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ABD teması ve Washington-New York hattında yürütülen yoğun diplomasi trafiği sonucunda iki ülke; gümrük tarifelerinin indirilmesi, kömür ithalatı, tarım, finansal hizmetler ve yapay zeka gibi stratejik alanlarda kritik kararlar aldı.

28 Eylül 2026