Gündem
Türkiye, Suriye ve Irak hattında yoğun temas: DSG-Şam uzlaşamadıkça Öcalan açıklama yapmıyor
Türkiye, PKK’nın silah bırakması ve Suriye’de PYD/DSG’nin silahlarını Şam yönetimine teslim etmesi için Irak ve Suriye ile temaslarını artırdı. Dışişleri…

Türkiye, PKK’nın silah bırakması ve Suriye’de PYD/DSG’nin silahlarını Şam yönetimine teslim etmesi için Irak ve Suriye ile temaslarını artırdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bağdat’ta Irak yetkilileriyle görüşmeler yaparak, PKK’nın Irak’ta “terör örgütü” olarak tanınmasını ve Suriye’de PYD/DSG’nin silahsızlandırılmasını talep etti. Irak yetkilileri, Türkiye ile Suriye konusunda ortak bir anlayışa sahip olduklarını ve Şam yönetimiyle temas halinde olduklarını belirtti. Fidan, Irak, Suriye, Ürdün ve Türkiye’den oluşan bir koalisyon önererek, IŞİD ve PKK gibi örgütlerle mücadele için iş birliği çağrısında bulundu.
Aynı zamanda, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Şam’ı ziyaret ederek Suriye’nin geçici Başkanı Ahmed el Şara ve diğer yetkililerle görüştü. Görüşmelerde, Kuzeydoğu Suriye’deki durum ve PYD/DSG’nin geleceği ele alındı. Şam yönetimi, DSG’ye Kürtlerin haklarının tanınması ve yerel yönetimlerde yetki verilmesini içeren bir teklif sundu, ancak DSG bu teklifi reddetti. Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid, arabuluculuk çabalarının şu ana kadar olumlu sonuç vermediğini ifade etti.
Türkiye, bölgede istikrar sağlamak ve terör örgütlerini etkisiz hale getirmek için Irak ve Suriye ile iş birliğini güçlendirmeye çalışıyor, ancak PYD/DSG ile Şam yönetimi arasında henüz bir uzlaşma sağlanamadı.
DSG’nin talepleri
Aynı kaynaklara göre DSG teklifi reddetti ve kendi koşullarında ısrar etti. İddiaya göre, DSG’nin teklifleri şu başlıklar altında sıralındı:
– Suriye ordusuna entegre bir birlik olarak katılmak,
– Mevcut askerî konuşlanma alanlarını korumak,
– Petrol sahaları ve kuyularından elde edilen gelirden pay almak.
DSG bu tutum ve şartları Türkiye’nin operasyonları ve farklı grupların Suriye Savunma Bakanlığı’na entegre olmamasından duyduğu endişeyle gerekçelendiriyor.
Şam reddetti
Suriye yönetimi, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile yapılan görüşmelerde DSG’nin önerilerini reddetti. Şam yönetimi, DSG’nin ordu içinde özerk bir birim olmasını kabul etmeyeceğini ve petrol kaynaklarını siyasi pazarlık aracı olarak kullanmak istemediğini belirtti. Erbil merkezli Kürt yönetimi, DSG ile Şam arasında arabuluculuk yapmaya istekli olduğunu açıklasa da, Şam yönetimi DSG ile siyasi eşitlik anlamına gelebilecek bir anlaşmaya mesafeli yaklaşıyor. DSG lideri Mazlum Abdi ile Suriye lideri Ahmed el Şara arasında yeni bir görüşme olasılığı bulunuyor, ancak kesin bir tarih henüz belirlenmedi.
Kuzeydoğu Suriye’deki Kürtler, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin yanı sıra Avrupa ve ABD’deki Kürt kuruluşlarıyla bir araya gelerek siyasi çözüm için destek açıklamaları yaptı. Kürt özerk yönetimi talebiyle birçok Kürt oluşumu, Suriye’de “Kürtler arası birlik” için çaba gösteriyor. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi eski Başkanı Mesud Barzani, Kuzeydoğu Suriye’deki Kürtlere destek vererek, olası bir zulüm durumunda askeri yardım sağlayabileceklerini ifade etti.
PKK’nın silah bırakmasına yönelik görüşmelerde ise Abdullah Öcalan’ın Kuzeydoğu Suriye’de (Rojava) bir anlaşma sağlanmadan çağrı yapmayacağı belirtiliyor. Rawest Araştırmalar Merkezi Koordinatörü Roj Girasun, Rojava’da fiili bir özerklik sağlanmasının önemine dikkat çekerek, bu olmadan Öcalan’ın bir çağrı yapmayacağını söyledi. Girasun, Rojava’da Kürtlerin özerk bir yapıya kavuşmasının, çözüm sürecinin meşruiyet kazanması için kritik olduğunu vurguladı. Bu süreçte, Kürtlerin siyasi haklarının tanınması ve bölgede istikrar sağlanması hedefleniyor.