BlackRock Türkiye'den Çıktı: Yıl Başında Hisse Toplayan Dev Fon, Borsa İstanbul'daki Yatırımlarını Sıfırladı
BlackRock'ın Frontiers fonu, Türkiye ağırlığını yüzde 11'den yüzde 0,5'e düşürdü. İran savaşı ve petrol fiyatları Türk hisselerinden çıkışta etkili oldu.
27 Ekim 2026

Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi BlackRock'ın yönettiği Frontiers Investment Trust, 2026 yılına Türkiye piyasalarına yönelik güçlü beklentilerle başlamıştı. Türk bankalarını ucuz bulan ve enflasyondaki düşüşe güvenen fon, portföyünün yüzde 11'ini Türkiye'ye ayırmıştı. Ancak İran savaşı, yükselen petrol fiyatları ve makroekonomik riskler yatırım stratejisini tersine çevirdi. Fon, birkaç ay içerisinde Akbank ve İş Bankası hisselerini satarak Türkiye ağırlığını neredeyse sıfıra indirdi.
Ocak Ayında Türkiye'ye Güveniyordu, Haziranda Hisselerini Sattı
Küresel yatırım devi BlackRock'ın Londra Borsası'nda işlem gören Frontiers Investment Trust fonu, Türkiye piyasalarına yönelik yatırım stratejisinde dikkat çekici bir değişikliğe gitti.
Yılın başında Türkiye'yi en cazip yatırım fırsatlarından biri olarak değerlendiren fon, birkaç ay içinde Türk hisselerindeki pozisyonlarının neredeyse tamamını tasfiye etti.
Türkiye Today'in fonun aylık portföy raporlarından derlediği verilere göre, Ekim 2025'te net varlıklarının yüzde 9,3'ünü Türkiye'ye ayıran fon, bu oranı Şubat 2026'da yüzde 11'e yükseltti.
Böylece Türkiye, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin ardından fonun üçüncü büyük ülke yatırımı haline geldi.
Fonun o dönemdeki 326,6 milyon sterlinlik toplam varlıkları dikkate alındığında, Türkiye pozisyonunun yaklaşık 36 milyon sterlin, yani 48 milyon dolar büyüklüğünde olduğu hesaplanıyor.
Ancak Şubat ayında yüzde 11 olan Türkiye ağırlığı, martta yüzde 2,4'e, mayıs sonunda ise yüzde 0,5'e geriledi.
Bu, yalnızca üç ayda Türkiye pozisyonunun portföy içindeki ağırlığında yaklaşık yüzde 95'lik düşüş anlamına geliyor.
Haziran sonu itibarıyla açıklanan hisse listesinde Akbank, İş Bankası ve MLP Sağlık bulunmuyordu.
BlackRock Yöneticileri Türk Bankalarını Çok Ucuz Bulmuştu
BlackRock'ın Türkiye'ye yönelik iyimserliği yılın başında kamuoyuna da yansımıştı.
Fonun eş yöneticilerinden Emily Fletcher, 28 Ocak'ta Bloomberg'e yaptığı açıklamada Türkiye'de önemli yatırım fırsatları gördüklerini belirtmişti.
Fletcher, Türkiye'nin portföylerinde yüksek ağırlığa sahip olmasının bilinçli bir tercih olduğunu ve piyasa koşulları olumlu kaldığı sürece bu pozisyonu koruyacaklarını söylemişti.
Diğer fon yöneticisi Samuel Vecht ise Türk bankalarının fiyat/kazanç oranları açısından küresel ölçekte son derece cazip olduğunu savunmuştu.
Bu değerlendirmelerin arkasında Türkiye ekonomisinde devam eden dezenflasyon süreci bulunuyordu.
Ocak 2025'te yüzde 42,1 olan yıllık enflasyon, Ocak 2026'da yüzde 30,7'ye gerilemişti.
Yatırımcılar, enflasyondaki düşüşün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na (TCMB) yeni faiz indirimleri için alan yaratacağını ve bunun özellikle banka hisselerini destekleyeceğini düşünüyordu.
Nitekim ocak ayında Türkiye hisse senedi piyasası yüzde 23,7 yükselirken Akbank hisseleri yüzde 31,6 değer kazandı.
İlk aşamada BlackRock'ın yatırım stratejisi başarılı görünüyordu.
İran Savaşı Bütün Hesapları Değiştirdi
Ancak Orta Doğu'da artan gerilim ve İran savaşı, BlackRock'ın Türkiye'ye yönelik beklentilerini değiştirdi.
Fon yöneticileri, petrol fiyatlarındaki sert yükselişin Türkiye'nin enflasyonla mücadelesini zorlaştırabileceği ve dış finansman dengelerini bozabileceği sonucuna vardı.
Enerji ithalatına bağımlı Türkiye açısından yüksek petrol fiyatları, hem cari açık hem de enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratma potansiyeli taşıyor.
BlackRock, mart ayında İş Bankası hisselerinin tamamını satarken Akbank pozisyonunu önemli ölçüde azalttı.
Fon ayrıca MLP Sağlık hisselerindeki yatırımlarını da kâr realizasyonu amacıyla düşürdü.
Mart ayı raporunda yöneticiler, ABD-İran gerilimiyle bağlantılı yükselen enerji fiyatlarının Türkiye'deki dezenflasyon sürecini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Aynı dönemde Akbank hisseleri yüzde 25,8 değer kaybetti.
Türkiye'de madencilik faaliyetleri bulunan Kanada merkezli Eldorado Gold'un hisseleri de altın fiyatlarındaki zayıflamanın etkisiyle yüzde 26,1 geriledi.
BlackRock'ın Türkiye ağırlığı mart sonunda yüzde 2,4'e düştü.
Mayıs Ayında Akbank Pozisyonu da Tamamen Kapatıldı
Fonun Türkiye'den çıkışı mart ayıyla sınırlı kalmadı.
BlackRock, mayıs ayında Akbank hisselerinin tamamını sattığını doğruladı.
Fon yöneticileri, yüksek petrol fiyatlarının Türkiye'nin enflasyonla mücadelesini ve ödemeler dengesini olumsuz etkileyebileceğine ilişkin kaygılarını yeniden dile getirdi.
Mayıs sonunda Türkiye'nin fon portföyündeki ağırlığı yüzde 0,5'e kadar geriledi.
30 Haziran tarihli portföy açıklamasında Akbank, İş Bankası ve MLP Sağlık hisselerine yer verilmedi.
Bununla birlikte fonun portföyünde Türkiye'de madencilik faaliyetleri bulunan, Kanada Borsası'nda işlem gören Eldorado Gold hisseleri bulunmaya devam etti.
Eldorado Gold pozisyonunun değeri yaklaşık 1,9 milyon dolar, fon portföyündeki ağırlığı ise yüzde 0,4 seviyesindeydi.
Dolayısıyla BlackRock'ın ilgili fonu Türkiye'de doğrudan işlem gören hisselerden çıkmış olsa da Türkiye ile ekonomik bağlantısı bulunan bütün şirketlerdeki yatırımlarını tamamen sonlandırmış değildi.
Ayrıca bu karar, BlackRock'ın yönettiği bütün fonların Türkiye piyasalarından çıktığı anlamına gelmiyor. Söz konusu veriler, Frontiers Investment Trust'ın portföy stratejisini gösteriyor.
Borsa İstanbul'da 2026'nın İlk Aylarındaki İyimserlik Kayboldu
BlackRock'ın Türkiye yatırımlarındaki değişim, Borsa İstanbul'un 2026 yılı boyunca yaşadığı sert dalgalanmalarla paralel ilerledi.
BIST 100 endeksi, yılın ilk haftalarında güçlü bir yükseliş kaydederek şubat ortasına kadar yaklaşık yüzde 25 değer kazandı.
Yabancı yatırımcıların Türk hisselerine yönelik ilgisi de belirgin biçimde arttı.
27 Şubat haftasına kadar yabancıların net hisse alımları 2,3 milyar dolara ulaştı.
Bu tutar, 2025 yılının tamamındaki net yabancı alımlarına eşitti. Geçen yılın toplamı, 2017'den bu yana kaydedilen en yüksek yıllık net alım olmuştu.
Ancak yılın ilerleyen dönemlerinde tablo tersine döndü.
BIST 100 endeksi, nisan ayında 15 bin puanın üzerine çıkarak yeni bir zirve gördükten sonra sert satış baskısıyla karşılaştı.
Endeks, 23 Ekim'de 11.116,99 puandan kapanarak yaklaşık 15.205 puanlık 52 haftalık zirvesinin yüzde 27 altına geriledi.
Ekim ayındaki kayıp yaklaşık yüzde 7'ye ulaşırken, yıl başından itibaren TL bazındaki getiri eksi yüzde 1,3 oldu.
Dolar bazında ise BIST 100'ün yıl başından bu yana kaybı yüzde 14,7 olarak hesaplandı.
Fon Skandalı Eylül Ayında Borsayı Vurdu
Borsa İstanbul açısından yılın en ağır darbesi eylül ayında geldi.
Yatırım fonlarında yaşanan sorunların tetiklediği zorunlu satışlar ve piyasa manipülasyonu şüphelerine ilişkin soruşturmalar, yatırımcı güvenini olumsuz etkiledi.
BIST 100 endeksi eylül ayında yüzde 16,7 değer kaybetti.
Bu, endeksin 2008 küresel finans krizinden bu yana yaşadığı en kötü aylık performans oldu.
Fon skandalının yol açtığı likidite sorunları, özellikle küçük ve orta ölçekli hisselerde satış baskısını artırdı.
Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasına yönelik risk algısı da bu gelişmelerden olumsuz etkilenmiş olabilir.
Bununla birlikte BlackRock'ın doğrudan Türk hisselerinden çıkışının büyük bölümü fon krizinden önce, mart-mayıs döneminde gerçekleşti.
Dolayısıyla fonun Türkiye pozisyonlarını tasfiye etmesini doğrudan eylül ayındaki fon skandalına bağlamak doğru değil.
BlackRock'ın kendi açıklamalarında öne çıkan temel gerekçe, İran savaşı ve yüksek enerji fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkileriydi.
BlackRock Türkiye Yerine Hangi Ülkelere Yatırım Yapıyor?
BlackRock Frontiers Investment Trust, Türkiye'deki pozisyonlarını azaltırken başka gelişmekte olan ve sınır piyasalardaki yatırımlarını artırdı.
Fonun Eylül 2026 itibarıyla en büyük ülke yatırımları şöyle sıralandı:
Suudi Arabistan: Yüzde 11,3
Kazakistan: Yüzde 10,4
Birleşik Arap Emirlikleri: Yüzde 9,5
Endonezya: Yaklaşık yüzde 8
Mısır: Yüzde 7,9
Kenya: Yüzde 7,8
Polonya: Yüzde 7,4
Mısır'ın portföydeki ağırlığı bir yıl içinde yüzde 1,9'dan yüzde 7,9'a yükseldi.
Kenya'nın payı ise yüzde 4,2'den yüzde 7,8'e çıktı.
Fon ayrıca Gürcistan, Pakistan, Arjantin ve Nijerya gibi piyasalara yönelik yatırımlarını da artırdı.
BlackRock yöneticileri, bu ülkelerde cazip değerlemeler, büyüme potansiyeli ve ekonomik politikalardaki iyileşmeleri yatırım gerekçeleri arasında gösterdi.
Türkiye'den Çıkış Fonun Performansını Olumsuz Etkilemedi
BlackRock'ın Türkiye pozisyonlarını azaltması, fonun genel performansında bir bozulmaya yol açmadı.
30 Eylül'de sona eren 12 aylık dönemde fonun dolar bazında net aktif değeri yüzde 11,6 yükseldi.
Aynı dönemde karşılaştırma endeksinin getirisi yüzde 9,8 oldu.
Fonun borsada işlem gören hisselerinin fiyatı ise yüzde 17,8 arttı.
Toplam varlık büyüklüğü 417,7 milyon sterline ulaştı.
Fonun en büyük bireysel hisse yatırımı yüzde 5 ağırlıkla Polonya merkezli Bank Pekao oldu.
Bunu yüzde 4,5 ile Kazakistan merkezli Kaspi ve yüzde 4,4 ile Halyk Savings Bank izledi.
Bir yıl önce ise Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emaar Properties yüzde 4,7 ile en büyük hisse yatırımıydı. O dönemde Akbank'ın portföydeki ağırlığı yüzde 3,4, Eldorado Gold'un payı ise yüzde 3,1 seviyesindeydi.
Yabancı Yatırımcı Türkiye'ye Neden Mesafeli?
BlackRock'ın yatırım stratejisindeki değişim, Türkiye piyasalarının yabancı yatırımcılar açısından taşıdığı fırsatları ve riskleri birlikte ortaya koyuyor.
Yılın başında düşük banka değerlemeleri, enflasyondaki gerileme ve faiz indirimi beklentileri güçlü bir yatırım hikâyesi oluşturmuştu.
Ancak İran savaşıyla birlikte enerji fiyatlarının yükselmesi, bu beklentilerin dayandığı makroekonomik varsayımları değiştirdi.
Yılın ikinci yarısında fon piyasasında yaşanan güven sorunu da Borsa İstanbul üzerindeki baskıyı artırdı.
BlackRock'ın Türkiye'den çekilişi, uluslararası portföy yöneticilerinin yüksek getiri potansiyeli kadar ekonomik istikrar, ödemeler dengesi ve piyasa güvenine de önem verdiğini gösteriyor.
Türkiye açısından temel soru, yabancı yatırımcıları yılın başında Borsa İstanbul'a çeken dezenflasyon ve finansal istikrar beklentilerinin yeniden güçlenip güçlenmeyeceği.
BlackRock örneği, uluslararası sermayenin Türkiye piyasasına hızla girebildiği gibi, ekonomik görünüm değiştiğinde aynı hızla çıkabildiğini de ortaya koyuyor.
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



