Boğaz Köprüleri ve Otoyollar İçin Özelleştirme Kararı: Üç Yeni Otoyol Programa Eklendi
Boğaz köprüleri ve önemli otoyolların özelleştirme programı genişletildi. Üç yeni otoyol programa alınırken işletme hakkının devri dahil farklı modeller uygulanabilecek.
5 Eylül 2026

15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile Türkiye'nin önemli otoyollarını kapsayan özelleştirme programı genişletildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararla Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu'nun bir bölümü de programa dahil edildi. İşletme hakkının devrinden kiralamaya ve gelir ortaklığına kadar farklı özelleştirme yöntemleri uygulanabilecek.
Türkiye'nin en önemli ulaşım altyapılarından bazılarını kapsayan özelleştirme sürecinde yeni bir adım atıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasını taşıyan 4 Eylül 2026 tarihli ve 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Kararla, daha önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış bulunan İstanbul Boğazı'ndaki iki köprü ile çok sayıda otoyola üç yeni otoyol grubu daha eklendi.
Düzenleme yalnızca yolların işletme hakkını değil, güzergâhlara bağlı çeşitli tesis ve varlıkları da kapsıyor.
Hangi köprü ve otoyollar özelleştirme kapsamında?
Karara göre özelleştirme programında yer alan başlıca ulaşım altyapıları şöyle:
15 Temmuz Şehitler Köprüsü
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu
Pozantı-Tarsus-Mersin Otoyolu
Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu
Toprakkale-İskenderun Otoyolu
Niğde-Pozantı Otoyolu
Gaziantep Çevre Otoyolu
Bursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü.
Boğaz köprüleri ile daha önce programa alınan otoyolların özelleştirme süreci uzun süredir gündemde bulunuyordu. Son Cumhurbaşkanı Kararı ile programın kapsamı yeni güzergâhlarla genişletilmiş oldu.
Yalnızca yollar değil, bağlı tesisler de kapsamda
Kararın kapsamı köprü ve otoyolların kendileriyle sınırlı değil.
Söz konusu güzergâhlara bağlı yollar ile bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri, yük aktarma merkezleri ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri ile çeşitli varlıklar da özelleştirme kapsamında değerlendirilebilecek.
Böylece özel sektörün yalnızca geçiş ücretlerinin toplandığı yolların işletmesini değil, bunlara bağlı daha geniş bir altyapı sisteminin yönetimini üstlenmesinin önü açılıyor.
Bir bütün halinde veya ayrı gruplar olarak devredilebilecek
Cumhurbaşkanı Kararı, özelleştirme yöntemleri konusunda da geniş bir çerçeve çiziyor.
Köprü ve otoyolların bir bütün halinde veya ayrı gruplar halinde özelleştirilebilmesi mümkün olacak.
Süreçte işletme hakkının verilmesi, kiralama, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi, gelir ortaklığı hakkı ve işin niteliğine uygun diğer hukuki yöntemlerden biri veya birkaçı birlikte kullanılabilecek.
Dolayısıyla programın özelleştirme kapsamına alınması, tüm yolların doğrudan mülkiyetinin özel sektöre satılacağı anlamına gelmiyor.
Hangi varlık için hangi yöntemin kullanılacağı, ihale koşulları ve işletme modelinin ayrıntıları sürecin ilerleyen aşamalarında netleşecek.
30 yıllık işletme hakkı devri gündemde
Özelleştirme işlemlerinin tamamlanması halinde köprü ve otoyolların işletme haklarının 30 yıllığına özel sektöre devredilmesi seçenekler arasında bulunuyor.
Ancak nihai model henüz açıklanmış değil.
Özellikle geçiş ücretlerinin nasıl belirleneceği, ücret artışlarında hangi formülün uygulanacağı ve devletin fiyatlandırma üzerindeki denetiminin ne ölçüde devam edeceği kullanıcılar açısından sürecin en önemli başlıklarını oluşturacak.
Aynı şekilde ihalelerin ayrı ayrı mı yoksa belirli köprü ve otoyolların gruplandırılması yoluyla mı yapılacağı da henüz netleşmedi.
Muhalefetten sert tepki
Karar muhalefetin tepkisine yol açtı.
Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, devlet tarafından ücretli olarak işletilen iki Boğaz köprüsü ve sekiz otoyolun önemli miktarda gelir ve kâr ürettiğini savunarak özelleştirmeye karşı çıktı.
Yavuzyılmaz'ın kendi hesabına göre söz konusu köprü ve otoyollar 2025 yılında yaklaşık 600 milyon dolar kâr sağladı.
Milletvekili, aynı kârlılık düzeyinin 30 yıl boyunca devam ettiği varsayımı üzerinden toplam tutarın yaklaşık 18 milyar dolara ulaşacağını ileri sürdü.
Yavuzyılmaz bu rakamın güncel döviz kuru üzerinden yaklaşık 872 milyar TL'ye karşılık geldiğini belirtti.
Söz konusu 18 milyar dolarlık hesap Yavuzyılmaz'ın açıkladığı verilere ve 30 yıllık projeksiyonuna dayanıyor.
“Türkiye'nin geleceğini satmak”
Yavuzyılmaz, köprü ve otoyolların maliyetlerinin geçmiş yıllarda vatandaşların vergileriyle karşılandığını ve altyapının bugün kamuya gelir sağladığını savundu.
Özel sektörün 30 yıllık işletme hakkını devralması halinde geçiş ücretlerinde önemli artışlar yaşanabileceğini öne süren Yavuzyılmaz, kararı sert sözlerle eleştirdi:
“Bunun adı Türkiye'nin geleceğini satmaktır.”
Yavuzyılmaz, hükümete özelleştirme kararından vazgeçme çağrısında bulundu.
Ancak özelleştirme sonrasında geçiş ücretlerinin hangi kurallara göre belirleneceği henüz açıklanmadığından, gelecekteki fiyat artışlarına ilişkin iddialar bu aşamada muhalefetin değerlendirmesine dayanıyor.
Özelleştirme tartışması yeni değil
Köprü ve otoyolların özel sektöre devredilmesi konusu Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanmadan aylar önce siyasi gündeme girmişti.
Şubat 2026'da İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yapılan bir tartışmada AK Parti Grup Başkanvekili Faruk Gökkuş, hükümetin ekonomik yaklaşımı doğrultusunda köprülerin özelleştirilmesinin planlandığını ifade etmişti.
CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı ise böyle bir politikanın kamuoyunun talepleri dikkate alınmadan uygulanmasına karşı çıkmıştı.
Dolayısıyla Resmi Gazete'de yayımlanan son karar, aylardır devam eden tartışmanın resmi özelleştirme sürecine dönüşmesi anlamına geliyor.
Uraloğlu daha önce çalışmaları doğrulamıştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da daha önce köprü ve otoyolların bakım ve işletme maliyetlerine dikkat çekerek özelleştirme seçenekleri üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü açıklamıştı.
Hükümet açısından özelleştirme modelinin temel gerekçelerinden biri, işletme ve bakım yükünün özel sektör tarafından üstlenilmesi ve kamuya uzun vadeli kaynak sağlanması.
Muhalefet ise halihazırda gelir üreten ve yatırım maliyetleri geçmişte kamu kaynaklarıyla karşılanmış altyapının uzun süreli işletme hakkının devredilmesinin kamu açısından gelir kaybına yol açabileceğini savunuyor.
Kritik konu ihale şartları ve geçiş ücretleri olacak
Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme programının kapsamı netleşirken, sürecin ekonomik sonuçlarını belirleyecek asıl ayrıntılar henüz açıklanmış değil.
Bunların başında ihale bedelleri, işletme süresi, geçiş ücretlerinin belirlenme yöntemi, enflasyon ve döviz kuru karşısında ücretlerin nasıl güncelleneceği ve özel işletmecilerin yatırım-bakım yükümlülükleri geliyor.
Özellikle İstanbul'da milyonlarca kişinin kullandığı 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin programa dahil olması nedeniyle geçiş ücretleri tartışmanın merkezinde yer alacak.
Bir diğer kritik soru ise devletin gelecekteki geçiş gelirlerinden tamamen vazgeçip vazgeçmeyeceği. Kararda gelir ortaklığı dahil birden fazla modelin kullanılabilmesine izin verilmesi, kamu ile özel sektör arasında farklı gelir paylaşımı modellerinin de gündeme gelebileceğine işaret ediyor.
Bundan sonraki aşamada gözler, Özelleştirme İdaresi'nin uygulayacağı modele ve açıklanacak ihale koşullarına çevrilecek.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



