Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘İç gelir seviyesi uyarısı…’

27 Şubat 2025

2 binli yıllarda hatalı ekonomi politikalarıyla borca batırılan, 6,4 milyar TL’lik borcu, 4 trilyon TL’ye yaklaştırılan, 2018 senesinden sonra akla ziyan yaklaşımlarla piyasaları daha da içinden çıkılmaz hale getirilen ülke ekonomisinde vatandaşın tahammül sınırı aşıldı.

Bilhassa pandemi sürecinde yalnız bırakılarak, dünya ülkeleri vatandaşına karşılıksız yardımlar yaparken, kredi teklif edip daha da batıran ekonomi yönetimi, sonrasında da KKM, faiz düşerse enflasyon düşer gibi zihni sinir bakış açılarıyla işleri tam içinden çıkılmaz noktaya getirdi.

Bu süreçte vatandaş hep içeri gitti ve satın alma gücünü yitirdi. Son iki yıldır ise vergi üzerinden gelir kurgusunu tamamen vatandaşın üzerine yıkıp, gerçekçi olmayan enflasyon rakamlarının bile gerisinde gelir artışlarıyla açlık sınırının altına ittiği vatandaştan halen sabır isteyen bir ekonomi yönetimi görüyoruz.

Özellikle 2024 yılı çok büyük bir kırılmaydı. Çünkü dünyada ekonomiler daralıyor, dış Pazar tıkanıyordu. 2023 yılının üçüncü çeyreğinde bu manzara belli olmuş, Çin iç tüketimle süreci aşacağına dair politikalar açıklamışken, yeni bir hamleyle hatalar silsilesi sürdürüldü.

Tüm umut daralmanın yaşanacağı gün gibi açık olan dış pazarlara, ihracata dayandırıldı ve iç piyasayı tamamen yok edecek bir gelir kurgusu ve borçluluk yapısıyla vatandaşın üstüne gelindi.

O yılın başında, Türkiye’nin tercihlerinde önceliği vatandaşa ve iç tüketime vermesi gerektiğini yazmıştım. Geldiğimiz noktada işlerin içinden çıkılmaz hale gelmesinin, vatandaşı yok sayan, maliyetleri kabullenmeyen ve minimize olmuş bir talebi kısmaya yönelen ama kamu harcamalarında ipin ucunu söyleminin aksine salan bir zihniyetin sonuçlarını yaşadık.

Ne yazık ki sıkıntı halen geçmiş değil. Gelirinin büyük bir kısmını gıdaya harcamak zorunda kalan, kredi borçlarını ödeyemeyen, yeniden borçlanmakta zorlanan, geliri giderini karşılayamaz noktaya gelen tüketici yapısıyla hem vatandaşın, hem de firmaların perişan edildiği süreç ısrarla sürdürülüyor.

Verileriyle yüzleşmeyen, temenniler manzumesini ekonomi politikası zanneden Şimşek ve ekibinin ne yazık ki yine dünyayı okuyamadığı, eski sistem borç aradığı, projeler üretmek yerine nasihat alıp, carry trade maliyetini yoksul vatandaşın sırtına yüklediği, bu arada maliyeti öteleyerek kuru sabitleyip, ihracatçıyı, yani üreticiyi de perişan ettiği bir kulvarda koşmaya çalışıyoruz.

Peki ders aldık mı? Zerre kadar bile ders alınmış gözükmüyor. Halen vatandaşın talebi üzerinden ve fiyat artışlarının bittiği algısıyla enflasyonun düşeceğini zanneden bir ekonomi yönetimine sahibiz. Ama deniz bitti.

Üstelik uluslararası bir uyarı da geldi. Uluslararası Finans Enstitüsü son borç raporunda dünya ölçeğinde rekor kıran borçlara atıfta bulunurken, “Çin, Hindistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin başını çektiği gelişmekte olan piyasalar geçen yıl küresel borç artışının yaklaşık yüzde 65’ini oluşturduğunu’ söyledi.

Hatta üzerine ne tavsiye etti? İfade şu: “Bu durum, dış şoklara karşı dayanıklılık oluşturmak için yurtiçi gelir seferberliğinin artan öneminin altını çizmektedir.” Biz ne yapıyoruz? Halen vatandaşın kemerini sıkıp, sabır istiyoruz. Bu yol çıkmaz, vazgeçin. Çünkü kimsenin dayanacak gücü kalmadı ve uluslararası raporlar diyor ki, arkadan fırtına geliyor; dayanamazsınız.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Öngörü, enflasyon ve algı...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Öngörü, enflasyon ve algı…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Tıkınma seviyesinde tüketim...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Tıkınma seviyesinde tüketim…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Cebimizin denetimini kim yapacak?Çetin Ünsalan Yazdı: Cebimizin denetimini kim yapacak?

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Para kavramını mı yitirdiniz?Çetin Ünsalan Yazdı: Para kavramını mı yitirdiniz?

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları