Borsa İstanbul’da çıkış ivme kaybetti: Yabancı satışı ve yüksek faiz baskısı artıyor
Borsa İstanbul’da yükseliş ivme kaybetti. Yabancıların 647 milyon dolarlık satışı, yüksek faiz ve petrol baskı yaratırken BIST 100’de 14.000 desteği izleniyor.
13 Eylül 2026

SPK’nın fon düzenlemeleri ve para piyasası fonlarına getirilen %10 stopajın ardından dış piyasalardan pozitif ayrışan Borsa İstanbul’da yükseliş eğilimi korunuyor, ancak çıkışın ivmesi zayıflamaya başladı. BIST 30 hisselerine yönelen para endeksi desteklerken, yabancı yatırımcının tek haftada 647 milyon dolarlık hisse satması, TCMB’nin faizi %37’de tutması ve petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması yükselişin önündeki başlıca engeller. Teknik görünümde 14.000-14.100 bölgesi kritik destek, 14.670-14.870 bandı ise önemli direnç konumunda.
Borsa İstanbul son dönemde küresel hisse piyasalarından olumlu ayrışmayı başardı. Ancak iç piyasadaki düzenlemelerin sağladığı desteğe karşın küresel şartlar giderek zorlaşıyor.
ABD-İran savaşının uzaması petrol fiyatlarını yüksek tutarken, enerji kaynaklı enflasyon endişeleri büyük merkez bankalarını daha şahin para politikasına yöneltiyor.
Yükselen küresel faizler ise hisse senetleri için alternatif getiriyi artırarak borsalar üzerindeki baskıyı güçlendiriyor.
Bu ortamda Borsa İstanbul'da tepki yükselişi devam etmekle birlikte yukarı hareketin ivme kaybettiği görülüyor.
Borsa İstanbul neden dış piyasalardan ayrıştı?
Borsa İstanbul'un son dönemdeki pozitif ayrışmasının arkasında ağırlıklı olarak iç piyasaya yönelik düzenlemeler bulunuyor.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun fonlara ilişkin son düzenlemesinde BIST 30 hisselerini kapsam dışında bırakması, büyük ve likit şirketlere yönelik talebi artırdı.
Fonların portföylerini yeni düzenlemelere uyarlaması hisse bazında önemli hareketlere yol açtı.
BIST 30'a yönelik talep bazı günlerde bankalarda, bazı günlerde ise büyük sanayi şirketleri ve holdinglerde yoğunlaştı.
Buna karşılık fonların geçmiş dönemde yoğun şekilde işlem yaptığı bazı hisselerde satış baskısı devam ediyor.
Bu portföy değişimlerinin etkisinin azalmakla birlikte bir süre daha sürmesi beklenebilir.
SPK düzenlemeleri MSCI açısından da önemli
Son SPK düzenlemeleri piyasada genel olarak bir “normalleşme” adımı şeklinde değerlendiriliyor. Bununla birlikte tedbirleri fazla sert bulan piyasa oyuncuları da bulunuyor.
Düzenlemelerin bir başka önemli boyutu ise kasım ayında yapılacak MSCI Türkiye Endeksi değerlendirmesi.
SPK'nın son haftalarda pay piyasasında şeffaflığı artırmaya yönelik yeni önlemler açıklaması, kasım değerlendirmesine ilişkin beklentilerin iyileşmesine katkı sağladı.
Bu nedenle düzenlemelerin etkisi yalnızca kısa vadeli fon hareketleriyle sınırlı olmayabilir. Piyasa yapısının daha şeffaf ve likit hale gelmesi yabancı yatırımcı açısından da önem taşıyor.
Para piyasası fonlarına stopaj borsaya destek olabilir
Para piyasası fonlarına getirilen %10 stopaj da Borsa İstanbul açısından dikkatle izleniyor.
Düzenleme ilk aşamada “sıcak paraya vergi” olarak yorumlansa da, sabit getirili kısa vadeli yatırım araçlarının vergi avantajının azaltılması tasarrufların bir bölümünü hisse senedi piyasasına yöneltebilir.
Bu açıdan düzenleme ekonomi yönetiminin sermaye piyasasına yönelik yaklaşımını göstermesi bakımından Borsa İstanbul'u destekleyici bir adım olarak değerlendirilebilir.
Ancak bu iç desteklerin karşısında giderek ağırlaşan bir küresel tablo bulunuyor.
Yabancı tek haftada 647 milyon dolarlık hisse sattı
Borsa İstanbul açısından geçen haftanın en dikkat çekici verilerinden biri yabancı yatırımcı hareketleri oldu.
TCMB verilerine göre 4 Eylül ile sona eren haftada yabancı yatırımcılar 647 milyon dolarlık hisse senedi satışı gerçekleştirdi.
Aynı dönemde devlet iç borçlanma senetlerinde ise yaklaşık 156 milyon dolarlık alım yaptılar.
Bu veri özellikle önemli çünkü yabancı yatırımcıların önceki dört haftadaki toplam hisse alımları yaklaşık 657 milyon dolar seviyesindeydi.
Başka bir ifadeyle, yabancıların dört haftada gerçekleştirdiği hisse alımının neredeyse tamamı tek haftada geri verildi.
Yabancının tahvil alırken hisse satması, yüksek faiz ortamında sabit getirili TL varlıkların hisse senetlerine karşı güçlü bir alternatif olmaya devam ettiğini gösteriyor.
TCMB’den borsaya faiz desteği gelmedi
Borsa İstanbul açısından bir başka önemli gelişme TCMB'nin 10 Eylül toplantısıydı.
Merkez Bankası politika faizini beklentilere paralel şekilde %37'de sabit tuttu.
Karar zaten büyük ölçüde fiyatlandığı için piyasada önemli bir sürpriz yaratmadı.
Ancak TCMB'nin mesajları faiz indirimi konusunda hızlı davranılmayacağına işaret ediyor.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel merkez bankalarının faiz artırımlarına yönelmesi, enflasyondaki katılık, okulların açılması ve gıda fiyatlarında yaz aylarının sağladığı avantajın azalması eylül enflasyonu açısından risk oluşturuyor.
TCMB karar metninde de enerji maliyetlerindeki yükselişe ve enflasyon risklerine vurgu yapılırken, enflasyon görünümünde belirgin bozulma yaşanması halinde para politikasının yeniden sıkılaştırılabileceği mesajı verildi.
Borsa için umutlar 22 Ekim’e kaldı
TCMB'nin mevcut duruşu Borsa İstanbul açısından yüksek faiz ortamının bir süre daha devam edeceğini gösteriyor.
Bu şartlarda tasarrufların önemli bölümünün mevduat, para piyasası fonları ve tahvil gibi sabit getirili araçlarda kalması beklenebilir.
Borsa açısından faiz cephesindeki bir sonraki kritik tarih 22 Ekim PPK toplantısı.
Ancak o toplantıda faiz indiriminin mümkün olup olmayacağını şimdiden söylemek zor.
Ekim kararında enflasyon verileri kadar petrol fiyatlarının seyri ve Fed, ECB ve BOJ gibi büyük merkez bankalarının politikaları da belirleyici olacak.
Petrol Borsa İstanbul’un yeni risk faktörü
Borsa İstanbul'un dışarıdan gelen en önemli risklerinden biri petrol fiyatları.
ABD-İran savaşı sürdükçe petrolün yüksek seviyelerde kalması bekleniyor.
Brent petrol için 96-100 dolar bölgesi destek, yukarıda ise 106 dolar ile 114-115 dolar seviyeleri önemli dirençler olarak görülüyor.
Özellikle 114-115 dolar bölgesinin aşılması halinde petrol şokunun finansal piyasalardaki etkisi daha sert hale gelebilir.
Türkiye gibi enerji ithalatçısı bir ekonomi açısından yüksek petrol fiyatları cari açık, enflasyon ve faiz görünümü üzerinden Borsa İstanbul'u birden fazla kanaldan etkiliyor.
Petrolün kalıcı biçimde yükselmesi TCMB'nin faiz indirim alanını daraltırken, şirketlerin enerji ve ulaştırma maliyetlerini de artırabilir.
ABD ile İran arasında sürpriz bir anlaşmaya varılması halinde ise petrol fiyatlarında hızlı düşüş Borsa İstanbul dahil küresel riskli varlıklar için güçlü bir rahatlama sağlayabilir.
Şimdilik bu yönde belirgin bir sinyal bulunmuyor.
Küresel faizler borsaların rakibi
Borsa İstanbul'un karşı karşıya olduğu sorun yalnızca Türkiye'deki yüksek faiz değil.
Küresel tahvil getirileri de hızla yükseliyor.
ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,97'ye ulaşarak Ekim 2023'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Teknik olarak %5,05 seviyesi kritik eşik olarak izlenirken, bunun üzerinde 2007'de görülen %5,32 seviyesi gündeme gelebilir.
Almanya 10 yıllık tahvil faizi %3,51 ile 2011'den bu yana en yüksek seviyede. Japonya 10 yıllık tahvil faizi ise %3'ün üzerini test etti.
ECB geçen hafta politika faizini 25 baz puan artırdı ve yeni artırımların gündemde olduğu görülüyor.
Fed'in 16 Eylül toplantısında faiz artırma olasılığı %70'lere yükselirken, 17 Eylül BOJ toplantısında da faiz artırım beklentisi oldukça güçlü.
Bu tablo küresel ölçekte hisse senetlerinin karşısına güçlü bir sabit getirili yatırım alternatifi çıkarıyor.
BIST 100’de 14.000 bölgesi kritik
Teknik görünümde Borsa İstanbul'da tepki yükselişi henüz tamamen bozulmuş değil.
Son yükselişin ardından gelen satışların önemli ölçüde karşılanması, piyasada alıcıların hâlâ bulunduğunu gösteriyor.
Bu aşamada geri çekilmeler daha çok teknik düzeltme niteliğinde değerlendirilebilir.
BIST 100 için ilk destek 14.280, ardından 14.100-14.000 bölgesi.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 14.670-14.730 ilk önemli direnç bölgesi olarak öne çıkıyor.
Bunun üzerinde 14.870 seviyesi izlenecek.
Endeks yükseliş eğilimini korusa da bu direnç bölgelerine yaklaşıldıkça kâr satışlarının artması mümkün.
ANALİZ: Borsa İstanbul’un hikâyesi değişmedi ama ivmesi zayıfladı
Borsa İstanbul açısından kısa vadeli görünüm iki farklı kuvvetin mücadelesine dönüşmüş durumda.
Bir tarafta SPK düzenlemeleri, BIST 30'a yönelen fon talebi, para piyasası fonlarına getirilen stopaj ve MSCI değerlendirmesine ilişkin iyileşen beklentiler bulunuyor.
Diğer tarafta ise çok daha güçlü makro baskılar var: 100 doların üzerindeki petrol, %37 politika faizi, yükselen küresel tahvil getirileri ve yabancı yatırımcının yeniden hisse satmaya başlaması.
Özellikle yabancı yatırımcıların dört haftada yaptıkları yaklaşık 657 milyon dolarlık hisse alımının neredeyse tamamını tek haftada geri vermeleri dikkatle izlenmeli.
Bu tablo Borsa İstanbul'daki yükselişin henüz güçlü ve kalıcı bir yabancı sermaye girişine dayanmadığını gösteriyor.
Buna rağmen 14.000-14.100 bölgesi üzerinde kalındığı sürece son geri çekilmeyi yükseliş trendinin sona ermesinden ziyade ivme kaybı ve teknik düzeltme olarak değerlendirmek mümkün.
Yukarıda ise 14.670-14.870 bandının aşılması yeni bir ivme için önemli olacak.
Borsa İstanbul açısından asıl katalizör ise faiz cephesinden gelebilir. Bunun için gözler 22 Ekim'deki TCMB toplantısında olacak.
Ancak petrol fiyatları yüksek kaldığı ve küresel merkez bankaları şahinleşmeye devam ettiği sürece, BIST'te yükselişin önündeki yol önceki haftalara kıyasla daha engebeli görünüyor.
Zeynel Balcı, Hürriyet, alıntıdır
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



