Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Gündem

Brezilya sandık başında: Lula ile Bolsonaro arasında kritik başkanlık yarışı

Brezilya’da yaklaşık 160 milyon seçmen Lula ile Flávio Bolsonaro arasındaki kutuplaşmış başkanlık yarışında sandık başına gidiyor. Seçmen Trump'ın müdahalesine nasıl tepki verecek?

4 Ekim 2026

Brezilya sandık başında: Lula ile Bolsonaro arasında kritik başkanlık yarışı

Brezilya pazar günü son derece kutuplaşmış bir başkanlık seçimi için sandık başına gidiyor. Yarışın iki güçlü adayı 80 yaşındaki Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ile eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Senatör Flávio Bolsonaro. Yaklaşık 160 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu seçimde hiçbir aday %50’yi aşamazsa ikinci tur 25 Ekim’de yapılacak.

Latin Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya, siyasi geleceğini belirleyecek kritik bir seçime hazırlanıyor.

Başkanlık seçiminde 12 aday yarışmasına rağmen, mevcut Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ile Senatör Flávio Bolsonaro dışında hiçbir adayın seçimi kazanma şansının yüksek olmadığı değerlendiriliyor.

İlk turda hiçbir aday geçerli oyların %50’sinden fazlasını alamazsa en yüksek oyu alan iki aday 25 Ekim’de yapılacak ikinci turda karşı karşıya gelecek.

Seçim, Brezilya siyasetindeki keskin kutuplaşmanın yeni bir aşaması olarak görülüyor.

Lula yedinci kez başkanlık yarışında

Dünyanın en yaşlı devlet başkanlarından biri olan 80 yaşındaki Lula, siyasi kariyerinin yedinci başkanlık seçimine giriyor.

Flávio Bolsonaro ise 45 yaşında ve ilk kez devlet başkanlığı için yarışıyor.

Bolsonaro’nun hedefi, 2019-2022 yılları arasında ülkeyi yöneten babası Jair Bolsonaro’nun ardından aileyi yeniden devlet başkanlığı koltuğuna taşımak.

Lula ile Bolsonaro siyasi yelpazenin tamamen farklı taraflarını temsil ediyor.

Organize suçla mücadeleden ekonomi politikalarına, Amazonların korunmasından Trump yönetimiyle kurulacak ilişkilere kadar birçok konuda iki aday birbirine zıt politikalar savunuyor.

Yaklaşık 160 milyon seçmen oy kullanabilecek

Brezilya’da genel seçimler dört yılda bir yapılıyor ve oy kullanmak zorunlu.

Geçerli bir mazereti olmadan sandığa gitmeyen seçmenler küçük bir para cezasıyla karşı karşıya kalıyor.

Pazar günü Brezilyalılar yalnızca devlet başkanını değil, federal ve eyalet parlamentolarının üyelerini, eyalet valilerini ve bazı senatörleri de seçecek.

Yaklaşık 160 milyon kayıtlı seçmen, tercihlerini elektronik oy makineleri aracılığıyla yapacak.

Brezilya elektronik oylama sistemini seçim sahtekârlığını önlemek amacıyla 1990’lı yıllarda kullanmaya başladı.

Daha önceki yerel seçimlerde sandıkların doldurulması veya çalınması ve kâğıt oy pusulalarının değiştirilmesi gibi olaylar yaşanıyordu.

Elektronik sistem sayesinde günümüzde seçim sonuçları sandıkların kapanmasından yalnızca birkaç saat sonra açıklanabiliyor.

Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, 2022 seçimleri öncesinde elektronik oylama sisteminin güvenilirliğini defalarca sorgulamıştı. Ancak ülkede bugüne kadar sistemi etkileyecek ölçekte önemli bir seçim sahtekârlığı tespit edilmedi.

Lula dördüncü dönem peşinde

İşçi hareketinden siyasete giren Lula, Brezilya'nın yakın tarihindeki en etkili siyasi figürlerden biri.

Gençliğinde bir fabrikada çalışırken geçirdiği kaza sonucunda sol elinin serçe parmağını kaybeden Lula, sendika liderliğinden ülkenin devlet başkanlığına uzanan bir siyasi kariyer inşa etti.

Yolsuzluk suçlamaları nedeniyle bir yıldan fazla cezaevinde kaldıktan sonra hakkındaki mahkûmiyet kararları iptal edildi ve 2022 yılında üçüncü kez devlet başkanı seçildi.

Eski ABD Başkanı Barack Obama bir dönem Lula'yı “dünyanın en popüler siyasetçisi” olarak nitelendirmişti.

Ancak Lula'nın mevcut görev döneminde kamuoyu desteği zaman zaman ciddi biçimde geriledi. Onay oranı bir ara %24’e kadar düşerek siyasi kariyerinin en düşük seviyelerinden birine indi.

Hayat pahalılığı ve suç oranları seçmenlerin başlıca endişeleri arasında bulunuyor ve bu iki konu Lula açısından seçimde önemli bir dezavantaj oluşturabilir.

Lula seçim kampanyasında Brezilya’nın nadir minerallerinden ve doğal kaynaklarından öncelikle Brezilyalıların yararlanmasını sağlamayı, Amazon yağmur ormanlarını korumayı ve amiral gemisi sosyal yardım programı Bolsa Família’yı sürdürmeyi vaat ediyor.

Flávio Bolsonaro babasının izinden gidiyor

Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun adaylığı mümkün değil.

Darbe girişimi nedeniyle 27 yıl hapis cezası alan Bolsonaro seçimlere katılamazken, siyasi mirasını en büyük oğlu Flávio Bolsonaro üstlenmiş durumda.

Senatör Bolsonaro büyük ölçüde babasının aşırı muhafazakâr siyasi programını benimsiyor. Ancak merkez seçmene ulaşabilmek amacıyla zaman zaman daha ılımlı bir iletişim tarzı kullanmaya çalışıyor.

Kampanyasının merkezinde ise suçla mücadele ve güvenlik politikaları bulunuyor.

Bolsonaro, Brezilya’daki organize suç örgütleriyle mücadele için El Salvador modeline benzer dev cezaevleri inşa etmeyi vaat ediyor.

Ayrıca Trump yönetiminin yaklaşımını izleyerek uluslararası suç örgütlerini terör örgütü ilan etmek ve yetişkin olarak yargılanma yaşını 16’ya düşürmek istiyor.

Anketler sert güvenlik politikalarının Brezilyalı seçmenler arasında önemli destek gördüğüne işaret ediyor.

Amazon politikalarında keskin ayrışma

Amazon yağmur ormanları da iki aday arasındaki temel ayrışma noktalarından biri.

Jair Bolsonaro döneminde Amazonlardaki ormansızlaşma rekor seviyeye ulaşmıştı.

Flávio Bolsonaro da insan kaynaklı iklim değişikliğini reddederken, yalnızca yasa dışı ormansızlaşmayı durdurmayı taahhüt ediyor.

Lula ise Amazonların korunmasını seçim kampanyasının önemli unsurlarından biri haline getirmiş durumda.

Bolsonaro hakkında yolsuzluk soruşturması

Flávio Bolsonaro’nun seçim kampanyası bir yolsuzluk soruşturmasının gölgesinde ilerliyor.

Bolsonaro, babasının hayatını konu alan bir film yapmak amacıyla gözden düşen bankacı Daniel Vorcaro’dan milyonlarca dolar aldığını kabul etti.

Senatör bu olayla bağlantılı olarak yolsuzluk, kara para aklama ve vergi kaçakçılığı iddialarıyla soruşturuluyor.

Soruşturma özellikle kararsız ve merkez seçmenin Bolsonaro’ya yaklaşımında önemli bir faktör olabilir.

Trump seçim kampanyasının merkezinde

Brezilya seçimlerinde yalnızca Lula ve Bolsonaro değil, ABD Başkanı Donald Trump da önemli bir faktör haline geldi.

Lula, Washington’ı Brezilya seçimlerine müdahale etmemesi konusunda defalarca uyardı.

Trump yönetimi geçen yıl Brezilya ürünlerine %50 gümrük vergisi uygulamaya başlamış ve gerekçeler arasında Trump’ın siyasi müttefiki Jair Bolsonaro’nun yargılanmasını da göstermişti.

ABD yönetimi bu yıl da yeni gümrük vergileri açıkladı. Washington ayrıca Flávio Bolsonaro’nun Beyaz Saray ziyaretinden kısa süre sonra Brezilya’nın en büyük uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerini yabancı terör örgütleri olarak sınıflandırdı.

Lula her iki adıma da karşı çıktı ve Brezilya'nın egemenliğini savunmayı seçim kampanyasının ana temalarından biri haline getirdi.

Bolsonaro kazanırsa Latin Amerika’daki sağ dalga güçlenecek

Flávio Bolsonaro’nun zaferi Latin Amerika’daki siyasi dengeler açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.

Bolsonaro kazanırsa Brezilya; Arjantin, Şili, Kolombiya, Kosta Rika ve Peru’nun ardından son yıllarda Trump yönetimiyle yakın ilişkiler kurmaya açık bir hükümet seçen Latin Amerika ülkeleri arasına katılacak.

Lula ise seçimin son günlerinde kampanyasını giderek daha fazla ulusal egemenlik teması üzerine kuruyor.

Dolayısıyla pazar günkü seçim yalnızca Brezilya’nın iç siyasi yönünü değil, Latin Amerika’nın en büyük ekonomisinin Washington’la ilişkilerini, güvenlik politikasını, Amazonların geleceğini ve bölgedeki siyasi güç dengesini de belirleyecek.

İlk turda hiçbir adayın %50’yi aşamaması halinde Lula ile Flávio Bolsonaro arasındaki sert mücadele 25 Ekim’de yapılacak ikinci tura taşınacak.

Tomorrow's Affairs

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş