Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gündem

Borsa İstanbul'un Eski Başkanı İbrahim Mustafa Turhan Hakkında Soruşturma Başlatıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya paylaşımları nedeniyle eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı ve Borsa İstanbul’un eski Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mustafa Turhan hakkında resen soruşturma başlattı.

16 Eylül 2026

Borsa İstanbul'un Eski Başkanı İbrahim Mustafa Turhan Hakkında Soruşturma Başlatıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya paylaşımları nedeniyle eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı ve Borsa İstanbul’un eski Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mustafa Turhan hakkında resen soruşturma başlattı.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, sosyal medya mecralarında sermaye piyasası araçlarına yönelik inceleme yapıldığı bildirildi. Yapılan tespitlerde, kamuoyuna yansıyan bazı içeriklerin yatırımcılar üzerinde korku ve panik yaratacak nitelikte olduğu vurgulandı.

İncelemelerin ardından, "@ibrahimmturhan2" kullanıcı adlı hesabın sahibi olan eski AKP Milletvekili ve ekonomist İbrahim Mustafa Turhan hakkında adli sürecin resmen başlatıldığı duyuruldu.

NE OLMUŞTU?

Borsa İstanbul'da satış baskısının artmasıyla birlikte BIST 100 endeksindeki kayıplar yüzde 6 sınırını aştı. Piyasalarda yaşanan bu hızlı gerilemenin ardından Endekse Bağlı Devre Kesici (EBDK) Sistemi otomatik olarak devreye girdi ve pay piyasasındaki tüm işlemler geçici süreliğine durduruldu.

Piyasada yaşanan yüzde 6'yı aşkın değer kaybı ve işlemlerin durdurulmasının ardından, Borsa İstanbul'un eski Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mustafa Turhan da sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Turhan, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

"Borsamızda, sermaye piyasasında temel ve yapısal bir risk olduğunu düşünmüyorum. Türkiye ekonomisi güçlü, halka açık şirketlerin tamamını etkileyecek bir risk söz konusu değil. Özellikle de iş modellerinde kârlılık ve serbest nakit akışı sorunu olmayan şirketler çok iyi durumda. Hatta birçoğu değerinin altında fiyatlanıyor. Döviz kuruna ilişkin açık ve yakın bir tehdit söz konusu değil. Kamunun finansal sürdürülebilirliği de gayet sağlam.

Sakin olmak lazım…

Bu gibi durumlarda panikle hareket edenler en büyük zararı kendilerine verir. Aynı zamanda piyasanın bozulmasına ve sorunun gerçekte olduğundan daha büyük görünmesine neden olabilir.

Türkiye ekonomisine, sermaye piyasamızın kurumsal altyapısına güvenin.

1997’de Asya krizi, ardından 1998 Rusya krizi gelişen piyasa ekonomilerini (EM) vurmuştu. Bu arada Brezilya EM’lerden olumlu yönde ayrışıyordu. Kasım 1998'de IMF öncülüğünde 41,5 milyar dolarlık devasa bir finansal destek paketi için anlaşma yapıldı ve Brezilya hükümeti bu anlaşma doğrultusunda ve sonrasında çok katı mali ve yapısal reformlar gerçekleştirdi. Brezilya kapkara bir gökyüzünde parlayan yıldız olmuştu.

EM’lere yatırım yapan riskli fonlar nakit ihtiyaçlarını karşılamak için portföylerindeki varlıkların bir kısmını satmak zorundaydı. Üstelik yaşanan EM krizi dolayısıyla müşterilerin nakit talepleri de artmıştı. Krizin etkisinin derin olduğu ve sıkıntıda olan ülkelerdeki pozisyonlardan satış yapılırsa o ana kadar kâğıt üzerinde olan zarar gerçeğe dönmüş/realize edilmiş olacaktı. Bu yüzden kârlı pozisyonlardan satış yapmak daha rasyoneldi. Portföylerdeki en kârlı kalem Brezilya varlıklarıydı. Dolayısıyla herkes kârlı olan, kaliteli olan, güçlü olan varlıkları satmaya başladı.

Kasım 1998’deki IMF paketine ve hükümetin kemer sıkma sözlerine rağmen Brezilya deyim yerindeyse “başarısının” kurbanı oldu. Yatırımcılar panikle Brezilya sattıkça kendi kendini besleyen kısır bir döngü oluştu. Merkez Bankası, para birimi realin değerini korumak için piyasaya milyarlarca dolar satmak zorunda kaldı. Sadece birkaç gün içinde milyarlarca dolarlık sermaye çıkışı yaşandı. 15 Ocak 1999’da Merkez Bankası pes etti ve reali tamamen dalgalı kura bıraktı. Real, dolar karşısında birkaç hafta içinde %40 değer kaybetti.

Bugün borsada yaşanan gelişmeler de bu gözle yorumlanabilir."

Turhan'ın Borsa İstanbul'a yönelik diğer paylaşımı ise şu şekilde idi:

"Finansal sistemin önemli bir bölümünde ortaya çıkan bozulmanın finansal aracılık işlevlerini ciddi biçimde aksatması, tek bir kuruluşta ya da birkaç piyasa aktöründe başgösteren sorunun güven kaybı, kaçış, likidite sıkışıklığı, varlık satışları, karşı taraf riski gibi mekanizmalarla sistemin tamamına yayılması sistemik finansal risktir. Bu öngörülebilir bir durumdur. Senaryo analizleri sistemik olaylara karşı önlemleri içerir. Aslolan önleyici tedbirleri gecikmeden devreye sokabilmektir. Yoksa bade harabu’l Basra…"

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş