Altında üç senaryo: 4.750 dolar mı, 3.850 dolar mı?
Altında 10 bin dolar beklentilerine karşı üç senaryo öne çıkıyor: Boğa hedefi 4.750, baz senaryo 4.300, ayı senaryosu ise 3.850 dolar.
9 Ekim 2026

Altında son dönemde 10 bin dolar hedefleri konuşulurken, 2026 fiyat hareketi çok daha farklı bir tablo ortaya koyuyor. Ons altın 4.286 dolar civarında ve ocak ayındaki tarihi zirvesinin yaklaşık yüzde 21 altında. Analize göre altının önündeki temel engel, 17 yılın zirvesine çıkan ABD reel tahvil faizleri. Buna karşılık merkez bankalarının alımları fiyatlara destek sağlamaya devam ediyor. Mevcut koşullarda üç temel senaryo öne çıkıyor: 4.750 dolarlık boğa, 4.300 dolarlık baz ve 3.850 dolarlık ayı senaryosu.
Altın için son dönemde yapılan en iddialı tahminlerden biri ons başına 10 bin dolar. Ancak 2026 yılında fiyatların izlediği seyir şimdilik bu beklentinin tam tersine işaret ediyor.
26 Eylül itibarıyla spot altın 4.286,20 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu fiyat, 29 Ocak'ta Londra Külçe Piyasası Birliği'nin (LBMA) PM fixinginde görülen 5.405 dolarlık tarihi zirvenin yüzde 20,7 altında.
Bu da klasik tanıma göre altının ayı piyasasına girdiği anlamına geliyor.
Üstelik altındaki düşüş, ABD reel faizlerinin 17 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Altının karşısındaki en büyük güç: Reel faiz
ABD'nin 10 yıllık enflasyona endeksli Hazine tahvilinin reel faizi 24 Eylül'de yüzde 2,85'e yükseldi.
Bu, 24 Kasım 2008'den bu yana görülen en yüksek seviye.
Altın faiz veya kupon getirisi sağlamadığı için reel faizlerin yükselmesi altın tutmanın fırsat maliyetini artırıyor.
2020 ve 2021 yıllarında reel faizler negatifken altın tutmanın alternatif maliyeti neredeyse yoktu. Bugün ise yatırımcı risksiz ve enflasyondan arındırılmış olarak yüzde 2,85 civarında getiri elde edebiliyor.
Karşılaştırmak gerekirse, 2023'te değerli metaller açısından son derece sert kabul edilen sıkılaşma döneminde 10 yıllık reel faiz 25 Ekim'de yüzde 2,52 ile zirve yapmıştı.
Bugünkü seviye bunun 33 baz puan üzerinde.
ABD Hazine Bakanlığı'nın 2003'te başlayan reel faiz serisinde yüzde 2,85 veya üzerindeki günlük gözlem sayısı yalnızca 23. Bunların 22'si Ekim-Kasım 2008 döneminde gerçekleşti.
Altın 5.405 dolardan 3.994 dolara kadar düştü
2026 yılındaki fiyat hareketi oldukça net bir tablo ortaya koyuyor.
Altın 29 Ocak'ta 5.405 dolar ile zirve yaptı.
Ardından beş ay boyunca gerileyerek 16 Temmuz'da 3.993,55 dolara kadar düştü.
Ağustos ayında güçlü bir tepki yükselişi yaşandı ve LBMA PM fixing fiyatı 28 Ağustos'ta 4.663,70 dolara ulaştı.
Ancak bu toparlanma kalıcı olmadı.
Eylül ayının en yüksek fixing fiyatı yalnızca 4.467,15 dolar oldu. Böylece teknik açıdan daha düşük bir zirve oluştu.
25 Eylül fixing fiyatı ise 4.261,05 dolar olarak gerçekleşti.
Altın bir ay öncesine göre yüzde 7,5 aşağıda bulunurken, 30 Aralık 2025'teki 4.367,80 dolarlık seviyesine göre de yaklaşık yüzde 1,9 ekside.
Buna karşılık son 12 aylık yükseliş hâlâ yüzde 14,9 civarında.
Peki altın neden daha fazla düşmedi?
Reel faizlerin 17 yılın zirvesinde olduğu düşünüldüğünde altının tarihi zirvesinden yalnızca yüzde 21 gerilemiş olması da dikkat çekici.
Analize göre bunun temel nedeni merkez bankalarının altın talebi.
Başka bir ifadeyle yüksek reel faizler altını aşağı çekerken resmi sektör alımları fiyatın daha sert düşmesini engelliyor.
Ancak merkez bankalarının alımlarında da manşet rakamların düşündürdüğü kadar güçlü bir tablo bulunmuyor.
Merkez bankası alımları güçlü ama yavaşlıyor
Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre merkez bankalarının net altın alımları 2026'nın ikinci çeyreğinde 288,9 ton oldu.
2025'in aynı dönemindeki 177,9 tona göre yüzde 62 artış anlamına gelen bu rakam, ikinci çeyrekler açısından rekor olarak açıklandı.
Ancak yılın ilk yarısının tamamına bakıldığında tablo farklı.
İlk yarıdaki net merkez bankası talebi 345 ton ile 2022'den bu yana görülen en düşük ilk yarı rakamı oldu.
İlk çeyrek talebi revize edilmiş rakamlarla yalnızca 57 tondu.
Dolayısıyla ikinci çeyrekteki 289 tonluk alımın kalıcı bir aylık veya çeyreklik hız olarak kabul edilmesi yanıltıcı olabilir.
Çin almaya devam ediyor
Merkez bankaları arasında özellikle Çin ve Polonya öne çıkıyor.
Polonya Merkez Bankası ikinci çeyrekte 51 ton altın alarak rezervlerini haziran sonunda 632 tona, temmuz sonunda ise 640 tona çıkardı.
Bankanın hedefi 700 ton. Altın, Polonya'nın toplam rezervlerinin yaklaşık yüzde 28'ini oluşturuyor.
Çin Merkez Bankası ise ikinci çeyrekte 33 ton altın aldı. Temmuz ayında buna 20 ton daha ekledi.
Böylece Çin'in kesintisiz altın alım serisi 21 aya ulaştı.
Çin'in toplam altın rezervinin yaklaşık 2.366 ton olduğu ve bunun ülkenin toplam rezervlerinin yaklaşık yüzde 8'ine karşılık geldiği belirtiliyor.
Çekya Merkez Bankası da 41 aydır kesintisiz altın alırken Güney Kore Merkez Bankası 13 yıl sonra ilk kez altına yatırım yaptı.
Türkiye ve Rusya ise altın sattı
Ancak merkez bankaları cephesinde herkes alıcı değil.
Rusya Merkez Bankası ikinci çeyrekte 22 ton, yılbaşından bu yana ise toplam 50 ton altın sattı.
Rusya'nın rezervleri 2.277 tona geriledi.
Analizde Türkiye'nin ise yılbaşından bu yana 85 ton altın sattığı belirtiliyor.
Özbekistan da dünyanın altına en fazla bağımlı rezerv yapılarından birine sahip. Ülkenin yaklaşık 431 ton altını bulunuyor ve altın toplam rezervlerin yüzde 87'sini oluşturuyor.
Özbekistan Merkez Bankası Başkanı Timur Ishmetov, altının şimdiye kadar en iyi yatırım olduğunu söylerken uygun fiyatlarda satış yapılabileceğini de açıkça dile getirdi.
Bu durum, merkez bankası talebinin altın için güçlü bir destek oluşturmasına rağmen bu desteğin sınırsız olmadığını gösteriyor.
Fed de altının işini zorlaştırıyor
Altın açısından ikinci büyük sorun Fed.
Fed, 16 Eylül'de politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti.
Fed açıklamasında enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiği vurgulandı.
Eylül ayı medyan tahminleri, federal fon faizinin hem 2026 hem de 2027 sonunda yüzde 4,1 seviyesinde olacağına işaret ediyor.
Haziran tahminlerinde bu oranlar sırasıyla yüzde 3,8 ve yüzde 3,6 seviyesindeydi.
Dolayısıyla Fed'in beklenenden daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceği beklentisi reel faizleri yukarıda tutarak altın üzerinde baskı oluşturuyor.
Altında üç senaryo
Analizde mevcut 4.286 dolarlık spot fiyat üzerinden altın için üç temel senaryo oluşturuluyor.

Boğa senaryosu: 4.750 dolar
Altının 4.750 dolara yükselmesi için en önemli şart reel faizlerin belirgin biçimde düşmesi.
Analize göre 10 yıllık reel faizin yüzde 2,40'ın altına gerilemesi altına yeniden güçlü destek sağlayabilir.
Bunun tetikleyicisi hisse veya kredi piyasalarında yaşanacak ciddi bir stres olabilir.
Böyle bir gelişmenin Fed'i para politikasını yeniden değerlendirmeye zorlaması ve buna merkez bankalarının hızlanan altın alımlarının eşlik etmesi halinde 4.750 dolar hedefi gündeme gelebilir.
Baz senaryo: 4.300 dolar
Baz senaryo mevcut fiyatın neredeyse değişmeden kalmasını öngörüyor.
Fed'in eylül ayındaki medyan tahminlerine paralel hareket etmesi, enflasyonun yüzde 3 civarında seyretmesi ve merkez bankalarının ayda 20-30 ton civarında altın almaya devam etmesi halinde ons fiyatının 4.300 dolar civarında dengelenmesi bekleniyor.
Bu senaryo mevcut 4.286 dolarlık fiyata göre yalnızca yüzde 0,3 yükseliş anlamına geliyor.
Ayı senaryosu: 3.850 dolar
Altın açısından en olumsuz senaryoda hedef 3.850 dolar.
Bunun gerçekleşmesi için ABD 10 yıllık reel faizinin yüzde 2,85'in üzerinde kalması, Fed'in 2027 faiz tahminlerini yeniden yukarı çekmesi ve merkez bankası satışlarının artması gerekiyor.
Özellikle Rusya, Türkiye ve Özbekistan'ın satışlarının hızlanması resmi sektörün sağladığı fiyat desteğini zayıflatabilir.
Bu durumda altın mevcut seviyesinden yaklaşık yüzde 10 daha değer kaybedebilir.
10 bin dolar değil, şimdilik 3.850-4.750 dolar bandı
Analizin temel sonucu, son dönemde sıkça gündeme gelen 10 bin dolarlık altın tahminlerinden oldukça farklı.
Altının uzun vadeli yapısal destekleri devam ediyor. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme talebi güçlü ve birçok merkez bankası önümüzdeki dönemde altın rezervlerini artırmayı planlıyor.
Ancak kısa ve orta vadede altının karşısında son derece güçlü bir rakip var: yüzde 2,85 reel getiri sağlayan ABD tahvilleri.
Bu nedenle altının yönünü yalnızca jeopolitik riskler veya merkez bankalarının altın talebi değil, ABD reel faizlerinin seyri belirleyecek.
Mevcut koşullarda analizde ortaya konulan ana fiyat aralığı 3.850-4.750 dolar.
Bu bandın hangi tarafının test edileceğini belirleyecek temel gösterge ise ABD 10 yıllık reel faizi olacak.
Finance Feed
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




