AKP’den Uzaklaşan Seçmenin Profili: Ekonomik Sıkıntı ve Erdoğan’dan Soğuma Belirleyici
İstanbul Ekonomik Araştırmalar'a göre 2023’te AKP’ye oy verenlerin yüzde 35’i partiden uzaklaştı. Kopuşta ekonomik sıkıntı ve Erdoğan’a desteğin azalması belirleyici.
18 Ağustos 2026

Research İstanbul’un 13 bin 770 kişiyle yapılan anketlerden derlediği çalışma, 2023’te AKP’ye oy veren seçmenlerin yaklaşık üçte birinin bugün partiden uzaklaştığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre kopuşu yaş, cinsiyet veya eğitimden çok ekonomik sıkıntılar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik desteğin zayıflaması açıklıyor.
AKP, 14 Ağustos itibarıyla kuruluşunun 25’inci yılını geride bıraktı. 2001’de kurulan ve katıldığı ilk genel seçimde tek başına iktidara gelen parti, 31 Mart 2024 yerel seçimleri dışında girdiği seçimlerde birinci parti konumunu korudu.
Ancak yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve hanehalkının satın alma gücündeki kayıplar, AKP seçmeninin davranışında giderek daha belirgin hale gelen değişikliklere yol açıyor.
NEFES yazarı Aytunç Erkin’in aktardığı, Can Selçuki yönetimindeki Research İstanbul tarafından hazırlanan “AK Parti’den Uzaklaşan Seçmenin Profili” başlıklı çalışma, bu değişimin boyutlarını ortaya koyuyor.
2025-2026 döneminde gerçekleştirilen anketlere dayanan ve toplam 13 bin 770 kişiyi kapsayan araştırmanın temel sonucu dikkat çekici: AKP’den uzaklaşan seçmenin belirgin bir demografik profili yok. Asıl belirleyici unsurlar ekonomik sıkıntı ve Erdoğan’a yönelik tutum.
2024 yerel seçimlerinde 2 milyon AKP seçmeni sandığa gitmedi
AKP açısından önemli uyarı işaretlerinden biri 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ortaya çıktı.
2023 genel seçimlerinden yalnızca sekiz ay sonra gerçekleştirilen yerel seçimlerde yaklaşık 2 milyon AKP seçmeninin sandığa gitmediği hesaplanıyor. Araştırmada, 2023 seçimlerinin ardından uygulanmaya başlanan ekonomi programının seçmenin sandığa gitme eğilimini etkilemiş olabileceği değerlendiriliyor.
Çalışmalar ayrıca AKP seçmeninin sandığa gitme eğilimi ile tüketici güveni ve ekonomik hissiyat arasında ilişki bulunduğuna işaret ediyor.
Buradaki önemli nokta, seçmenlerin mutlaka doğrudan bir partiden diğerine geçmemesi.
2024 yerel seçimlerinden bu yana yapılan kamuoyu araştırmaları, partiler arasındaki doğrudan seçmen geçişlerinin sınırlı kaldığını; oy oranlarındaki değişimin önemli bölümünün seçmenin kararsızlaşması veya sandığa gitmemeye yönelmesinden kaynaklandığını gösteriyor.
Dolayısıyla AKP’nin seçim performansı açısından ekonominin etkisi yalnızca seçmenin muhalefete yönelmesi üzerinden değil, kendi seçmeninin sandığa gidip gitmemesi üzerinden de ortaya çıkabilir.
Araştırmanın kapsadığı dönemde Yeni Parti henüz kurulmadığı için, partinin seçmen davranışı üzerindeki muhtemel etkisi çalışmaya dahil edilmedi.
AKP'nin 2023 seçmeninin yüzde 35'i uzaklaşmış durumda
Araştırmada 2023 genel seçimlerinde AKP’ye oy veren seçmenler iki temel kategoriye ayrılıyor.
Bugün de AKP’ye oy vereceğini söyleyenler “sadık seçmen”, başka bir partiye yönelen, kararsız kalan veya sandığa gitmeyeceğini söyleyenler ise “uzaklaşan seçmen” olarak tanımlanıyor.
Sonuçlara göre AKP'nin 2023 seçmeninin:
Yüzde 65’i partiye sadık kalıyor.
Yüzde 12’si başka bir partiye yönelmiş durumda.
Yüzde 12’si kararsız.
Yüzde 11’i ise sandığa gitmeyeceğini söylüyor.
Böylece AKP'nin 2023 seçmeninin yaklaşık yüzde 35’i bugün partiden uzaklaşmış görünüyor.
Kopuşun belirleyicisi demografi değil ekonomi
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, AKP’den uzaklaşan seçmenin klasik sosyolojik kategorilerle kolayca tanımlanamaması.
Yaş, cinsiyet, eğitim veya meslek grupları tek başına seçmenin AKP’den kopmasını açıklamıyor. Farklı demografik gruplarda uzaklaşma oranının yüzde 26 ile yüzde 39 arasında değiştiği belirtiliyor.
Araştırmaya göre asıl ayrışma iki alanda yaşanıyor: Seçmenin ekonomik durumu ve Erdoğan'a verdiği destek.
AKP’den uzaklaşan seçmenlerin yüzde 79’u Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu “kötü” olarak değerlendiriyor.
Bu seçmenlerin yüzde 57’si önümüzdeki bir yılda ekonominin daha da kötüleşeceğini düşünüyor.
Geçen ay gelirinin giderlerini karşılamadığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 63.
Dolayısıyla AKP’den uzaklaşmanın merkezinde açık biçimde geçim sıkıntısı bulunuyor.
Uzaklaşanların yüzde 71'i Erdoğan'dan da soğumuş
Ekonomik memnuniyetsizliğe Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik desteğin zayıflaması eşlik ediyor.
Araştırmaya göre AKP’den uzaklaşan seçmenlerin yüzde 71’i Erdoğan’dan da uzaklaşmış durumda.
Bu bulgu, AKP’nin yaşadığı seçmen kaybının yalnızca enflasyon veya satın alma gücüyle açıklanamayacağını düşündürüyor. Ekonomik sıkıntı ile Erdoğan’a yönelik siyasi değerlendirme giderek iç içe geçiyor.
Bununla birlikte uzaklaşan seçmenlerin tamamı AKP açısından aynı ölçüde kaybedilmiş görünmüyor.
Erdoğan için en kolay geri kazanılabilecek grup: Kararsızlar
Research İstanbul, AKP’den uzaklaşan seçmenleri üç ayrı grupta inceliyor.
Başka bir partiye yönelenler uzaklaşanların yüzde 35,1’ini oluşturuyor. Bu grubun Erdoğan’a verdiği ortalama puan 10 üzerinden 4,1. Ayrıca yüzde 66’sı geçinemediğini söylüyor.
Sandığa gitmeyeceğini belirtenler uzaklaşan seçmenin yüzde 31’ini oluşturuyor. Erdoğan'a verdikleri ortalama puan 4,7 olurken, yüzde 68’i geçim sıkıntısı çekiyor.
AKP açısından en dikkat çekici grup ise kararsızlar.
Uzaklaşan seçmenin yaklaşık yüzde 34’ü kararsızlardan oluşuyor. Bu grubun yüzde 57’si geçim sıkıntısı yaşamasına rağmen Erdoğan'a verdiği ortalama puan 6,4.
Dolayısıyla kararsızlar ekonomik açıdan iktidardan memnun değil ancak Erdoğan ile bağlarını tamamen koparmış da değiller.
Araştırma bu nedenle kararsızları AKP açısından “en yumuşak ve geri kazanılabilir grup” olarak değerlendiriyor.
AKP’nin kaderini ekonomi ve sandığa katılım belirleyebilir
Araştırmanın bir başka önemli bulgusu, AKP’den uzaklaşmanın geçici bir dalgalanmadan ziyade son dönemde oldukça istikrarlı seyretmesi.
2025-2026 döneminde uzaklaşan seçmenin oranı yüzde 33,9’dan yüzde 35,4’e sınırlı bir yükseliş gösterirken, ekonomik sıkıntıya ilişkin göstergeler ve Erdoğan’a yönelik değerlendirmeler büyük ölçüde değişmedi.
Bu tablo, bir sonraki seçimler açısından ekonominin önemini daha da artırıyor.
AKP açısından mesele yalnızca başka partilere geçen seçmeni geri kazanmak değil. Kararsız kalan veya sandığa gitmekten vazgeçen eski AKP seçmenini yeniden mobilize etmek de kritik önem taşıyor.
Bunun yolu ise araştırmanın bulgularına göre büyük ölçüde hanehalkının ekonomik koşullarında hissedilir bir iyileşmeden geçiyor.
Muhalefet açısından da yalnızca hayat pahalılığından duyulan memnuniyetsizliğe güvenmek yeterli olmayabilir. Muhalefetin, iktidardan uzaklaşan ancak henüz kendisine yönelmeyen seçmene “ekonomiyi daha iyi yönetebilirim” güvenini vermesi gerekiyor.
Sonuç olarak Türkiye’de bir sonraki seçimin kilit seçmeni, Erdoğan karşıtlığı zaten kesinleşmiş muhaliflerden ziyade, ekonomik sıkıntılar nedeniyle AKP’den uzaklaşmış fakat siyasi adresini henüz belirlememiş eski iktidar seçmeni olabilir.



