Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Dünya

ABD tahvilleri alarm veriyor: 30 yıllık faizler 2007'den bu yana en yüksek seviyelerde

ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi 2007'den bu yana en yüksek seviyelerde. Artan borç yükü ve enflasyon endişeleri piyasalarda alarm yaratıyor.

2 Ağustos 2026

ABD tahvilleri alarm veriyor: 30 yıllık faizler 2007'den bu yana en yüksek seviyelerde

Yükselen uzun vadeli tahvil faizleri, ABD'nin borç yükü ve enflasyon görünümüne ilişkin endişeleri artırırken uzmanlar "tahvil bekçileri"nin geri dönebileceği uyarısında bulunuyor.

ABD'nin uzun vadeli tahvil piyasasında son haftalarda yaşanan sert satış dalgası, yatırımcıların Washington'un hızla büyüyen borç yükü ve enflasyon görünümüne ilişkin kaygılarının derinleştiğine işaret ediyor. Özellikle 30 yıllık ABD Hazine tahvillerinin reel faizinin 2008 küresel finans krizinden bu yana en yüksek seviyeye çıkması, piyasalarda yeni bir risk tartışmasını beraberinde getirdi.

30 yıllık tahvil faizi yüzde 5'in üzerinde kalıcılaşıyor Verilere göre 30 yıllık ABD Hazine tahvili faizi bu yıl şimdiye kadar 27 işlem gününü yüzde 5'in üzerinde geçirdi. Bunların son 12 işlem günü ise kesintisiz şekilde yüzde 5 eşiğinin üzerinde gerçekleşti. Bu, 2007'den bu yana görülen en uzun ve en yoğun dönem olarak kayıtlara geçti.

Dikkat çekici olan ise bu tablo yaşanırken Fed politika faizinin, 2007 dönemine kıyasla yaklaşık 150 baz puan daha düşük seviyede bulunması. Bu durum, yatırımcıların uzun vadeli ABD tahvillerini elde tutabilmek için geçmişe göre çok daha yüksek risk primi talep ettiğini gösteriyor.

Borç yükü ve bütçe açıkları satış baskısını artırıyor Uzmanlara göre uzun vadeli tahvillerdeki satışların temel nedeni ABD'nin hızla büyüyen kamu borcu.

Nuveen Asset Management Sabit Getirili Menkul Kıymetler Stratejisi Başkanı Tony Rodriguez, uzun vadeli faizlerin yüksek seyretmesinin arkasında rekor seviyedeki kamu borcu ve bütçe açıklarının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: "Devlet borcu ve bütçe açıkları tarihi seviyelere ulaştı. Bu durum uzun vadeli tahvil faizlerini yüksek tutuyor."

Rapora göre ABD Hazine piyasasının büyüklüğü 2007'deki 4,5 trilyon dolardan 31 trilyon dolara yükselirken, kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 100'ün üzerine çıktı. Yıllık faiz ödemeleri ise ilk kez 1 trilyon dolar sınırını aştı.

"Tahvil bekçileri" geri mi dönüyor?

Piyasalarda yeniden "bond vigilantes" (tahvil bekçileri) tartışması gündeme geliyor.

1980'lerde popülerleşen bu kavram, bütçe disiplinini kaybeden hükümetleri tahvil satarak cezalandıran yatırımcıları ifade ediyor.

Uzun yıllardır ABD uzun vadeli tahvillerinde iyimser görüşüyle tanınan Hoisington Investment Management da bu ay stratejisini değiştirerek artan bütçe açıkları ve sermaye ihtiyacının uzun süre yüksek enflasyon ve faiz yaratabileceğini açıkladı.

Yapay zekâ yatırımları da rekabeti artırıyor Uzun vadeli tahviller yalnızca kamu borcuyla değil, özel sektörün dev finansman ihtiyacıyla da rekabet ediyor.

Rapora göre yapay zekâ yatırımlarının finansmanı için piyasaya çıkan 500 milyar doların üzerindeki yeni tahvil ihraçları, yatırımcıların dikkatini kamu tahvillerinden uzaklaştırıyor.

Vanguard Kıdemli Portföy Yöneticisi Alex Payne, geçmişte yüzde 5 seviyesinin güçlü alım fırsatı olarak görüldüğünü ancak bugün emeklilik fonları ve sigorta şirketlerinin değerlendirebileceği çok daha fazla alternatif bulunduğunu söyledi.

WisdomTree Strateji Direktörü Kevin Flanagan ise gelecekte Hazine'nin daha büyük tahvil ihalelerine çıkma ihtimalinin uzun vadeli faizleri baskı altında tutabileceğini belirtti.

Hisse senetleri de baskı altında kalabilir Uzmanlar yükselen uzun vadeli tahvil faizlerinin yalnızca tahvil piyasasını değil, hisse senetlerini de etkileyebileceğini vurguluyor.

Özellikle gelecekte elde edilmesi beklenen nakit akışlarına dayalı teknoloji şirketlerinin değerlemeleri, reel faizlerdeki artıştan daha fazla etkileniyor.

Rapora göre 30 yıllık reel tahvil faizi, S&P 500 şirketlerinin uzun vadeli değerlemeleri için önemli bir referans niteliği taşıyor. Reel faiz yükseldikçe yatırımcıların hisse senedi yatırımlarından beklediği getiri de artıyor ve bu durum özellikle büyüme hisseleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Gözler şimdi 10 yıllık tahvil faizinde Piyasa uzmanları şimdi dikkatlerini 10 yıllık ABD tahvil faizine çevirmiş durumda.

Analistler, 10 yıllık tahvil faizinin son zirvesi olan %4,687 seviyesini aşması halinde satışların hızlanabileceği ve faizlerin yeniden %5 seviyesine yaklaşabileceği uyarısında bulunuyor. Böyle bir senaryo hem küresel hisse piyasaları hem de finansman maliyetleri açısından yeni bir risk dalgası yaratabilir.

Sonuç ABD tahvil piyasasında yaşanan son hareketler, yatırımcıların artık yalnızca Fed'in faiz politikasına değil, Washington'un uzun vadeli mali disiplinine de odaklandığını gösteriyor. Artan kamu borcu, yüksek enflasyon beklentileri ve yapay zekâ yatırımlarının yarattığı dev finansman ihtiyacı, uzun vadeli faizleri tarihi seviyelerde tutarken, bu eğilimin sürmesi halinde küresel hisse senedi piyasaları ve gelişmekte olan ülkeler için de yeni dalgalanmaların kapısı aralanabilir.

36Kr

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler