ABD-Japonya müdahalesinin etkisi azalıyor: Yen yeniden değer kaybediyor
ABD-Japonya müdahalesinin etkisi azalırken yen yeniden 159 seviyesine geriledi. Piyasalar BoJ’dan eylülde faiz artışı bekliyor.
10 Ağustos 2026

ABD ve Japonya’nın tarihi ortak döviz müdahalesiyle sert şekilde değer kazanan Japon yeni, elde ettiği kazanımların yaklaşık yarısını geri verdi. Piyasalarda kalıcı bir toparlanma için döviz müdahalelerinden çok Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarına ihtiyaç olduğu görüşü güçleniyor. Yenin yeniden dolar başına 160 seviyesine yaklaşması ise yeni müdahale ve carry trade risklerini gündeme taşıyor.
Müdahalenin etkisi hızla eriyor Japon yeni, temmuz sonunda dolar karşısında yaklaşık 164 seviyesine gerileyerek son 40 yılın en düşük düzeylerinden birini görmesinin ardından ABD ve Japonya’nın ortak müdahalesiyle 155 seviyesine kadar güçlenmişti.
Ancak bu kazanımların önemli bölümü kalıcı olmadı. Yen pazartesi günü yüzde 0,8’e varan kayıpla dolar karşısında 159 seviyesine kadar geriledi.
ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun (CFTC) son verileri de vadeli işlem ve opsiyon piyasalarında yatırımcıların yen aleyhine pozisyonlarını koruduğunu gösteriyor. Müdahalenin ardından bu pozisyonların büyüklüğü azalsa da piyasanın genel eğilimi hâlâ Japon para birimine karşı negatif.
Russell Investments Küresel Çözümler Stratejisi Başkanı Van Luu, “Müdahalenin etkisi azalıyor” değerlendirmesinde bulunurken, yende kalıcı bir yükseliş için daha güçlü adımlara ihtiyaç olduğunu belirtti.
Piyasa BoJ’dan faiz artışı bekliyor Yatırımcılara göre yenin kalıcı biçimde desteklenebilmesi için Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırması gerekiyor.
Ortak müdahalenin etkinliğini azaltan diğer faktör ise büyük merkez bankaları arasında tam koordinasyon sağlanamaması oldu. Financial Times'ın daha önce aktardığına göre Avrupa Merkez Bankası (ECB), ABD’nin yenin değerini desteklemek amacıyla euro satışı gerçekleştirmesinden önce bilgilendirilmedi.
Zurich Baş Piyasa Stratejisti Guy Miller, merkez bankaları arasındaki koordinasyonun piyasalara “ortak bir ses” mesajı verdiğini belirterek ECB’nin sürece dahil edilmemesinin müdahalenin gücünü azalttığını savundu.
Bu durum, Japonya’da 2011 yılında meydana gelen büyük depremin ardından yeni zayıflatmak amacıyla gerçekleştirilen koordineli G7 müdahalesinden farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Eylül toplantısı kritik Piyasaların dikkati şimdi BoJ’un para politikasına çevrilmiş durumda. Yen; kamu harcamalarına ilişkin endişeler, yükselen enflasyon ve petrol fiyatlarının yarattığı baskıyla karşı karşıya.
BoJ, temmuz toplantısında politika faizini yüzde 1 seviyesinde sabit bırakmıştı. Ancak toplantının yayımlanan görüş özetleri, faiz artışının beklenenden daha erken gerçekleşebileceğine işaret etti.
Goldman Sachs analistlerine göre risk dengesi artık açık biçimde daha erken bir faiz artışına doğru kayıyor.
BoJ üyelerinden biri de temel tüketici enflasyonunun yüzde 2’ye yaklaşması ve yukarı yönlü fiyat risklerinin güçlenmesi nedeniyle faiz artırımlarının piyasanın beklediğinden daha hızlı gerçekleştirilebileceğini belirtti.
Piyasalar şu anda BoJ’un eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırmasına yaklaşık yüzde 50 olasılık veriyor.
Citi ise BoJ politikasında bir “rejim değişikliği” bekliyor. Bankanın tahminine göre daha agresif faiz artırımları eylül ayında başlayabilir ve politika faizi gelecek yıl sonunda yüzde 2’ye ulaşabilir.
160 seviyesi yeni müdahaleyi tetikleyebilir Yenin yeniden dolar karşısında 160 seviyesinin üzerine çıkması kritik bir eşik olarak görülüyor. Japonya geçmişte bu seviyeler civarında döviz piyasasına müdahale etmişti.
Yendeki daha fazla değer kaybı ithalat maliyetleri üzerinden Japonya’daki enflasyon baskısını artırabilir. Aynı zamanda aşırı güçlü dolar konusunda Washington’daki endişeleri yeniden gündeme getirebilir.
Daha kapsamlı bir müdahale gerektiği takdirde Japonya’nın devasa ABD Hazine tahvili portföyünün bir bölümünü satmak zorunda kalabileceği ihtimali de piyasalarda yakından izleniyor.
Carry trade riski yeniden gündemde Bazı yatırımcılar mevcut piyasa koşullarının Ağustos 2024 dönemine benzediğine dikkat çekiyor.
O dönemde yenin ani şekilde değer kazanması, düşük faizli yen kredileriyle başka piyasalarda yatırım yapan carry trade pozisyonlarının hızla çözülmesine neden olmuş ve küresel finans piyasalarında ciddi dalgalanma yaratmıştı.
Van Luu, yatırımcıların hâlâ yoğun biçimde yen aleyhine pozisyon taşıdığına dikkat çekerek benzer bir hareketin yeniden yaşanabileceğini düşünüyor. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın daha güvercin, BoJ’un ise daha şahin bir çizgiye yönelmesi halinde yen pozisyonlarında hızlı bir dönüş yaşanabilir.
Buna karşılık bazı analistler carry trade işlemlerinde büyük çaplı bir çözülmenin henüz yakın olmadığı görüşünde.
JPMorgan Japonya Başekonomisti Ayako Fujita, Japonya ile diğer büyük ekonomiler arasındaki kısa vadeli faiz farkının bir miktar daralsa bile carry trade işlemlerini destekleyecek kadar yüksek kalacağını belirtiyor.
Bu nedenle yen üzerindeki baskının kaderini yalnızca yeni döviz müdahaleleri değil, BoJ’un faiz artışlarının hızı ve Fed'in izleyeceği para politikası belirleyecek.
Kaynak: FT
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



