Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Ekonomi

ANALİZ: Zayıf İstihdam, Güçlenen EURUSD ve Fed Politikası

ABD istihdamındaki sert yavaşlama Fed faiz artırımı beklentisini düşürdü. EURUSD 1,1550 üzerine çıkarken gözler petrol ve ABD-İran sürecinde.

7 Ağustos 2026

ANALİZ: Zayıf İstihdam, Güçlenen EURUSD ve Fed Politikası

ABD’de temmuz ayı istihdam verileri, iş gücü piyasasında beklenenden çok daha belirgin bir ivme kaybına işaret etti. Tarım dışı istihdamdaki düşüş, önceki aylara yapılan aşağı yönlü revizyonlar ve ücret artışındaki yavaşlama Fed’in eylül toplantısına ilişkin faiz artırım beklentilerini zayıflatırken, dolar üzerinde baskı yarattı. EURUSD paritesinde yukarı yönlü hareket güçlenirken, bundan sonraki ana belirleyiciler Fed politikası, ECB’nin şahin duruşu ve ABD-İran hattında petrol fiyatlarını etkileyebilecek gelişmeler olacak.

ABD’de tarım dışı istihdam temmuz ayında 85 bin kişilik artış beklentisine karşılık 23 bin kişi azaldı. Veri, tek başına bile iş gücü piyasasında belirgin bir yavaşlamaya işaret ederken, mayıs ve haziran aylarına ilişkin istihdam rakamlarının toplam 103 bin kişi aşağı yönlü revize edilmesi, zayıflığın yalnızca temmuz ayına özgü olmadığını gösterdi.

Normal koşullarda istihdamdaki bu ölçekte bir zayıflama ekonomik büyüme açısından olumsuz bir sinyal olarak değerlendirilir. Ancak mevcut piyasa ortamında yatırımcıların temel kaygısı büyümeden çok enflasyon ve Fed’in izleyeceği faiz patikası olduğu için, iş gücü piyasasındaki soğuma finansal piyasalar tarafından ilk aşamada olumlu karşılandı.

Verinin ardından ABD tahvil faizleri gerilerken dolar değer kaybetti. Altın, Bitcoin ve ABD hisse senedi vadeli kontratlarında yükseliş görüldü.

İşsizlik oranındaki düşüş yanıltıcı olabilir İstihdam raporunun ilk bakışta çelişkili görünen tarafı işsizlik oranı oldu.

Piyasada işsizlik oranının %4,2 seviyesinde sabit kalması beklenirken veri %4,1 olarak açıklandı.

Ancak bu düşüşün güçlü istihdam yaratımından kaynaklandığını söylemek güç.

İşgücüne katılım oranının %61,4’e gerilemesi, işsizlik oranındaki düşüşün önemli bölümünün bazı kişilerin iş bulmasından ziyade iş aramayı bırakmasıyla açıklanabileceğine işaret ediyor.

Dolayısıyla manşetteki daha düşük işsizlik oranı, istihdam piyasasının genel görünümünü değiştirecek kadar güçlü bir veri olarak görülmemeli.

Aksine, son aylardaki gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde ABD iş gücü piyasasında kademeli fakat giderek daha görünür hale gelen bir soğuma dikkat çekiyor.

Ücret artışları da hız kesti Fed açısından raporun en önemli unsurlarından biri ücretlerdi.

Ortalama saatlik kazançların aylık bazda %0,3 artması beklenirken gerçekleşme yalnızca %0,1 oldu. Yıllık ücret artışı ise %3,2 seviyesinde gerçekleşti.

Ortalama çalışma haftası 34,3 saatle değişmezken, imalat sektöründeki fazla mesai süresinde sınırlı bir gerileme görüldü.

Bu tablo iş gücü kaynaklı ücret baskılarının yeniden hızlandığına dair herhangi bir işaret üretmiyor.

Aksine, istihdam yaratımındaki yavaşlama ile ücret artışındaki sınırlanmanın birlikte gerçekleşmesi Fed açısından enflasyonist baskıların iş gücü piyasası kanalından hafifleyebileceğine dair önemli bir sinyal oluşturuyor.

İstihdam kaybı hangi sektörlerden geldi?

Sektörel kırılımlar, temmuz ayındaki zayıf manşet verinin nereden kaynaklandığını da ortaya koyuyor.

Yerel yönetimlerin eğitim istihdamı 50 bin, perakende ticaret istihdamı 19 bin, finansal faaliyetler istihdamı ise 14 bin kişi azaldı.

Buna karşılık sağlık sektöründe istihdam 22 bin kişi, inşaat sektöründe de 22 bin kişi arttı.

Sağlık sektöründeki 22 bin kişilik artışın önceki 12 aylık ortalama olan yaklaşık 36 bin kişinin altında kalması dikkat çekiyor. Bu gelişme, son dönemde ABD ekonomisinin en önemli istihdam yaratma kaynaklarından biri olan sağlık sektöründe bile ivme kaybının başladığını düşündürüyor.

Özel sektör istihdamının toplamda yaklaşık 30 bin kişi artmış olması, manşetteki negatif tarım dışı istihdam rakamının önemli bölümünün kamu istihdamındaki düşüşten kaynaklandığını gösteriyor.

Bu nedenle temmuz verisi, ekonominin tamamında ani bir istihdam çöküşünden ziyade, kamu istihdamındaki sert düşüşle birleşen daha geniş çaplı bir soğuma olarak okunmalı.

Fed’in eylül faiz artırımı ihtimali geriledi İstihdam raporunun finansal piyasalar açısından en önemli sonucu Fed beklentilerinde görüldü.

Temmuz verileri öncesinde Fed’in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimali yaklaşık %55 civarında fiyatlanırken, istihdam raporu sonrasında bu olasılık %46’ya geriledi.

Bir başka ifadeyle piyasa artık eylül toplantısında faiz artışı konusunda neredeyse iki eşit senaryoyu fiyatlıyor.

Zayıf istihdam ve sınırlı ücret artışı Fed üzerindeki sıkılaştırma baskısını azaltırken, reel faizlerde de gerilemeye yol açtı.

Bununla birlikte Fed’in kararını yalnızca istihdam belirlemeyecek.

ABD’de enflasyon görünümü ve özellikle enerji fiyatları kritik önemini koruyor.

Petrol Fed’in önündeki en büyük bilinmez Fed açısından temel problem şu: İşgücü piyasası faiz artırımını giderek daha az desteklerken, yüksek petrol fiyatlarının yaratacağı enflasyon riski tam ters yönde çalışıyor.

Bu nedenle Fed’in eylül toplantısındaki kararı büyük ölçüde önümüzdeki haftalarda enerji fiyatlarının izleyeceği seyirle bağlantılı olabilir.

ABD ile İran arasında beklenen uzlaşmanın sağlanması durumunda petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir hareket görülmesi, Fed’in faiz artırma ihtimalini daha da azaltabilir.

Buna karşılık müzakerelerin sonuçsuz kalması ve petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması halinde, zayıflayan iş gücü piyasasına rağmen Fed’in yeniden faiz artırması ana senaryo haline gelebilir.

Dolayısıyla Fed’in para politikası açısından önümüzdeki dönemin temel denkleminde yalnızca istihdam ve enflasyon değil, jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatları da doğrudan yer alıyor.

EURUSD'de teknik görünüm güçleniyor ABD istihdam verilerinin ardından doların değer kaybetmesi EURUSD paritesini destekledi.

Parite, ocak ayından bu yana devam eden alçalan trend çizgisinin bulunduğu 1,1550 seviyesinin üzerine çıktı.

Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması ve haftalık kapanışın da 1,1550 üzerinde gerçekleşmesi halinde teknik görünüm belirgin şekilde güçlenebilir.

Pariteyi destekleyen bir diğer önemli faktör ise Avrupa Merkez Bankası ile Fed arasındaki para politikası ayrışması.

ECB’nin eylül ayında faiz artırımına gitmesi artık piyasalarda ana senaryo haline gelirken, Fed’in aynı yönde hareket edip etmeyeceği konusunda ciddi belirsizlik bulunuyor.

Bu fark, kısa vadede euro lehine çalışıyor.

1,1800 gündeme gelebilir EURUSD açısından iki ana senaryo öne çıkıyor.

ABD ile İran arasında beklenen uzlaşmanın sağlanması ve petrol fiyatlarının gerilemesi halinde Fed’e yönelik faiz artırımı beklentilerinin daha da zayıflaması mümkün.

Böyle bir senaryoda dolar üzerindeki baskının artmasıyla EURUSD paritesinde yükseliş trendi güçlenebilir.

Bu durumda 1,1800 seviyesi bir sonraki önemli hedef olarak gündeme gelebilir.

Buna karşılık ABD-İran anlaşmasının sağlanamaması ve petrol fiyatlarının yüksek kalması durumunda Fed’in faiz artırımı yeniden ana senaryoya dönüşebilir.

ECB’nin de faiz artırmasının beklendiği bir ortamda iki merkez bankasının aynı anda sıkılaştırma yönünde hareket etmesi, EURUSD’de yukarı yönlü potansiyeli sınırlayabilir ve paritede daha istikrarlı bir düşüş eğiliminin yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.

Sonuç: Veri güvercin, ancak Fed’in yolu hâlâ petrol fiyatlarından geçiyor Temmuz ayı istihdam raporunun genel kompozisyonu Fed açısından güvercin bir tablo ortaya koyuyor.

Tarım dışı istihdamdaki 23 bin kişilik düşüş, önceki iki ayın toplam 103 bin kişi aşağı revize edilmesi, ücret artışındaki yavaşlama ve işgücüne katılım oranındaki gerileme ABD iş gücü piyasasında belirgin bir soğuma olduğunu gösteriyor.

Bununla birlikte işsizlik oranının hâlâ %4,1 gibi düşük bir seviyede bulunması ve haftalık işsizlik başvurularının görece sınırlı seyretmesi nedeniyle bu veriyi tek başına bir resesyon ya da acil faiz indirimi sinyali olarak değerlendirmek için henüz erken.

Fed açısından istihdam tarafındaki aşağı yönlü riskler belirginleşiyor.

Ancak para politikasının yönünü belirleyecek son sözü muhtemelen enflasyon ve petrol fiyatları söyleyecek.

Bu nedenle EURUSD’de ortaya çıkan yukarı yönlü kırılmanın kalıcı olup olmayacağı da yalnızca ABD istihdam piyasasına değil, önümüzdeki haftalarda Fed, ECB ve ABD-İran hattından gelecek gelişmelere bağlı olacak.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş